Ortak. Payda (Kırmızı-Yeşil, Yeşil- Kırmızı Denemeler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
18
Gösterim
Adı:
Ortak. Payda
Alt başlık:
Kırmızı-Yeşil, Yeşil- Kırmızı Denemeler
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Yayınları
Bu kitap nasıl oluştu? Biz bir ortak payda arıyorduk. Çelişkilerimiz ne kadar çok ve derin olursa olsun, mutlaka bir ortak paydamız olmalıydı. Aynı zamanda ve aynı coğrafyada yaşıyorduk. Birlikte yaşamanın bir yolunu bulmalıydık. Üstelik ortak paydamız olmayan noktalarda bile sabrı, tahammülü örgütleyemez miydik? Yani birlikte yaşamak bu kadar zor bir iş mi idi? Hem de 600 yıl süren bir imparatorluğun çoğul mirası içinden çıkıp gelen bir halk için. Öyle ki, tarihin bu en eski ve zengin uygarlıkları üzerinde yaşayan bir halk olarak eğer bunu başaramayacaksak, yazık bize! Biliyor musunuz, insan aynı yolda yan yana, elele mücadele verdikçe, hiç farkın avarmadan yokoluyor korkularının, kuşkularının birçoğu, O'nun pek de "Başka" olmadığını, aynen bizim gibi iki kolu, iki bacağı olduğunu, aynen bizim gibi korkuları, kuşkuları, sevinçleri, dertleri, üzüntüleri olduğunu -çok ayıp ama yeniden- keşfediyorsunuz. Şimdi de bu noktadayız işte. Sivil toplumun ortak paydalarını arayan çalışmada gene yan yanayız. Birbirimizin ne yazdığını okumadan yazacağız, bir başka kişi yanyana getirecek bakacak, acaba ikimizin düşüncelerinin ortak paydası var mı, varsa ne kadar, nereye kadar? Bu sorunun yanıtını ben de merak ediyorum doğrusu. Biri "İslam", öteki "Ateist" bu iki zıt kutup, dünya görüşleri ne kadar aykırı olursa olsun, insanların "İnsanlık" ortak paydasında buluşabileceğine ve ortak dertler için ortak çözümler bulunabileceğine örnek oluşturuyorlar.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
(...)

Suçun şahsiliğini, "Haksızlıklar kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalimlere karşı durmak gerektiğini" kabul edelim, sorun büyük ölçüde çözülür...
Abdurrahman Dilipak
Sayfa 30 - İnkılâp Kitapevi
(...)

- Adalet önünde eşitlik sağlanmalı.

- Torpil ve adam kayırmacılık son bulmalı.

- Devlet kaynakları eşit dağıtılmalı.

- Devletin herhangi bir gruba sırtını dayaması ya da organik bağ içine girmesinin önü alınmalı.

- Diyanet anayasal anlamda özerk bir kuruluş haline gelmeli.

- Daha önceki fişleme kayıtları derhal imha edilmelidir.

- Görevlendirmede liyakat ve ehliyet esas alınmalıdır.

- Çankaya ve TSK'daki akreditasyon sistemine dayalı ayrımcılığa son verilmelidir.
(...)

Kendini, etnik, dini, kültürel ve politik olarak, sosyal anlamda ifade etmesinin önündeki engeller kaldırılmalı, bu farklılıklar ve kamusal alanda varolma ve kamu görevi konusunda engel teşkil etmemeli, ayrımcılığa tabi tutulmamalı ve kamu görevinden ve eğitimden men edilmemelidir. Kamusal alanın herkesin kendine ait kimliği ile bir başkasına dayatmadan ve tehdit etmeden, genel ahlak, kamu sağlığı ve kamu güvenliğini bozacak açık ve yakın bir tehdit oluşturmadan, silahsız ve saldırısız, şiddete başvurmayacak bir şekilde varolma hakkını ifade etmelidir. Farklılığımız bir tehdit değil, kültürel zenginlik ifadesidir.
Abdurrahman Dilipak
Sayfa 31 - İnkılâp Kitabevi
...

Su da bir gerçek ki, biz ne doğduğumuz ana babayı, ne doğduğumuz zamanı ve ne de doğduğumuz toprağı seçtik... Belli bir zamanda, belli bir coğrayada belli bir ana babadan doğdu diye aynı durumdaki birileri tarafından Allah'ın takdirini sorgularcasına birilerine üstünlük ya da gerilik atfetmesini, onun haklarına sınırlamalar getirmeye kalkışmasını anlamak mümkün değildir.
Abdurrahman Dilipak
Sayfa 30 - İnkılâp Kitabevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ortak. Payda
Alt başlık:
Kırmızı-Yeşil, Yeşil- Kırmızı Denemeler
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Yayınları
Bu kitap nasıl oluştu? Biz bir ortak payda arıyorduk. Çelişkilerimiz ne kadar çok ve derin olursa olsun, mutlaka bir ortak paydamız olmalıydı. Aynı zamanda ve aynı coğrafyada yaşıyorduk. Birlikte yaşamanın bir yolunu bulmalıydık. Üstelik ortak paydamız olmayan noktalarda bile sabrı, tahammülü örgütleyemez miydik? Yani birlikte yaşamak bu kadar zor bir iş mi idi? Hem de 600 yıl süren bir imparatorluğun çoğul mirası içinden çıkıp gelen bir halk için. Öyle ki, tarihin bu en eski ve zengin uygarlıkları üzerinde yaşayan bir halk olarak eğer bunu başaramayacaksak, yazık bize! Biliyor musunuz, insan aynı yolda yan yana, elele mücadele verdikçe, hiç farkın avarmadan yokoluyor korkularının, kuşkularının birçoğu, O'nun pek de "Başka" olmadığını, aynen bizim gibi iki kolu, iki bacağı olduğunu, aynen bizim gibi korkuları, kuşkuları, sevinçleri, dertleri, üzüntüleri olduğunu -çok ayıp ama yeniden- keşfediyorsunuz. Şimdi de bu noktadayız işte. Sivil toplumun ortak paydalarını arayan çalışmada gene yan yanayız. Birbirimizin ne yazdığını okumadan yazacağız, bir başka kişi yanyana getirecek bakacak, acaba ikimizin düşüncelerinin ortak paydası var mı, varsa ne kadar, nereye kadar? Bu sorunun yanıtını ben de merak ediyorum doğrusu. Biri "İslam", öteki "Ateist" bu iki zıt kutup, dünya görüşleri ne kadar aykırı olursa olsun, insanların "İnsanlık" ortak paydasında buluşabileceğine ve ortak dertler için ortak çözümler bulunabileceğine örnek oluşturuyorlar.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hasan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%50 (1)
2
%0
1
%0