Ordusunu Arayan Kumandan (Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu'su)

·
Okunma
·
Beğeni
·
276
Gösterim
Adı:
Ordusunu Arayan Kumandan
Alt başlık:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu'su
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051211824
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Necip Fazıl Kısakürek, yani üstad yani "Büyük Doğu" kurucusu, müşiri, başyazarı yani "Büyük Doğu" cemiyeti töre ağası yani "Büyük Doğu" ordusunun kumandanı; cumhuriyetle yaşıt olan sanat, fikir ve cemiyet hayatında çıkardığı dergiler, kurduğu cemiyetler ve etkilediği siyasetler göz önüne alındığında Türk düşünce tarihi, Türk siyaset tarihi, Türk edebiyat tarihi içinde vazgeçilmez bir konuma sahiptir. Onun 1976-1983 tarihleri arasındaki hayatında ben de vardım. "Büyük Doğu"nun son dönemecinde ve "Rapor"ların tamamında... Onunla Türk gençliğini bütünleştirecek, özellikle ülkücüler ve akıncılar mahfillerini "Büyük Doğu" yani tarihî olan hakiki büyük birliğe kalbedecektik. "Ordusunu Arayan Kumandan" olarak Necip Fazıl sanatkâr deruniliği ile siyaset yaratan kurmaylığını buluşturup Türk'ün ruh köküne dayanan yeni bir inkılap peşindeydi. Fakat ya orduları onu anlamadı yahut o, ordulara kumanda edemedi...
Düşünce dünyamızı aydınlatmış isimlerin ve onların eserlerinin, bugün yeterince tanımadığı bir gerçektir. Özellikle genç nesiller, düşünce dünyamızın yıldızlarını tanımıyorlar. Son dönemde önemli bir kopuş yaşandığını düşünüyoruz.

Türk kültürüne, Türk düşüncesine, Türk edebiyatına eserleriyle ve çalışmalarıyla hizmet etmiş, yön vermiş şahsiyetler, aramızdan ayrılmış olsalarda yaşamaya devam ediyorlar. Aradan geçen zaman, onların değerlerini azaltmamış aksine dahada arttırmıştır. Onlar bugünde yolumuza ışık tutuyorlar.

Şimdi yeniden onların keşfedilmesi, okunması ve yorumlanması gerekmektedir. Çünkü 20. Yy ortaya koydukları bu birikim, içine girdiğimiz yeni yüzyılda da belirleyici olmaya devam ediyor. Günümüzde konuşulmaya ve tartışılmaya devam eden çoğu konuyu, yıllar önce onların ele aldığını görüyoruz.

Sıfırdan bir Türk düşüncesi meydana getirilemeyeceğine göre, düşüncemizi o birikim üzerine inşa etme mecburiyetimiz vardır.
Türkiye bugün köklerine buluşma sürecini yaşıyor. Bu süreçte karşımıza işte bu birikimi oluşturan isimler çıkıyor.
Lütfü Şahsuvaroğlu
Kadın bir kalıp değil, bir fikirdir; çölde kaçan bir seraptır, en yakınken en uzaktır, bir timsal, bir misal, bir visal; Allah'a götüren bir vasıtadır.
"Büyük Doğu"nun son dönemecinde ve "Rapor"ların tamamında... Onunla Türk gençliğini bütünleştirecek, özellikle ülkücüler ve akıncılar mahfillerini "Büyük Doğu" yani tarihî olan hakiki büyük birliğe kalbedecektik. "Ordusunu Arayan Kumandan" olarak Necip Fazıl sanatkâr deruniliği ile siyaset yaratan kurmaylığını buluşturup Türk'ün ruh köküne dayanan yeni bir inkılap peşindeydi. Fakat ya orduları onu anlamadı yahut o, ordulara kumanda edemedi...
Beni eşsiz dostlukları ve sohbetleriyle besleyen NECİP FAZIL KISAKÜREK, CEMİL MERİÇ, EROL GÜNGÖR, AHMET ARVASİ, GALİP ERDEM ağabeylerin aziz ruhları önünde saygıyla minnetle eğilirim.

TÜRKÜN RUH KÖKÜNE SADIK HÜR TEFEKKÜRÜN KALESİ BU ZAMAN , FİKİR VE İLİM ADAMLARI AYNI ZAMANDA GERÇEK BİRER DOST VE ARKADAŞTILAR. RUHLARI ŞADOLSUN.
Lutfu Sahsuvaroglu
Lütfullah dergi parasını zarfa üstada uzatır. Necip Fazıl, "Lütfullah, nerede bunun küsüratı?.."
"Üstadlar küsüratla uğramaz!" deyip cevabı yapıştırdım. Böyle bir cevap verebileceğimi ben bile tahmin edemiyordum...
Üstad kroşe bir yumruk yemiş gibi oldu bir an. Ama hemen toparladı ve bu sefer başka türlü keyiflendi.
Dudaklarını büzerek, "İŞTE ÇEYREK ASIRDIR BEKLEDİĞİM CEVAP BU!" dercesine başını salladı.
Suçlayıcılar aslında yükseldiklerini sanırken gerçek zamanı kokutmakta ve alçalmaktadırlar.
Bir saman kağıdından kopya almanın dışında bu talkitciler hiçbir şey yapmamaktadırlar.

Devrim diye yaptıkları da masaldan ibarettir ve yeniye tahammülleri yoktur.
Ne yazık ki bu solmaz, pörsümez yeni, çirkine mahkum edilmiştir.
Bir gün hesap görülecek ve gerçek inkılâp zuhur edecektir.

Öylesi bir genç adam, sürekli kendi kendine "Ben neyim ve bu hal neyin nesi?"
sorusunu soracaktır. Sonsuz varlık muhasebesini yapacaktır.

Cemiyet, yok edilen ruhu ve yok eden güruhuyla tahlile muhtaçtır; kurtarılmayı, kendi öz benliğine döndürülmeyi beklemektedir. Şairde bu cemiyetin rahminde bir doğum sancısıdır. Böyle bir doğum aynı zamanda mukaddes emanetinde taşıyıcısı okacaktır.

Artık oğul Mehmet' e güven aşılamalıdır. Nasıl ki dava, "büyük Doğu" cemiyetinin farkına vardığı mesaj olmuştur; Bu sefer içeride olan babanın evladına bir mesaj olmak gerekir. Mehmet sevinmelidir, babası eve dönse de dönmese de sevinmelidir. Zira bu tekerlek, tümsekte kalmayacaktır artık.

Gerçekten de Sakarya bu mukaddes emanetin yılmaz bekçisi seçilmiş millet, şanlı bir direniş göstermiş; suyu yokuşlara doğru akıtmayı bilmiş ve fakat sonradan yaptığı eldiven ve şapkadan ibaret inkılâp larla şanını ilerletememiştir...
Ülkücü delikanlı şu andaki manzarası:
İslâmiyet payını muhafaza etmekle beraber, için için ağırlık merkezini Türklük' te arar gibi.
İslâm ise ne pay verir ne pay alır; top yekün 'hep' ı ister ve onu bulamadığı yerde 'hiç' ı görür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ordusunu Arayan Kumandan
Alt başlık:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu'su
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051211824
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Necip Fazıl Kısakürek, yani üstad yani "Büyük Doğu" kurucusu, müşiri, başyazarı yani "Büyük Doğu" cemiyeti töre ağası yani "Büyük Doğu" ordusunun kumandanı; cumhuriyetle yaşıt olan sanat, fikir ve cemiyet hayatında çıkardığı dergiler, kurduğu cemiyetler ve etkilediği siyasetler göz önüne alındığında Türk düşünce tarihi, Türk siyaset tarihi, Türk edebiyat tarihi içinde vazgeçilmez bir konuma sahiptir. Onun 1976-1983 tarihleri arasındaki hayatında ben de vardım. "Büyük Doğu"nun son dönemecinde ve "Rapor"ların tamamında... Onunla Türk gençliğini bütünleştirecek, özellikle ülkücüler ve akıncılar mahfillerini "Büyük Doğu" yani tarihî olan hakiki büyük birliğe kalbedecektik. "Ordusunu Arayan Kumandan" olarak Necip Fazıl sanatkâr deruniliği ile siyaset yaratan kurmaylığını buluşturup Türk'ün ruh köküne dayanan yeni bir inkılap peşindeydi. Fakat ya orduları onu anlamadı yahut o, ordulara kumanda edemedi...

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Feyzullah adıgüzel
  • Emine Özge Yılmaz
  • Tunahan BAL
  • Halil KAPLAN
  • Elif Tavlı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%20 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%20 (1)