Osmanlı Devleti Tarihi (18 Cilt-Tam Metin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Osmanlı Devleti Tarihi
Alt başlık:
18 Cilt-Tam Metin
Sayfa sayısı:
6296
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Üçdal Neşriyat
Avusturyalı Von Hammer Purgstall, büyük zorluklar içinde otuz yılda topladığı kaynaklara dayanan ve geniş bilgisi ile, daha önemlisi, tarafsızlıktan ayrılmadan büyük bir eser meydana getirmiştir.
Çeşitli dillerde yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en mükemmeli ve en muteberinin "Hammer Tarihi" olduğu üzerinde ittifak edilmiştir.
Gerek yabancı dilde, gerekse Türkçe|de yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en önemli kaynağı "Hammer" olmuştur.
Hammer, eserini Almanca yazmıştır. Almanca aslı on cilddir. Fransızca|ya onsekiz cilt halinde tercüme edilmiştir.
Biz de eseri onsekiz cild halinde neşredeceğiz. Tamamlama fırsatını bize bahşetmesi için Cenab-ı Mevla'ya niyaz ediyor, ilim erbabının, kültür ve Tarih dostlarının teşviklerini bekliyoruz...
6296 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Karen Armstrong
"Romalılar, Yunanlılar, ve Türkler Imparatorluk kültürü taşıyan milletler." Demisti.

Osmanlı böyle bir millet Roma'da yaşayanın tek ırkı Romalıydı Osmanlı'da Osmanlıydı. Bu sebepten dolayı Osmanlı 7 asır milletleri egemenliği altında kendi dil ve kültürlerine sahip yaşamalarına imkan vermiştir. Osmanlı'da esas olan ülkenin vatandaşı olmak idi.

Kayı obası hakkında fazla bilgi bulamazsın Osman Bey'in Osmanoğulları Beylerini kurana kadar o donem ki bilgilerde karanlıktır. Bu yüzden bazı kaynaklarda Ertuğrul Béy'in babası Gündüz Alp bazılarında Süleyman Şah'dır. Fakat Osmanlı, diğer Anadolu Beylikleri kendi aralarında savaşırken yönünü Bizansa çevirerek dikkat çekmiştir. Bu sekilde Müslüman Anadolu halkının desteğini alıp hızlı güçlenmiştir.

Osmanlı, inanç, kültür ve uygarlıkların beşiğinde; dünya coğrafyasının en stratejik bölgesinde doğmuş, büyümüş ve gelişmiştir. Yaşadığı çağda, kendi egemenlik alanındaki ulusların, her türlü inanç ve yaşayışlarının koruyucusu olmuştur. 624 senelik hayatında adalet ve hoşgörünün temsilcisi olarak tarihteki şerefli yerini almıştır. Iste bu şerefli tarih hakkında ömrü bitene kadar olan kısmı yazan J. Von Hammer Purgstall bizim tarhimize kapsamlı bir eser bırakmıştır. Onun ölümünden sonraki kısmı Ahmed Cevdet Paşa tamamlamıştır.
Hammer Tarihi. Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 1774 Küçük Kaynarca Andlaşmasına kadar olan dönemini kapsamaktadır. Hammer Tarihi. Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 1774 Küçük Kaynarca Andlaşmasına kadar olan dönemini kapsamaktadır. Tabiatiyle eserdeki kronolojik eksiklik J. Von Hammer'in (1774-1856) yılları arasında yaşamış olmasından kaynaklanmaktadır. Osmanlı Tarihi'nin Hammer Tarihi'nde yer almayan bilgi eksikliğini Merhum Ahmed Cevdet Paşa'nın 'Tarihi Cevdet"! tamamlamaktadır.
Büyük vukufu ile gerek Mehmed Ata. gerek Vecdi Bürün ve Refik Özdek dipnotlar halinde yerinde müdahalelerle okuyucularımızı yanılgıdan kurtarmaya çalışmışlardır.

Osman, Bey olduktan sonra, Karacahisardaki kiliseyi, camiye çevirdi. Bir imam, bir katip, bir de türlü işlere bakmak ve halk arasında doğan dâvâları hafta sonu olan Cuma günlerinde görmek üzere bir molla “kadı” seçti. Kayınbabası ve dört silah arkadaşı ile görüştükten sonra Edebali’nin öğrencilerinden Dursun Fakih’i imam yaptı. Pazarlarda din ve milliyet farkı gözetmeksizin düzeni koruma görevini de ona verdi.
Bir Cuma günü Germiyan Türk Beyi Alişir’in uyrukluğunda olan bir Müslüman ile Bilecik Rum komutanına bağlı bir Hıristiyan arasında çıkan kavgada Osman, haklı olan Hıristiyan’dan yana hüküm verdi. Bunun üzerine bütün ülkede Ertuğrul’un oğlu Osman’ın hak ve adalet severliği beğenildi ve halk arasında yayıldı. Bunun sonucunda halk Karacahisar pazarına daha çok rağbet etti.
Osman, iyi dostu ve silah arkadaşı Köse Mihal’in tavsiyesi ve yardımı ile Bolu yolu üzerinde ilk seferini yaptı. Yolda, Ertuğrul’un eski arkadaşı olup onları iyi tanıyan Samsa Çavuş’a rastladılar. O da onları Taraklı, Göynük ve Mudurnu kasabalarına götürdü. Buralardan aldıkları ganimetlerle Karacahisar’a döndüler.

Güzel bir yüze, manâlı ve hoş bir ses tonuna sahip bulunan Sultan Ahmed; kuşlara, lâlelere, karanfillere, ayna ve şenliklere büyük ölçüde merakı vardı. Öteki sultanlar iktidarı, ona sahip çıkan kadınlar, harem ağaları, valide sultanlara bırakmışlardı; Üçüncü Ahmed’in saltanatı döneminde, hiç değilse veziriazama bıraktı. Bu da bir hükümdar için övgü sebebidir.
Hazinenin en değerli mücevherlerinden biri olan ve merasim günlerinde padişah sorgucunu süsleyen 24 kıratlık büyük elmas, Eğrikapı yakınındaki bir gübre yığını üzerinde fakir bir adam tarafından bulunmuştu.
Adam bulduğu şeyin değerinden habersiz olduğundan onu üç kaşıkla değiştirdi. Elmasın yeni alıcısı onu bir kuyumcuya üç para karşılığında sattı. Fakat sonra onun daha değeri olduğundan şüphe ederek, alıcıdan çok yüksek bir para istedi. Anlaşmazlık kuyumcular reisine götürülünce kuyumcu, bir kese altın karşılığında elmasa sahip oldu.
Veziriazam elması adamdan zorla almak istediği sırada bir ferman yayınlandı ve elmas imparatorluk hazinesine intikal etti.
Çok geçmeden gerçek anlamda bir devlet adamı olduğunu isbat eden II.Abdülhamit gibi mahir bir siyaset oyuncusu, Avrupa'nın ezici bir vesayetinden korunmak için birçok kaçamak yolları bulmakta güçlük çekmiyordu.
«Piyade»farsça lâfzı,Avrupa lisanlarına üç şekilde dâhil olmuştur: «piyon», «pionie» satranç oyununda bir taşın İsmidir ki, Acemler « piyade» adını verirler(«Paytak». Arapçası «baydak»). Zâten «pây» kelimesi Rum, Lâtin, Fransız, İtalyan. İngiliz, Alman Lisanlarında (pus, fuss, foot, pieds. pied, pes) görülür. «Pion» (piyon) ve «pionie»den başka, «pieton» (piyeton) kelimesi farsça «piyade» lâfzının karşılığından (şekil olarak) başka blrşey değildir. Farsça «piyade» nln Türkçe mukabili «Yaya», yâni ekmek kesen demektir.
Sadrazam Koca Râgıp Paşa Sokollu ve Köprülülerin şan ve şöhretine ulaşamamıştır ama, hayatına bir göz atacak olursak onun da hemen hemen onlar kadar büyük olduğunu görürüz. Çünkü Râgıp Paşa, o güne kadar Osmanlı împaratorluğu'nu idare etmiş iki yüz kadar vezir-i âzam içinde «en âlim» kişi olmakla kalmıyor, bu imparatorluğun son büyük veziri, adına lâyık son vezir-i âzami sıfatını da hakkediyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Devleti Tarihi
Alt başlık:
18 Cilt-Tam Metin
Sayfa sayısı:
6296
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Üçdal Neşriyat
Avusturyalı Von Hammer Purgstall, büyük zorluklar içinde otuz yılda topladığı kaynaklara dayanan ve geniş bilgisi ile, daha önemlisi, tarafsızlıktan ayrılmadan büyük bir eser meydana getirmiştir.
Çeşitli dillerde yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en mükemmeli ve en muteberinin "Hammer Tarihi" olduğu üzerinde ittifak edilmiştir.
Gerek yabancı dilde, gerekse Türkçe|de yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en önemli kaynağı "Hammer" olmuştur.
Hammer, eserini Almanca yazmıştır. Almanca aslı on cilddir. Fransızca|ya onsekiz cilt halinde tercüme edilmiştir.
Biz de eseri onsekiz cild halinde neşredeceğiz. Tamamlama fırsatını bize bahşetmesi için Cenab-ı Mevla'ya niyaz ediyor, ilim erbabının, kültür ve Tarih dostlarının teşviklerini bekliyoruz...

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mir'ât-ı Cünûn

Kitap istatistikleri