Operadaki Hayalet

8,9/10  (14 Oy) · 
45 okunma  · 
13 beğeni  · 
2.319 gösterim
Maskemin ardında gizlenen bu aşkı yalnızca sen görebilirsin...

Paris Opera Binası'nın mahzeninde, yüzü tanınmayacak derecede ürkütücü olduğu için insanlara görünmeden bir hayalet gibi yaşayan müzik dehası Opera Hayaleti, korodaki Christine'e gizlice müzik dersleri vererek onun ünlü bir soprano olmasını sağlar ve zaman geçtikçe ona büyük bir sevgiyle bağlanır. Fakat ona sahip olmak isteyen tek erkek kendisi değildir. Bu gizemli Hayalet'in genç kıza duyduğu tutkulu aşk bir süre sonra kendisini içten içe yakan bir kıskançlığa ve takıntıya dönüşmeye başladığında ise, Christine'i tehlikeli ve karanlık bir sonun başlangıcına adım adım yaklaştırır.

Gaston Leroux'un klasikler arasında yerini almış, beyaz perdeye ve pek çok müzikale de uyarlanan ölümsüz eseri Operadaki Hayalet, tutkunun sıra dışı bir trajediye dönüşümünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786053483267
  • Orijinal Adı:
    Le Fantôme de l'Opéra
  • Çeviri:
    İlke Afacan
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Lisede,Almanca olarak tarih öğretmenimin tavsiyesi ile okumuştum...Muhteşemdi.Hayaletin aşkını unutmamışım...Yinede bu eseri Türkçe olarakta okuyacağım .Güzel bir klasikti...

Peter McKENNITT HARPER 
30 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

New York, Londra en son İstanbul'da anlatılmaz bir zevkle ve heyecanla seyrettiğim bir müzikalin libretosu diyebiliriz.
Hiç bıkmadığım ve tekrar tekrar dinleyebileceğim bir müzik (Sir Andrew Lloyd Weber).
Daha müzikali bilmeden kitap bana aynı büyüleyici bir etki yaratmıştır. Hiç eskimez, ölmez bir hikâyedir. Kitaplığımda farklı 5 dilde baskısı var.

tülay abaza 
20 Oca 14:10 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ortaokul yıllarımda Operadaki Hayalet'in filmini izlemiştim. Hiçbir şey anlamayıp acımasızca da eleştirmiştim. Ta ki bugüne kadar... Bu kitap dram, romantizm ve ağır bir psikolojik roman esasında. Çirkin bir çocuk olarak dünyaya gelen Eric (nam-ı diğer Canavar), ailesi tarafından bile hor görülüp, sevilmeyen biridir. Evden kaçar ve zaman içinde kendini opera binasında bulur. Çirkinliği, zekası ve ses yeteneğinin önüne geçen Eric, çirkinliğinin nasibini aşkında da alır. Tüm istediği bir güler yüzdür. Bu isteğini şu sözlerle anlatır:

"..ne güzel şey birini alnından öpmek!.. Bilmezsin sen!... Ama ben! Ben!... Annem, daroga... benim zavallı mutsuz annem asla... öpmeme izin vermezdi onu... Benden kaçar... ve maskemi fırlatırdı yüzüme!"

Ne acıklı, ne dramatik değil mi? Kitapta ütopya gibi anlatılmış ancak insanlar arasında da böyle değil midir? Çok iyi oyuncusundur, ama çirkin ya da yakışıklı değilsin diye alakasız birine verirler rolü... Ya da sesin çok iyidir ama görüntün beklentileri karşılamadığı için sesini duyuramazsın. Daha da acısı; çok güzel bir yüreğe sahip olan hep yüzeysel sevgilere takılır.. Kitap okunmalı ve psikolojik açıdan değerlendirilmeli... İyi okumalar..

Ayfesa 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir çeşit güzel ve çirkin hikayesi... Her şeye rağmen sevilmek isteyen bir canavar ve onun sevmek için seçtiği gelini... Canavar en büyük problemi çirkinliği olarak görüyor sonuçta bebekler bile güzel insanların fotoğraflarına daha uzun süre bakıyor yani beyin güzelliğe eğilimli. Ancak bence hayaletin asıl sorunu bu değil; onun sorunu vücudunun görünümüyle ruhunu bağdaştırması, onu da görünümüne uydurması. Dolayısıyla gelini ikna etmek için o da sesini ve tünelleri kullanıyor tabii ruhunun çirkinliğine uydurarak...
Aslında filmi büyüleyiciydi ancak kitap bende onun kadar iyi bir etki bırakamadı. Yine de Paris Opera Binası'nın tasviri o kadar güzel ve bina o kadar gizemliydi ki sırf o yüzden bile okunabilir.

Ebru Ince 
27 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

çok üzgünüm ama hiç bana göre değil..............

Kitaptan 5 Alıntı

tülay abaza 
19 Oca 19:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zaman geçti; yavaş, ağır, gizemli, boğucu...

Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 186 - İthaki Yayınları)Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 186 - İthaki Yayınları)
tülay abaza 
20 Oca 14:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zavallı, mutsuz Eric! Acıyacak mıyız ona? Ya da lanetler mi yağdıracağız? O sadece "birisi" olmak istedi, herkes gibi. Ama öylesine çirkindi işte! Ve olağan bir suratla insanoğlunun en seçkin üyelerinden birisi olabilecekken, o dehasını saklamak zorunda kaldı ya da onu çeşitli numaralar çevirmek için kullandı. Tüm dünyaya hükmedebilecek bir yüreğe sahipti o ve sonunda bir mahzenle yetinmek zorunda kaldı. Ah, evet, acımalıyız opera hayaletine.

Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 284 - İthaki Yayınları)Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 284 - İthaki Yayınları)
Damla Kasapoğlu 
04 Şub 11:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''İnsanlar aşık olduklarında bu kadar bedbaht olurlar mı ?''
''Evet, Christine. Sevip de sevildiklerine emin olamadıklarında. ''

Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 191 - Martı)Operadaki Hayalet, Gaston Leroux (Sayfa 191 - Martı)