Osmanlı Ordusunda Modernizasyon ve Demodernizasyon 1826-1918

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
14 gösterim
Kurulduğu 1299'dan 17. yy.'ın sonuna kadar, yaklaşık 400 yıl boyunca Avrupa'da yapmış olduğu hemen hemen tüm savaşları kazanan Osmanlı ordusu, ne oldu da 1683 tarihindeki II. Viyana kuşatmasından ve bu kuşatma sonrası ortaya çıkan, Osmanlı açısından dezavantajlı durumu resmiyete kavuşturan 1699 tarihli Karlofça Antlaşması'ndan sonra genelde Avrupa, özelde Batı Avrupa ordularına karşı yenilmeye başlamıştı?

Osmanlı'nın son iki-üç yüz yılına damgasını vuran ekonomideki gerileyiş, savaşlardaki yenilgiler, ordu ve toplumsal hayatın diğer alanlarındaki modernizasyon çabaları ve her şeye rağmen devletin sonuçta yıkılması, Rusya'nın bu süreçteki etkisi hesaba katılmadan anlaşılamaz.

Bu çalışmanın amaçlarından biri, Osmanlı ordusundan daha güçlü konumlara ulaşan -diğer tabirle modern bir hüviyet kazanan- Batı Avrupa ülke ordularının bu güce ulaşırken, ordunun idari yapısı ve hiyerarşisinde, savaştaki konumlanışında, ordunun hareketi ile savaşma kabiliyeti arasında kurulan bağlantıda ve en nihayetinde silahlanmasında yarattığı dönüşümü açıklamaya çalışmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitaptan 1 Alıntı

Hüseyin 
 17 Oca 04:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aydınlanma felsefesi, bu iki zemin üzerine oturmuştur: Giderek artan sermaye birikimi ve bu birikimi yönlendiren burjuvazinin gücü ile bilim felsefesi paradigması. Aydınlanma felsefesi, bu bilim felsefesi paradigmasını üst boyuta taşıyarak insan aklının doğaya ve topluma dair her türlü gerçekliğin bilgisini açığa çıkarmaya vakıf olduğuna vurgu yapmıştır.

Osmanlı Ordusunda Modernizasyon ve Demodernizasyon 1826-1918, Yücel Karadaş (Sayfa 10 - undefined)Osmanlı Ordusunda Modernizasyon ve Demodernizasyon 1826-1918, Yücel Karadaş (Sayfa 10 - undefined)