Önce Hayallerim Öldü Sonra Babam

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.123
Gösterim
Adı:
Önce Hayallerim Öldü Sonra Babam
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751039200
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Bu kitabı neden eline aldın, bilmiyorum. Belki beni Youtube’dan tanıyorsun, belki ilk defa karşılaşıyoruz. Sebebi her ne olursa olsun buradasın. İlk cümleyi okudun. Artık bu anın geri dönüşü yok.

İçeride karşılaşacağın hikâyeler, benim hikâyelerim. Daha önce defalarca yaşanan, eşsiz veya benzersiz olmayan hikâyeler. Anlatmam lazımdı, çünkü anlatmazsam çatlardım. Ben Y kuşağına aitmişim; sen Z, onlar C, öbürleri T… Her neysek, çok yorgun bir geçmişin çocuklarıyız. Bizi kirli geçmişten, kavgalardan, darbelerden korumak için renkli dünyaların içine attılar. Sorumsuzuz, dünya umurumuzda değil diye de bizden nefret ettiler. Ne dünya umurumuzdaydı, ne de biz dünyanın umurundaydık. Mesele artık kendi meselemizdi. Yaşamak için bir yol bulacaksak bunu kendi başımıza yapacaktık. Güven mi? Güven kelimesi çoktan bankalara, sigorta şirketlerine satılmıştı, hem de yok pahasına… İnsana dair birçok kelime çoktan şirketlerin olmuştu. Herkes güvenilmezdi artık, her an sırtımızdan vurulabilirdik. Hem tek başımızayız hem paranoyağız.



Sana videolarımda hep dedim ki; “kendi cennetini yarat.” Ben o cennete gidene kadar cehennemden geçtim, iyi ki... Sana kendi hikâyemi olduğu gibi, dürüstçe anlattım; sen de anlat, başkasına değilse bile kendine anlat diye… Anlat ki rahatla, anlat ki tanış kendinle.
216 syf.
Kendime inanmam, kendimi gerçekleştirmem için sebepler arayıp bulmam ve bunlara sıkı sıkıya sarılıp yolda olmanın hazzını yaşamamda rol oynamış çok değerli bir kadın, Başak Kablan.
Acılarımı zırh olarak kuşanmamda önemli bir motivasyon kaynağım oldu. Beni yeni yeni alışılmamış fikirlerle tanıştırdı. Şeffaflığı öyle şaşırtıyor ki insanın inanası gelmiyor; bu kadar dürüst olabilir miydi bir insan? Bu yazım bir kitap incelemesinin yanında yürekten bir teşekkür mektubudur da ayrıca.
Beni bu kadar derine çeken neydi? Acılarını bir farklı anlatması acılarımı aşağılamama beni ittiğinden miydi? Boğazımda, zihnimde bası yapan bir postal izi olarak kaldı sözleri ve ağırlığı geçemeden tazeleniyordu. Bütün dünya talimini üzerimde yapıyordu sanki. Bu baskı beni motive etti işte.
Kitabını okurken de tekrar tekrar yaşadım; hem Başak'ın yaşadıklarını, hem de kendi başımdan geçenleri. Ölmüştük biz, sadece gömülmeyi bekleyen kuklalar misali savruluyorduk. Acı çekmenin mantığı neredeydi öyleyse? Gülüp eğlensek ya, tiye alsak ya her şeyi, hazmetmesi ve görmezden gelip yolumuzdan şaşmamak daha kolay olurdu böylelikle.
17 Haziran 2016'tarihinde bir link ile başladı her şey. Bu serüvende sana çok şey borçluyum. İyi ki varsın değerli insan!

https://www.youtube.com/...mblmalltrJA&t=8s

Oğuz Beyiniz
216 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitap kucuk bolumlerden olusuyor ve yazarin hayatindan kucuk kesitlerle dusuncelerinin harmanlanmasiyla olusturulmus. Farkli dusunceleri ve tatli anlatimiyla sizi yakaliyor. Ancak kitapta bolca bulunan yazim yanlislari kitabin akiciligini gercekten etkilemis.

Okudugunuzda sizi de etkileyen dusunceler bulacaksiniz, belki bakis acinizi degistirecek.

Ancak; yazari youtube uzerinden de takip ettigim icin kendisinin ne kadar bilgili oldugunu biliyorum. Bu yuzden bu kitabi buyuk umutlarla elime almistim. Umarim ki baska bir eserinde videolarinda aliskin oldugumuz gibi cumleleriyle karsilasiriz.
216 syf.
·4 günde·8/10
ÖNCE HAYALLERİM ÖLDÜ SONRA BABAM – Başak KABLAN
”Kelimeler canımı bu kadar acıtıyorsa,onlardan kurtulmalı mıyım?Belki de kafamda uçup duran kelimelere bu kadar anlamlar yüklemeden,uçmalarına izin vermeliyim.”
Youtuber sevgili Başak Kablan’ın ilk kitabı..
Kitap Başak Kablan’ın hayatını anlatıyor. Çok samimi ve içten bir dil ile hiç çekinmeden anlatmış kendisini. Anlatı niteliği taşıyan bu kitap aslında bir hayat romanı da diyebiliriz. Küçük bölümlerden oluşan yazılar kimi zaman kendi yaşadıklarımızı da anlatıyor aslında. Videolarını izlerken yaşadığınız o heyecanı kitabı okurken de hissediyorsunuz. Anlatı kitaplarının en güzel özelliği yazarla sohbet etmek aslında. Birçok yerinde kendi düşüncelerimi de bulduğum bu kitapta Başak Kablan ile sohbet ettim, hayata dair sorularıma cevap buldum. Kimi zaman yüreğimi sızlattı, kimi zaman da güldürdü.
İlk kitaba rağmen kitap,heyecanını son sayfasına kadar kaybetmemiş. Fakat şunu belirtmeliyim ki; kitapta çok fazla yazım hatası var. Bu nokta da hayal kırıklığına uğradığımı belirtmeden geçemeyeceğim
216 syf.
·10/10
Bu hayatta hiçbir duygunun boşuna olmadığına inandığımda tam olarak 6 yaşındaydım. Sevgili babam rüyama girdiğinde vedalaşmıştık. Ama ben bu vedanın ne olduğunu ilk etapta idrak edemedim. Babam bembeyaz kıyafetle karşımda gülümseyerek duruyordu. Ben ona sarılmak için her yaklaştığımda ; “Henüz değil kızım, ben önce gidiyorum deyip duruyordu.” Ama bu rüyanın öncesinde yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Ben küçük ama mutlulukların eksik olmadığı bir yerde büyüdüm. O akşam evimizde misafirimiz olduğu için ben evimizde kalamayacaktım. Ama garip bir şekilde babamdan ayrılmak istemiyordum. “Hayır anne ben babama sarılıp uyumak istiyorum “ deyip durdum. Sonrasında bahsettiğim o rüyayı gördüm. Ve kısa bir zaman sonra uyandım. Etrafımda bir sürü insan endişeli gözlerle bana bakıyordu. O kalabalığın içinden dayımı tanımıştım. “ Dayı babamın öldüğünü neden bana söylemediniz? “ dedim. Etrafımda herkes buz kesti. Dayım ise; “ Bu çoçuğa hangi arada derede söylediniz ?” diye sitem etti. Oysa ki kimse bana babamın öldüğünü söylememişti. O günden sonra hiçbir hissin, rüyanın boşuna olmadığına inandım. Kitabı okurken en sarsan bölümlerden biri de “babamı ben öldürdüm” adlı yazı oldu. Sanki karşımda 6 yaşında Cansu vardı. Ben sevgili @basakkablan ile sosyal medyadan iletişime geçtiğimde inşallah bir gün bir yerde karşılarız demiştim. Bunun üzerine 2 gün sonra yolda karşılaştık. Anneme dönüp ; “Anne Başak mı bu? Anne Başak bu “ diye sevinçle bağırdım” Sevgili başak gülümseyerek döndü. İnanın o kuçaklaştığımız o anı unutamıyorum. O anın heyecanı ile fotoğraf çekilmediğime yanarım. İşte o günden sonra başak ile aramızda ap ayrı bir bağ olduğuna inandım. İyi ki yazmış iyi ki YouTube mecrasına girmiş. Kitapta altını çizmeye kıyamasam da çizdiğim bir çok yer oldu. Sanki ellerimizde kahvemiz bir koltuğun etrafında sohbet ediyor edasında okudum. Unutmadan kitabı okurken hep şu şarkıyı hayal ettim. “ Eğer bir masal perisi girerse rüyalarına öldü dersin gül güzeli tılsımını kaybetti” @inkilapkitabevi #öncehayallerimöldüsonrababam #inkilapkitabevi #başakkablank
216 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
youtube'dan alışagelmiş olduğum kadının cümlelerinin kağıda dökülmesi başarılıydı.
Hepsi kendi yaşadığı olaylardı.
Bulunmaz hint kumaşı değildi ama samimiydi.
okunması gereken bir kitap değildi ama okunadabilirdi.
babasını erken yaşta kaybeden Başağın minik minik kesitlerle anlattığı öyküleri seveceksiniz.
keyifli okumalar
216 syf.
·Beğendi·9/10
Okumanizi tavsiye ederim.Düsunelerek yazilmis guzel bir kitap.Kendinden anilarla suslemis kitabi Basak.Cok akici sikmayan cumlelerle duzenlenmis.Ben Kitapta her bölümün ayri ayri ozenilerek secilmis basliklarina bayildim ve tabiki icindeki sanatsal ruha...
216 syf.
·11 günde·5/10
YouTube dan videolarını severek izlediğim biri Başak Kablan. Kitabı okurken sesi kulaklarımdaydı, mimikleri gözümde canlandı. Hızlı ve akıcı kısa kısa hikayelerle hayatındaki olayları bize aktardı bu kitabıyla. Hayata,insanlara ve olaylara bakış açısıyla farklı bir insan kendileri ve böyle olmaya da devam etmeli. Kendisini okurken değil de izlerken daha bir heyecan duyduğumu fark ettim kitabı bitirdikten sonra. Videolarını severek izliyorsanız kitabını da seveceğinizi düşünüyorum.
216 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Başak Kablan'ın videolarını çok beğenirim. Kitap da çok beğendiğim bi kitap oldu. Akıcı bir kitap. Anlatılanlar ve dili çok güzel. Tek kötğ yanı çabuk bitti. 2 günde okudum. Önce Hayallerim Öldü Sonra Babam Başak Kablan
216 syf.
·2 günde·3/10
Başak Kablan ile youtube sayfası aracılığıyla tanıştım. Youtube videolarını bir solukta dinleyebilir, bir çok konuda ilham alabilirsiniz. Ancak maalesef kitabı benim için hayal kırıklığı oldu. Kitabını da bir solukta okudum ama gördüm ki çoğu sayfa youtube videoolarının tekrarı.. Ayrıca kitap 216 sayfa ancak okunacak yazı olan sayfa sayısı 216/2... Sevgili Başak Kablan, youtube'ta baş tacımsın ancak kitap hayal kırıklığı.
"Biz bilginin zararlı olduğunu, can aldığını bilerek büyüdük o yüzden ezberledik, sadece ezberledik. Hayatın anlamını da bize ezberden versinler istedik olmadı, acı çektik hala çekiyoruz."
Bir gün bir kuzenim yanıma geldi, "Annem, sen gelince babamdan uzak durmamı söylüyor. Söyle babama ne yapacaksın?" diye sordu. Böyledir... Senin baban ölür birçok kişinin travması olur.
Başak Kablan
Biryudumkitap.com 13 Kasım pasajından
"Zaten kitaplar da artık eski tadını vermiyordu. Okuduğun, izlediğin bir şey hakkında konuşacak kimsen yoksa ne anlamı vardı ki?"
Biz Sivaslılar için insanların ne dediği çok önemlidir Steve. Annem mutlu olsun diye de istiyorum bu yüksek lisans işini yoksa inan hiç halim yok. Annem milletvekili olacağıma da inanıyor. Gülme, vallahi inanıyor .
Sonra şarkı susuyor ben düşünüyorum; Maraş'ı, Sivas'ı, 1915'i, Dersim'i, Bosna'yı, Ararat'ı, 6-7 Eylül'ü... Sonu gelmeyecek tarihleri, şehirleri, ülkeleri. Hiçbir zaman sıradan olamayacak tarihleri, turistik olamayacak şehirleri, dağlar arkasında kalmış, susamış, beklemiş, suçlanmış, günah keçisi şehirleri düşünüyorum.
Mutlu günler her zaman geçmişte kalmaya mecburmuş. Mutluluk şimdiki zamana değil, geçmiş zamana ait bir duyguymuş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Önce Hayallerim Öldü Sonra Babam
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751039200
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Bu kitabı neden eline aldın, bilmiyorum. Belki beni Youtube’dan tanıyorsun, belki ilk defa karşılaşıyoruz. Sebebi her ne olursa olsun buradasın. İlk cümleyi okudun. Artık bu anın geri dönüşü yok.

İçeride karşılaşacağın hikâyeler, benim hikâyelerim. Daha önce defalarca yaşanan, eşsiz veya benzersiz olmayan hikâyeler. Anlatmam lazımdı, çünkü anlatmazsam çatlardım. Ben Y kuşağına aitmişim; sen Z, onlar C, öbürleri T… Her neysek, çok yorgun bir geçmişin çocuklarıyız. Bizi kirli geçmişten, kavgalardan, darbelerden korumak için renkli dünyaların içine attılar. Sorumsuzuz, dünya umurumuzda değil diye de bizden nefret ettiler. Ne dünya umurumuzdaydı, ne de biz dünyanın umurundaydık. Mesele artık kendi meselemizdi. Yaşamak için bir yol bulacaksak bunu kendi başımıza yapacaktık. Güven mi? Güven kelimesi çoktan bankalara, sigorta şirketlerine satılmıştı, hem de yok pahasına… İnsana dair birçok kelime çoktan şirketlerin olmuştu. Herkes güvenilmezdi artık, her an sırtımızdan vurulabilirdik. Hem tek başımızayız hem paranoyağız.



Sana videolarımda hep dedim ki; “kendi cennetini yarat.” Ben o cennete gidene kadar cehennemden geçtim, iyi ki... Sana kendi hikâyemi olduğu gibi, dürüstçe anlattım; sen de anlat, başkasına değilse bile kendine anlat diye… Anlat ki rahatla, anlat ki tanış kendinle.

Kitabı okuyanlar 274 okur

  • Berke Bali
  • Asya erdaş
  • aybüke arslan
  • N
  • C
  • Filiz Arslantürk
  • Rümeysa Yıldırım
  • Emel Akkaya
  • Gizem KILIÇ
  • Aylin Veli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (17)
9
%8.8 (10)
8
%19.5 (22)
7
%24.8 (28)
6
%10.6 (12)
5
%9.7 (11)
4
%3.5 (4)
3
%3.5 (4)
2
%3.5 (4)
1
%0.9 (1)