Orospu Kırmızı

·
Okunma
·
Beğeni
·
12,8bin
Gösterim
Adı:
Orospu Kırmızı
Yazar:
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056285547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liman Yayınları
Baskılar:
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Yüreklerinin en düşsüz yerinde
öyle apansız kalakaldım.
Ben kötüyüm, erdem kimin adı.
Bir bıçakla rüzgar sokarım içime
sonra iyileşeceğimi söylerim
Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim.
Az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum derim.

Dilsizim
babam da yok benim.
94 syf.
Eveet son zamanlar fazla önüme çıkan bir Umay Umay. Tuhaf kadın Umay Umay, yazdıklarıyla intihara kadar götürebilirmiş... Merakımı gidermek için en beğenilen kitabı olan “Orospu Kırmızı” kitabını okudum. Bitirdiğimde ortaya çıkan tek soru:

BEN NE OKUDUM?

Bütün kitap boyunca konunun ne olduğunu, hatta konuyu geçtim bir paragrafta bile cümleler arasındaki bağlantıyı anlayamadım.

Alıntılar yaptım evet güzel cümleleri vardı. Fakat ben öyle abartılacak hiçbir şey göremedim ortada.

Günümüzde bir kitap ne kadar anlaşılmazsa o kadar iyidir kavramı var. Tabii bir de sayfada ne kadar az söz varsa kitap o kadar güzeldir. Bu kitap da böyle popüler olmuş ve en çok da ismi yüzünden konuşulan bir kitaptan başka bir şey değil.

Ne mükemmel anlatım gördüm, ne bir duygu yükü, ne de intihara teşvik eden bir şeyler.

Belki ben anlamadım, ben ruhsuzumdur. Okuyup anlayan varsa beni de aydınlatsın. Mesela hemen bir örnek yazayım:

“Boşluğuna aşk düşürmek istiyorum. Atlar kadar hızlı, atlar kadar yavaş. Benim konçlanm ve botlarım var. Parçalarımı dolabımda saklıyorum. Uçamayacağım uzaklıkları ve bir de...... ; tango yapalım.”

Bu cümlelerle mi intihara kadar sürükleyecek?

Daha çok bir adama olan aşk üzerinde durmuş tek anladığım bu.
Eğer bu konu üzerinde kurulmuş kitap okuyacaksanız Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabını tavsiye ederim. Karşılıksız aşkın en güzel anlatımı. Böyle anlaşılmayan değil gayet açık ve insanın canını yakan türden.

Okuyarak bir şey kaybetmedim ama bir şey de kazanmadım. Aradaki aforizmalar dışında beğendiğim pek bir şey olmadı. Zaten 4 puanı da onlara verdim.

Okumayın demiyorum ama okuyun da demiyorum. Size bırakıyorum kararı. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar.
94 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
14 yaşında, KIRMIZI ELMA ŞEKERİ seven küçük bir kız çocuğu.

Kırmızı kurdele...
Kırmızı balık...
Kırmızı bayram pabuçları...
Bu küçük kız çocuğunun kırmızı dünyası bu kadardır.

14 yaşında tecavüze uğradığında başka kırmızı, KAN kırmızısı girer hayatına.
Ve silik, sevgisiz baba susar....
Anne “namusunu” kurtarmak için tecavüzcüsüyle evlendirir kızını.
Ne çocuk ne kadın... Arada bir yerde... Korkmuş ve çaresiz bir çocuk.

Kaçar evden çocuk!
Nereye?
Sokaklara...
Evsiz, kimsesiz, küçük bir kız çocuğu.
Buradan sonra neler olabileceğini tahmin edersiniz.
Dayak yiyerek, aşağılanarak, pis ellerin ve pis ağızların ortak malı olur o küçücük kız çocuğu.

Bir KIRMIZI RUJ büyütür onu.
Artık duygusuz, tepkisiz ve kalpsiz yaşamaya mahkum eder kendini.
Orospuluğu kabullenir.
FAKAT
Bir gün âşık olur birine, kurtulacağını sanır orospuluktan çünkü sevildiğini hisseder, temizlenecektir bu hayattan, her şeye yeniden başlayacaktır.
Kolay mı?
Zor!

Terk edilir.
Hayal kırıklığı, gözyaşları, sancılar.
Ve oturur kadın, 6 gün boyunca sevdiğine duygularını yazar. 6. günün sonunda bu hayattan ayrılmaya karar verir.
İntihardan başka çıkış bulamaz çünkü.
......

Bu kitap kısa kısa, birbiriyle ilgisiz, mantıktan uzaklaşan, eksiltili cümlelerle dolu çünkü bu cümleler bir zamanlar kırmızı elma şekeri seven şimdilerde kırmızı rujlu orospunun cümleleridir.
Yazar, yarattığı kahramanın ağzından, kahraman anlatıcının bakış açısıyla, zihinsel olarak dünyayla bağını koparmış ama çaresizce seven bir orospunun dilinden yazmayı tercih etmiş.
Konuyu anlamak için satır aralarına dikkat etmek gerekiyor, örtük bir anlatım tercih edilmiş.

Her karşıma çıktığında okumayı istediğim bir kitaptı, pişman değilim yine olsa yine okurum.

Son söz: Hiçbir kadın orospu olarak doğmuyor, onlar da küçükken beyaz gelinlik giyme hayalleri kuruyorlar.
Bir kadının mesleği orospuluk bile olsa hiçbir kadının yüzüne “orospu” diyerek kadın aşağılanmaya çalışılmamalı.
94 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şu Hikmet Anıl Öztekin de amma iyi yazar ya hu! Sözlere bak ya... Nasıl da böyle güzel yazıyor. Ben bu güne kadar nasıl okumamışım bu adamı!?
...
Zaman geçiyor Sabahattin Ali okumamı söylüyor abim. Okumuyorum. "O ne be?" diyorum. Ordan burdan birileri laf etmiştir onlara güvenip bende okumama kararı almışımdır. Zaman geçiyor çok sevdiğim başka bir insan Sabahattin Ali okumamı söylüyor. Okey diyorum. Okuyorum. Vaaaoov. Aman Allah'ım! Yıllardır aradığımı buldum. Benim yazarım, benim adamım işte bu. Hikmet Anıl mı? O ne be? Romantik müslümancılık falan olsa gerek. Kitap okumada amatör zamanlarımız tabi o sıralar daha küçüğüz. Hala küçüğüz de şuan ki yaşımdan daha küçüğüm. İlk okuduklarım arasında Hikmet Anıl var. Tabiki onu seveceğim. Başka kimseyi tanımıyorum ki. Tanımıyordum ki! Şimdi Sabahattin Ali'm var. Hikmet Anıl okuyanlara daha yolun var diyorum. Bazı arkadaşlarım "okuma" diyor. Başka bir şey demiyor. Ama okusunlar. Zamanla fark ederler asıl yazarların kimler olduğunu.
Ön yargılı okuyuşlarım devam ederken birileri Zweig i balon buldu. Onları da dinledim. Okumayı erteledim. Sonra okumaya karar verdim. Okudum. Hay beni bu yollara düşürenlerin ben!... Kimler yüzümden kimleri erteledim!


E zamanı gelmiş artık. Akışımda Umay Umay görüyorum sürekli. Okuyayım artık diyorum. Hadi canım! Kitabın adına bak yahu, Orospu Kırmızı!
Başka isim mi bulamamış sanki canım! Amma da boş bunlar. Yok yok. Bu sefer gaza gelmeyeceğim. Bugün sevgili Sude alıntı paylaşmıştı. Zamanı geldi diyip pdf istedim. Ve ilk Edip Cansever kitabımı bitirdikten hemen sonra Orospu Kırmızı'ya başladım. Ne de güzel başladım.

Yüreklerinin en düşsüz yerinde
öyle apansız kalakaldım.
Ben kötüyüm, erdem kimin adı.
Bir bıçakla rüzgar sokarım içime
sonra iyileşeceğimi söylerim
Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim.
Az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum derim.
Dilsizim
babam da yok benim.


Diye başladı sevgili Umay...
Kitabı beğenmeyenlerde varmış. Bırakalım =)

Yok, devam edeceğim. İki kişinin yıkılışının ardından ele alınıp okuyunca da çok fazla etki ediciydi. Kafa karışıklığı, duygular. Sitemler. Umay'cığım ... Kafa karışıklığın kafamı karıştırdı. Ama sevdim. Kitapları yavaş yavaş okumaya başlayınca ve gittikçe daha farklı yazarlarla tanışınca anlıyorum ki her yeni yazarda yeni bir tarzı seveceğim. Aklında bir sürü manyaklık var. Her şeyi yazmış diyebilirim. Ama sıkılmadım...

Kısa ve bir günde illaki bitiyor. Okumanızı tabiki tavsiye ederim. =)

Ah kırmızı :Dd


Kitap incelemem Orospu Kırmızı incelemesi değilde cidden "kitap" incelemesi oldu. Ama olsun eleştirilere takılmadan bir şeyleri ertelemeden kendiniz alıp okuyun
bu da şuracıkta dursun. :P
96 syf.
·7/10 puan
Aklından geçen her türlü -manyaklığı?- dilin süzgecinden geçirmeden yazmasının dürüstlüğü kaosa sebep olacak derecede.

Yaşamda yanımızdan usulca geçen, farkına varılmayan şeyleri, farklı bir bakışla, farklı bir hayatla, okura sunuyor Umay Umay.

Kitap boyunca alakasız duran cümlelerin daha uzaktan bakıldığındaki uyumu ve aforizmaları, okuru hissetmek-anlamak denklemine soktuğu için herkese hitap edecek bir kitap olmadığı kanısındayım. Yine de 94 sayfalık bir kitaba şans verilebilir.

~Artık özgürüm, öyle yalnızım ki...~
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Hareket vakti gelmeden kısa ve öz söyleyebileceğim, şarkıları kadar derin ve sarsıcı bir kitap olduğudur. Diğer kitapları da okunacaktır, düşmedim daha...
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Umay Umay söylenecek çok şey var ama doğru cümleler mi bilinmez. Mükemmel bir kadının mükemmel bir eseri.Okuduğunuz zaman cümlelerin altına çizicek ve o cümlelere hayatınızın bir noktasında tekrar hatırlayacaksınız. Şiddetle tavsiye ediyorum.
96 syf.
·7 günde
"Hayat, benden gizlendiğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?" Kitabin son kelimesi..

Okuma boyunca aforizma, fragman, şiirsel metin denkleminde gidip gelen kelimeler eslik ediyor bize. Kırmızı bir renk nasıl cinsiyetlestirilir, nasıl kadınsılastırılır iyi göstermiş.

Umay Umay' ı okumayi yetebildiginiz kadar yetmeye çalışın değerli okuyucular.
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aklından geçen her şeyi, süzgeçten geçirme gereği bile görmeden şuursuz bir dürüstlükle kağıda dökmeni sevmekle sevmemek arası ince bir çizgideyim Umay Umay. Yarattığın kaosa diyecek söz bulamıyorum ve belli bir yere yerleştiremiyorum zihnimde.

Sayfa sayısının azlığı kabullenilebilir;fakat,insan yine de koskoca sayfada beş kelimeden oluşan bir cümle ya da direkt beş-altı cümlelik bir paraf görünce dumur olmuyor değil. Sanırım tüm cümleleri yan yana getirsek 30 sayfada işi bağlardık.
Sayfa azlığı sebebiyle rahat okuyabileceğini düşünen büyük bir yanılgıya düşmüş olur. Çünkü kullandığı üslup buna pek müsade edecek gibi değil. Büyük puntolarla(!) yayınevinin yapmadığını ben yapmak istiyorum izninizle.
*Aşırı imgeye maruz kalacaksınız.*

Haz etmediğim bir diğer nokta ise, noktalama işaretleri kullanımıydı.Kesme işareti olması gereken yere virgül koymak,soru işaretini yok saymak nedendi? Bunun bir anlamı var mıydı? Varsa,neydi ve ben neden bunu anlamıyordum? Sorular,sorular...

Pek fena sayılmasam da muazzam bir imge çözümleyicisi olduğumu söyleyemem, belki bu yüzdendir beni ikilemde bırakması... Bu yüzden şimdilik seni arafta bekletiyorum Orospu Kırmızı.
96 syf.
·2 günde·4/10 puan
Yaşadığımız çevrede bazen fark etmediğimiz bazen göz ardı ettiğimiz nice farklı yaşamın olduğunu bir kez daha gözler önüne seren bir kitap. Farklı bir hayat farklı bir insan belki biraz da marjinal. Ancak kimse yaşama bakışı açısından yargılanamaz diye düşünmekteyim. Şahsen bana hitap eden bir tarzı olmadığı için ben çok beğenemedim. Umarım sizler beğenirsiniz.
Kızıyordum, artık kızmıyorum. Bir şey oldu epey önce, kimsenin beni öldüremeyeceğini fark ettim. Affedilmeyecek ihanetlere tanık oldum. Affetmeyeceğim. Affetmenin, ne büyük uyum isteği ve palavra olduğunu fark ettim. Çok uyumsuzmuşum. Azıcık uyayım diye, ne fedakarlıklar yaptım, geçmiş olsun, affedemiyorum, etmeyeceğim de. Korku kendi cehenneminde debelensin, benim cehennemim başka.
"Bir dilenci gibi yalvarıyorum yine de yanıt vermiyor sözcükler.
Sözcükler bana kazık attı...
Tek kelimeyle kazıklandım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Orospu Kırmızı
Yazar:
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056285547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liman Yayınları
Baskılar:
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Orospu Kırmızı
Yüreklerinin en düşsüz yerinde
öyle apansız kalakaldım.
Ben kötüyüm, erdem kimin adı.
Bir bıçakla rüzgar sokarım içime
sonra iyileşeceğimi söylerim
Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim.
Az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum derim.

Dilsizim
babam da yok benim.

Kitabı okuyanlar 1.001 okur

  • Tuğba Kesen
  • saudade
  • yazık
  • Dîlan
  • Zişan Çelebi
  • Açelya Kurtoğlu
  • Begüm Özlem Yaman
  • e
  • Gizem Aydemir
  • Samet Güzel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.8 (17)
9
%1.4 (4)
8
%3.7 (11)
7
%6.1 (18)
6
%1.4 (4)
5
%1.7 (5)
4
%2 (6)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)