Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul

·
Okunma
·
Beğeni
·
288
Gösterim
Adı:
Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul
Baskı tarihi:
Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635869
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Tarihle birlikte düşünmek” için yola çıkan Mustafa Armağan, bu kitabında Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir olan İstanbul’un kabuğunu kırmaya çağırıyor okurunu. Bu kabuk kırılırsa fışkıracak enerjinin geçmişimizi olduğu kadar geleceğimizi de aydınlatacağına inanıyor. Çünkü Tanpınar’ın dediği gibi İstanbul bizim ′hakiki ruh mimarımızdır′. 

Ayasofya Camii’nin yanı başındaki iki bin yıllık Milion Taşı’nın dünyanın ortasını gösterdiğine inanıyordu Bizanslılar. Görkemli imparator Justinianus Kudüs’teki Süleyman tapınağına rakip olarak Ayasofya’yı inşa etmişti. Ya Fatih’in Büyük İskender’in Zülkarneyn olarak portresini aklının baş ucunda kılıç gibi taşıması neyin göstergesidir sizce?

Genç Fatih, daha 32 yaşında iken bir büyük eğitim sitesi inşa etmişti şehrin kalbinde. Vakfiyesi’ndeki sözler Mekke’nin fethinden dönmekte olan İki Cihan Serveri’nin (sav) fem-i mübareğinden dökülen incileri derliyordu adeta: “Küçük cihad bitti, şimdi büyük cihad başladı.”

Bunun içindir ki, daha Fatih’in tarihçisi Tursun Beğ’in kaleminden başlayarak İstanbul merkezli bir bakış, Osmanlı’nın dünyaya açılma felsefesinin sütunlarından biri olacak ve Beylerbeyi Sarayı’nda mahpus bulunan sabık padişah II. Abdülhamid’e, kardeşi Reşad’ın İstanbul’u terk etmesi ricası iletildiğinde şu acı sözleri söyletecekti:

Fatih’e karşı şehrini kahramanca savunan İmparator Konstantin kadar da mı olamayacağız? Buradan bir yere gitmiyorum. Gerekirse bana bir silah verin, İstanbul’un savunmasına katılayım!
Mustafa
Mustafa Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul'u inceledi.
248 syf.
·5/10
Kitap, tarih tutkunları için alternatif bir kaynak olabilecek düzeyde ancak tarih ile yeni yeni bağ oluşturmaya çalışan veya fazla bir tarih geçmişi olmayan okuyucular için sanki biraz sıkıcı, okurken okuyucuyu kendine çekemeyen hani bir tabir vardır kitabı okurken yemesi için uygun bir dil,uslüp, hikaye ortaya koyamayan bu nedenle okur ile kitap arasında ister istemez zamanla mesafenin açılabileceği türden bir eser, tabi tamamıyla şahsi kanaatim.
Taş Sinan'ın elinde adeta eriyor, yeni
kıvraklıklar kazanıyordu. Istanbul'da modern
mimarinin babalarindan Le Corbusier'nin deyişiyle, asil geometrinin asırlarca sürecek saltanatı başlamıştır. Sinan, İstanbul ruhunun en başarılı çilingirlerinin başında geliyordu muhakkak ki. İşte tam bu noktada Ayasofya, mimari gelenek
anlamında gerçek sahibini Osmalılarda buluyordu
Zira Anadolulu iki mimarın (Aydınlı Antemios ve
Miletli Isidoros'un) eseri olan Ayasofya ne Doğu’da ne de Batı’da bir challenge (meydan okuma) olarak kabul edilmiş, göklerde bir defa görülen ve sonrasında uzayın derinliklerine ağan bir kuyruklu yıldız gibi çocuksuz kalmiştir. Oysa bin yildan fazla bir zaman sonra Osmanlilar'ın daha önce adeta bir program dahilinde başlattıkları tek ve merkezi
kubbeli mekan arayışları, Ayasofya'nın meydan
okuması karşısında tahrik olacak ve Edirne Selimiye Camii'nde zirvesine ulaşacak mükemmel bir merkezi kubbeli camii formunu geliştirmeyi
başaracaklardır. Böylece lbn Rüşd'ü Bati'ya vermiş
olan Müslümanlar, karşılığinda Ayasofya'yı
almışlardır.
sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul!
görmrdim gezmedigim ,sevmedigim hiçbir yer.
ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul!
sade ir semtini sevmek bile bir ömre deger

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul
Baskı tarihi:
Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635869
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Tarihle birlikte düşünmek” için yola çıkan Mustafa Armağan, bu kitabında Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir olan İstanbul’un kabuğunu kırmaya çağırıyor okurunu. Bu kabuk kırılırsa fışkıracak enerjinin geçmişimizi olduğu kadar geleceğimizi de aydınlatacağına inanıyor. Çünkü Tanpınar’ın dediği gibi İstanbul bizim ′hakiki ruh mimarımızdır′. 

Ayasofya Camii’nin yanı başındaki iki bin yıllık Milion Taşı’nın dünyanın ortasını gösterdiğine inanıyordu Bizanslılar. Görkemli imparator Justinianus Kudüs’teki Süleyman tapınağına rakip olarak Ayasofya’yı inşa etmişti. Ya Fatih’in Büyük İskender’in Zülkarneyn olarak portresini aklının baş ucunda kılıç gibi taşıması neyin göstergesidir sizce?

Genç Fatih, daha 32 yaşında iken bir büyük eğitim sitesi inşa etmişti şehrin kalbinde. Vakfiyesi’ndeki sözler Mekke’nin fethinden dönmekte olan İki Cihan Serveri’nin (sav) fem-i mübareğinden dökülen incileri derliyordu adeta: “Küçük cihad bitti, şimdi büyük cihad başladı.”

Bunun içindir ki, daha Fatih’in tarihçisi Tursun Beğ’in kaleminden başlayarak İstanbul merkezli bir bakış, Osmanlı’nın dünyaya açılma felsefesinin sütunlarından biri olacak ve Beylerbeyi Sarayı’nda mahpus bulunan sabık padişah II. Abdülhamid’e, kardeşi Reşad’ın İstanbul’u terk etmesi ricası iletildiğinde şu acı sözleri söyletecekti:

Fatih’e karşı şehrini kahramanca savunan İmparator Konstantin kadar da mı olamayacağız? Buradan bir yere gitmiyorum. Gerekirse bana bir silah verin, İstanbul’un savunmasına katılayım!

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Mustafa Makili
  • Erva
  • Bey Böyrek
  • Hümeyra Etka Çam
  • adile
  • Miniktosbaa
  • ASLI ERGÜN
  • Fatma oktay
  • Onur kahraman
  • Mustafa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0