Osmanlı'nın Ustalık Eseri Edirne ve Gezi Rehberi

9,5/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
4 beğeni  · 
201 gösterim
Yediden yetmişe herkese ulaşan ve tarihi günümüze taşıyan üslubuyla göz dolduran Talha Uğurluel, Osmanlı'nın Ustalık Eseri Edirne ve Gezi Rehberi kitabıyla, yıllarca Osmanlı'ya başkentlik yapmış ve birçok padişah yetiştirmiş Edirne'yi sokak sokak anlatıyor.

Eğer bilerek ve hissederek Edirne'yi adımlayabilirsek, Edirne'de döktürdüğü topları İstanbul önlerine taşımakta olan Fatih'in askerlerinin seslerini duyabilir, konaklarda Osmanlı hanımlarının muhteşem ahlaki seciyelerini gören Lady Montagu'nun ülkesine yazdığı mektuplarda, "Orada cennetten bir zaman dilimi yaşadım" sözlerini işitebilir ve Yeni Saray'ın yıkıntıları arasında Osmanlı'nın son dönemlerini yaşayabilirsiniz...

Rüstem Paşa'nın kervansarayı, Çelebi Mehmed'in bedesteni, III. Murad'ın arastası ve Semiz Ali Paşa'nın çarşılarıyla Osmanlı'da ticari yapılar zincirinin bütün halkaları bu şehirde kendini göstermektedir. Bulgar kuşatması altındaki Edirne'yi müdafaa eden Şükrü Paşa'ya, "Şehri sadece on beş gün koru," demelerine rağmen, bu kahraman şehir tam beş buçuk aylık muhteşem bir müdafaayla kendisini muhafaza etmesini bilmiştir. Kıyık ve Hıdırlık Tabyaları bu kahramanlığın şahitleri olarak hâlâ gezilmektedir.

Meriç, Ekmekçioğlu, Saraçhane, Kanuni, Fatih, Yıldırım, Bayezid ve Mihail Gazi Köprüleri ile bu şehir yüzyıllardan beridir Anadolu'yu Avrupa'ya bağlayan büyük bir köprüdür. Kırkpınar güreşlerinden talikasına, badem ezmesinden aynalı süpürgesine, ciğerinden köftesine Osmanlı'nın Ustalık Eseri Edirne ve Gezi Rehberi'nde gezeceğiniz, göreceğiniz çok şey var.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2016
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9786050823356
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yavuz Gencay 
23 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Edirne'ye dair gerçekten de rehber niteliğindeki bu eserle, Talha Uğurluel yine yapmış yapacağını diyebilirim. Pek çok yer gezdim ama Safranbolu haricinde, hiç yabancılık yaşamadığım tek yer Edirne'dir. Ciğer Tava'sı, tarihi yapıları, çarşıları, meşhur cuma pazarı ve tabii ki de bademli kurabiyesiyle gönlüme taht kurmuş kadim bir Osmanlı başkentidir Edirne... Yalnız kitabın burada neredeyse hiç okunmamış olması beni çok üzdü. Umarım incelemem, diğer okurlara ilham kaynağı olur. Tabii Edirne'deki pek çok eserin bakımsızlıktan dolayı kaderine terk edilmiş olması, üzücüden de öte kahreden bir gerçek.. Aklıma daha nice detaylar geliyor ama ben sözü uzatmadan, hazine niteliğindeki bu kitabı okumanızı tavsiye ederim :)