Adı:
Osman Gazi
Alt başlık:
Kara Osman
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
327
ISBN:
9786054599257
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
Pazarda Holifira’yı çekiştiren yardımcı kadın Orhan’ı gösterdi:

“Bu seni yine gözleriyle yedi bitirdi. Derim sana efendibabana söyleyelim diye”

“Bir aya kalmaz düğünüm var. Niye efendibabamın canını sıkayım ki? Bunlar göçer, baka bakar çeker gider. Bir kendine baksın bir de bize; biz hakikatiz onlar yalan.”

Mikail atını dörtnala Osman Beyin üzerine doğru sürerken nal seslerine kafasını çeviren Saltuk Alp’in gözleri Aydoğdu’ya değdiğinde Osman Bey atının yularına asılıp bir u dönüşü yaptı. Mikail’ de atının yularını çektiğinde yanlarındaydı.

“Duydum ki düğüne gidecekmişsiniz?”

“Hayretler içindeyim bunun için mi deli gibi at sürerdin?”

“E önemli ki uçarım; sizin için hazırladıkları ziyafeti haber vereyim dedim. Onca kumpas zahmet boşa mı gitsin? Bilecik tekfuru Yarhisar tekfuru ile birlikte kesenin ağzını açmış ne vakittir ellerini ovuştururlar. Sizi düğünden sağ çıkarmayacaklarmış. Ben dedim ki bunu kardeşim duyarsa belki Orhan’ın yüreğine düşürdüğü o güzeller güzeli Holifira’yı ganimet diye alırsınız dedim; ha ne dersin?”

“Allahh! Derim.”

Atıldığı gibi ona sarılırken adamları da coşkularından atlarını şaha kaldırmışlardı.

“O vakit hemen planlarımızı yapalım. Düğün vakti yaylağa çıkma vaktimize uyar. Ninelerimizin bir ikisi dışında hepsi birden hastalandı. Hoş, hasta olmasalardı ninelerim bile o hisarı alır o tekfurunda hakkından bir tamam gelirlerdi.”

Abdurrahman bir anda haykırdı:

“Bilecik duydun mu? Artık bize yad değil yar olacaksınnnnnnnn.”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osman Gazi
Alt başlık:
Kara Osman
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
327
ISBN:
9786054599257
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
Pazarda Holifira’yı çekiştiren yardımcı kadın Orhan’ı gösterdi:

“Bu seni yine gözleriyle yedi bitirdi. Derim sana efendibabana söyleyelim diye”

“Bir aya kalmaz düğünüm var. Niye efendibabamın canını sıkayım ki? Bunlar göçer, baka bakar çeker gider. Bir kendine baksın bir de bize; biz hakikatiz onlar yalan.”

Mikail atını dörtnala Osman Beyin üzerine doğru sürerken nal seslerine kafasını çeviren Saltuk Alp’in gözleri Aydoğdu’ya değdiğinde Osman Bey atının yularına asılıp bir u dönüşü yaptı. Mikail’ de atının yularını çektiğinde yanlarındaydı.

“Duydum ki düğüne gidecekmişsiniz?”

“Hayretler içindeyim bunun için mi deli gibi at sürerdin?”

“E önemli ki uçarım; sizin için hazırladıkları ziyafeti haber vereyim dedim. Onca kumpas zahmet boşa mı gitsin? Bilecik tekfuru Yarhisar tekfuru ile birlikte kesenin ağzını açmış ne vakittir ellerini ovuştururlar. Sizi düğünden sağ çıkarmayacaklarmış. Ben dedim ki bunu kardeşim duyarsa belki Orhan’ın yüreğine düşürdüğü o güzeller güzeli Holifira’yı ganimet diye alırsınız dedim; ha ne dersin?”

“Allahh! Derim.”

Atıldığı gibi ona sarılırken adamları da coşkularından atlarını şaha kaldırmışlardı.

“O vakit hemen planlarımızı yapalım. Düğün vakti yaylağa çıkma vaktimize uyar. Ninelerimizin bir ikisi dışında hepsi birden hastalandı. Hoş, hasta olmasalardı ninelerim bile o hisarı alır o tekfurunda hakkından bir tamam gelirlerdi.”

Abdurrahman bir anda haykırdı:

“Bilecik duydun mu? Artık bize yad değil yar olacaksınnnnnnnn.”

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • E.PALA

Kitap istatistikleri