Osmanlı Tarihi 5. Cilt Nizam-ı Cedid ve Tanzimat Devirleri (1789 - 1856)

9,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
5 beğeni  · 
88 gösterim
Kitabın başlangıcı için aldığımız tarih 1789'dur. Bu tarih Osmanlı İmparatorluğu'nun mukadderatına olduğu kadar, İmparatorluğun komşu bulunduğu Batı dünyasının mukadderatında da bir dönüm noktasıdır. 1789'da Osmanlı İmparatorluğu "Nizam-ı Cedit: Yeni düzen" hareketi ile Batı medeniyetine yakınlaşmayı kesin olarak kabul etmiştir. Aynı tarihte Fransa büyük devrimi başlamış ve devletler bu devrimin Avrupa için ortaya attığı insan hakları problemi karşısında kalmışlardır.

Kitabın sonu için kabul ettiğimiz tarih Kırım muharebesinin sonunda imzalanan Paris andlaşmasının tarihidir: 1856. Bu tarih, taşıdığı önemden çok, Yakın-çğlar için yazılan Osmanlı tarihi serisinin cildinin sonu olarak alınmak geleneğinden ileri gelmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789751600172
  • Yayınevi:
    Türk Tarih Kurumu Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 4 Alıntı

Oğuzhan Afacan 
04 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İmparatorlukta Tanzimat Hareketine Düşmanlık
Rusya ile Avusturya liberal devlet düşüncelerine düşman oldukları için, İngiltere ile Fransa'dan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun meşrutiyet hükümetine benzer bir rejim kabul etmesini istemiyorlardı. Osmanlı İmparatorluğu teşkilat bakımından değilse bile içine aldığı türlü milletlerle, bir de bunlarla devlet arasında mevcut münasebetler bakımından, Rusya ile Avusturya'ya benziyordu. Osmanlı Devleti'nin meşrutiyet idaresini kabul etmesi, Avusturya ve Rusya'nın idaresinde bulunan milletler için bir örnek olabilirdi. Kaldı ki Tanzimat rejimi'nin Türkiye'yi içine düşmüş olduğu uçurumdan kurtarması ve kuvvetlendirmesi de kabildi. Bu ise Rusya ile Avusturya'nın Osmanlı İmparatorluğu aleyhindeki genişleme emellerine engel olacaktı. Tanzimat hakkında aynı düşüncede olmalarına rağmen Rusya ve Avusturya, Tanzimatın yürürlüğünü önlemek ve yahut faydasız kılmak için ayrı metodlara başvurdular.

Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 188 - TTK YAYINLARI)Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 188 - TTK YAYINLARI)

Filistin Cephesinde Alman bir Paşa'nın kahramanlığı
Enver Paşa, Alman Genelkurmay Başkanlığının komutayı değiştirmek istemesi üzerine, 27 Eylül 1918'de Yıldırım Orduları Kurmay Başkanı Kazım Paşaya (Diyarbakırlı), bir telgraf çekerek, Mareşal Liman Von Sanders'in durumunu sormuş, Kazım Paşa Enver Paşaya şu cevabı vermişti:
"Son çekilmeler (ricatlar) Liman Paşayı sarsmamıştır. Fakat çok üzgündür. Durumdan ümitsiz olmamak için elinden gelebilir her cehdi (çalışmayı) ve kuvveti sarf ediyor ve etmektedir. Egemenliğini, özellikle komutanları arasındaki saygılı mevkiini kaybetmemiştir. Sağlık durumu iyidir. Liman Paşanın değiştirilmesini lütfen kabul etmeyiniz. Vaktiyle devamlı bir ricat (geri çekilme) halinde bulunan bir ordunun emir ve komutasını verdiğiniz bu zat, kuvvetinin her halde on kat üstünde bulunan düşmanı **altı buçuk ay** önünde tutmuş ve sözü geçen orduyla düşmanın **büyük küçük yirmi kadar saldırısını püskürtmüştür.** Memleketimizden Türk çıkarına zararlı olan Alman menfaatini çekmiş büyük rütbeli Alman subayı olarak, bir tek Liman Paşayı tanıyabildim."

Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 538 - Osmanlı Tarihi, İkinci Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı, 1908-1918, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yay. 1996, cild 9, syf 538-539)Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 538 - Osmanlı Tarihi, İkinci Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı, 1908-1918, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yay. 1996, cild 9, syf 538-539)
Oğuzhan Afacan 
 04 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İmparatorlukta Tanzimat Hareketine Düşmanlık
Gülhane Hattı'nın okunması ilk anlarda memleketin içinde ve dışında sevinç ve ümitle kutlandı. Fakat Gülhane hattının prensipleri kağıt üzerinden iş haline konulmaya başlayınca, türlü istikametlerden sesler yükseldi. Başlıca itiraz cahiller sınıfından geldi. Tanzimattan önce yenilik hareketine karşı tutturulan nakarat yine başladı. Şeriat elden gidiyor; Hristiyan tebaa ile İslam tebaa arasında eşitlik nasıl olur? Zaten devletin kelimesi hep hristiyanlara yüz vermekten ve onların adetlerini kabul etmekten ileri gelmiyor mu? Bu suallerle başlayan hoşnutsuzluk gittikçe artmaya başladı.

Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 185 - TTK YAYINLARI)Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 185 - TTK YAYINLARI)
Oğuzhan Afacan 
15 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Milli Eğitim
Yakın çağların başında Osmanlı Milli Eğitimi, imparatorluğun kuruluş zamanındaki şeklini muhafaza etmekte idi. İlk öğretim mekteplerde, yüksek öğretim medreselerde verilmekte idi. Bugünkü manada orta eğitim veren bir okul yoktu. Bütün şehir ve kasabalarda ilkokullar vardı. Büyük şehirlerle kasabaların bazılarında da medreseker mevcut idi.

Mekteplerde Arap alfabesi öğretildikten hemen sonran Kur'an okumasına başlatılırdı. Çocuklar manasını hiç anlamadıkları Arapça Kur'anı çok kere ezberlerlerdi. Mekteplerde din bilgisi, tecvit, ilmihal da okutulurdu. Bütün bu dersler çocuğu hayata hazırlamaktan çok ahırete, Tanrı'nın selametine vardırmak gibi bir düşünce ile yapılırdı.

Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 6 - TTK)Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal (Sayfa 6 - TTK)