Onlar Da İnsandı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.443
Gösterim
Adı:
Onlar Da İnsandı
Baskı tarihi:
Eylül 1958
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Onlar da İnsandı
Onlar Da İnsandı
SSCB sınırlarına dahil olmuş pek çok ülkede rejim düşmanlığı, aykırı düşünceler gerekçesiyle milyonlarca insan yüzlerce yıllık vatanlarından edilmiş, soykırımı aratmayacak yöntemlerle yollarda ölüme terk edilmiştir.

Kurulan Sovyet rejiminin etkisiyle yüzyıllardır huzur içinde yaşadıkları topraklara, kaldırmak için yollar, binalar yapilan, kendi topraklarında yabancı konuma düşüp göçe zorlanan KırımTürkleri'ni anlatmaktadır.

Cengiz Dağcı Türk Edebiyatının büyük yazarları arasındadır. Romanında Kırım Türklerinin yaşadığı acılarını, hüzünlü, güzel, akıcı ve etkileyici bir üslupla yazmıştır.

Kitapları yıllarca elden ele dolaşır. Kırım'a ilgisini hiçbir zaman koparmaz.Hatıralarında "Ben yalnızca Kırım'ın yazarı değilim ama Kırım'ın faciasını bütün gerçeğini ve içtenligini yalnız yazabilirim." der.


Son olarakta kitabın arka kapağındaki alıntıyla bitirmek istiyorum:
“Evet, onlar da insandır! Pavlenko’lar, Ivan’lar, Kostyükler, Vasil Dimitroviç’ler, Stepan’lar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler, ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: “Tanrım!” diyorum. “Onlar da insan! Acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!” Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler… Onlar da insandı!”
Kabahat sende Bekir Amca almayacaktın o hain MOSKOF'u evine ..

"Hiç bir iyilik cezasız kalmaz " derler kimse duyurmadı mı sana ?.

#spoiler

Okuduğum en güzel "dil" keyfi veren kitaplardan bir tanesi "onlarda insandı "
Yeryüzünden silinmiş bir "iyi insanlar vardı "masalı okumak isterseniz Cengiz Dağcı yazmış okuyun derim ..

Rus toprakları gelişme harekatı sırasında yollara asfalt döşerken bile ,yoluna çıkanları da dümdüz eder ..edermi eder
Adı batsın "komolizma" nın, henüz tüyü yeni bitmiş Lenin'ın de ..
Ho ho su batsın Ivanın da ..
_devirirler mi Kuşkayayı Ivan
_ho ho devirirler ...
Kuşkayayı da devirdiler Kızıltaşı da Dermen köyü de ..
Dağ gibi Enveri de ,Remzi yi de Sabri yi de ..
Cıfıt Levinin bile hakkından geldiler ,yahudi den beter çıktı bu çizmeli Ruslar ..
Türmelere attılar insanlarımı , küh_küh kızım Macik gitti elimden ,Niyazimi Aftanabile kurban ettiler ..

"Kökleri kurusun , kökümü kurutmak isteyenin"
Toprağımdan edenin ..

Esma annem diyor ki "kalbini gözlerinden görüyorum ben ,onun bakışında "merhamet var " ..böyle düşünen ,böyle yaşayan insanların hikayesi "onlarda insandı " Tüm gördükleri zulümlere rağmen hâlâ onlara insan diyebilecek kadar "iyi' bir yazar ..

Içinde gerçek "insan " acısıyla, tatlısıyla, kahkaha ve gözyaşıyla "duygu"barındıran bir kitap okumak istiyorum deseniz buyrun "onlarda insandı " okuyun. .

Kızının büyüdüğünü kabullenmek bile istemeyen ,çok seven ,"damadı Samsundan getirecek " :) baba Bekiri..
Onun güzel Ayşesini..
Bir avuç toprağa ,bir ineğe,atının toynağına ,damdaki tenekeye,tütünün çubuğuna sımsıkı bağlı bu insanlara kalbinizde yer açın..

çünkü "onlar SÜRGÜN, onlar ÖLÜ,onlar INSAN "

Sevgiyle ...
Ve merhametle. ..
Iyi okumalar ...
Onlar da İnsandı...
Cengiz Dağcı bu eserinde bizi, Kırım'ın şirin bir köyüne Kızıltaş'a götürüyor. Bu eserde, aksi mi aksi bir adam Bekir'le, onun cefakar eşi Esma'yla, Kızıltaş'ın Kırım kadar güzel kızı Ayşe'yle, Vatanını namusu bilmiş Enver'le tanışacaksınız. Köy genelde tarlalarda yetiştirdiği mahsulleri Yalta'da satarak geçimini sağlamaktadır. Türk kültürüne bağlı, hoşgörülü ve şirin bu köyün başına neler gelecek? İki Rus, bir Kırım Türk-Tatar köyünde neleri değiştirebilir? Soruları bu kitabın derinliklerinde cevaplanacak... Komunizm bir milleti nasıl bitirir, ne kadar vahşidir? Bugün Çin'in Doğu Türkistan'a yaptıkları dün Komunist Rusya tarafından Kırım'a yapıldı. Mahremiyetine girildi, inançları aşağılandı. Camiiler yıkıldı, minareler devrildi, kilit vuruldu. Bugün de çok farklı değil 2014 den beri Kırım, Rus işgâli altında. O soydaşlarımız hâlâ zulüm görüyor. Biz yine sessiz sadece izliyoruz. Cengiz Dağcının bu eserini okuduğunuzda Türklük bilinciniz artacak, Türk olmanın sorumluluğunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Soydaşlarımızın iyi niyetinin nasıl suistimal edildiğinin en güzel örneğidir bu roman. Romanı okumanız ve ders almanız dileklerime... Bir gün Kırım Türklüğünün Bayrağının Kırım'da özgürce dalgalanması için çalışmamız duasıyla..

Bir kaç alıntı paylaşayım:

NEDEN KORKACAKTI?!
Neden korkacaktı? Türk yurdunda doğmuştu, Kırım’ın güneşinde büyümüştü: Damarlarında ateş gibi sıcak, kırmızı Türk kanı akmıyor muydu? Nice nice saltanatlar gelip geçmişti. Nice zalimler bu memleketi, bu toprağı kemirmişler, kanlara bulamışlardı, fakat dinden, haktan, namustan doğan bu Türk milletinin ruhunu hiç kimse; vahşi kara, hiçbir kuvvet kıramamıştı; Rus komünizmi de kıramazdı.

Komunizm zulümle geliyor...
Kim atar, kim atar! Otur, bekle, Bekir Ağa, bekle ki yangın bacayı sarsın. Sonra belki inanırsın. Bağlara toprak deviremezler dedin, deviriyorlar. Komolizma köye gelmez dedin, geliyor. Geliyor, hem de nasıl geliyor! Nogaylıktan köylüler bu tarafa kaçıyorlar. Kolhoz’a girmeyenleri türmeye götürüyor, zindana kapıyorlar. Akmescit’in camilerini kapadılar, her cami kapısına bir kilit! İşte Memişin Deresi üstüne de bir türme yaptılar. Ne bileyim, daha neler oluyor, neler? Biz de komunizma gelmez diye uyuklarız serip postumuzu döşeğe!

Tehcir...
- Biz oraya yerleşirsek hükümet, Tatarları ne yapacak?
+ Tuzlayacak, kurutacak, Moskova müzesinde kavanozda saklayacak, üstlerine toz konmasın diye!
- Hohohohohoho!

BİR MİLLETİN HAYKIRIŞI!
- Çıkmam, bu topraktan çıkmam! Bütün Rus ordusu gelse, üzerimden geçse, kemiklerimi kırsa, etimi, beynimi paramparça etse çıkmam bu topraktan! Çıkmam!

Hayvanlara komunist ceza..
- Darılma, Ağam, ben doğruyu söyledim sana! Her tavuk kolhoza on yumurta verecek. Bu zavallı on yumurta yumurtlayamadığı için kendi kendisini astı. Herkes öyle diyor, ben ne bileyim? Git, büyüklerden sor! Onlar öyle söylüyorlar!


Evet, onlar da insandır! Pavlenko'lar, İvan'lar, Kostyük'ler, Vasil Dimitroviç'ler, Stepan'lar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler, ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: "Tanrım!" diyorum. "Onlar da insan! Acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!"
Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler... Onlar da insandı!
Onlar Da İnsandı, Cengiz Dağcı'nın edebi açıdan en önemli eseridir diyebilirim. Zaten MEB'in 100 Temel Eseri arasında da yer alıyor. Dağcı, burada Kırım Türk'ü karakterler ile Kırım'a sonradan gelen Rus karakterleri çok başarılı bir şekilde işlemiş ve Kırım'ın Ruslar tarafından nasıl işgal edildiğini sembolleri kullanarak anlatmıştır.

Kırım Türklerini toprağa olan bağlılığı, temiz yürekleri ve iyilikleri...
Bekir Ağa, Esma, Remzi, Enver,,İvan ve Kalamala...
Gayet başarılı bir eser.
Bir etkinlik dolayısıyla tanıştım yazarla. İyi ki de tanışmışım. Çok keyif aldım okurken. Bizim toplumcu gerçekçi yazarlarımızın (Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Kemal Tahir...) tadı vardı romanda. İnsanı durup düşündürecek karakterler var (İvan, genç dr., Ayşe gibi). Olayların nedeni ile ilgili biraz daha ayrıntı olsaydı yani Rus devrimi sonrası ile ilgili kitap daha da şahane olurdu. Okurken keyif alınan sonrasında da insanda iz bırakan bir kitap. Etkinliği düzenleyen Hatciş e beni yazarla tanıtırdığı için teşekkür ederim. Tabi ki Ebru Ince de unutmamak lazım, beni bayağı heveslendirdi okumam içim :)
Bir insanın kitap okurken bağrı yanar mı ? Ben bu sorunun cevabını bu kitabı okumaktayken öğrendim. Rusya'da komünizmin yükselmeye başladığı dönemde Kırım Tatarlarının yaşadıklarını anlatıyor. Anadolu'daki bir köyden hiç bir farkı olmayan bir köyde, Kızıltaş'ta yaşananları anlatıyor. Kızıltaş köylüsünün, Kırım insanının toprağına bağlılığını, merhametini, umudunu, geleceğe yönelik planlarını, birbirleriyle küsüp çekişip tekrar barışmalarını, samimiyetini ve iyi niyetlerinin suistimal edilişini, çektikleri zulmü, yaşadıkları ihaneti anlatıyor. İnsanların bu kadar kötü olmaması gerektiğini anlatıyor. Ayrıca eğitim sahibi olmanın, bilinçli bir insan olmanın neden önemli olduğunu da anlatıyor. Okurken Bekir, Enver, Sabri, Remzi, Seyd-Ali gibi hissetmemek elde değil, duygular ve düşünceler öylesine anlatılmış ki. Göç üzerine, sürgün üzerine, çile üzerine bir çok başarılı eser yazılmıştır, doğrudur. Ancak Cengiz Dağcı gibi yazan olduğunu pek sanmıyorum. Bitirmek çok zordu, çünkü bir yerden sonra nasıl bir ihanetin, nasıl bir zulmün karşıma çıkacağını düşünmek istemiyordum. Keşke Cengiz Dağcı ile daha önceden tanışmış olsaydık.
Her kıtada her toprak parcasinda her dönemde bir mucadele vermişiz. Bu kitap kırımda yasayan kandaşlarımızın sürgün edilisini anlatir ne olursa olsun satmadan çalmadan ihanet etmeden kacmadan pes etmeden sonuna kadar mucadele edilisin öykusü...
Bu kitabi okumadan ölmemenizi tavsiye ederim..
Muhtesem..
Bu aralar en cok bu kitabi okumadan ölüp tükenecek insanlar icin üzülüyorum bilmiyorum belki milliyetcilik duygularimi biraz yoğun yasayan birisii oldugum icin oyle geliyor bana ama her gencin okumasını ısrarla tavsiye ediyorum..
Roman etkileyici, sağlam ve kusursuz bir şekilde Kırım Türklerinin mutlu geçen hayatlarının Rusların gelmesiyle hızla olumsuz yönde değişmesini gözler önüne seriyor bütün içtenliğiyle... İvan karakterine sayfaları okudukça kızmanız garantidir. Çünkü her uğursuzluğun her şeyin bütün kötülüklerin başı İvan karakteridir. Her satırda İvan karakterine kızdıkça biraz daha Kırım Türkü gibi gibi hissedeceksiniz kendinizi. Romanı bitirip de üzülmeyen yoktur sanırım. Romanda Kırım Türklerinin ve Rusya'nın kıran kırana geçen mücadelelerine tanık olup derinden etkilenmemeniz mümkün değil. Bu romanda hüzün kokusu ve Kırım Türklerinin mağlubiyetini, ölümlerini büyük bir üzüntü içinde okuyacaksınız. Bu kitap her kitapseverin okuması gereken başucu kitabı niteliğindedir. Okumayanlar mutlaka okumalı diye düşünüyorum.
Cengiz Dağcı bir milletin hafızasıdır. Dağcı'nın yazdıkları, yaşadıklarıdır. Yaşadıklarını bire bir yazmasa da hayatından kesitler sunduğunu biliyoruz. Bu kitap, Kırım Türklerinin vatandan sürülüşlerini anlattığı bir roman. Kitapta, betimlemenin dibine vurulmuş resmen. Aytmatov kitaplarında bile bu denli tasvir yoktur desem iddialı bir laf etmiş olmam sanırım. Kızıltaşlı Bekir ve ineği Macik'le başlayan uzun doğa, insan ve duygu betimlemelerinin ardından romana, İvan ve Kala Mala dahil oluyor. Ne oluyorsa bundan sonra oluyor. Düşmanını "Onlar da insan" diyerek evine alan, ekmeğini bölüşen Bekir, İvan'ın ihanetleriyle karşılaşır. Daha fazla bilgi vermek istemiyorum ancak Battal'ın Enver'in oğlunun ölümüyle ilgili Enver ile Zemine'nin duygularını anlatan bölümün ve bir de Bekir'in o beklemediğim ölümünün beni çok derinden etkilediğini söylemeliyim. Kitapta bol bol ata mirası toprakların bırakılamayacak bir değer olduğundan bahsediliyor. Enver'in bu uğurda ölümü de çok etkileyici bir başka olay. Ayrıca Stalin'e ve ona tutkuyla bağlı olanlara göndermeler de mevcut. Dağcı 494 sayfalık romanın son on sayfasını, yazmak istediği asıl sonla ilgili açıklama yaparak bitirmiş ve 'Son Birkaç Söz' başlığı adı altında yayınlamış. Pavlenko adlı Rus bir yazarın sürülen Kırımlıların topraklarına, Rusların yerleştirilişini konu alan 'Rassvet' isimli yazıyı da koymuş. Kitapla ilgili şunu söyleyebilirim ki, başta oldukça yavaş ilerliyor. Bu durum okuyuculara sıkıcı gelebilir ama sonrasında oldukça hızlanıyor. Bu nedenle sıkılıp yarıda bırakılmaması taraftarıyım. Bu kitabın devamı olduğu söylenilen 'O Topraklar Bizimdi' kitabı da daha anlam kazandı gözümde. Çünkü kitabın sonunda hala akibetinin ne olduğunu bilmediğimiz Selim ve Bekir'in torunu Alim'in hikayesi var sanırım bu devam kitabında ve vatandan sürülenlerin geri dönüşünü konu aldığını düşünüyorum. Değerli okurların, keyifle okumalarını dilerim...
Kitabı çok sevdim. İnsanlar neden kötü olmayı tercih eder anlamıyorum. Zararlı şeyleri, alışkanlıkları terk edilmediği gibi yıllar boyunca baskı daha da artıyor. Siyasi zorbalık, zavallı insanları sömürmek okurken bile insanı yüreğini cız ettiriyor. Kırım türklerine Sovyetler birliğinin baskısını toplumun en küçük parçası ailede görebilirsiniz. Bir ailenin maddi ve manevi yönden parça parça nasıl dağıldığı anlatılıyor.
Bize yaşatılanlar.. heyhat !
Ne kadar belli bir kitle antikomünizm propagandası yaptığı ileri sürülerek linç edilmeye kalkışılsa da gerçeklerin yazdığı, anlattığı şeylerin hatta daha fazlasının olduğu hayattan bir roman. Kırım sürgünü bir ailenin çocuğu olarak neler dinlediğimi size anlatmak istesem bir önsöz olur bu kitap.
Bilin sevgili insan arkadaşlarım biz trenlerle gittik tanklarla döneceğiz !
Anlat onlara, iyice anlat! De ki bizim topraklar yurt parçasıdır; toprak bizim değil ulusundur.
Eh, ulus toprağını nasıl veririz? Söyle bana nasıl veririz?
İnsan her şeyini verir, ama canını nasıl verir söyle bana!
Cengiz Dağcı
Ötüken Yayınları
Neden korkacaktı? Türk yurdunda doğmuştu, Kırım'ın güneşinde büyümüştü; damarlarında ateş gibi sıcak, kırmızı Türk Kanı akmıyor muydu? Nice nice saltanatlar gelip geçmişti. Nice zalimler bu memleketi, bu toprağı kemirmişler, kanlara bulamışlardı, fakat dinden, haktan, namustan doğan bu Türk Milleti'nin ruhunu hiç kimse, hiçbir kuvvet kıramamıştı...
Cengiz Dağcı
Ötüken Yayınları
Söyle toprağım bana, neden seni bırakıp gideyim? Sen benim toprağım değil misin? Benim atalarım burada doğdu, burada büyüdü, burada yaşadı burada öldü toprağım!
Sen kıraçtın toprağım, seni benim atalarım temizledi, ben temizledim. Ellerime bak kuru çatlak ellerime! Ben senin çalını çırpını temizledim, seni cennet gibi güzel yaptım, şikayet etmedim.
Şikayet mi? Seni temizlerken ne kadar yoruldumsa o kadar sevindim toprağım. Üzüm kütüklerini, tütünlerini kendi ellerimle diktim, çok kere Tanrı'ya su diye dua ederken seni gözyaşlarımla suladım toprağım... Senin üzümlerin benim için cennet incileridir, tütünlerin altın parçasıdır. Ben bu dünya da başka hiçbir şey istemiyorum, yalnız seni... seni toprağım. Yüzyıllardır atalarım sana benim dilimle söyledi, sen benim dilimi dinledin. Sana senelerden beri derdimi döktüm. Ben sonumu burada bekleyeceğim. Seninle yaşamak, seninle ağlamak, seninle gülmek benim dünya da tek muradımdır.
Atma beni Toprağım...
Cengiz Dağcı
Ötüken Yayınları
İlle birisi bağıracak, ötekiler bağıranın sesinden sinip susacaklardı. İlle birisi sövecek ötekiler sövenin ayağına kapanıp af dileyeceklerdi, ağlayıp sızlayacaklardı. Hayat buydu İvan için. Böyleydi, böyle olup gidecekti.
Cengiz Dağcı
Sayfa 162 - Varlık Yayınları
-Durma orada, kimmişler diye. Kim olursa olsunlar, Allah'ın kulları işte görmüyor musun?
Cengiz Dağcı
Sayfa 70 - Bekir-Ruslar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Onlar Da İnsandı
Baskı tarihi:
Eylül 1958
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Onlar da İnsandı
Onlar Da İnsandı

Kitabı okuyanlar 425 okur

  • Sevim Duloğlu
  • Selvihan Aksay
  • Buket Doğru
  • Hercaiokumalar /Ayşe
  • ilkyaz besnili
  • vlrdm
  • 3Hilal
  • Emine Emek
  • Gamze Etiz
  • Els

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları