O'nun Hikayesi - Aşk ve Sadizm

·
Okunma
·
Beğeni
·
950
Gösterim
Adı:
O'nun Hikayesi - Aşk ve Sadizm
Baskı tarihi:
Ocak 2002
Sayfa sayısı:
251
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758663293
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Histoire d'O
Çeviri:
Birsel Uzma
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Sade'ın şatolarını, benimkileri sessizce inşa ettikten çok sonra keşfetmeme rağmen, beni de "Günahın Dostları" gibi asla şaşırtmamıştı: Bir şekilde zararsız, küçük, gizli dünyamı zaten kurmuştum ben. Sade hepimizin hem gardiyan hem mahkum olduğunu anlamamızı sağladı, buna göre her zaman içimizde kendi kendimizi zincirlediğimiz biri vardı; içine kapandığımız, susturduğumuz. Merak uyandırıcı bir geri dönüşle, hücrenin özgürlüğe açıldığı da oluyordu. Hücrenin taş duvarları, yalnızlık, ama aynı zamanda gece, yine yalnızlık, çarşafların nemi, sessizlik, gündüzleri reddettiğimiz bu yabancıyı serbest bırakıyordu. Bizden kaçıyordu duvarlardan, çağlardan ve yasaklardan sonsuza dek kaçıyordu. Bir insandan, bir çağdan, bir ülkeden diğerien geçiyor, şu ya da bu ismi alıyordu.

Ondan söz edenler nedenini bilmesek de, bir nedenle bu ysak düşler ağının akıllarda kalmayan birkaç telini yakalamasına izin verdikleri yalnızca kendi tercümanları oluyordu.
(Arka Kapak)
251 syf.
Kitabı elime aldığımda oldukça dikkatimi çekti sonuçta aşk ve sadizm ne kadar da zor şeyler aynı cümlede bulunmak içi. "Sanki ne bekliyordum? S&M sevecen ve mülayim sözcüklerinin kısaltması değildi ki." (Mezarın Dibinde, Jeaniene Frost) Daha sonra aklıma geldi bu alıntı hatta kitabın sonuna kadar çıkmadı diyebilirim. Kitabı hep bir umutla okudum. Ne umudu sadizm abi?! kamçı, kırbaç, zevk adı altında türlü türlü işkenceler, ciltlerini kızgın demirle dağlamalar, acayip acayip piercingler (piercing denmeyecek kadar çirkindi)... Dedim ki kızım kaç be bu nasıl aşk? Tamamen eşya niteliği taşıyan birşey oldun sen. Kitap boyunca kızdım O'ya kaçsın diye feryat figan etsin bu ne iğrençlik diye. Aşk adı altında yaptıklarına cesaret mi aptallık mı denir bilemem. Keyifli okumalar...
251 syf.
·4 günde·7/10
Öncelikle cinsellik konusunda bilgi fakiri olanların bu kitabı okuyup çok da bir şey anlayacaklarını sanmıyorum çünkü kitabın adında aşk geçmesine rağmen, bunun adı aşk değil şehvet. aşık olacağınız kişi uğruna sapıklıkların diz boyu olduğu bir "arzu evi"ne gidip kendinizi en uçuk fantezilerin malzemesi yapar mısınız?

Tamam erotizmi seviyorum ama aptal değilim. aşk için neyin yapılıp neyin yapılmayacağı bellidir. Kitap bu açıdan kesinlikle kusurlu ve hasarlı.

Fakat sado mazo sahneler çok iyi tasvir edilmiş, kitap bedeninize teninize dokunuyor resmen. ben okurken kırbaçlandığımı hissetmedim desem yalan olur ve bu hiç hoşuma gitmedi.

Fakat yazarın bu çarpık ahlaksız satırları yazış biçimine denecek laf yok. ben yazarın böyle bir tecrübe edinmeden bu satırları yazabileceğini sanmıyorum. ne yaşadıysa onu yazmış ve okuyucuya yaşatmış.

Herkes okuyamaz bu kitabı, okumamalı da zaten.
Ruhlarının derinliklerine kadar her şey seksle ilintilidir. Bunları sürekli olarak beslemek, yıkamak, boyamak ve onarmak gereklidir.
Taşıdığı düşünce biçimi ya da ruha tamamen yabancı bir beden her an güneşten daha göz kamaştırıcı, bir buz dağından daha dondurucu hale gelebilecek bir beden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
O'nun Hikayesi - Aşk ve Sadizm
Baskı tarihi:
Ocak 2002
Sayfa sayısı:
251
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758663293
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Histoire d'O
Çeviri:
Birsel Uzma
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Sade'ın şatolarını, benimkileri sessizce inşa ettikten çok sonra keşfetmeme rağmen, beni de "Günahın Dostları" gibi asla şaşırtmamıştı: Bir şekilde zararsız, küçük, gizli dünyamı zaten kurmuştum ben. Sade hepimizin hem gardiyan hem mahkum olduğunu anlamamızı sağladı, buna göre her zaman içimizde kendi kendimizi zincirlediğimiz biri vardı; içine kapandığımız, susturduğumuz. Merak uyandırıcı bir geri dönüşle, hücrenin özgürlüğe açıldığı da oluyordu. Hücrenin taş duvarları, yalnızlık, ama aynı zamanda gece, yine yalnızlık, çarşafların nemi, sessizlik, gündüzleri reddettiğimiz bu yabancıyı serbest bırakıyordu. Bizden kaçıyordu duvarlardan, çağlardan ve yasaklardan sonsuza dek kaçıyordu. Bir insandan, bir çağdan, bir ülkeden diğerien geçiyor, şu ya da bu ismi alıyordu.

Ondan söz edenler nedenini bilmesek de, bir nedenle bu ysak düşler ağının akıllarda kalmayan birkaç telini yakalamasına izin verdikleri yalnızca kendi tercümanları oluyordu.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Nuri DOĞAN
  • Asya
  • Bozuk Teyp
  • Emine Demirkan
  • Buse
  • Adsız Alkolik
  • Aşna Fişna
  • Ebru Ince
  • Gülayşe Ertuna
  • Irish

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%20 (1)
7
%40 (2)
6
%0
5
%20 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%20 (1)