Onüç Günün Mektupları

9,1/10  (73 Oy) · 
238 okunma  · 
75 beğeni  · 
2.234 gösterim
Onüç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya'nın 1972 Temmuz'unda, Okmeydanı SSK Hastanesi'nde yatan eşi Zuhal Tekkanat'a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    131
  • ISBN:
    9789753639088
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Tüke 
17 Eyl 11:59 · Kitabı okudu · 27 günde · 9/10 puan

Evet mektup. Ancak basılacak kaygısıyla yazılmayan, sadece sevgilinin okuması için yazılan mektuplar. Ölümünden sonra eşi tarafından basılmış iyiki de öyle olmuş. Cemal Süreya eşinin hastanede yattığı on üç gün boyunca bulunduğu her mekanda ona sevgisini anlatıyor. Aşkın en gösterişsiz en saf hali. "Ne güzel sevgilisin sen" diyor Cemal Süreya mektubunda. Ama kitabı bitirince "Ne güzel sevmişsin sen" diyorsunuz...

kays el ecer 
24 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

aşkın ne olduğunu unutanların okuması gereken bir kitap . özellikle çıkma olayına bayılanlar aylık haftalık hatta günlük akbil dolumu yapanların okumasını temenni ederim okuduğunuzdan sonra sizinde edeceğinize eminim

Fatoş Çetiner 
 22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Çok içten bir dil, çok samimi bir yaklaşım, çok imrenilesi bir aşk... Cemal Süreya’nın kısa bir ayrılık süresince karısına yazdığı aşk mektuplarını içeren, okuduğum ilk Cemal Süreya kitabı. Bu kitapla internetten okunan özlü sözlerinin, şiirlerinin yazarın gözündeki anlamlarını keşfettim. Yaşadığı hayat, sevdiği mekanlar ve insanlar, kelimelere çok daha farklı ve özel bir anlam yükledi.
Aslında kitap çok sade, çok sıradan ve çok bizden ama bir o kadar da tüm bu saydıklarımın tersi. Yazar tüm samimiyetiyle kalbindekileri kağıda dökmüş. Yattım, kalktım, rakı içtim, seni düşündüm diyor. Bunlar bizden. Ama öyle cümleleri, hatta kelimeleri var ki, düşünüyorsunuz. Biz ne zaman mektup yazmayı bıraktık? Ne zaman şiir yazmayı bıraktık? Bunlar eskiden insanların yapmaktan gurur duydukları eylemlerdi. Ne oldu da bunu kaybettik?
“Yaşlanıp oyle kol kola yürüyelim mi? Ne güzel yaşlanırsın sen.”
Ne oldu böyle güzel cümleleri kuran insanlara?

Gamze Palta 
 22 Nis 22:36 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Zuhal Tekkanat olmayı istemek.

Evet şiirlerin üstadı bu eserinde karşımıza aşkını mektuplara dökerek çıkıyor. Zuhal rahatsızlanıp hastaneye kaldırılınca mektup serüveni başlıyor.

Ki mektuplar o kadar özel ki okurken o aşk size öyle bir geçiyor ki bu geçişi inanılmaz duygularla karşılıyorsunuz.

Ah Cemo ne çok dilerdim Zuhal olmayı.
Ama sizler Zuhal'ı, Muazzez'i, Tomris'i, Vera'yı, Piraye'yi sevmiş nice şairler, yazarlarsınız.

Kendinizi bulduğunuz bir şiir kitabı, özel mektupların oluşturduğu bir kitap türü veya bir roman, bir masal kitaplığınızda olmalı. Kendinizi unuttuğunuz anda açıp sayfalarında gezinmelisiniz defalarca.

Keyif alarak okuduğum ve unutamayacağım harika kitaplardan biriydi. Elimden düşürmek istemedim her ne kadar gıdım gıdım okusam da..

Keyifli okumalar.

ebru cemre 
14 Mar 22:32 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Her yerde,herzaman yazmak istedim sana.Her koşulda haykırmak istedim aşkımı,sevgimi,sana karşı olan tutkumu.Vapurda da,otobüste de,hatta yürürken de..." diyen Cemal Süreya'nın eşi Zuhal hanım'ın geçirdiği rahatsızlık sonucu hastahanede yattığı dönemlerde ona yazdığı mektupları içeren bir kitap bu.
Her biri aşk ve hasret içeren mektuplar.
Cemal süreya'nın özel dünyasını görmemizi sağlayan bu mektupları okudukça büyük usta'ya daha çok hayran olacaksınız ve kitap bittiğinde düşüneceksiniz.
Sevdiğine
“Yaşlanıp öyle kol kola yürüyelim mi?
Ne güzel yaşlanırsın sen...” Cümlelerini kuran insanlara ne oldu ?
Yürekten sevmek ve sevilmek dileğiyle...

Merve 
 31 Tem 00:15 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitabı henüz bitirmedim ama dayanamadım bir kaç cümle erken inceleme yapmak istiyorum :)
Böyle güzel mektup yazılır mı? Kendimi düşünüyorum mektup yazacak olsam elim tutulur kelimeleri yan yana getiremem. Fakat bu mektuplar öyle güzel yazılmış ki duygulanmamak elde değil. Nasıl düşünceli nasıl ince. Yemek ye diye tembihleyen bir Cemal Süreya . Hangi çakmak ile sigarasını yaktığına kadar ayrıntıyı bile kaçırmasını istemiyor sevdiği kadının.
Böyle sevdalar ah çektiriyor.
Velhasıl güzel sevin.
---Kitabı bitirince incelememi tamamlayacağım :))
Kitap bitti.
Toplamda 51 mektup var.
Zuhal hanımın hastanede yattığı o onüç gün mektupları muazzam.
Diğer mektuplar da çok doğal yazılmış.
Güzel bir eser olmuş. Keyifli okumalar..

fulya saygun 
04 Nis 23:32 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"*
Yaşlanıp öyle kolkola yürüyelim mi? Ne güzel yaşlanırsın sen."
Hemen ardına ekler Cemal Süreya 'gümüşümü isterim' diye. İçimden,ne güzel sevdadır bu demeden edemem.Günüm,günlerim,aylarım sen.
Ben içtenlikle,kalpten okuyan herkesin en az benim kadar hayran kalacağına eminim.Ne güzel bir sevmektir bu.

Elif Dülger 
21 Tem 17:45 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

O kadar sevdim ki, satırlarını öpmek istedim :) Tüm içtenliğiyle, tüm sadeliğiyle, tüm aşkıyla yazdığı satırları kitap haline getirme fikri, mektupların muhattabı yani 2. ve aynı zamanda 4. eşi olan Zuhal Tekkanat'tan çıkmış. Erdal Öz ise harika önyazısında geri kalan hikâyeden bahsetmiş. Cemal Süreya'ya bir adım yaklaşmak, onu biraz daha farklı tanımak isteyenlerin okuması gereken bir kitap.

elif akkoca 
13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Evliliklerinin üçüncü yılında Zuhal Seber'in(Zuhal Tekkanat veya Elif Sorgun) ağır bir ameliyat geçirmesi gerekmektedir, ameliyat risklidir felç kalma ihtimali vardır Zuhal Seber'in.Bunun üzerine Cemal Süreya gerçek adıyla Cemalettin Seber İstanbul'a, eşinin yanına gider.Ameliyat başarılı geçer, Zuhal Seber'in hastanede kaldığı onüç gün boyunca eşi Cemal Süreya her gün mektup yazar.Mektuplar bazen bir kahvehaneden, bazen vapurdan, bazen bir arkadaş buluşmasında beklerken yazılmıştır.Yani Cemal Süreya eşine bulduğu her fırsatta yazmaktadır bu güzel mektupları.Kitaba bu adın verilmesinin nedeni de mektupların onüç gün boyunca aralıksız devam etmesidir.Zuhal Hanım'ın isteğiyle kitabın adı ''onüç günün mektupları'' olur.
Mektuplar Cemal Süreya'nın aşk dolu dizelerinin yanı sıra, gündelik hayatta yaptıklarından, oğlu Memodan ve gelecek hayallerinden oluşmaktadır.
Kitabın arka sayfalarında onüç günün mektupları yanı sıra diğer mektuplaşmaları da mevcuttur.Bu farklı zamanlarda yazılan mektupları kıyaslarsak onüç günün mektuplarında Cemal Süreya'nın eşine nasıl moral vermeye çalıştığını gözlemleriz.Şahsi fikrimce Cemal Süreya'nın şiirde olduğu kadar düz yazıda da başarılı bir kalem olduğunu kanıtlayan bir kitaptır.

Emine Sevgin 
13 Ağu 00:00 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir Cemal Süreya, Cemalettin Seber. Bir eş, anne, Zuhal Tekkanat. Bir oğul Memo Emrah. Hiç doğmamış Elif Zeyno...
Cemal Süreyanın hayatı belki de benim için ilk defa bu kadar gözler önünde. Bir kadın olarak bazen şöyle geçirdim içimden "vayy Zuhal'in alacağı kıyafetin rengini süsünü biçimini yorumluyor ne kadar düşünceli bir adam" bazen de "Zuhal, Cemal'in bu müthiş sevgisine karşı sevgisini göstermiyor ne kadar garip bir kadın" ... Bazen Cemal Süreya'nın bir Türkiye gerçeği sık sık yaptığı işler karşılığında alacağı tahmini parayı söylemesi güldürdü bazen de alıp verdiği kiloyu Zuhal Tekkanat'a yazması... Ama başka kim diyebilir: "Hadi gözlerinden her türlü tanımın üstündeki özlem duygularımla öperim..." Herkese sevdalı okumalar dilerim...

2 /

Kitaptan 108 Alıntı

Merve 
30 Tem 21:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Adamlar geçiyor, yüzsüz, gözsüz, gülüşsüz adamlar.

Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 19 - YKY)Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 19 - YKY)
H.Almes Ela 
22 May 16:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İstanbul bir özlem halinde masmavi akıyor içimde, seninle karışık.

Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 138)Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 138)
Büşra 
15 Tem 12:55 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İçim titrer senin istediğin bir şeyi yerine getirirken.
İçim titrer.

Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 33)Onüç Günün Mektupları, Cemal Süreya (Sayfa 33)

''Her şeyimi sana borçluyum. Sana rasladığım sıralar yıkıntılıydım. Sen onardın beni. Tuttun elimden kaldırdın. Ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım.''

Onüç Günün Mektupları, Cemal SüreyaOnüç Günün Mektupları, Cemal Süreya

''Dün görüşemedik. İki yüzyıl görüşmemişiz gibi geldi bana. Ve üç yüzyıllık göresim seni...''

Onüç Günün Mektupları, Cemal SüreyaOnüç Günün Mektupları, Cemal Süreya

Şiir yaz. Şiirdir kişiyi kurtaran bu karanlık, bu yalnızlıkla, berbatlıklarla dolu evrende. Bir de sevgiler kurtarabilir...

Onüç Günün Mektupları, Cemal SüreyaOnüç Günün Mektupları, Cemal Süreya