Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek

·
Okunma
·
Beğeni
·
69
Gösterim
Adı:
Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek
Baskı tarihi:
27 Nisan 2009
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944125772
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
İlk baskısı İngilizce yapılan ve 2008 yılının mayıs ayında Los Angeles'ta düzenlenen Benjamin Franklin Ödüllerinde "yılın en iyi tarih kitabı" ödülünü kazanan, kapak ve tasarım branşında da finalist olan bu görkemli eser, Osmanlı kadını hakkında 19. yüzyıldan itibaren oluşmuş menfi intibaları inceliyor ve değişik vesilelerle Osmanlı coğrafyasında uzun süreler yaşamış olan Lady Montague, Julia Pardoe ve Lucy Garnett gibi Batılıların gözlemlerinden yola çıkarak bu intibalara insaflı bir tarzda cevap veriyor. Önyargılı Oryantalist bakış açısına sahip olanlar kendi fantezilerinin prizmasından baktıkları (ama göremedikleri) Türk kadınını hayal ürünü fantastik harem sahneleri içerisinde, egzotik, miskin ve baştan çıkarıcı gibi yakışıksız ifadelerle tasvir ederken, harem ortamını görme imkânı bulmuş ve kadının toplumdaki konumunu incelemiş olan insaflı Avrupalı gezginler ise asil ve zarif olarak tarif etmişlerdir. 19. yüzyıldan itibaren ortaya çıkan feminist akımlar tam kavrayamadıkları harem hayatını kadını erkeğin kölesi yapan bir müessese olarak görürken, Montague, Garnett gibi gezginler ise Osmanlı kadınını tüm dünya kadınları içerisinde en hür kadın olarak gözlemlediklerini ifade etmişler ve bu iddiaları reddetmişlerdir. Aslı Sancar, bu eserinde Osmanlı döneminin özellikle son dönemlerinin tasvir edildiği yağlıboya resimler, gravürler ve mekân fotoğrafları eşliğinde Osmanlı kadını ve harem hayatını gözler önüne seriyor. Sancar, Osmanlı kadınının toplum ve aile içinde çok itibarlı bir statüye sahip olmasının yanı sıra, zarafet ve estetik yönüyle kendi tabiatına ait değerleri en üst seviyede temsil ettiğinin altını çiziyor. Osmanlı hukukunda kadının geniş haklara sahip olduğunu ve gerektiğinde mahkeme yoluyla hakkını aramasını bilen bir özgüvenle hareket ettiğini vurgularken bu yönleriyle başka toplumlarla mukayese edilemeyecek bir seviyede olduğunu dikkatlere sunuyor. Ottoman Women: Myth and Reality (Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek) görkemli resimlerle ve Osmanlı sanatından örneklerle bezenmiş cıvıl cıvıl sayfalarıyla tarihe parlak bir projektör tutuyor. Osmanlı kadını özelinde dengeli bir insan ve kul olmaya dair günümüz insanına bir rol model takdim ediyor.
191 syf.
·33 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir Osmanlı hayranı olarak tek kelime ile diyebilirim ki; muazzamdı.
Elinize aldığınızda ansiklopedik bir kitap gibi gelebilir lâkin akıcı uslübu söz konusu.
Kitabın muhtevâsından önce mest olduğum tasarımdan bahsetmek isterim.

Renklendirilmiş sayfalar, zarif işlemeler, osmanlı albümleri, çizimler fevkalâde. Her sayfada ayrı bir motif, ayrı bir tezhip, apayrı bir sanat.
Parmaklarınızla gezinirken sayfalarda, dokunurken gözlerinizle hoş bir hissiyat peydâ oluyor. Nasıl güzel.

Kitabın başlangıcında Avrupa'nın zannettiği o efsaneler yine Avrupa'lı kadın seyyahlar tarafından bizzat hakikatiyle aktarılıyor.
Osmanlı'da kadının yeri, günlük yaşantısı, harem hayatı, inancı, öğrenimleri, hukukî hakları vs. herbir ayıntı ince ince anlatılmış. Öyle ki evinin içinden, kullandığı eşyalardan, sandığına koyduğu çeyizlere varana kadar tek tek anlatılmış. Tüm bunlardan dikkatimi en çok çeken husus saygınlığı, hürmeti, edebi, ikramı oldu.

Okurken günümüzle mukâyese etme hatasına düştüm. Ah nerde o zamanlar/insanlar...
Bazı sayfalar hüzünlendirdi, çünkü elde vardı; sıfır.

En azından ecdâda bakarak böyle bir devletin mirasıyız diye emânete sahip çıkabiliriz. Gönlümden herkesin okuması geçse de yalnızca nasîbi olan okuyacak bu kitabı.
O vakit.
İstifâdeli okumalar dilerim.
" Keyif ve dinlenme günü dendi mi kişiler arasında ne makam mevki farkı kalır ne de ayrıcalıktan doğan bir üstünlük... Herkes aradığı hoşnutluğu bulacağından emindir, üstelik bunu bulmak için çeşitli sebepleri bir araya getirmek de gerekmez, pırıl pırıl bir gökyüzü, hoş kokular taşıyan bir hava, güzel bir manzara yeterse artar..."
Miss Julia Pardoe:
"... Doğu'nun kadınlarına acımak Avrupa'da moda halindedir ama bu kadar yanlış bir duygu gösterisi olsa olsa onlara acıyanların kendi cehâletindendir..."
...Hem padişah haremlerinde hem de evlerin haremlerinde kayınvalide son derece kıymetli tutulur, haremin diğer üyeleri ona büyük hürmet gösterirdi. Kayınvalidenin bu ayrıcalıklı konumu Kur'ân-ı Kerim'deki "rahimlere hürmet" emrine dayanabilir. Osmanlılar bu emre harfiyyen riayet etmiştir...
"Türklerin temel vasıflarının en güzellerinden bir tanesi de kendi varlık sebepleri olan kişiye gösterdikleri ihtimam ve hürmettir. Anne yol gösteren bilgedir. Ona danışılır, ona dert yanılır, onun söyledikleri büyük saygıyla dinlenir, işler onun kararına bırakılır, son saatine kadar el üstünde tutulur, vefatından sonra da büyük bir sevgi ve hasretle anılır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek
Baskı tarihi:
27 Nisan 2009
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944125772
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
İlk baskısı İngilizce yapılan ve 2008 yılının mayıs ayında Los Angeles'ta düzenlenen Benjamin Franklin Ödüllerinde "yılın en iyi tarih kitabı" ödülünü kazanan, kapak ve tasarım branşında da finalist olan bu görkemli eser, Osmanlı kadını hakkında 19. yüzyıldan itibaren oluşmuş menfi intibaları inceliyor ve değişik vesilelerle Osmanlı coğrafyasında uzun süreler yaşamış olan Lady Montague, Julia Pardoe ve Lucy Garnett gibi Batılıların gözlemlerinden yola çıkarak bu intibalara insaflı bir tarzda cevap veriyor. Önyargılı Oryantalist bakış açısına sahip olanlar kendi fantezilerinin prizmasından baktıkları (ama göremedikleri) Türk kadınını hayal ürünü fantastik harem sahneleri içerisinde, egzotik, miskin ve baştan çıkarıcı gibi yakışıksız ifadelerle tasvir ederken, harem ortamını görme imkânı bulmuş ve kadının toplumdaki konumunu incelemiş olan insaflı Avrupalı gezginler ise asil ve zarif olarak tarif etmişlerdir. 19. yüzyıldan itibaren ortaya çıkan feminist akımlar tam kavrayamadıkları harem hayatını kadını erkeğin kölesi yapan bir müessese olarak görürken, Montague, Garnett gibi gezginler ise Osmanlı kadınını tüm dünya kadınları içerisinde en hür kadın olarak gözlemlediklerini ifade etmişler ve bu iddiaları reddetmişlerdir. Aslı Sancar, bu eserinde Osmanlı döneminin özellikle son dönemlerinin tasvir edildiği yağlıboya resimler, gravürler ve mekân fotoğrafları eşliğinde Osmanlı kadını ve harem hayatını gözler önüne seriyor. Sancar, Osmanlı kadınının toplum ve aile içinde çok itibarlı bir statüye sahip olmasının yanı sıra, zarafet ve estetik yönüyle kendi tabiatına ait değerleri en üst seviyede temsil ettiğinin altını çiziyor. Osmanlı hukukunda kadının geniş haklara sahip olduğunu ve gerektiğinde mahkeme yoluyla hakkını aramasını bilen bir özgüvenle hareket ettiğini vurgularken bu yönleriyle başka toplumlarla mukayese edilemeyecek bir seviyede olduğunu dikkatlere sunuyor. Ottoman Women: Myth and Reality (Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek) görkemli resimlerle ve Osmanlı sanatından örneklerle bezenmiş cıvıl cıvıl sayfalarıyla tarihe parlak bir projektör tutuyor. Osmanlı kadını özelinde dengeli bir insan ve kul olmaya dair günümüz insanına bir rol model takdim ediyor.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Münzevi Hilâl
  • Berfin Kayapınar
  • Beyza
  • Esas Adam

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0