Adı:
Onlardan Kalan
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107482
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Sevinç Çokum'un olgunluk çizgisindeki hikâyelerinin toplamı olan Onlardan Kalan, fiziksel ve ruhsal değişim içerisindeki İstanbul mekânlarında dolaşıyor. Tren vagonları, dükkânlar, evler, sokaklar, bahçeler... 8o'ler ve 90'larda Beşiktaş, Etiler, Kadıköy, Beyoğlu... Doğal diyaloglar ve anlam yüklü imaj dünyalarına sahip hikâyelerde akılda yer eden karakter durumları resmediliyor. Üslubundaki derinleşmeyi yansıtan bu kitapta usta hikâyeci ve romancı Sevinç Çokum, duyular ve sezgiler üzerinden dikkatli ve hassas bir edebiyat dili vaat ediyor okuyuculara.

İhtiyar bazen sana içini dökmek isterdi. Dilini anlamazdın, çat pat, teşekkür etmeyi, iyi akşamlar demeyi öğrenmiştin. Anlarmış gibi başını sallardın, "Ya, ya" derdin. Bu yeterdi ona. Senin için o adam, büfenin üzerindeki o cansız heykelciklerden farksızdı. Bu sevimsiz, suratsız heykelciklerin ve bibloların tozunu alırken "Bu adam, bunca eşyayı ne yapacak?" diye düşünürdün.

İsmail, onların pahalı, kıymetli şeyler olduğunu söyleyince, sen de güzel bulmaya başladın. Hiç konuşmuyorlardı ama. Belki avuçlarında ısındıkça sana Almanca bir şeyler söylüyorlardı, sen duymuyordun.

Başım iki yana sallayıp 'Yine tozlanmışsınız yaramazlar..." diyordun.
(Tanıtım Bülteninden)
170 syf.
·Beğendi·8/10
Bazı yazarlar vardır kalemleri çok zorlamadır. Yazdıkları metinlerde işledikleri duyguyu okuyucuya ulaştırmak için çok uğraşırlar. Bazen okuyucuya ulaşmayı başarırlar ama bazen de başaramazlar. Bazı yazarlar da vardır ki, kalemleri su gibidir. Yazımlarında hiçbir yapaylık, fazlalık yoktur. İlk sayfayı okumaya başladığınız andan itibaren duyguları içmeye başlarsınız, akıp gidersiniz sayfalara arasında. İlk kitabını okuduğum Sevinç Çokum benim için ikinci kategoride bahsettiğim yazarlardan biri oldu.

Onlardan Kalan daha önce okuduğum bir kitaptı. Kitap okumakta zorlandığım şu günlerde elime Onlardan Kalan' a gitmesi pekte yerinde bir tercih oldu benim için. Ben "bizi" anlatan kitapları çok seviyorum ve bu kitap "biz" dolu. İçinde bulunan on altı öykünün hepsi birbirinden naif, birbirinden samimi ve doğal. Öykülerin isimlerini okurken başlıyorsunuz o samimiyeti yakalamaya. Karakterlerin hepsi geçmişimiz de var olmuş kişiler, hepsi bizden birileri. Kimimizin annesi, teyzesi, büyükannen ya da büyükbabası. Belki de babamızın kahvehane arkadaşları. Kişilerin olduğu gibi olaylar da hepimizin yasamış olduğu olaylar. Hiçbirimiz yabancı değildir Almanya'dan gelen telefonlara ya da misafilere. Çocukluktan başlayan arkadaslıklara ya da çember koşturulan düzensiz çamurlu sokaklara. Peki ya sadece akşam ezanında açan ezan çiçeğine? Evinize her geldiğinde eli boş gelmemek için ufakta olsa birseyler getiren sabun kokulu, bugün özlem duyduğumuz o güzel komşu teyzelere.

Eski İstanbul sokakları, Haliç'in gümüş renkli görünümü, aksam sefaları, sardunyalar, ufak tefek taş evler derken sizi zamanda yolculuğa çıkaran, huzur ile hüznü ince ince işleyen, okuması zevk veren ama yer yer burnunuzun direğini sızlatacak potansiyele sahip bir öykü kitabı Onlardan Kalan. Hikayelerden annenize bahsederseniz annenizin burnu da sızlatabilir sonrasında annenizin öykülerine kulak verebilirsiniz.( Ben annem ile bunu yaşadım o sohbetin sonu gelmedi:) )

Edebiyat ne garip şey! Bir yandan ruhunuzu iyileştirirken bir yandan başka yaralar açıyor ruhumuza.
170 syf.
·11 günde·9/10
Ne güzel kitaptı...Sevinç Çokum'un 30 sene önce basılan bu kitabı, daha önce okuduğum iki kitabındaki üslûbun güzelliğini sürdüren ve aynı tadı veren bir çalışma. Bu hikâyelerde de insan var, insanın duyguları var, ve zaman da geçip gidiyor, insan geçmişi hatırlıyor, yaşadığı anları düşünerek hayatına bakıyor ; yazar geçmişi hatırlayan bu insanları anlatarak çok güzel, pastel renklerle çizilip resmedilmiş bir tablo koyuyor önümüze. Bu tabloda geçmiş kaçılması gereken, pişmanlıklarla dolu bir mekân değil, geçmiş yad edildikçe renkleri solan ama yine de kendince ışıltılı bir şekilde yaşamaya devam eden, güzel bir sığınak gibi, ama o bir yandan da bizi biz yapan şeyin ta kendisi... aynen duygularımız gibi. Kitabı okurken, sayfaları çevirip de yeni bir hikâyeye başladıkça, kendi hikâyemi de okuyabilirim ve buna hiç şaşırmam diye düşünüyordum bir yandan da; çünkü Çokum'un kalemi gıpta ettiğim bir üslûpla anlatıyor, bu yüzden kendimi de bu hikâyelerin arasında bulsam şaşırmazdım ve ilgiyle okurdum. Sevinç Çokum'un daha çok ilgiyi hak ettiği kesin. Selim İleri de gençlik dönemlerinde okumayı reddettiği ama seneler sonra bir romanını okuduktan sonra ilk eseri Eğik Ağaçlar'la en baştan okumaya başladığı Çokum'un kıymeti bilinmeyen yazarlarımızdan olduğunu söylüyor. Yazara ilk destekse Behçet Necatigil'den gelmiş. Bu yumuşak, naif dilin; bu güzel bakan, güzel söyleyip yazan kalemin daha çok okura ulaşmasını diliyorum.
Sadece herkesten bir şeyler taşıyan, olmak istediğini olamamış bir kadın bu. Ve yüreğinde sevgi kaynıyor.
Sevinç Çokum
Sayfa 19 - ötüken
Eskiden her bir şeyimizi gizlerdik kızım. Şimdi dünya tersine döndü. Herkes birbirine özeniyor. Hepsi bir yarışa girmiş.
Sevinç Çokum
Sayfa 51 - Kapı Yayınları
Horozların ötüşleri, kırmızı kurdaleli kızlar, bez bebekler, renkli kalemlerle duvarlara çizilmiş resimler, soba üstünde kaynayan çorba tenceresi, dikiş diken yorgun ama içi rahat bir anne, misketler, cam kırıkları... Her şey unutuldu değil mi?
Sevinç Çokum
Sayfa 139 - Kapı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Onlardan Kalan
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107482
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Sevinç Çokum'un olgunluk çizgisindeki hikâyelerinin toplamı olan Onlardan Kalan, fiziksel ve ruhsal değişim içerisindeki İstanbul mekânlarında dolaşıyor. Tren vagonları, dükkânlar, evler, sokaklar, bahçeler... 8o'ler ve 90'larda Beşiktaş, Etiler, Kadıköy, Beyoğlu... Doğal diyaloglar ve anlam yüklü imaj dünyalarına sahip hikâyelerde akılda yer eden karakter durumları resmediliyor. Üslubundaki derinleşmeyi yansıtan bu kitapta usta hikâyeci ve romancı Sevinç Çokum, duyular ve sezgiler üzerinden dikkatli ve hassas bir edebiyat dili vaat ediyor okuyuculara.

İhtiyar bazen sana içini dökmek isterdi. Dilini anlamazdın, çat pat, teşekkür etmeyi, iyi akşamlar demeyi öğrenmiştin. Anlarmış gibi başını sallardın, "Ya, ya" derdin. Bu yeterdi ona. Senin için o adam, büfenin üzerindeki o cansız heykelciklerden farksızdı. Bu sevimsiz, suratsız heykelciklerin ve bibloların tozunu alırken "Bu adam, bunca eşyayı ne yapacak?" diye düşünürdün.

İsmail, onların pahalı, kıymetli şeyler olduğunu söyleyince, sen de güzel bulmaya başladın. Hiç konuşmuyorlardı ama. Belki avuçlarında ısındıkça sana Almanca bir şeyler söylüyorlardı, sen duymuyordun.

Başım iki yana sallayıp 'Yine tozlanmışsınız yaramazlar..." diyordun.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Zeynep Demir
  • Rogojin
  • Eyüp Ekin
  • Hayriye Gül
  • Asiye Çelik
  • Mehmet Y.
  • ziya
  • Esengül Ersoy
  • elif dinç
  • nur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%25 (1)
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0