Adı:
Önemsizin Arkeolojisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056530
Orijinal adı:
L'archeologie du frivole
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
"Önemsizin Arkeolojisi, Platon'dan Hegel'e Batı düşüncesine egemen olduğunu düşündüğü metafiziği anlamamızda büyük önem taşıyan, özgün, tarihsel açıdan bilgili ve etkileyici bir düşünür tarafından yazılmış görkemli bir eserdir."Philosophical Topics
Fransız philosophe Condillac, 1746'da, fikirleri bilgi olarak örgütleme ve geçerli kılma tarzımızı belirleme konusunda dönemindeki pek çok çabadan biri olan İnsan Bilgisinin Kaynağı Üzerine Deneme'sini yayımladı. Dili, özellikle yazılı dili incelerken, yalnızca peşinde olduğu ciddiliği değil, ağırbaşlı felsefe etkinliği ile ilişkisine bir şekilde değinilmesi gereken çok miktarda önemsizliği de buldu. Zihin tam olarak dünyayı yansıtıyorsa ve dil de zihni yansıtıyorsa, neden bu kadar çok hata ve anlamsızlık var? Çarpıtmalar nereden kaynaklanıyor? Bunlara nasıl çare bulunabilir?

Önemsizin Arkeolojisi'nde Derrida, o zamandan beri epistemolojiyi ve dilbilimsel felsefeyi tıkayan pek çok meseleyi -bilinçli ya da bilinçsiz- nasıl öngördüğünü göstererek Condillac'ın girişimini yeniden ele geçiriyor. Yapıbozumun güçlü bir analitik metot olduğundan şüphelenen varsa, bu kitabı okusun.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Condillac’ı okumak istiyorsak, kendimizi onun metninden soyutlamak istemiyorsak, kurulan ve sonradan ortaya çıkan karşıtlıklar şebekesinin önünde hareketsiz kalmak istemiyorsak, onun mantığını [logic], daha doğrusu duyumculuğu göstergebilimciliğe doğru geliştiren analojik’ini [analogic] kabul etmek zorundayız. Gerçekten de bu, bir gelişmedir -rastlantıdan doğan bir özdeşlik değil, “özdeş önermeler” aracılığıyla bir gelişme - çünkü duyum, yalnızca yalın bir unsur değil, aynı zamanda bir tohumdur da.
Tarih, yalnızca doğal bir düzenin gelişimidir. Bir yandan kesinlikle dehanın rolü asla silinmez. Dil ona, oyuna sokması için kavramaktan fazla bir şey yapmak zorunda olmadığı temel koşullar sağlar. Ancak deha, kendi başına, yeri geldiğinde dile sunacağı bir gücü muhafaza eder. “Büyük adamların, şu ya da bu anlamda kendi uluslarının karakterine iştirak ettikleri doğru olsa da, yine de kendilerini yığından ayıran bir şeye sahiptirler. Kendilerine özgü bir tarzda görürler ve hissederler; gördüklerini ve hissettiklerini analoji kuralları içinde yeni ifade biçimleri ya da en azından bu kurallardan olabildiğince az sapacak yeni ifade biçimleri tasarlamaksızın iletemezler. Böylelikle, aynı zamanda kendi dehalarını ilettikleri dillerinin dehasıyla da uzlaşırlar”
**
“Bu kurallardan olabildiğince az sapacak.” Önemsizin arkeoloji, bu deha sapmasıdır: “Dilin son gelişmelerinin nedenlerini gösterdikten sonra, çöküşünün nedenlerini araştırmak yerinde olacaktır: aslında bunlar aynıdır. ...” “Dâhi” insan, “yeni bir yol dener. Ancak dilin karakterine ve kendi karakterine benzeyen her üslubun zaten daha önceki yazarlar tarafından kullanılmasından dolayı, analojiden sapmaktan başka yapacağı bir şey yoktur. Böylece orijinal olmak için, yüzyıl önce gelişimine yardım etmiş olacağı bir dilin tahrip edilmesine katkıda bulunmak zorunda kalır. Bu tür yazarlar eleştirilebilseler de, yine de üstün yeteneklerinin başarıya layık olması gerekir. Hatalarını tekrarlamadaki kolaylık, vasat yetenekleri olan insanları, kendilerinin aynı saygınlık mertebesini elde etmeleri gerektiğine kısa zamanda ikna eder. İnce ve kinayeli fikirlerin, zorlama antitezlerin, aldatıcı paradoksların, önemsiz kıvırmaların, abes ifadelerin, yeni moda sözcüklerin ve kısacası anlama yetileri kötü metafizikle baştan çıkarılan kişilerin jargonunun saltanatı o zaman başlar. Halk, alkış tutar:
önemsiz ve gülünç yazılar, günübirlik şeyler şaşırtıcı biçimde çoğalır...”
Bir giriş, zorla girmemelidir [s’introduire] metnin içine girmemelidir, her şeyden önce metni okumayla doldurmamalıdır. Girmek, ayartmaktır. Elbette okuru değil, metni ayartmaktır; her zaman hiç olarak açılabilecek olan metni kendisinden, kendi içeriğinin yine çok yakınında şaşırtacak kadar saptırmaktır: merkezi bir boşluk, alarm veren bir yüzeysellik, zahmetli dipsiz bir “kuyu” olarak. Bu yüzden satırların, şebekelerin, sınırların, kirişlerin, mimarinin, eklemelerin [apres-coupure] etrafında uğraşırız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Önemsizin Arkeolojisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056530
Orijinal adı:
L'archeologie du frivole
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
"Önemsizin Arkeolojisi, Platon'dan Hegel'e Batı düşüncesine egemen olduğunu düşündüğü metafiziği anlamamızda büyük önem taşıyan, özgün, tarihsel açıdan bilgili ve etkileyici bir düşünür tarafından yazılmış görkemli bir eserdir."Philosophical Topics
Fransız philosophe Condillac, 1746'da, fikirleri bilgi olarak örgütleme ve geçerli kılma tarzımızı belirleme konusunda dönemindeki pek çok çabadan biri olan İnsan Bilgisinin Kaynağı Üzerine Deneme'sini yayımladı. Dili, özellikle yazılı dili incelerken, yalnızca peşinde olduğu ciddiliği değil, ağırbaşlı felsefe etkinliği ile ilişkisine bir şekilde değinilmesi gereken çok miktarda önemsizliği de buldu. Zihin tam olarak dünyayı yansıtıyorsa ve dil de zihni yansıtıyorsa, neden bu kadar çok hata ve anlamsızlık var? Çarpıtmalar nereden kaynaklanıyor? Bunlara nasıl çare bulunabilir?

Önemsizin Arkeolojisi'nde Derrida, o zamandan beri epistemolojiyi ve dilbilimsel felsefeyi tıkayan pek çok meseleyi -bilinçli ya da bilinçsiz- nasıl öngördüğünü göstererek Condillac'ın girişimini yeniden ele geçiriyor. Yapıbozumun güçlü bir analitik metot olduğundan şüphelenen varsa, bu kitabı okusun.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • tabula rasa
  • İlkay Şal
  • onur deveci
  • benol

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0