Onlar Tarihi Kanlarıyla Yazdılar (Vatan Toprağının Diyetini Canlarıyla Ödeyen Yiğitlerin Destansı Öyküsü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Onlar Tarihi Kanlarıyla Yazdılar
Alt başlık:
Vatan Toprağının Diyetini Canlarıyla Ödeyen Yiğitlerin Destansı Öyküsü
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758540891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Safran Yayınları
Bu çalışma, bize biçilen kefeni yırtmak için korkusuzca ölüme yürüyerek gök ekinler gibi biçilen aziz vatan evlatlarını,
yeni nesillerine hatırlatma sadedinde kaleme alınmış bir vefa borcudur. Bir kitabın hacmine sığması imkansız bu destansı
öyküyü kaleme alırken mecburen “Balkan Savaşları’ndan Kıbrıs Çıkartması’na uzanan” yakın tarih aralığı seçilmiştir.

BU KİTAPTA
_ Milletinin varolufl mücadelesine canını armağan ederek, tarihi kanlarıyla yazan aziz vatan evlatlarını...
_ Cepheye gidip dönemedikleri için mezarlığına yarım asırdır hiçbir gencin gömülmediği Anadolu köylerinin hazin
öyküsünü...
_ Gölgede 60 derecedeki Sina çöllerinde “su... su...” diye inleyerek eriyen ve bu ıssız kum denizini üzerine yorgan
olarak çeken meçhul flehitleri...
_ Allahuekber Dağları’nda soğuktan donarak bronz heykellere dönüşen binlerce vatan evladını...
_ Sarıkamış hezimetinden sonra Rus esir pazarlarında bir paket tütüne satılan zavallı Osmanlı esirlerini...
_ Ağır yaralı olduğu halde "Ben Allah'ıma, düşman siperlerinde kavuşmak isterim!" diye hastanede tedavi olmayı reddeden
Mehmet Çavuş’u...
_ Yakasına gül takıp düğüne gider gibi Çanakkale’ye koşan Üçpınarlı Ali’nin destanını...
_ Beline doladığı sancağın düşman eline geçmemesi için, sancakla birlikte yakılmayı vasiyet eden Tokatlı Osman
Çavuş’u...
_ Siperlerde hücum emrini beklerken, sağ dönmeyeceklerini bildikleri için ölmeden önce kendi cenaze namazlarını
kılan er oğlu erleri...
_ Millî Mücadale’deki hizmetlerinden dolayı istiklal Madalyası verilmek istenildiğinde, “Biz bunu madalya için yapmadık
Bize din ve vatan yolunda vacip olan hizmetin karlılığı olarak madalya almak yakılmaz.” diyen fieyh Sadeddin
Ceylan Efendi’yi...
_ 57 yıldır Mescid-i Aksa’da kendisine emanet edilen nöbet yerini terketmeyen Iğdırlı Onbaşı Hasan’ı...
_ Cephelere cephane taşırken yollarda donarak ölen ve doğum yapan çilekeş Anadolu kadınlarını...
_ Cihan Harbi ve Milli Mücadele’deki hizmetlerinden dolayı kendisine emeklilik teklif edenlere, Ben bu fakir milletten
emekli maaşı alamam.” diyerek hamallık yapmaya başlayan Sudan’lı Zenci Musa’yı...
_ Dört sahra topuyla uçak gemisi batıran çılgın adam Mustafa Ertuğrul’un inanılmaz hikayesini
_ Çiğiltepe'yi yarım saat içinde düşmandan temizlemeye söz verdiği halde, bu sözü yerine getirememenin bedelini
intihar ederek ödeyen onur âbidesi Albay Reflat’'ı...
_ Ve vatan toprağının diyetini kan ve canlarıyla ödeyerek tapulayan daha nice serdengeçtileri...
BULACAKSINIZ
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Onlar Tarihi Kanlarıyla Yazdılar
Alt başlık:
Vatan Toprağının Diyetini Canlarıyla Ödeyen Yiğitlerin Destansı Öyküsü
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758540891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Safran Yayınları
Bu çalışma, bize biçilen kefeni yırtmak için korkusuzca ölüme yürüyerek gök ekinler gibi biçilen aziz vatan evlatlarını,
yeni nesillerine hatırlatma sadedinde kaleme alınmış bir vefa borcudur. Bir kitabın hacmine sığması imkansız bu destansı
öyküyü kaleme alırken mecburen “Balkan Savaşları’ndan Kıbrıs Çıkartması’na uzanan” yakın tarih aralığı seçilmiştir.

BU KİTAPTA
_ Milletinin varolufl mücadelesine canını armağan ederek, tarihi kanlarıyla yazan aziz vatan evlatlarını...
_ Cepheye gidip dönemedikleri için mezarlığına yarım asırdır hiçbir gencin gömülmediği Anadolu köylerinin hazin
öyküsünü...
_ Gölgede 60 derecedeki Sina çöllerinde “su... su...” diye inleyerek eriyen ve bu ıssız kum denizini üzerine yorgan
olarak çeken meçhul flehitleri...
_ Allahuekber Dağları’nda soğuktan donarak bronz heykellere dönüşen binlerce vatan evladını...
_ Sarıkamış hezimetinden sonra Rus esir pazarlarında bir paket tütüne satılan zavallı Osmanlı esirlerini...
_ Ağır yaralı olduğu halde "Ben Allah'ıma, düşman siperlerinde kavuşmak isterim!" diye hastanede tedavi olmayı reddeden
Mehmet Çavuş’u...
_ Yakasına gül takıp düğüne gider gibi Çanakkale’ye koşan Üçpınarlı Ali’nin destanını...
_ Beline doladığı sancağın düşman eline geçmemesi için, sancakla birlikte yakılmayı vasiyet eden Tokatlı Osman
Çavuş’u...
_ Siperlerde hücum emrini beklerken, sağ dönmeyeceklerini bildikleri için ölmeden önce kendi cenaze namazlarını
kılan er oğlu erleri...
_ Millî Mücadale’deki hizmetlerinden dolayı istiklal Madalyası verilmek istenildiğinde, “Biz bunu madalya için yapmadık
Bize din ve vatan yolunda vacip olan hizmetin karlılığı olarak madalya almak yakılmaz.” diyen fieyh Sadeddin
Ceylan Efendi’yi...
_ 57 yıldır Mescid-i Aksa’da kendisine emanet edilen nöbet yerini terketmeyen Iğdırlı Onbaşı Hasan’ı...
_ Cephelere cephane taşırken yollarda donarak ölen ve doğum yapan çilekeş Anadolu kadınlarını...
_ Cihan Harbi ve Milli Mücadele’deki hizmetlerinden dolayı kendisine emeklilik teklif edenlere, Ben bu fakir milletten
emekli maaşı alamam.” diyerek hamallık yapmaya başlayan Sudan’lı Zenci Musa’yı...
_ Dört sahra topuyla uçak gemisi batıran çılgın adam Mustafa Ertuğrul’un inanılmaz hikayesini
_ Çiğiltepe'yi yarım saat içinde düşmandan temizlemeye söz verdiği halde, bu sözü yerine getirememenin bedelini
intihar ederek ödeyen onur âbidesi Albay Reflat’'ı...
_ Ve vatan toprağının diyetini kan ve canlarıyla ödeyerek tapulayan daha nice serdengeçtileri...
BULACAKSINIZ

Kitap istatistikleri