Osmanlı'nın Son 40 Yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları (1878-1918)

·
Okunma
·
Beğeni
·
122
Gösterim
Adı:
Osmanlı'nın Son 40 Yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları
Alt başlık:
1878-1918
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054977734
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlgi Yayınları
Rumeli toprakları üzerinde diplomatik misyonlar, vahşi komiteciler, kiliseler ve gayrimüslim mekteplerin Türk varlığını hedef alan çalışmaları karşısında dengeyi lehine çevirme imkânı bulamayan Osmanlı idaresi ayağının altındaki zeminin gün be gün kaydığına tanık olmuştur.
Bu kapsamda bu eser kaybedilen Rumeli’nin hikâyesinde belgelerin diliyle Bulgar komitalarının, Yunan ve Sırp komitelerinin birbirleriyle ve Osmanlı güvenlik güçleri ile boğuşmalarının diplomatik misyonlarca nasıl desteklendiğinin farklı bakış açılarından özetlenmesi ve değerlendirilmesidir.
Balkan Harbi’nin Müslüman ahalideki insan kalitesi düşüklüğü ile büyük bir felakete döndüğünü ileri süren yazar, diğer taraftan Birinci Dünya Harbi’nde Sultan Reşad’ın cihad çağrısı ile Rumeli’den çoğunluğu Arnavut 50 bin Müslüman gönüllünün Türk sancağının gölgesinde silah başı çağrısı yaptığını da ortaya koymuştur.
Kosova’da 2009-2010 döneminde Türk Temsil Heyeti Başkanlığı da yapan yazarın Görev Sonuç Raporundaki bazı tespitleri “Rumeli’de bizden ne kaldı?” sorusuna da cevap olmaktadır.
Hasip Saygılı imzalı Osmanlı’nın son 40 yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları kitabı benim gibi Balkan ilgisi yüksek bir okur için oldukça davetkâr bir isme sahipti. Nitekim kitap bittiğinde bu davetkârlığın yerini bir tatmin duygusu aldı. Evet, ağırlıklı olarak Kosova bölgesinin yer aldığı ama Yunanistan’dan Makedonya’ya, Bulgaristan’dan Romanya’ya kadar uzanan bir coğrafyada oldukça doyurucu ve ilgi çekici bir okuma serüveni yaşadım.

Hasip Hoca’nın kitabı 9 farklı makale ile bir rapordan oluşuyor. Bazı makalelerde doğal olarak bazı tekrarlar da var. Hoca, bu makaleleri muhtelif tarihlerde çeşitli dergilerde yayımlamış. Bunlar akademik makaleler lakin dil olarak okuru yormayan, bilgi verirken sıkmayan bir tarza da sahipler. Hoca, kitabını üç tarihi şahsiyete ithaf ediyor. Bunlar, Müşir Mehmed Ali Paşa, Jandarma neferi Halim ve Hafız Arif Efendi. Kitap bittiğinde bu üç ismin hem kimler olduğunu hem de ehemmiyetlerini anlıyoruz.
(19. yüzyılın başlarında) Rumeli'de de Osmanlı Devleti'nin yapacağı hemen her türlü uygulama Büyük Güçlerin vesayetine tabi bir hale gelmiş görünmektedir. Mesela Rumeli şehirlerindeki Bulgar, Yunan ve Sırp okullarıyla karşılaştırıldığında sayı ve kalite açısından zayıf olsn resmi devlet okullarına destek sağlamak için bölgede tüketilen şeker ve petrole kısıtlı bir vergi konulma girişimi daha tasavvur halindeyken bile Rusya Sefaretinin tepkisiyle karşılaşmakta ve hayata geçirilememektedir.
Kosova'da Arnavutların, diğer Hristiyanları 'hristiyan, ortodoks, Hırvat, Italyan' gibi dini ve etnik referanslarla anarken Sırpları pejoratif bir tavsifle 'cavur/gâvur' olarak niteledikleri tarafımızdan 2007 ve 2009-10 yıllarında gözlenmiştir.
Arnavutlar arasında silah taşıma, dönemin Üsküp mebuslarından Necip Draga'nın ifadesiyle Istanbul'da şemsiye veya baston taşımak kadar olağan bir durumdu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı'nın Son 40 Yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları
Alt başlık:
1878-1918
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054977734
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlgi Yayınları
Rumeli toprakları üzerinde diplomatik misyonlar, vahşi komiteciler, kiliseler ve gayrimüslim mekteplerin Türk varlığını hedef alan çalışmaları karşısında dengeyi lehine çevirme imkânı bulamayan Osmanlı idaresi ayağının altındaki zeminin gün be gün kaydığına tanık olmuştur.
Bu kapsamda bu eser kaybedilen Rumeli’nin hikâyesinde belgelerin diliyle Bulgar komitalarının, Yunan ve Sırp komitelerinin birbirleriyle ve Osmanlı güvenlik güçleri ile boğuşmalarının diplomatik misyonlarca nasıl desteklendiğinin farklı bakış açılarından özetlenmesi ve değerlendirilmesidir.
Balkan Harbi’nin Müslüman ahalideki insan kalitesi düşüklüğü ile büyük bir felakete döndüğünü ileri süren yazar, diğer taraftan Birinci Dünya Harbi’nde Sultan Reşad’ın cihad çağrısı ile Rumeli’den çoğunluğu Arnavut 50 bin Müslüman gönüllünün Türk sancağının gölgesinde silah başı çağrısı yaptığını da ortaya koymuştur.
Kosova’da 2009-2010 döneminde Türk Temsil Heyeti Başkanlığı da yapan yazarın Görev Sonuç Raporundaki bazı tespitleri “Rumeli’de bizden ne kaldı?” sorusuna da cevap olmaktadır.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Berat Öz
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0