Osmanlı Devleti'nde Askeri İstihbarat (1864-1914)

·
Okunma
·
Beğeni
·
94
Gösterim
Adı:
Osmanlı Devleti'nde Askeri İstihbarat
Alt başlık:
1864-1914
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057800497
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
İstihbarat ve istihbarat tarihi denince ilk akla gelenler gizli haber toplama faaliyetleri, insan istihbaratı, casusluk, karşı casusluktur. Devletin ülke içi ve dışında kendine tehdit gördüğü rakip devlet, kurum ve kişileri takibi veya onların yürüttüğü istihbarat çalışmalarına karşı koyma faaliyetleri. Oysa istihbarat sadece gizli kaynaklara dayanmaz, sadece haber toplamaktan ibaret değildir ve istihbarat çalışmalarına sivil alandan çok askerî harekâtta ihtiyaç duyulur.

Avrupa’daki önde gelen devletlerle aynı zamanlarda dış temsilciliklerine askerî ataşe kadroları açan Osmanlı Devleti, 1860’lardan itibaren gizli haber toplamaya dayalı ve geçici statüdeki casusluktan açık kaynak ağırlıklı haberlerin analizine dayalı pozitif istihbaratı benimser. İnsan istihbaratı ve gizli haber toplama çalışmaları sonlanmasa da, artık merkezde olan stratejik seviyedeki askerî tehditleri değerlendirmeye elverecek veri bankalarının doldurulmasıdır. karar verme süreçlerine destek olmaya başlar.

Doğrudan Osmanlı belgelerine dayalı bu çalışmada; Osmanlı Genelkurmayı ve yurtdışı askerî istihbarat ağının kendisi için yakın tehdit gördüğü devletlerin ordu ve donanmalarını nasıl izlediği, alınan haber ve bilgilerin stratejik karar alıcılarca nasıl değerlendirildiği, Balkan devletlerinin Osmanlı’ya karşı birleşik saldırı planları ile Rusların İstanbul’a İtalyanların Trablusgarp’a çıkartma projelerinin yıllar öncesinden nasıl takip edildiği soruları da cevaplanmaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
20. yüzyılın başında dahi, Osmanlı ordusu ve donanması ile ülkenin lojistik altyapısındaki yetersizlik, dış askeri istihbarat faaliyetleri çerçevesindeki haber toplama ve analiz çalışmalarının erken uyarı fonksiyonunu yerine getirmesinin önüne geçmiştir.
Casusluk temelli “herşeyi öğrenme/bilme” yaklaşımından, 1870’lerde artık kanıt temelli “keşfedici” istihbarat yöntemine geçildiği söylenebilir.
Trablusgarp, Osmanlı coğrafyasının saltanat merkezi İstanbul’un en uzak kısmı olduğundan her tür taarruza karşı kendi kendini müdafaa edecek bir hale koyması esastı.

Serasker Rıza Paşa
Trablusgarp savaşında alınan yenilgi ve sonrasındaki toprak kaybının Osmanlı İstihbarat zafından çok kara ve deniz kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetindeki diğer eksikliklerden kaynaklandığı söylenebilir.
İtalyanın Trablusgarp'ı ve Kuzey Afrika'yı işgal niyetleri olduğuna ilk dikkat çeken ilk Osmanlı zabiti, Roma Ateşenavali Kolağası Rıza Efendi'dir.
Bir ülkede iki sene ataşenevallik yapıp hala oranın mahalli lisanına vakıf olmayanlar lisanını bildikleri yere tayin edilmeyecekti. (madde 2)
Modern genelkurmay kurumunun en gelişmiş örneği kabuk edilen ve 1880 sonrasında aralarında Osmanlı Devleti’nin de bulunduğu pek çok devlet için model olmuş Alman genelkurmay ının ilk ateşe talimatnamesi 1890 tarihidir.
Sultan Abdülhamid hatıratında, "Yabancı devletler, kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir istihbarat teşkilatı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. İşte düşmanlarımın jurnalcilik dedikleri teşkilat budur." ifadeleriyle Yıldız İstihbarat Teşkilatı'na neden ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Devleti'nde Askeri İstihbarat
Alt başlık:
1864-1914
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057800497
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
İstihbarat ve istihbarat tarihi denince ilk akla gelenler gizli haber toplama faaliyetleri, insan istihbaratı, casusluk, karşı casusluktur. Devletin ülke içi ve dışında kendine tehdit gördüğü rakip devlet, kurum ve kişileri takibi veya onların yürüttüğü istihbarat çalışmalarına karşı koyma faaliyetleri. Oysa istihbarat sadece gizli kaynaklara dayanmaz, sadece haber toplamaktan ibaret değildir ve istihbarat çalışmalarına sivil alandan çok askerî harekâtta ihtiyaç duyulur.

Avrupa’daki önde gelen devletlerle aynı zamanlarda dış temsilciliklerine askerî ataşe kadroları açan Osmanlı Devleti, 1860’lardan itibaren gizli haber toplamaya dayalı ve geçici statüdeki casusluktan açık kaynak ağırlıklı haberlerin analizine dayalı pozitif istihbaratı benimser. İnsan istihbaratı ve gizli haber toplama çalışmaları sonlanmasa da, artık merkezde olan stratejik seviyedeki askerî tehditleri değerlendirmeye elverecek veri bankalarının doldurulmasıdır. karar verme süreçlerine destek olmaya başlar.

Doğrudan Osmanlı belgelerine dayalı bu çalışmada; Osmanlı Genelkurmayı ve yurtdışı askerî istihbarat ağının kendisi için yakın tehdit gördüğü devletlerin ordu ve donanmalarını nasıl izlediği, alınan haber ve bilgilerin stratejik karar alıcılarca nasıl değerlendirildiği, Balkan devletlerinin Osmanlı’ya karşı birleşik saldırı planları ile Rusların İstanbul’a İtalyanların Trablusgarp’a çıkartma projelerinin yıllar öncesinden nasıl takip edildiği soruları da cevaplanmaktadır.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Mustafa Fehim ÇARDAK
  • Körüg
  • Dr. Öğr. Ü. Filiz Yıldırım
  • Minerve
  • Güven
  • Kitap sever
  • Emirhan Taşgın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (3)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0