Osmanlı'da Seks

·
Okunma
·
Beğeni
·
3220
Gösterim
Adı:
Osmanlı'da Seks
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751022561
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Bu kitap, kütüphanelerin tozlu raflarındaki elyazmalarının sararmış sayfalarında yüzlerce seneden beri gizli kalmış ve unutulmuş yazıları günışığına çıkartıyor: Osmanlı cinsellik metinlerini...

'Muzır' yahut 'müstehcen' gibi kavramların olmadığı, cinsellik konusunda hemen herşeyin serbestçe yazıldığı bir dönemin örnekleri bunlar... Hepsi Türkçe ve hepsi de ilk defa yayınlanıyor.

Cinsel sağlıktan bahseden ve aşk tekniklerini anlatan 'bahnameler, Nasreddin Hoca öykülerinin cinsellik temeline dayalı ilk versiyonları, 17. asır İstanbul hamamlannda olup bitenler, Osmanlı eşcinsel edebiyatı, cinselliği konu alan şarkı güfteleri ve eski İstanbul'un artık pek bilinmeyen özel hayatı... Hepsi, bu kitapta birarada.

Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan ve dedelerimizin, büyük dedelerimizin, hattâ nesiller önceki atalarımızın okuyup zevk almış oldukları bu metinler Hintliler'in 'Kama Sutra'sı düzeyinde bilimsel, Araplar'ın 'Kokulu Bahçe'si kadar renklidir ve en önemlisi, bizim öykümüzdür.
(Arka Kapak)
256 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı fazla beğenmedim. Sanki Osmanlı Döneminde de seks yapılıyordu, eşcinsellik, jigololuk vardı demek için yazılmış. Ayrıca yazarın dediklerini kanıtlamak için verdiği metinler fazla sıkıcıydı o kısımları atlayarak okudum. Okuyacak olanlara da atlayarak okumalarını tavsiye ederim.
Kitapta günlük yaşama, yüzyıllar içinde değişen ahlak anlayışına, cariyeliğin anlamına, hangi suçların hangi cezaları aldığına ve Anadolu halkına da yer verilebilirdi. Sadece İstanbul'dan bahsedilmesi sıkıcı olmuş. Ben kitabın sadece son 30-40 sayfasını beğendim.
256 syf.
·402 günde·8/10
Okurken çok uzun süre fasıla verdiğim bir kitap oldu.
Osmanlı ecdadımızın vesikalar eşliğinde aslında hayatımızdan çok farklı olduğu gerçeğini ortaya koyan bit kitap. Bazı bölümleri kabullenmek zor gelse de gerçekleri okumak keyifliydi.
Meğer osmanlıda ne oğlandılar varmış... Bir çok bölümü ağzım açık okudum diyebilirim.
218 syf.
Merak uyandıran bir kitap. Osmanlı ile seks kelimelerini çoğumuz yan yana getirmeyiz bile. Kitapta insanı oldukça sasirtanlar şeyler mevcut. Ancak yazarın bu metinleri şimdiki Türkceye komple çevirip aktarmamasi sebebiyle okumakta insan zorlanıyor. O yüzden geçerek okudum kitabı.
Özetle, bütün Osmanlı Sultanları dini bütün, halife onlar böyle şeyler yapmaz vs denmemeli. Çünkü daha kuruluş devrinin büyük padişahlarından 2. Murad'a biri hediye ettiği kitabında erkeklerle beraber olmasını tavsiye edecek kadar ileri gidebilmis. Ayrıca başka bir eserde, millet millet kadınların, erkeklerin cinsel bir gözle sınıflandırılması yine garip bir bölümdü. Keza eşcinsellik ile ilgili bölüm. Hamamlarin bu isteki rolleri muhimmis ve o zamanlarda bu iş, şimdikine kıyasla daha normal karşılanan bir durum gibi.

Sonuç olarak, metinlerin eski Türkçe olması sebebiyle insanı okurken yoran bir eser. Sayfa sayfa dikkatle okunamiyor. İlginizi çeken bölümleri açıp okuyabilirsiniz, geri kalan kısımları rahatlikla gecebilirsiniz. Çok da önemli değil
256 syf.
·4 günde·7/10
Tarihimizi değişik bir konu üzerinden anlatan ilginç bir kitaptı. Yazar gazelleri olduğu gibi aktarmış ve bazı kişileri okurken rahatsız edebilecek ifadeler yer alıyor. Tabii ki "…" şeklinde bir sansür var ama sonuçta ne olduğu anlaşılıyor. Bu açıdan rahatsız olurum diyorsanız kitabı okumayın derim. Kitaptaki konulara gelecek olursak kadın ve erkek eşcinselliği, cinsellik içeren edebi eserler olan bahnameler, şarkılarda erotizm, ilk jigolo vakası, harem, genelevler, recm gibi konular içeriyor. Kitapta benim hoşuma gitmeyen ve yer yer atladığım kısımlar gazel şeklinde alıntıların çok fazla olmasıydı. Bunun dışında anlatılan olayları okuyunca baya şaşırabilirsiniz.
256 syf.
·36 günde·8/10
Çok enteresan bilgiler, 1500 lü yıllarda toplumun cinselliğe bakış açısı, cinsel sorunlara önerilen çözümler hem ilginç hem de günümüz tıbbı ile karşılaştırılınca çok komik, farsçaya merakınız varsa daha da iyi.
Aslında birçoğumuz yanlış biliriz. "Kerhane" sözünün, Farsça'da "iş yeri, fabrika" anlamına gelen "kâr-hane"den geldiğini sanırız ama yanılırız. Gerçi bizim kerhanelerin çalışma hızıyla fabrikalar arasında bir benzerlik vardır ama kelimenin aslı Arapça "kerh" sözcüğüdür: "iğrenme, tiksinme" anlamına gelir "kerh". Eskiler, "kerh"in sonuna Farsça "ev" demek olan "hane"yi eklemiş, "kerhhane" yapmışlardır. Kelime söylene söylene hafiflemiş, "h"nin biri düşmüş, neticede "kerhane" olup kalmıştır.
Ama günümüzde sık yaşanan birşey geçmişte pek bilinmezdi: Cinselliği yazan kaleme yasak yoktu... Hoşgörü, topluma bugünden daha fazla egemendi. Siyaset uğruna nice başlar uçuran, din adına sıra sıra darağaçları dizen Osmanlı, gerçi iktidara karşı söz söyleyeni başkaldıranı bağışlamamıştı ama cinsellikten bahseden kaleme ses çıkartmamıştı. Bu serbestlik, "halk siyasetle uğraşmasın da ne yaparsa yapsın..." düşüncesinden mi kaynaklanıyordu, yoksa başka bir sebepten mi, bilmiyoruz... Ama görünen o ki, günümüzden çok daha fazla bir serbestlik vardı.
Türk mizah sanatının en eski örneklerinden sayılan Nasreddin Hoca öykülerinin yüzyıllar öncesinden kalan ilk versiyonlarında, ana tema cinselliktir. Nasreddin Hoca üzerine çalışan araştırmacılar, ilk dönem öykülerindeki cinselliği halk düşünce ve felsefesinin gerçekçi ve sınırlama konmamış bir ürünü olarak niteliyorlar.
Bahnameleri yazanlar, öyle sıradan kişiler değil. Aralarında, İslam tarihinin en ünlü bilim adamları var.Örneğin tanınmış tıp bilgini İbni Sina'dan (ölümü: 1037) astronominin
"babalarından" sayılan Nasreddin-i Tusî'ye (1201-1274) kadar, çok sayıda bilgin, bahname kaleme almışlar.
Bu kitaplarda ilişki, çoğunlukla erkekler açısından ele alınır. Kadınlar, ikinci plandadır. Erkeklerin güçlerinin arttırılması için çeşitli yöntemler önerilirken, kadınlara sadece ilişki anında erkeğe zevk vermekle görevli bir araç gözüyle bakılır. Bazı risalelerde kadınlara yer verildiği de olur ama bu yer veriş, genellikle onların hamile kalmalarını sağlayıcı veya önleyici reçetelerin yazılması şeklindedir.
Osmanlı tarihinde çok genç, daha doğrusu bebekken nişanlandırılan bir hanedan üyesi, Üçüncü Ahmet'in kızı Ümmügülsüm Sultan'dır. Sultan, daha konuşmayı bile beceremezken, iki yaşında bulunduğu sırada vezirlerden Abdurrahman Paşa'yla nişanlanır, paşa nikahtan önce ölüverince de bir başka devlet adamına, Nevşehirli Ali Paşa'ya verilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı'da Seks
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751022561
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Bu kitap, kütüphanelerin tozlu raflarındaki elyazmalarının sararmış sayfalarında yüzlerce seneden beri gizli kalmış ve unutulmuş yazıları günışığına çıkartıyor: Osmanlı cinsellik metinlerini...

'Muzır' yahut 'müstehcen' gibi kavramların olmadığı, cinsellik konusunda hemen herşeyin serbestçe yazıldığı bir dönemin örnekleri bunlar... Hepsi Türkçe ve hepsi de ilk defa yayınlanıyor.

Cinsel sağlıktan bahseden ve aşk tekniklerini anlatan 'bahnameler, Nasreddin Hoca öykülerinin cinsellik temeline dayalı ilk versiyonları, 17. asır İstanbul hamamlannda olup bitenler, Osmanlı eşcinsel edebiyatı, cinselliği konu alan şarkı güfteleri ve eski İstanbul'un artık pek bilinmeyen özel hayatı... Hepsi, bu kitapta birarada.

Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan ve dedelerimizin, büyük dedelerimizin, hattâ nesiller önceki atalarımızın okuyup zevk almış oldukları bu metinler Hintliler'in 'Kama Sutra'sı düzeyinde bilimsel, Araplar'ın 'Kokulu Bahçe'si kadar renklidir ve en önemlisi, bizim öykümüzdür.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Bahar bulut
  • FestinaLente
  • Gürsoy Erbay
  • Eray Korkmaz
  • Mehmethan Ücel
  • s
  • Ayşegül Biçer
  • ALTAN YILMAZ
  • Savaş Yalçınkaya
  • emine karaca

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%0
8
%40 (4)
7
%20 (2)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10 (1)