Operadaki HayaletGaston Leroux

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.130
Gösterim
Adı:
Operadaki Hayalet
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053483267
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Fantôme de l'Opéra
Çeviri:
İlke Afacan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Operadaki Hayalet
Operadaki Hayalet
Operadaki Hayalet
Maskemin ardında gizlenen bu aşkı yalnızca sen görebilirsin...

Paris Opera Binası'nın mahzeninde, yüzü tanınmayacak derecede ürkütücü olduğu için insanlara görünmeden bir hayalet gibi yaşayan müzik dehası Opera Hayaleti, korodaki Christine'e gizlice müzik dersleri vererek onun ünlü bir soprano olmasını sağlar ve zaman geçtikçe ona büyük bir sevgiyle bağlanır. Fakat ona sahip olmak isteyen tek erkek kendisi değildir. Bu gizemli Hayalet'in genç kıza duyduğu tutkulu aşk bir süre sonra kendisini içten içe yakan bir kıskançlığa ve takıntıya dönüşmeye başladığında ise, Christine'i tehlikeli ve karanlık bir sonun başlangıcına adım adım yaklaştırır.

Gaston Leroux'un klasikler arasında yerini almış, beyaz perdeye ve pek çok müzikale de uyarlanan ölümsüz eseri Operadaki Hayalet, tutkunun sıra dışı bir trajediye dönüşümünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
Lisede,Almanca olarak tarih öğretmenimin tavsiyesi ile okumuştum...Muhteşemdi.Hayaletin aşkını unutmamışım...Yinede bu eseri Türkçe olarakta okuyacağım .Güzel bir klasikti...
Takıntılı olduğum -takıntılı demek az olur hatta- 4 şey var. Bunlardan biri The Phantom Of The Opera.

Olay, Paris Opera Binası'nda geçiyor. Sürekli ortalıkta bir hayalet dedikodusu dolaşıyor. Hayalet ise Christine'e aşık olur ve müzik dersleri vermeye başlar. Fakat Christine'i seven diğer adam Raoul, bu işin peşini bırakmaz. Peki Christine'e neler olacak? Felaketler son bulacak mı?

Mayıs ayında İstanbul'a geldi The Phantom of the Opera. Müzikali izlemeye gittim. Bugüne kadar izlediğim hiçbir şeyden bu derece etkilenmedim. Sahne şovları, oyuncular, müzikleri, kıyafetler... Her şey o kadar mükemmeldi ki.

Kitap mı müzikal mi derseniz, cevap veremem. Çünkü ikisi de birbirinden güzel. Kitabı müzikalden çok farklı. Evet, ana konu aynı ama olayların çoğunun farklı olmasını beklemiyordum.

Müzikali izlemek isteyenler için:
http://unutulmazfilmler.co/...yal-albert-hall.html

Müzikali izleyince kitabı da merak edeceğinizi düşünüyorum. İyi okumalar!
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (13.359 Oy)16.595 beğeni37.144 okunma1.712 alıntı156.898 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.482 Oy)11.867 beğeni29.908 okunma2.193 alıntı125.835 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (7.899 Oy)7.879 beğeni21.036 okunma1.112 alıntı97.939 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.413 Oy)7.746 beğeni24.354 okunma526 alıntı119.864 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (5.836 Oy)7.027 beğeni19.030 okunma2.528 alıntı112.000 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (3.936 Oy)4.610 beğeni15.384 okunma2.203 alıntı98.500 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.588 Oy)7.935 beğeni21.895 okunma994 alıntı106.232 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (8.759 Oy)10.367 beğeni25.244 okunma1.251 alıntı134.670 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (6.781 Oy)7.668 beğeni22.506 okunma1.276 alıntı95.817 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (4.947 Oy)5.094 beğeni17.176 okunma585 alıntı84.738 gösterim
Büyük bir opera binası ve bir hayalet söylentisi var.Hayaleti gören yok fakat beş numaralı loca her zaman ona ayrılıyor.Hayaleti kimse görmediğinden beş numaralı loca yada bilet kesilir ve olaylar başlar.Birde hayalet aşıksa ortalık karışır.
Büyük bir zevkle filmini ve müzikalini izlediğim, çok sevdiğim bir karakter Operadaki Hayalet. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yazılan roman başka alemlere alıp götürdü yine beni. Olayların akışını biliyor olmama rağmen yine de aynı tadı alarak okudum. Christine bir opera şarkıcısıdır ve Müzik Meleği olarak adlandırdığı (ve aslında Operadaki Hayaletin ta kendisi olan) kişi tarafından ses eğitimi almaktadır. Christine her şeyden habersiz müzik eğitimine devam ederken çocukluktan beri tanıdığı Raul ile aralarında başlayan aşk, Opera Hayaleti'nin öfkesini daha da arttırır ve Christine bir anda ortadan kaybolur. Sonrası ise zaten tam bir efsane! İzlediyseniz bile okumadan geçmemeniz gereken bir eser..
" Maskemin ardında gizlenen bu aşkı yalnızca sen görebilirsin..."

Trajik bir aşk hikayesi... Yüzünün korkunç görüntüsü Erik' in insanlardan uzak kalarak, bir hayalet gibi yaşamasına sebep olmuştur. Opera binasının mahzeninde yaşamını sürdürürken, korodaki Christine aşık olur, fakat Christine aşık olan tek kişi o değildir. Gizemli aşk üzerine dönen bir roman.Kurgusu güzel, sürükleyici ve etkileyici bir klasik. Aynı zamanda beyaz perdeye de uyarlanmış bir eser.
New York, Londra en son İstanbul'da anlatılmaz bir zevkle ve heyecanla seyrettiğim bir müzikalin libretosu diyebiliriz.
Hiç bıkmadığım ve tekrar tekrar dinleyebileceğim bir müzik (Sir Andrew Lloyd Weber).
Daha müzikali bilmeden kitap bana aynı büyüleyici bir etki yaratmıştır. Hiç eskimez, ölmez bir hikâyedir. Kitaplığımda farklı 5 dilde baskısı var.
Bu günə qədər oxuduğum möhtəşəm kitablardan biridir. Niyə bu qədər gecikmişəm bilmirəm. Kitabı oxuyarkən heç sıxılmadım əksinə həyəcanlandım. Bütün opera binasını qəhrəmanlarla birlikdə gəzdim. Christine və Eriklə birgə göldəki evdə, Vikont və Acemlə birgə işkəncə otağında oldum. Baş verən hadisələri doğrudan da insana hiss elətdirir. Bir sözlə, mən kitabı çox bəyəndim. Tanıdığım bütün kitab sevərlərə də tövsiyyə edəcəyəm.
OPERADAKİ HAYALET

TEK GERÇEK VE TUTKULU HAYALET

Beyaz perde ve müzikalden sonra ölümsüzleşen Operadaki Hayalet, Gaston Leroux 'in 1909 senesinde yazmış olduğu dünya tarihine en iyi kitaplardan biri olarak adını yazdırmış tüylerinizi diken diken eden bir kitaptır. Gotik bir roman olarak kabul edilmektedir.

Gaston Leroux, gerçek bir eserden esinlenerek yazdığını söylemiştir. Hayaletle ilgili olarak "Onu tanıyordum, gerçekti fakat tıpkı bir hayalet gibi yaşıyordu." diye anlatmıştır.

"Maskemin altında gizlenen bu aşkı sadece sen görebilirsin."

Olaylar Paris'te bir opera binasında başlar. Opera binasında bir süredir tuhaf olaylar olmaktadır. İnsanlar Operada bir hayalet olduğunu ve hatta onu görenlerin bile olduğunu aralarında konuşmaya başlarlar. Christine operada şarkıcılık yapmaktadır. Roul ise Christine'e deliler gibi aşıktır. Christine yüzünü hiç görmediği sadece sesini duyduğu birinden bir süredir müzik dersi almaktadır. Sesin sahibi için Christine "Müzik Meleği" demektedir fakat o tam da tahmin ettiğiniz üzere Operadaki Hayalettir. Gerçek ismi Erik ve Christine'e aşık üstelik onu delirircesine kıskanmaktadır. Erik'in yüzü korkunç bir görüntüde olduğu için yüzünü bir maske ile gizlemektedir.

Ve bir gün Christine sahnede şarkısını söylerken aniden yok olur...

Raul her yerde nasıl Christine'i aradığını, bu tehlikeli ve aşık Operadaki Hayalet Erik'in gerçekte kim olduğunu ve bu aşk üçgeninin nasıl son bulduğunu öğrenmek için mutlaka Operadaki Hayalet'i okumalısınız.

"İnsanlar aşık olduklarında bu kadar bedbaht olurlar mı?
- Evet Christine. Sevip de sevildiklerine emin olamadıklarında."

Maskenin altında gizlenen tutku dolu aşk hikayesi, Paris opera binasının mahzeninde olan tuhaf olaylar, cinayetler, müzik dehası bir hayalet, güzel sesli bir kadın ve karanlıklarla dolu bir kitap.

Birçok defa sinemaya uyarlanmış ve müzikalleri yapılmıştır.Ayrıca "Phantom Of The Opera isminde bestesi yapılmış ve yıllardır çeşitli isimler tarafından defalarca seslendirilmiştir.

İlk olarak 1925 senesinde ABD de gösterime girmiştir. İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber tarafından bestesi yapılarak dünya çapında en popüler müzikal haline gelmiştir.

Gaston Leroux'un bu sıradışı olduğu kadar da gerçek aşk, kıskançlık, tutku ve merhametin yer aldığı Operadaki Hayalet kitabını okumanızı tüm ruhumla tavsiye ederim. Tabi kitaptan sonra filmlerini ve de şarkılarını...

"Acı hissedilmeyi talep eder ancak bu kadar acı hepimiz için çok fazla değil mi?"

YEŞİM TEKE
Bayıldım. Trajik bir aşk hikayesi... Aşk muhteşemdi. Hayaletin aşkıda Raoul aşkıda
... Karakterlerin psikolojisini ve duygularını derinden hissederek okuyorsunuz. Zaman zaman aksiyon kısımlarında da heyecanlanıyorsunuz. Bütün duyguları hissetim. Duygulandım, heyecanlandım, korktum, gerildim...
Opera binası nasıl bir mimarı ile yapıldıysa, binanın altında göl, zindanlar, mahzenler var. O mahzenlerde nelerle karşılaşıyorsunuz nelerle. Kapı örtücüleri eski adı "cereyan def edenler", ateşten başı olan sıçan tutucu, deniz kızı, Tonkin korsanları...Açıkçası ben o opera binasını çok merak ettim. Son olarak Erik ve Acem'in dostluğunu çok sevdim. Kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka okuyun..
Bay Leroux'un eserlerinde A. Dumas ve V. Hugo'dan esinlendiği bilinir ama sanırım bu esinin en yoğun hissedildiği yapıtı Operadaki Hayalet'tir. Çirkin ama kendince iyi yürekli bir adam, güzel bir kadın sanatçı ve karşılıksız aşk... Tanıdık geliyor mu? Şimdi bu üçlüye bir de aşk için yapılan fedakârlığı ve ilginç işkence yöntemlerini ekleyin. Muhteşem karışımımız tek oturuşta bitirilmek üzere hazır. "Romance" tabir edilen türü pek sevmesem de, konu klasikler olduğunda kendimi durduramıyorum. Mutlaka okuyun diyemem ama yazarla tanışmak için güzel bir bahane olduğu kesin. =)
"Kitapta en sevdiğim karakter hayaletti.Hayaletin tüm bunları yaparken ki zekası ise gerçekten beni kendine hayran bıraktı.Bitirmiş olmama rağmen tekrar tekrar okumak isteyeceği ve okurken hiç sıkılmayacağım bir kitap. Kitap entrika ve maceralarıyla farklı bir heyecana sürüklüyor insanı."
Kitap anlatımıyla yer yer beni zorlasa da genel olarak oldukça ilgi çekici bir konuya sahipti. Konusuna değinmeyeceğim çünkü mutlaka spoiler veririm. Ama kitaba başladığınız anda sizi fantastik ve polisiye temelli bir aşk hikayesi içine girmiş gibi hissettiriyor. Kitap sonunda ise her şey yerine oturuyor.

Yalnız kitabın anlatımı sıradan bir roman gibi değildi. Konuşmalar tıpkı bir tiyatro gibi şiirseldi fakat bazen olay akışı yazar tarafından kesilip bilgi veriliyordu. Deyim yerinde ise belgesel roman tadında bir kitaptı Operadaki Hayalet..

Kısacası benim sevdiğim bir kitap oldu. Hatta kitap sonunda hüzünlenmekten alıkoyamadım kendimi.
Benim yakışıklı olduğumu sansaydın, bana dönebilirdin. Dönerdin, eminim! Ama artık çirkinliğimden haberdar olduğuna göre, benden geri dönmemek üzere kaçarsın. İşte, seni bu yüzden burada tutacağım!
Benden korkuyorsun! Üstelik ben gerçekten kötü kalpli biri bile değilim. Beni seversen, anlayacaksın! Tek istediğim olduğum gibi sevilmekti!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Operadaki Hayalet
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053483267
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Fantôme de l'Opéra
Çeviri:
İlke Afacan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Operadaki Hayalet
Operadaki Hayalet
Operadaki Hayalet
Maskemin ardında gizlenen bu aşkı yalnızca sen görebilirsin...

Paris Opera Binası'nın mahzeninde, yüzü tanınmayacak derecede ürkütücü olduğu için insanlara görünmeden bir hayalet gibi yaşayan müzik dehası Opera Hayaleti, korodaki Christine'e gizlice müzik dersleri vererek onun ünlü bir soprano olmasını sağlar ve zaman geçtikçe ona büyük bir sevgiyle bağlanır. Fakat ona sahip olmak isteyen tek erkek kendisi değildir. Bu gizemli Hayalet'in genç kıza duyduğu tutkulu aşk bir süre sonra kendisini içten içe yakan bir kıskançlığa ve takıntıya dönüşmeye başladığında ise, Christine'i tehlikeli ve karanlık bir sonun başlangıcına adım adım yaklaştırır.

Gaston Leroux'un klasikler arasında yerini almış, beyaz perdeye ve pek çok müzikale de uyarlanan ölümsüz eseri Operadaki Hayalet, tutkunun sıra dışı bir trajediye dönüşümünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 170 okur

  • BÜŞRA ÇİL
  • Zehra KORKMAZ
  • Esra Ince
  • Gizem Varol
  • Sena
  • Melis
  • tutku
  • Aygül ️
  • Serhat'ın Kitaplığı
  • Clair de Lune

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%7.9
18-24 Yaş
%18.4
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%19.7
45-54 Yaş
%13.2
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.6
Erkek
%25.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (20)
9
%28.6 (20)
8
%14.3 (10)
7
%12.9 (9)
6
%7.1 (5)
5
%4.3 (3)
4
%4.3 (3)
3
%0
2
%0
1
%0