Örümceklerin Yuvalandığı Patika

·
Okunma
·
Beğeni
·
1505
Gösterim
Adı:
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750813306
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Örümceklerin Yuvalandığı Patika - Çocuklar İçin
İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino’nun, bundan 60 yıl önce yayımlanan ilk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika, ilk kez Türkçede" İtalyan edebiyatında özgün ve neredeyse tekil bir örnek olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika, elinden bırakamadan, bir solukta okunacak kitaplardan".

"Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum." diyen Calvino’nun bu kitabı, ileride onun nasıl hınzır bir yazar olacağının da habercisi aslında. Pin adında bir çocuğun gözünden savaş, inanç, öfke, kötülük, aşağılanma, düş kırıklığı üstüne yalın ve etkileyici bir metin olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika’nın 1964’te yapılan yeni baskısına yazdığı önsözde, Calvino çarpıcı saptamalar yapar: "burada, her şeyden önce, kitabın imgeleri ve sözleri, akışı, tonu, üslubu, umursamazlığı, meydan okuması yoluyla kendini göstermesi amaçlanmıştır. Daha konunun seçiminde, neredeyse tahrik edici bir özgüven sergileniyor. Kime karşı? Şunu söyleyebilirim: Eşzamanlı olarak iki cephede savaşmak; hem Direniş’i eleştirenlere, hem de kutsallaştırılmış, kusurlarından arındırılmış bir Direniş’i savunanlara meydan okumak istiyordum."

Sosyalist kahraman yaratmak, devrimci romantizm gibi kolay malzemeye tepkili Calvino şunları dile getirir: ‘Öyleyse, ben de size, içinde hiç kimsenin kahraman olmadığı, hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizan öyküsü yazacağım. ‘En alttakiler’in, lümpen proletaryanın dünyasını anlatacağım! (Benim için o zamanlar yeni bir kavramdı bu ve büyük bir keşif olduğunu sanıyordum. Anlatı için geçmişte en kolay malzeme olduğunu, öyle olmayı da sürdüreceğini bilmiyordum.) Ve bu, bütün yapıtların en olumlusu, en devrimcisi olacak! Zaten kahraman olan kişiden, zaten sınıf bilinci olan kişiden bize ne! Anlatılması gereken, oraya varış sürecidir! Bilincin berisinde tek bir birey kaldığı sürece, bizim görevimiz onunla, yalnızca onunla ilgilenmek olacaktır!’ Böyle düşünüyordum ve bu öfkeli polemikle yazmaya koyuldum; en candan dostlarım kabul ettiğim, aylarca ama aylarca bir tas kestaneyi ve ölüm tehlikesini paylaştığım, yazgıları için üstlerine titrediğim, gözlerini bile kırpmadan ölümü göze alışlarına, her türlü bencillikten arınmış yaşam tarzlarına hayran olduğum kişilerin yüz çizgilerini ve karakter özelliklerini çarpıtıyor, bunları sürekli tikleri, kaba ve gülünç kusurları olan maskelere dönüştürüyor, öyküleri üzerindeki bulanık alacakaranlıkları "gençlik saflığımla bunları ben bulanık alacakaranlıklar olarak hayal ediyordum" yoğunlaştırıyordum... Sonradan, yıllarca içimde taşıyacağım bir pişmanlık duyacaktım bu yüzden...
167 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
~PARTİZAN SAVAŞI~

Neden 60 yıl sonra Türkçeye çevrildi??

İtalyan edebiyatının önemli isimlerinden olan İtalo Calvino’nun ilk eseridir.İlk basımı 1947 yılıdır ama gözden geçirilip düzenlenip 1964 yılında yeni basımı esas alınmıştır.Yazar kısaca şöyle belirtiyor; “Belli bir nokta da, düzeltmeler yaptım çünkü çok kaba ya da çok aşırı bulduğum şeyler yazmıştım.”

Okuduğum en uzun ve en güzel ön sözlü kitap(19 sayfa).Yazar yapıtı hakkındaki düşüncelerini metin haline getirmiş.Okuduğum ilk Calvino kitabı ve son olmayacaktır.Site de sadece bir adet inceleme yapılmış ve o da kişinin kendi görüşü değil direk copy paste yapmış kişi, o yüzden inceleme yapılmamış olarak farz ediyor ve incelememin sizi okumaya teşvik etmesini diliyorum.Burada sadece 25 kişi okumuş bu beni üzdü doğrusu, çok güzel bir eser.

II. Dünya savaşı sonucu İtalya’nın içindeki iç savaştaki sokak çocuklarının ve işsiz güçsüzlerin kol gezdiği bir ortamda olayları anlatan Pin adındaki bir sokak çocuğunun savaş,inanç,öfke üzerine kurulu hayat hikayesi ve hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizanlık.
167 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kitap bitti ama bu kitabı sizlere nasıl yorumlamalı? bilmiyorum ki.
Neresinden tutsam birilerine çarpacağını hissediyorum. Narsist duvarlara değmeden. Ahlaki ve siyasi yönlerini fazla irdelemeden kısaca yazacağım.
Bu kitap Calvıno'nun yazdığı ilk kitap (1947) Kitabın 1964 tarihli yeni baskısı için yazar uzunca bir önsöz yazmış. Calvino’nun kendi yapıtı hakkındaki düşüncelerini ve genel olarak edebiyat anlayışını yazdığı harika bir önsöz.
Roman kahramanı Pin, fahişelik yaparak geçinen ablasıyla yaşayan bir sokak çocuğu. Terbiyesiz, ağzı bozuk, hani o annelerin çocuklarından uzak tutmak istedikleri çocuk tiplerinden. Pin'cik de büyüklerle takılıyor. Büyüklerin dünyasına sığınmak dışında bir şey gelmiyor elinden: Tıpkı çocuklar gibi ona sırt çeviren büyüklerin.
Kitap ikinci dunya savası sonrası İtalya'da Pin'in yaşadığı olaylar üzerine kurulu. Bir tarafta Faşistler ve Almanlar diğer tarafta ise bunlara direnen Partizan birlikler. Savaşın getirdiği yıkım. Olayların siyasi boyutundan çok sosyolojik boyutuyla ele alındığını, "Neden savaşır?" insan sorusunu etraflı şekilde cevaplamaya calıştığını söyleyebilirim. Bir çocuğun gözünden güveni, savaşı, öfkeyi, aşağılanmayı, düş kırıklıklarını bol bol irdeleyen bir kitap. Aslında bu romanla ilgili sayfalarca yazabilirim. Her karakter Calvino tarafından özenle yaralanıp, sakatlanmış. Buda okur için ayrı bir keyif tabi ki. Neyse fazla uzatmadan bana neler fısıldadığını bir iki cümleyle yazıp bitiriyorum.
İlki, Güven, günümüzde da en sakat konulardan birisi, yanında yamacındaki insanın egosu, çıkarları doğrultusunda hiç ummadığın biçimde, seni şaşırtacak şekilde ihanetleri olabilir. Yakınına insan seçerken bu konuda dikkat etmekte fayda var.
Diğeri nefret ve sevginin aynı güçte nefrete dönüşebileceğini aklının bir köşesine yaz.
168 syf.
·4 günde·6/10
Kitabı iki kelime ile özetleyecek olursam; İşte ve Şimdi, derdim.
Siyaset ve savaş konu olunca ben de Pin gibiyim açıkçası, anlayamıyorum nedenlerini.

Kitapları benimle dinlemek ister misiniz? Okuduklarımı yetinmeyip bir de yorumluyorum. Podcast Bir kitap bin hayat. ama tabi her yerde olduğum için de aşağıda linklerim. birinden birini takibe alın, her hafta buluşalım.

Youtube ; https://www.youtube.com/channel/UCbg_...

Spotify ; https://open.spotify.com/show/2u0H87r...

Soundcloud ; https://soundcloud.com/birkitapbinhayat (less)
167 syf.
·Puan vermedi
Ortam adamı Pin, yaşı küçük tecrübesi büyük, onun gözünden ikinci dünya savaşının son yılları, İtalyan direnişçiler, kazananlar kaybedenler vs. Savaşa, politikaya, inançlara, öfkeye, hayalkırıklığına dair kısa ama hayli derin roman. Bir kere okuyup ara verip tekrar tadını çıkara çıkara okumak lazım #italocalvino #örümceklerinyuvalandığıpatika #ikiyebölünenvikont #görünmezkentler
İnsan, çocukluk korkularını bir ömür boyunca içinde taşıyor.
Italo Calvino
Sayfa 129 - Yapı Kredi Yayınları, 5. Baskı, Çeviri: Kemal Atakay
"... Seni burada görünce, işte, diye düşündüm, hapislerde çürümeye başlamış bile. Çünkü adam bir kez hapsi boylamaya başlarsa, bir daha çıkamaz; bin kere dışarı salıverseler, bin kere hapse geri döner. Tabii, siyasi tutukluysan, iş değişir. Bak, bilsem, gençliğimde ben de siyasilerin safına katılırdım. Çünkü adi suç işlemekle hiçbir yere varamazsın ve az çalan hapsi boylar, çok çalan han hamam sahibi olur. Siyasi suç işlediğinde de, adi suç işlediğinde olduğu gibi, hapse girersin (kim suç işlerse, hapsi boylar), ama hiç olmazsa bir gün artık hapislerin olmadığı daha iyi bir dünyaya kavuşma umudun vardır. Bunu bana yıllar önce birlikte hapis yattığımız bir siyasi tutuklu söylemişti: Siyah sakallı bir adamcağız, sonra öldü. Çünkü ben adi suçlusunu da tanıdım, kaçakçısını da, vergi kaçıranını da, her tür insanı tanıdım, ama siyasi tutuklular kadar düzgün olanını görmedim."
Okumalar ve yaşam deneyimi, iki evren değil, tek evrendir. Her yaşam deneyimi, yorumlanabilmek için, belli okumaları gerektirir ve onlarla kaynaşır.
"..Ceza yasası yanlış. Ömrümüz boyunca neleri yapamayacağımızı yazmışlar:
Hırsızlık, adam öldürme, çalıntı mal satın alma, gasp.

Ama insanın belli koşullarda, bunları yapmak yerine neler yapabileceği yazılmamış.."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750813306
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Örümceklerin Yuvalandığı Patika - Çocuklar İçin
İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino’nun, bundan 60 yıl önce yayımlanan ilk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika, ilk kez Türkçede" İtalyan edebiyatında özgün ve neredeyse tekil bir örnek olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika, elinden bırakamadan, bir solukta okunacak kitaplardan".

"Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum." diyen Calvino’nun bu kitabı, ileride onun nasıl hınzır bir yazar olacağının da habercisi aslında. Pin adında bir çocuğun gözünden savaş, inanç, öfke, kötülük, aşağılanma, düş kırıklığı üstüne yalın ve etkileyici bir metin olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika’nın 1964’te yapılan yeni baskısına yazdığı önsözde, Calvino çarpıcı saptamalar yapar: "burada, her şeyden önce, kitabın imgeleri ve sözleri, akışı, tonu, üslubu, umursamazlığı, meydan okuması yoluyla kendini göstermesi amaçlanmıştır. Daha konunun seçiminde, neredeyse tahrik edici bir özgüven sergileniyor. Kime karşı? Şunu söyleyebilirim: Eşzamanlı olarak iki cephede savaşmak; hem Direniş’i eleştirenlere, hem de kutsallaştırılmış, kusurlarından arındırılmış bir Direniş’i savunanlara meydan okumak istiyordum."

Sosyalist kahraman yaratmak, devrimci romantizm gibi kolay malzemeye tepkili Calvino şunları dile getirir: ‘Öyleyse, ben de size, içinde hiç kimsenin kahraman olmadığı, hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizan öyküsü yazacağım. ‘En alttakiler’in, lümpen proletaryanın dünyasını anlatacağım! (Benim için o zamanlar yeni bir kavramdı bu ve büyük bir keşif olduğunu sanıyordum. Anlatı için geçmişte en kolay malzeme olduğunu, öyle olmayı da sürdüreceğini bilmiyordum.) Ve bu, bütün yapıtların en olumlusu, en devrimcisi olacak! Zaten kahraman olan kişiden, zaten sınıf bilinci olan kişiden bize ne! Anlatılması gereken, oraya varış sürecidir! Bilincin berisinde tek bir birey kaldığı sürece, bizim görevimiz onunla, yalnızca onunla ilgilenmek olacaktır!’ Böyle düşünüyordum ve bu öfkeli polemikle yazmaya koyuldum; en candan dostlarım kabul ettiğim, aylarca ama aylarca bir tas kestaneyi ve ölüm tehlikesini paylaştığım, yazgıları için üstlerine titrediğim, gözlerini bile kırpmadan ölümü göze alışlarına, her türlü bencillikten arınmış yaşam tarzlarına hayran olduğum kişilerin yüz çizgilerini ve karakter özelliklerini çarpıtıyor, bunları sürekli tikleri, kaba ve gülünç kusurları olan maskelere dönüştürüyor, öyküleri üzerindeki bulanık alacakaranlıkları "gençlik saflığımla bunları ben bulanık alacakaranlıklar olarak hayal ediyordum" yoğunlaştırıyordum... Sonradan, yıllarca içimde taşıyacağım bir pişmanlık duyacaktım bu yüzden...

Kitabı okuyanlar 85 okur

  • Fuat Satar
  • Kübra Şahin
  • Neslihan A
  • Nisanur Ağan
  • Merve Çakırbay
  • Kader
  • Umut
  • Ebru Ince

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.6 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0