OT Dergi Sayı: 68 (2018 Ekim)

·
Okunma
·
Beğeni
·
781
Gösterim
Adı:
OT Dergi Sayı: 68
Alt başlık:
2018 Ekim
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000785420
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Medu Yayıncılık
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum...

#Attilâİlhan ve #NilgünMarmara poster hediyeli #OTdergi #Ekim sayısı bayilerde! #Çarşamba
50 syf.
·2 günde·10/10 puan
Ekim ayı dergilerimin ilkini bitirmiş bulunmaktayım. İçeriği çok iyi düzenlenmiş, bir solukta okunabilen bir dergi. Güncel olaylara fazlasıyla yer vermesi dikkatimi çeken bir başka özelliği benim için. Bu ayki sayı da Atilla İlhan kapağı ve konusuyla yer edinmiş. Derginin bu sayısına tek eleştirim Atilla İlhan’ın hayatını, sanatını, edebiyatını biraz daha fazla ele alabilirlermiş. Ama genel olarak her zaman ki gibi iyi bir sayıydı. Atilla İlhan demişken biraz ondan bahsetmek iyi olur:

15 Haziran 1925'te Menemen'de doğmuştur. Tam ismi, Attila Hamdi İlhan'dır. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı'nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı.
1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yad ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı.
1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de evlendi, 15 yıl evli kaldı.
Yazarın 'olgunluk dönemi' diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik -materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir- ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşebaşlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden herbiri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür.
Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 11 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı.
Buradan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

https://www.antoloji.com/attila-ilhan/hayati/

http://www.milliyet.com.tr/...erleri-molatik-8189/

Derginin bütün yazılarını ve yazarlarını severek takip ediyorum. Özellikle Sıddık Akbayır’ın ‘Aşkolojik Açıdan Söz Sanatları’ duygularımı depreştirmedi değil. Ali Lidar’ın Jules Verne yazısıyla onun hakkında çok daha fazla bilgi edindim. Çocukluk hatıralarım canlandı diyebilirim. Mehmet Uzun’un duygularını, Ahmet Kaya’nın aşkını, Nilgün Marmara’nın acılarını, Hayko Cepkin’in öfkesini hissettim. Oktay Rıfat’ın şiirinin konusunu bir de Ömer Erdem’den okumuş oldum. Eh tabi film ve tiyatro sektöründeki çalışmalardan da haberimiz olmuş oluyor. Birde Cumaittin Turap’ın yıllar boyu hayalini kurduğu çalışmasını unutmadan buraya eklemeliyim. Ordu’nun Sayacabaşı köyünde Astro Cumali Gözlemevi’ni kuran ama ne yazık ki bizim cahil milletimizin tacizlerine maruz kalan abimiz umarım hakettiğin değeri, desteği bulur ve yapmak istediğin çalışmaları teker teker gerçekleştirebilirsin.

Çok uzattım sanırım. Umarım sizinde keyifle okuyacağınız bir sayı olur.
62 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk Ot'lanışım, çünkü Ferhan Şensoy var! =) Daha önce hiç dergi paylaşmadım ama Ot'un Ekim sayısını bitirdiğimde şunu farkettim ki; birçok kitaptan daha verimli, daha keyifli bir okuma yapmışım. Bence daha sık dergi okumalıyız. =)
Evdeki makineler bizi özgürleştirecek derken, o makineleri almak adına çok borçlanmak ve makine gibi çalışmak zorunda kaldık.
"Zamanınız kısıtlı!
Başka insanların gürültüsünün kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin."
~Steve Jobs~

Kitabın basım bilgileri

Adı:
OT Dergi Sayı: 68
Alt başlık:
2018 Ekim
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000785420
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Medu Yayıncılık
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum...

#Attilâİlhan ve #NilgünMarmara poster hediyeli #OTdergi #Ekim sayısı bayilerde! #Çarşamba

Kitabı okuyanlar 111 okur

  • Zeynep demir
  • Sevim aktaş
  • Can
  • Asena Aleyna Ekinci
  • Zeynep
  • n
  • Deniz
  • Edeb-î Kelâm
  • Büşra
  • Kasım TEMİZER

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (4)
9
%39.1 (9)
8
%21.7 (5)
7
%17.4 (4)
6
%4.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0