Onca Yoksulluk Varken

8,8/10  (57 Oy) · 
107 okunma  · 
49 beğeni  · 
1.485 gösterim
1975'te Fransa'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü'ne layık görülen "Onca Yoksulluk Varken", bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa'yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956'da "Cennetin Kökleri" kitabıyla kazanmış olan Romain Gary'nin, daha sonra açıkladığı üzere, "Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım," gerekçesiyle 'Emile Ajar' müstear adıyla yayınlamış olduğu bir romandır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2009
  • Sayfa Sayısı:
    197
  • ISBN:
    9786051030388
  • Orijinal Adı:
    La Vie Devant Soi
  • Çeviri:
    Vivet Kanetti
  • Yayınevi:
    Agora Kitaplığı
  • Kitabın Türü:

Eğer küçük yaşta annenizin bir hayat kadını olduğunu öğrenerek kendiniz gibi olan pek çok çocukla aynı evde büyümeye başlarsınız hayat çok tuhaf olabilir . 10 yaşında olduğunuzu düşündüğünüz bir zamanda böyle bir evin yükü sizin omuzlarınıza binerse eğer çok daha erken büyüyebilirsiniz .

HÜLYA BİLGİN 
 24 Ara 2016 · Kitabı okudu · 32 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazar iki büyük uç noktayı, çocuklukla yaşlılığı bir çocuğun gözünden birleştiriyor....Onca yoksulluğun içinde, küçük Momo'nun zengin düşleri, onu büyüten ve annesi gibi fahişe olan madam Rosa'ya olan sevgisini vazgeçilmez kılıyor.
Kitabı daha önce de okumuştum fakat tekrar okumam gerekenler arasındaydı ve zamanı iyi ki gelmişti.

Gezgin 
08 Nis 17:47 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Bir fahişenin çocuğu olarak başka bir fahişe tarafından bakılan Momonun hikayesi bu. Fransa sosyo-yapısını Momonun bakış açısıyla anlatan muazzam bir eser. Hertürlü ekonomik zorluğa rağmen Müslüman Momoyu kollayan Yahudi Madam ROSA. Üstün bir yaratıcılığın ürünü olan bu eserin yaratıcısının, İlk olarak 1956 yılında, Cennetin Kökleri (Les racines du ciel) romanıyla Goncourt Ödülü'nü kazanan Gary, daha sonra kimi romanlarını "Émile Ajar‎" takma adıyla yazmaya başlamıştır. Onca Yoksulluk Varken romanını da, kimin olduğu o dönem epeyce tartışılmış olan bu adla yazmıştır. Böylece, Fransa'da bir yazara ancak bir kere verilen Goncourt Ödülü'nü iki kez kazanan tek yazar olmuştur. Ancak bu durum, yazarın bu takma adla yazanın kendisi olduğunu açıkladığı intihar notuna (1980) dek, yakın çevresi dışında kimse tarafından öğrenilememiştir.

mehmet temiz 
21 May 19:55 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok sevdiği eski eşi Jean Seberg'in,şüpheli bir şekilde intiharından kısa bir süre sonra, 1980 yılında, kendisi de intihar eden yazar Romain Gary'nin, Emile Ajar adıyla yazdığı muhteşem bir eser.Kitapta, Müslüman bir fahişe çocuğu olan Momo nun, kendisini büyüten ve aynı zamanda eski bir fahişe olan, Yahudi Madam Rose ile birlikteliğindeki ,4 -14 yaş arası çocukluk dönemi anlatılıyor. Olayları tamamen Momo nun kendi ağzından anlatımıyla okuyoruz.O dönemde Fransa da fahişelerin çocuk sahibi olmaları yasak olduğundan,alınan önlemlere rağmen yinede doğmuş olan çocukların, gizli olarak,tamamen sahte evraklarla bu tür bakıcılık yapan kadınların işlettiği evlerde büyütüldüğünü öğreniyoruz.Kendini bildiğinden beri Madam Rose'dan başka birini aile olarak görmeyen Momo'nun 6 yaşına geldiğinde, madamın aslında kendisine parayla bakan biri olduğunu öğrenmesiyle o çocuk ruhu büyük bir yara alıyor ve biz, ondan sonraki, yürek burkan,insanın içini parçalayan,dağlayan,gözlerini nemlendiren,o yaştaki bir çocuğun yaşamaması gereken olayları içeren hikayesini okuyoruz.Çok akıllı ve iyi niyetli olan Momo,okula da gidemediği için,bütün öğrendiklerini, bir müslüman olan bunamanın eşiğindeki ihtiyar Mösyö Hamil 'in anlattıklarından sağlamaktadır.Evdeki zorluklar,Madam Rose'un gittikçe yaşlanması ve hastalanması,yoksulluk,yalnızlık,o yaştaki çocuğun bilemeyeceği şeyler,etraftaki bir çok tehlikeler,Momo' nun hayatını gün geçtikçe zorlaştırmakta,büyüklerin bile katlanamayacağı olayların içinde mücadele etmesine sebep olmaktadır.Bu mücadele de Momo ya,etraflarında oturan ama Fransa nın dışladığı kesim olan yabancılardan ve bir travestiden oluşan komşuları destek olmaktadır.
Bana göre yazar bu kitabında bir çok sosyal mesajlar vermektedir.Bunlardan bazıları:
Fahişelerin çocuk sahibi olmasını yasaklayan yasanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri,kürtajın yasak oluşunun,ötenazi hakkının olmayışının yarattığı sorunlar,Fransız halkının düşündüğünün aksine bütün yabancıların kötü olmadıkları,travestilerin ve fahişelerin de birer iyilik meleği olabilecekleri.......vs diye sıralanabilir.
Kitap o kadar akıcı ve sade bir dille yazılmış ki sanki uçarcasına okunuyor. Bun da çevirmenin de çok büyük payının olduğuna inanıyorum.
1975 yılında Fransa'nın en büyük edebiyat ödülü olan Goncourt ödülüne layık görülmüş bir kitap.Tabiiki Emile Ajar ismiyle yayınlandığından,bu ödülün Romain Gary'e kuralların aksine ikinci defa verildiğinin farkına varılmamıştır.(ilk ödül ''Cennetin Kökleri''isimli kitabına 1956 yılında verilmişti). Ancak Gary intihar ettiğinde yazdığı notta dalga geçercesine bu durumu açıklayınca bir skandal olarak tarihe geçmiştir. Ama bence iyi ki de böyle olmuş.Çünkü kitap her türlü ödülü hak ediyor.
Bu kitap ve yazarı hakkında daha çok şeyler yazılabilir ama,bence en iyisi kitabı okumak diyorum.Çünkü ancak o zaman neden bu kadar övgüyü hak ettiği anlaşılır.
Son cümle olarak, mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap diyorum ve tavsiye ediyorum.

cansu tekcan 
27 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Romandan önce Romain Gary'den bahsetmek gerekiyor bence, çünkü kendisi 80 yılında tek kurşunla iki yazarı vurmuş biri. Vurmadan önce de mektubunda "Çok eğlendim, teşekkür ederim. Hoşça kalın." demiş. Gary gerçekten de eğlenmiş ama, asıl biz teşekkür ederiz.
Tek kitap, iki cümle yetti farklı olduğunu düşünmeme. Fransız yazar, yönetmen, senarist, 2. dünya savaşında pilot ve diplomat vesaire yazıyor karşısında. Biraz araştırdım Sartre'ın hayranlığını kazanmış üstelik Huxley ile de sıkı arkadaşlarmış. Bir de Emile Ajar olması farkı. Bizi daha çok ilgilendiren kısım bu. Gary, Gary olarak önyargılardan bir türlü kurtulamıyor bu yüzden sürekli farklı isimlerle yazıyor. En sonunda detaylıca düşünüp yaratıyor bu ismi. Yanılmıyorsam Gary "yanmak" anlamına geliyordu, Ajar da "sıcak". Ve Onca Yoksulluk Varken ile esaslı yükseliş yapan Emile Ajar'ın ünü Romain Gary'ninkini geçiyor. Gary bu durumla eğelniyor fakat sonradan üzülmeye başlıyor. Çünkü kitaplarında ipuçları vermesine rağmen kimse anlamıyor kim olduğunu Gary bunu intihar mektubunda açıklayıncaya kadar tabii. Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım, diyerek de basit bir şekilde nedenini de açıklıyor. Ama biz biliyoruz tabii bu kadar basit olmadığını.
Onca Yoksulluk Varken, bir orospunun çocuğu olan Arap - Müslüman Momo ile Holokost'tan kurtulmuş Madam Rosa ilişkisi üzerine kurulu bir roman. Fransa'da fahişelerin doğum yapması yasak olduğu için, yanlışlıkla doğan çocukları bakmaları için birilerine bırakıyorlar. Momo da Madam Rosa diye eskiden fahişelik yapan ama artık yaşlanmış ve orospu çocuklarına bakıcılık yapan bu Yahudi kadına verilmiş 11 sene önce. Orospu çocuğu diyorum çünkü kitapta da sürekli böyle geçiyor. Ve Momo fahişeliği kendini kıçıyla savunmak olarak tanımlıyor.
Hikayeyi bir çocuğun ağzından anlatmak risklidir bence çünkü o saflığı okuyucuya hissettirmek lazım aksi takdirde yapaylaşır ve içine almaz okuyucu. Fakat bunu başarmış yazar. Çok derin anlamları, sığ çocuk üslubuyla verebilmiş. Ve bir çocuğun olgunlaşmasını baştan sona hem çocuğa hem de okuyucuya fark ettirebilmiş.
Madam Rosa Hitlerin elinden kıl payı kurtulmuş, o döneme, olaylara göndermeler yapılıyor kitapta. Zaten bulundukları mahallede zenciler müslümanlar ve yahudiler var. Haliyle bunlarla ilgili diyaloglar da var.
Mösyö Hamil ile Momo'nun arasında geçen konuşmalar çok sevimli. Mösyö Hamil sürekli elinde Victor Hugo kitabıyla dolaşan bir Müslüman, hangi kitap olduğu sonlara doğru açık ediliyor. Burada yazarın kendi hayatıyla bir ilişkisi olduğu çok bariz. Romain Gary'nin annesi onun her konuda çok başarılı olacağına inanıyor sürekli Victor Hugo kadar başarılı bir yazar olacak diyormuş. Momo da buna benzer şeyler söylüyor.
Velhasıl, ben kitabı çok beğendim. Bundan tam üç yıl önce Franz Kafka'nın bir cümlesini çözmeye çalışyordum. Üç yıl boyunca da hiçbir cevap bulamadım ta ki bu kitabı okuyana kadar. Yani ben kendimce, kendi soruma kendi cevabımı buldum. Cümle şu: "Anlaşılması kolay bir son, gerçek bir acıya neden olur."
Dilerim okuyan herkes "bir şey" bulur.

alice 
 13 Nis 22:42 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

ne desem nasıl desem bilemedim...
sonlara doğru öyle bir sardı, boğazda düğümler yapması da cabası. momo'nun madam rosa'yı dünya sebze şampiyonu olmaktan kurtarma çabasını, momo'nun gözünden dinledim.
benim okuduğum ekitapta çok fazla imla hatası vardı, çeviri hatası mı bu diye düşündüğüm kelimelerin de esasını öğrenmek isterdim açıkçası.

Pelin Tunç 
22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Katliamın ardından insanlar, ömrünün her saniyesi saniyesine katliamı tekrar yaşatır. Var oldukça tanık olduğu vahşeti çevresine partiküller halinde saçar, en kötüsü de katliama tanık olmuş insanların çocuk yetiştirirken korkuyu tüm hücrelerine yedirerek büyütmeleri... Çocuklar farkında olmadan bu korkuları yanlarında taşır hiçbir zaman neden böyle olduklarına dair açımlayamazlar. Bilinmeyen korku kaygı bozukluklarına gebedir.

Zamanında fahişelikle yaşama tutunmuş Polonya Yahudisi Madam Rosa ve hayat kadınının oğlu Cezayir asıllı Momo'nun birlikte geçen hayatı. Kitlendiğim nokta, yoksulluk, tecavüz, ölümden kaçan; toplama kampına sürgün edilmemek için her yolu deneyen Madam Rosa'nın yatağının altında Adolf Hitler'in portresini saklaması. Sencesi bencesi şeklinde açıklama gerekmeyen kesit, bu haliyle öylece kalmalı. Sizce?

birsel özbellek 
 13 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 65 günde · Beğendi · 10/10 puan

Küçük bir çocuğun gözünden anlatılmış bir roman. Momo ile Madam Rosa arasındaki sevgi bağı .Fransa'da Yahudi Madam Rosa'ya bakması için bırakılmış Arap-Müslüman bir çocuk Momo. Yazarla tanışmam bu kitapla oldu. Yazarın diğer kitaplarını okumak istiyorum. Çünkü bir yetişkin olarak çocuk gözüyle bir kitap yazmak etkileyiciydi.

Oğuz Aktürk 
17 Şub 23:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sımsıcak ve samimiyet kokan bir kitap. O evde bir köşede kıvrılıp bu kitaptaki karakterlerin hayatını izlemek istiyorsunuz. "bence, en iyi uyuyanlar dürüst olmayanlardır. çünkü hiçbir şeyi takmazlar, oysa dürüst insanlar gözlerine kırpamazlar, her şeyi dert edinirler. " diyen Momo'yla tanışmak istiyorsunuz.

kendinizden kaçmak istersiniz fakat sadece orada olmamak için kaçarsınız. bu kitap size bunu öğretir. onca yoksulluk varken yoksulluğun sizi bulmasına şaşırmamalısınız, çünkü mutluluk eşsiz bir değerdir, mutluluk yoksulu olmayın yeter.

KubraYSN 
21 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Eğer küçük yaşta annenizin bir hayat kadını olduğunu öğrenerek kendiniz gibi olan pek çok çocukla aynı evde büyümeye başlarsınız hayat çok tuhaf olabilir . 10 yaşında olduğunuzu düşündüğünüz bir zamanda böyle bir evin yükü sizin omuzlarınıza binerse eğer çok daha erken büyüyebilirsiniz .

2 /

Kitaptan 77 Alıntı

Sadettin TANIK 
03 May 20:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"...Halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı var orada. Kutsal bir haktır bu."

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 168 - Agora Kitaplığı - 1.Baskı - 2009)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 168 - Agora Kitaplığı - 1.Baskı - 2009)
meltem şen 
11 Nis 02:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'' Şimdi anlıyordum. Yeteri kadar yaşamamıştım, yeteri kadar deneyim yoktu, hatta bugün bile hani size konuşuyorum ya, biliyorum ki imanınız ne kadar gevrese hep daha öğrenecek bir şeyleriniz kalıyor. ''

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 190 - Can Yayınları)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 190 - Can Yayınları)
HÜLYA BİLGİN 
04 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kapının önüne oturmuş, zamanın geçmesini bekliyordum, ama zaman her şeyden daha yaşlıdır, pek yavaş ilerler.....İnsanlar acı çekince gözleri büyür, eskisinden daha anlamlı durur...

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)

"Bence, en iyi uyuyanlar dürüst olmayanlardır. Çünkü hiç bir şeyi takmazlar, oysa dürüst insanlar gözlerini kırpamazlar, her şeyi dert edinirler. Yoksa dürüst olmazlardı."

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)
meltem şen 
13 Mar 02:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'' — Yahudi barınağım orası, Momo.
— Eh peki, iyi öyleyse.
— Anlıyor musun?
— Hayır, ama yok zararı, alışığım.
— Korktuğum zaman gider oraya gizlenirim.
— Neden korktuğunuz zaman Madam Rosa?
— Korkmak için insanın bir nedeni olması gerekmez Momo.
Hiç unutmadım bunu, bugüne dek duyduğum en doğru şeydir çünkü. ''

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 47 - Can Yayınları)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 47 - Can Yayınları)
HÜLYA BİLGİN 
 19 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kapının önüne oturmuş, zamanın geçmesini bekliyordum, ama zaman her şeyden daha yaşlıdır, pek yavaş ilerler.

Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 71)Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar) (Sayfa 71)