Adı:
Orta Doğu Tarihi
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
760
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Emine Eminel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
"Bugünkü Orta Doğu'yu anlamak için dünkü Orta Doğu'yu bilmek gerek."

Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar, Orta Doğu'nun bugünkü hâlini nasıl aldığını, bölgeyi şekillendiren Amerikalı ve İngilizlerin hayat hikâyeleri üzerinden anlatıyor. Bu insanlardan kimileri son derece tanınmış insanlardır (T. E. Lawrence namıdiğer Arabistanlı Lawrence, Gertrude Bell namıdiğer El- Hatun, John Bagot Glubb namıdiğer Glubb Paşa, Harry St. John Philby namıdiğer Hacı Abdullah gibi), kimileri ise fazla tanınmazlar (Nijerya'nın ismini bulan Flora L. Shaw, Mısırlıların "Büyük Ayı"sı Sör Evelyn Baring, İsrail'in büyükbabası Sör Mark Sykes ve Irak'ın bölgesel yaratıcısı A. T. Wilson), bir kısmıyla ilgili tartışmalar ise aradan geçen onca zamana rağmen hararetli bir biçimde devam etmektedir (CIA'den Miles Copeland ve Pentagon'dan Paul Wolfowitz). Bu isimlerin tümü, adı bile Anglo-Amerikalılar tarafından belirlenmiş bu bölgedeki kralların sınırlarını çizdikleri ülkelerin başına geçmesini sağlamışlardır. Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar Orta Doğu'nun yaratılma sürecinde rol almış bu kişilerin yaşadığı iç çatışmalara, türlü nitelendirmelere ve önemli karakterler arasındaki ilişkilere yoğunlaşarak bugün Amerikalıların saplanıp kaldığı Orta Doğu'nun tarihini gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor.

Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar, Orta Doğu'nun yakın tarihini tüm yönleriyle öğrenmek, günümüzde bölgede yaşananları anlamak için mutlaka okunması gereken bir yapıt.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Fransa, Mavi Bölge olarak da bilinen Büyük Lübnan ve Suriye sınırları üzerinde doğrudan yönetim hakkına sahip olurken, İngiltere Bağdat'tan Hayfa ve Akka'nın içinde bulunduğu küçük bir kıyı yerleşim yerine kadar olan Kırmızı Bölge'deki Güney Mezopotamya üzerinde paralel haklar elde etti. İngiltere, aynı zamanda bu üç şehri demiryolu ile birbirine bağlama hakkını da aldı. Daha küçük Kahverengi Bölge içerisindeki Filistin ve Kutsal Topraklar üzerinde ise uluslararası yönetim hakkı olması ve konuyla ilgili detayların savaş sonrasında konuşulması kararlaştırıldı. Taraflar arada kalan oldukça geniş topraklarda oluşturulacak "Bağımsız Arap Devletini ya da Arap Devletleri Konfederasyonunu tanıyıp korumayı" da kararlaştırmışlardı. Söz konusu yeni oluşumun bir Arap reisin hükümdarlığı altında Musul ile birlikte iç bölgelerdeki tarihsel şehirler olan Şam, Halep, Humus ve Hama'yı (Gibbon'un sözleriyle Haçlıların hiçbir zaman fethedemedikleri ünlü bölge) da içine alan geniş topraklarda kurulması planlanıyordu. Bu farazi Arap devleti, ilerleyen aşamalarda İngiliz ve Fransızların "Arap Devleti ya da Arap Devletleri Konfederasyonu tarafından istendiği takdirde, danışmanlar veya dışişleri görevlileri atayabilme" özel hakkına sahip oldukları, dolaylı etki alanlarına bölünecekti
1927'de Fırat Nehri civarında seyahat eden (ilerleyen sayfalarda tanıyacağımız) Glubb Paşa, Faysal yandaşlarının güç kazanmasını
sağlayan 1920 ayaklanmasında rolü olan Şii aşiret liderlerinden biriyle karşılaşır. Glubb'un o günkü gözlemine göre, Irak'ın artık "bir
hükümeti, bir anayasası, bir parlamentosu, bakanları ve memurları" vardır. O halde daha ne isteyebilirler? Aşiret lideri, acı bir ses tonuyla yanıtlar: "Evet, fakat hepsi yabancı aksanlarıyla konuşuyor!"Irak, Milletler Cemiyeti' ne katılımı üzerine dini azınlıkları koruma sözü verir. Ancak 1933'te Kral Faysal'ın ölümünün ardından Irak birlikleri, Musul'da yaşayan ve kadim bir cemaat olan Süryani Hıristiyanların katliamından, haklı olarak sorumlu tutulacaklardır.
Sör Mark, Picot' nun ayak dirediği Suriye ve Irak'ta Kral Hüseyin'in oğullarının tahta geçmesini öngören yeni bir protokol bile önerir: "Bu tarz bir düzenlemenin söz konusu bölgelerdeki nüfusun istekleriyle her zaman bir uyum içerisinde olması koşulunu da öne sürerek, Churchill'in Irak ve Ürdün için düşündüğü krallık idaresini önceden sezinler. Kısacası, savaş sonrası düzeninin nihai ana hatları, Sykes' ın kafasında çözülmeyi bekleyen tek bir istisna dışında filizlenmiştir bile: Filistin!
Kesin olan bir şey varsa o da Mark' ın sıradan bir çocukluk dönemi geçirmediğiydi. Öteki İngiliz oğlan çocukları kalelere, zırhlara ve şövalyelere hayran kalabilirlerdi, fakat genç varis hayranlığın ötesinde, Sledmere'deki geniş çimenlikte, on ayak uzunluğundaki kare burçları, hilalleri, siperleri ve toplarıyla, Fransız askeri mühendis Sebastien Vauban tasarımına dayanan bir model kale inşa ettirmiştL Mark' ın mahalledeki gençlerle gerçekleştirdiği, on yedinci yüzyıl kuşatmasının vurucu tekran olan Cumhuriyetçilerio veya şövalyelerin rol aldığı kostürnlü savaşlar, çimenlik alanı adeta çiğneyip geçiyordu. Diğer gençler geçmişi hayal edebilirlerdi; fakat Mark, hayalin ötesinde Tudor dönemine kadar uzanan aile el yazmalarını inceleyebilecek imkana sahipti. Öteki gençler, Victoria dönemine özgü örtülü cinsellik dünyası hakkında meraklanabilirlerdi. Ama Mark, Sledmere'deki derleme kütüphanede, Richard Surton'un notlarını ve yine Surton'un Arabian Nights (Binbir Gece Masalları) çevirisinin sonuna iliştirdiği herkesin "Şark" olarak tanımladığı erotik tasvirleri içeren "Nihai Makale"yi okuyabilirdi
20. yüzyılın büyük bir kısmında -1979 devriminden önceki kısmı İran' ın hikayesi, aslında, iki "Pehlevi Şahı" nın ve onların petrol kaynakları tükenmeden tüm dış müdahalelere ve içteki dini muhalefete rağmen İran'ı yenilikçi ve modern bir devlete dönüştürme girişimlerinin hikayesidir. 1953 öncesinde, dış müdahale İngiltere ve Rusya'dan gelmişti; ardından Amerika da onlara katılacaktı.
Siyonizm, temsili olarak, 1896'da, Dreyfus Davası sırasında Viyanalı gazeteci ve oyun yazarı Theodor Herzl tarafından Paris'te alelacele yazılan Yahudi Devleti ile yeniden doğmuş bir harekettir.
Eğer bugüne kadar herhangi bir başlangıcı ilahi bir şey şekillendirmişse bu, günümüz lrak'ının unutulmuş babası Sör Arnold Talbot Wilson için kesinlikle geçerlidir. Siyah gözleri, 1 ,82'lik boyu, çevresine hakim duruşu ve bakışıyla Wilson; tüm ihtişamı ve deliliğiyle"Emperyal Fikri " erkenden benimsemiş ve son zamanlarına kadar bu fikre sadık kalmıştır. 1940'daki ölümünden kısa bir süre önce Wilson, inancını, sanki mezar taşının yazısıymış gibi tekrarlayacaktır: "I. Dünya Savaşı' ndan önce, benim kuşağım seferber edildikleri amacın yüceliğine inanmış adamlara hizmet etti ve bizler onların inancını benimsedik. Onlar rahiplerdi ve bizler de mutlulukla çalıştığımız ve gerektiğinde onun için öldüğümüz bir tarikatın ( Pax
Britannica, Ingiliz Barışı) rahip yardımcılarıydık. Curzon, en nihayetinde bizim sözcümüzdü; Kipiing ise yüce gönüllü ilham kayna­ğımız ... İncillerimizi okuduk; birçoğumuz hayatını dolu dolu yaşadı, sevdi, bolca güldü. Fakat hepimiz, gelecekte yaptıklarımızla yargılanmamız gerektiğini biliyorduk.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Orta Doğu Tarihi
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
760
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Emine Eminel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
"Bugünkü Orta Doğu'yu anlamak için dünkü Orta Doğu'yu bilmek gerek."

Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar, Orta Doğu'nun bugünkü hâlini nasıl aldığını, bölgeyi şekillendiren Amerikalı ve İngilizlerin hayat hikâyeleri üzerinden anlatıyor. Bu insanlardan kimileri son derece tanınmış insanlardır (T. E. Lawrence namıdiğer Arabistanlı Lawrence, Gertrude Bell namıdiğer El- Hatun, John Bagot Glubb namıdiğer Glubb Paşa, Harry St. John Philby namıdiğer Hacı Abdullah gibi), kimileri ise fazla tanınmazlar (Nijerya'nın ismini bulan Flora L. Shaw, Mısırlıların "Büyük Ayı"sı Sör Evelyn Baring, İsrail'in büyükbabası Sör Mark Sykes ve Irak'ın bölgesel yaratıcısı A. T. Wilson), bir kısmıyla ilgili tartışmalar ise aradan geçen onca zamana rağmen hararetli bir biçimde devam etmektedir (CIA'den Miles Copeland ve Pentagon'dan Paul Wolfowitz). Bu isimlerin tümü, adı bile Anglo-Amerikalılar tarafından belirlenmiş bu bölgedeki kralların sınırlarını çizdikleri ülkelerin başına geçmesini sağlamışlardır. Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar Orta Doğu'nun yaratılma sürecinde rol almış bu kişilerin yaşadığı iç çatışmalara, türlü nitelendirmelere ve önemli karakterler arasındaki ilişkilere yoğunlaşarak bugün Amerikalıların saplanıp kaldığı Orta Doğu'nun tarihini gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor.

Orta Doğu Tarihi: Kral Yaratanlar, Orta Doğu'nun yakın tarihini tüm yönleriyle öğrenmek, günümüzde bölgede yaşananları anlamak için mutlaka okunması gereken bir yapıt.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • gokhan
  • Cemile yılmaz
  • H.tugce
  • Evrim

Kitap istatistikleri