Ormanda Unutulan Askerler

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
88 gösterim
7 Aralık 1941 günü Filipinler’de çok önemli bir olay geçmişti. Bu olay, Amerika Birleşik Devletlerinin, Mihver Devletlerine karşı savaşa girmeyi kararlaştırmasına yol açacaktı.
Dörtyüzelli Japon bomba ve av uçağından oluşan bir hava armadası, Pearl Harbor’daki Amerikan deniz üssüne saldırdı, beş büyük zırhlıyı, üç hafif kruvazörü, yirmi kadar destroyerle refakat gemisini ve Deniz hava üssündeki dört yüz uçağın yarısını tahrip etti. Yerde yanaşık düzen hâlinde duran uçaklardan ancak birkaçı Japonlar’a karşı koymak için havalanabilmişti.

Saldırının Amerikalılar arasındaki bilançosu ikibindörtyüz ölü ve kayıptı.
Dünya savaş tarihinde eşi görülmemiş olan bu korkunç baskının sürükleyici öyküsünü yine «Savaş Romanları Serisi»'nin 4’üncü kitabı olarak John Toland’ın kıvrak ve akıcı üslûbuyla «Pearl Harbor Baskını ve Sonrası» başlığı altında okuyucularımıza sunmuştuk.»

Japonlar topu topu otuz uçak kaybetmişlerdi. Bu sayede de Pearl Harbor üzerine yaptıkları baskının bir eşini de, birkaç saat sonra, Filipinler’in başkenti Manila Üzerine yaptılar.

Amerika Birleşik Devletleri, tarihi boyunca bu denli korkunç bir sille yememişti. Amerikalılar kendi genelkurmaylarının nasıl olup da böylesine gaafil avlandığını bir türlü anlıyamıyorlardı. Çin’le Japonya arasındaki savaş başlayalı beri, yâni 1937'den beri Birleşik Amerika ]aponya'ya, muhtaç olduğu silâh ve cephanenin dörtte üçünü veriyordu. Japonya ise savaş bile ilan etmeden silâhlarını Amerika'nın üzerine çeviriyor, dünyanın en güçlü devletini çok utandırıcı bir duruma düşürüyordu.
Pasifik’teki Amerikan kuvvetleri artık felce uğramışlardı. Japonlar ise «Asya’yı Asyalılar’a geri vereceğiz» yolundaki istemlerini avazları çıktığı kadar bağırarak ilân ediyorlardı.

Japonlar’ın Çin’i işgal edişlerinden az sonra General Douglas MacArthur, Filipinler Topluluğunun Askeri Danışmanlığı’na atanmıştı. Yerli halktan toplayıp eğittiği, Amerikan deniz piyadeleriyle de güçlendirdiği yerli ordıı ile, takımadaların savunması işine devam etti. John Toland’ın kitabında da görebileceğimiz gibi, çok çetin ve kanlı savaşlardan sonra Corregidor’a çekildi. Buranın adı «zaptedilemez»e çıkmıştı. Generalin yanında Filipinler Cumhurbaşkanı Qnezon’la hükümet üyesi olan birkaç önemli kişi de vardı. Fakat onbeş ay sonra Corregidor da düşüyor; MacArthur o gün bugün meşhur olan «YİNE GELECEĞİM!» sözünü söyleyerek, Filipin takımadalarından ayrılıyordu.

Amerikan Komutanlığı bütün askerlere Japonlar’a teslim olmaları için emir verdi. Subaylar arasında da, askerler arasında da bu emre karşı gelenler oldu. Şimdi okuyacağınız serüvenin kahramanı olan Wendell Fertig de bunlardan biriydi. Mâden mühendisi olan Fertig uzun süreden beri Filipinler’e yerleşmişti. Takımadaların üçyüzbin kilometre olan yüzölçümündeki volkanik arazisini karış karış biliyordu. Mindanao, bu adaların en güneyde olanıydı. Amerikan ordusu teslim olurken Fertig burada, idi. Bu adanın köylerinde karşılaşacağı güçlükleri de biliyordu. Üçyüz yıl İspanyollar’ın, kırkiki yıl Amerikalılar'ın egemenliği altında kalan Mindanao, bu yüzden pek az değişmişti. Tarım yöntemleri Ortaçağ'dan kalmaydı. Köyler kazıklar üzerine oturtulmuş, palmiye yaprağından yapılma kulübelerden meydana gelmeydi. Bunlar güvenilir birer sığınak olamazdı. Adaların halkı çok karışıktı, Malezyalılar’dan, Negritolar’dan, Müslümanlar’dan, İspanyol melezlerinden oluşmaktaydı. Dil ve töreler bakımından ayrı ayrı oymaklara bölünmüş olan bu topluluklar, sırası geldi mi kendi aralarında da çarpışıyorlardı. Tek ortak yanları şuydu: Yenen Japonlarla olduğu kadar, yenik Amerikalılar'a karşı da kuşku duyuyorlardı.

Fertig kesin kararını verdi. Önünde iki seçenek vardı: Ya bir Japon toplama kampında ömür çürütecek; ya da yerlilerin ve içine dalacağı balta girmemiş ormanın, «cengelin» düşmanlığına karşı koyacaktı. O, ormana dalmayı yeğ buldu. Kafası işleyen, iradeli, sabırlı bir adamdı. Dış görünüşü sertti ama, çok insancıldı. Yorulmadan çalışıp çabaladı, çevresine partizanlar topladı, bölük pörçük de olsa direniş grupları meydana getirdi. Bir haber alma servisi kurdu. Bunun da son zaferin kazanılmasına büyük katkısı oldu. Fertig’in umutsuzluğa kapıldığı günler de oldu: «Üzerime aldığım iş gerçekten yararlı mı acaba? » Diye kuşkuya bile düştü. Fakat iki yıllık bir ölüm kalım savaşından sonra arkadaşlarıyla birlikte ülkesine onur kazandıran tarih sayfaları yazmayı başardı.

Başarılan kitap hâlinde yayınlanıncaya kadar adını Birleşik Amerika’da hemen hemen hiç kimse bilmiyordu. Washington ona general rütbesi vermeyi reddetti. MacArthur'u saran şan ve şeref hâlesi, onun dönüşünü hazırlayan «çeteciler»in ününü gölgeledi. Fakat Filipinlerde ve özellikle Mindanao'da, Wendell Fertig'in adı hep «doğru adam, dürüst adam, kurtarıcı kahraman» diye anıldı. Filipinler’in bağımsızlıklarını kazanalı otuz yılı aşkın bir zaman geçmiş bulunuyor. Ne var ki bugün bile yerliler «Kurtarıcı»yı hatırlasınlar diye, çocuklarına göbek adı olarak onun adını veriyorlar.
  • Baskı Tarihi:
    1978
  • Sayfa Sayısı:
    454
  • Orijinal Adı:
    Les Soldats Oublies De Mindanao (They Fought Alone)
  • Çeviri:
    Samih Tiryakioğlu
  • Yayınevi:
    Başkan Yayınları
  • Kitabın Türü:
Senem 
03 Şub 13:50 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Heyecanın her sayfada giderek arttığı bu kitabın son sayfalarına gelince şu cümle ile karşılaşıyorsunuz:
"Fertig'in Mindanao'daki serüveninin sonunu anlatmak, bu kitabın konusu dışındadır."
Devamında ise sadece:
"Fakat bu kitabı okuyarak tanıdıkları insanların sonradan ne olduklarını bilmek isteyenler için şunu söyleyeyim ki; Fertig'in emrinde çalışmış subayların çoğu, Mindanao adasının yönetiminde önemli görevler yapmaktaydı. Bu işlerin başına seçimle gelmişler, kurtuluş sırasındaki ekonomik felaketten ve seçilebilecek en kötü anda ulusal bağımsızlığa kavuşmanın yarattığı felaketli durumdan sonra, adanın bir ölçüde hızlı kalkınmasına yardımcı olmuşlardır.
Ya Fertig:
Fertig eşiyle birlikte Colorado'da yaşamaktadır. Gerilla harekatı üzerinde kendisine danışılmak için ara sıra Washington'a, Savunma Bakanlığı'na çağırılmaktadır. Colorado'daki çoğu kimseler savaş sırasında onun olağandışı bir serüven yaşadığını bilmektedir."
John Keats / Mindanao, Philadelphia, Ontario / 1958 - 1962

Kitaptan 12 Alıntı

Senem 
01 Şub 23:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

" -Bütün bilmek istediğim şu; ne halt edeceğiz?
Fertig cevap verdi:
-Elimizden gelen her haltı edeceğiz yalnız, teslim olmayacağız."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
01 Şub 21:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Önsöz
"Fertig kesin kararını verdi. Önünde 2 seçenek vardı: Ya bir Japon toplama kampında ömür çürütecek ya da yerlilerin ve içine dalacağı balta girmemiş ormanın (cengelin) düşmanlığına karşı koyacaktı. O, ormana dalmayı yeğ buldu. Kafası işleyen, iradeli, sabırlı bir adamdı. Dış görünüşü sertti ama çok insancıldı. Yorulmadan çalışıp çabaladı, çevresine partizanlar topladı, bölük pörçük de olsa direniş grupları meydana getirdi. Bir haber alma servisi kurdu. Bunun da son zaferin kazanılmasına büyük katkısı oldu. Fertig'in umutsuzluğa kapıldığı günler de oldu: "Üzerime aldığım iş gerçekten yararlı mı acaba?" diye kuşkuya bile düştü. Fakat iki yıllık bir ölüm kalım savaşından sonra arkadaşlarıyla birlikte ülkesine onur kazandıran tarih sayfaları yazmayı başardı."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Sayfa 1 - Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Sayfa 1 - Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
01 Şub 22:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Japonlar da büsbütün acımasız değillerdi hani. Savaş tutsaklarına sigara ikram ediyorlardı."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
01 Şub 23:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"-Bizim subayların onlara 'aptal herifler, zenci veletleri!' diye bağırdıklarını duydum. Bizim subayların kendi haklarında ne düşündüklerinden habersiz miydiler sanıyorsunuz? Hem bir adama 'aptal herif' diyeceksin, hem de senin için savaşmasını isteyeceksin, böyle şey olur mu? "

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
02 Şub 00:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Lanao'daki bu çeşitli halk toplulukları Batı yöntemlerine göre savaşmazlar. Pusu kurmaktan hoşlanırlarsa da, ölmekten korktukları için yapmazlar. Morolar gibi Müslümanlar da gözleri dönünce, kendileri de ölünceye dek dinsiz öldürmekten geri durmazlar. Bunlardan biri esir düştü de bir hastahaneye yatırıldı diyelim. Kendinde azıcık güç kuvvet bulunca hastabakıcıları öldürür. 38'lik beylik tabancanın mermisi böyle gözü dönmüş savaşçıların atılımlarını durdurmaya yetmediği için Amerikan ordusu 9,7'lik mermiler yerine 11,5'lik mermiler atan 45 modeli Colt tabancalarını taşımak zorundadır."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
02 Şub 23:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"-Bir ordunun görünüşüne ve davranışına sahip ola ola, sonunda biz de bir ordu olacağız."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
01 Şub 23:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"...
Birlikleri dağılıyor, askerleri kaçıyor, yaptığı tahribat boşa gidiyordu. Sözün kısası, hapı yutmuştu zavallı.
İnsan ömür boyunca hiç komutanlık istemeyip de meslek hayatını düşmana teslim olarak bitirirse; bu talihin çok acı bir cilvesidir!"

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
02 Şub 00:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Hedges bir iki açıklama yaptı:
-Bu dağlı Morolar yaşantılarını Kur'an'a göre ayarlarlar ama, bu işi cahil bir imamın yorumlarına uyarak yaparlar. Kur'an'ın buyruklarını da bu adama örümcek kafalı bir adam anlatmıştır. Onlar için her şey birden fazla kadın almak, köle kullanmak ve sertliğe başvurmaktan ibarettir.
Fertig:
-İyi ama, Kur'an'ın zorunlu kıldığı konukseverlik kurallarına uyarlar mı? diye sordu.
-Bizler çok sayıda oldukça, onlar da konukseverlik masalına inanacaklardır."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
Senem 
02 Şub 23:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"-Gideceği her yerde işin içyüzünü bilmeyen öteki gerillalar onu bizim habercimiz sanacaklar. Çünkü patron kendisi olsaydı, mektupları o götürmezdi."

Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)Ormanda Unutulan Askerler, John Keats (Başkan Yayınları / İstanbul-1978)
2 /