·
Okunma
·
Beğeni
·
1898
Gösterim
Adı:
Otranto Şatosu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052952559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Castle of Otranto
Çeviri:
Zeynep Avcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
"Gotik" terimini edebiyat alanında ilk kullanan kişi olarak bilinen Walpole, 1764'te kendi özel basımevinde hazırladığı Otranto Şatosu'nun toplumda nasıl karşılanacağını kestiremediği için, kitabı XVI. yüzyıldan kalma İtalyanca eski bir elyazmasının çevirisi olarak sundu. İlk baskının kapağında "Otranto Aziz Nicholas Kilisesi Kilise Heyeti Üyesi Onuphrio'nun yazdığı İtalyanca aslından William Marshal tarafından çevrilmiştir" ibaresi vardı. İkinci baskıdaysa ne çevirmen adı vardı, ne de yazar.
Şöyle der Walpole bir mektubunda: "Uyandığımda o düşten anımsadığım tek şey, kendimi bir Ortaçağ şatosunda görmemdi (benim gibi kafası Gotik hikâyelerle dolu biri için bu mekân çok doğal sayılır); hayli yüksek bir merdivenin en tepesinde, tırabzanın üzerinde son derece büyük bir zırhlı el gördüm. O akşam oturdum ve ne söyleyeceğimi, ne anlatacağımı bilmeden yazmaya koyuldum. Yazdıkça hikâye gelişti, benim de hoşuma gitmeye başladı (üstelik politikadan başka bir şey düşünebildiğim için de çok seviniyordum); kısacası kendimi öylesine kaptırdım ki, kitabı iki aydan kısa sürede bitirdim."
152 syf.
·10 günde·6/10
Kitabı büyük bir hevesle almıştım akıcı ve kurgusunun etkileyici bir kitap olduğunu düşünmüştüm ama akıcı ve etkileyici değildi ama eskiden yazılmış bir kitabı okuduğum içinde memnunum değişik bir dil ve anlatımı var.:D
152 syf.
Gotik roman turunun ilk eseri olan Otranto Şatosu konusu olarakta oldukça ilgi çekici. Kitabın içeriğini açıklayacak olursak ilk etapta öğüt verici diyebiliriz. Otranto Şatosu ilginç bir konuya sahip olmasıyla bareber hareketli bir olay örgüsüne de sahip. Kibirli ve bencil bir Lord'un çevresine yaydığı felaketlerin en çok kendisine bela getirdiğini anlatır.
152 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı gotik edebiyatının ilk eseri olduğu için merak edip okumak istedim. Beni çok içine çeken bir kitap olamadı ne yazık ki. Okurken insan tiyatro sahnesinde gibi hissediyor kendini... Yani en azından ben öyle hissettim. Konusuna gelecek olursak; otranto şatosu gizemli bir yer. Şatoda hayaletler, devler, garip seslerden bahsediliyor. Şatonun prensi tek oğlunu evlendireceği gün dehşet dolu bir olayla karşılaşır. Evlenecek olan oğlu dev bir miğfer içinde parçalara bölünmüştür . Ve olaylar bundan sonra başlar. Kitabı konusu için olmasada en azından edebiyat dilinin nerden nereye geldiğini görmek için tavsiye edebilirim. Çünkü bu eser 1764 yılında yazılmış
Gotik edebiyatın bir kültü olduğunu kabul etmeliyim ancak kitap beni oldukça zorladı. Anlatımın boğuk havası yorucuydu. Gotik edebiyata giriş yapmak için öncelikli okunmalıdır ama bir Edgar Poe etkisini sağlayamamıştır bende. Tabi dönemin yazım özelliklerini bilerek bu yorumda bulunmak daha doğrudur.
136 syf.
·2 günde·8/10
Blogumdan alıntıdır. https://goo.gl/URa8dw

Otranto Şatosu, 1764 yılında yazılan gotik edebiyatın ilk eseri olarak, maalesef eleştiri konusunda çok fazla haksızlığa uğramış bir eser.
Kitabı okumadan önce, kendinize gotik dönemi ve o havayı sevip sevmediğiniz sorun. Eğer ilginizi çekmiyorsa, zahmet edip başlamayın. Çünkü kitap sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
Eğer gotik dönemleri seviyorsanız, bu kitap size oldukça güzel bir olay kurgusu okuma imkanı tanıyacaktır. Zaman kaybetmeden başlayın.
Kitabı okuduğumda keşke bunu tiyatro sahnesine taşıyabilseler diye düşünmekten kendimi alamadım. Çok güzel bir dekor ve sahne seslendirmesi ile adından söz ettirecek bir oyun olabilirdi.

Otranto Şatosu'nun konusunu anlatmak yerine, farklı eserlerden örnek vererek kafanızda bir şeyler canlandırmayı umuyorum.

Birinci örneğimi, bundan yıllar önce televizyonda yayınlanan Merlin adlı dizinden vereceğim. En yalın tabir ile Merlin, şatoda yaşayan, Camelot kralı Kral Arthur’un koruyucusudur diyebiliriz. Şimdi bunun kitapla ne ilgisi var demeyin. Otranto Şatosu'nu okuduğumda Merlin’in dizi seti canladı gözümde. Gizli geçitler, mistik olaylar. Hatta kaçış sahneleri, Merlin'in bazı bölümler ile çok ilintiliydi. Şövalyeler, hafif doğa üstü olaylar tam o dönemin karanlık havasını yansıtıyordu.

İkici benzettiğim eser ise herkesin bildiğini düşündüğüm Shakespeare’in Hamlet’i. Shakespeare, Hamlet’in ölümünün ardındaki gizemini ortaya çıkarmaya çalışırken, Kral Hamlet'in hayaletini görenlerin içine düştüğü dehşeti çok güzel anlatır. Otranto Şatosun’da da buna çok yakın bir konu ele alınmakta. Yine bir cinayet söz konusudur ve krallığın devamı için bir çözüm yolu arayışlarını anlatır.

Açıkcası yazım yılı dikkate alındığında, ben eseri beğendiğimi söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum. Shakespeare gibi afili cümleler olmasa bile, bol dialogları seviyorsanız kitap sizi kesinlikle sıkmayacaktır. Hatta sonunu merak edeceğiniz için, kitabın elinizden bırakamayacağınızı ve bir solukta okuyabileceğinizi söyleyebilirim.
Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
152 syf.
·Beğendi·8/10
Not: 100 kitap Can yayınları baskısını eklememiş. Okuduğum baskı Can Yayınlarının Gotik Edebiyat serisidir.

Yazar Horace Walpole gotik edebiyat türünün ilk örneği olan bu kitapla ün yapmış. Kitabın arka kapağında ise şöyle bir açıklama var:

““Gotik” terimini edebiyat alanında ilk kullanan kişi olarak bilinen Walpole, 1764’te kendi özel basımevinde hazırladığı Otranto Şatosu’nun toplumda nasıl karşılanacağını kestiremediği için, kitabı XVI. yüzyıldan kalma İtalyanca eski bir elyazmasının çevirisi olarak sundu. İlk baskının kapağında “Otranto Aziz Nicholas Kilisesi Kilise Heyeti Üyesi Onuphrio’nun yazdığı İtalyanca aslından William Marshal tarafından çevrilmiştir” ibaresi vardı. İkinci baskıdaysa ne çevirmen adı vardı, ne de yazar.”

Çevirmen Zeynep İnce gerçekten güzel bir çeviri yapmış. Hiç takıldığım yer olmadı veya hata bulamadım. Kitap gerçekten sorunsuzdu.

Yazarın anlatım dili çok hoşuma gitti. Diyaloglar ve ünlemler o kadar hoştu ki kendimi tiyatroya gitmiş gibi hissettim. Tüm karakterler gözümün önünde bu eseri canlandırıyorlardı adeta. Otranto Prensi Manfred’in bencil ve günahkar olmasının sonuçlarını ayrıca benmerkezciliğinin etrafındakilere etkilerini güzel bir şekilde anlatmış. Karakterlerin affediciliği beni çok etkiledi. Eğer bu türe biraz ilginiz var ise okumanızı tavsiye ederim. Oldukça akıcı ve keyifli bir kitap.
152 syf.
·Beğendi·9/10
Kitabımız oldukça eski taaaa 1764 yılında yazılmış bir gotik eser. Hatta ilk gotik edebiyat türünde yazılmış esermiş.
Gotik edebiyat nasıl oluyor peki? Gotik denince benim aklıma hemen hayaletler, hortlaklar, canavarlar geldi. İşte bunlar gibi korku unsurlarını kullanarak, “yargı, adalet, hak konularıyla, bu alanlardaki ihlaller açısın­dan yalandan ilgilidir; gasp etme, öç alma, zimmete para ya da mülk geçirme konuları çevçevesinde baş kahramanı zor duruma sokarak kaçma- kovalama, lanetleme şeklinde yazılan türmüş. Bende kitabı okuduktan sonra araştırıp öğrendim.
Gotik Edebiyat ne demek öğrendikten sonra Kitabımız gerçekten bu türün hemen hemem tüm özelliklerini barındırdığını daha iyi anladım ki zaten gotik tür için deneme amacıyla yazılmış. Ortanto Şatosu Kralı Manfredi'nin oğlu düğün günü bir aziz'in kilisede heykelinde duran miğferin altında kalarak ölmesiyle soyunu devam ettirmek isteyen kralımız geliniyle evlenmek istemesiyle başlayan içerinsinde ihanet, lanet, yalan,aşk ve hortlak gibi bol unsurların bulunduğu hafif romantizm etkisi de bulunan kısacık bir kitap. Ben çok beğendim. Zaten 117 sayfa olduğu için her sayfafa bir gizemi çözüp hiç sıkılmadan birkaç saatte bitirebilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar.
136 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Gotik roman türünü ilk defa okuma fırsatı bulduğum bu kitapta İngiliz kültürüne dair güzel fikirler edindim.

Yazarın kalemi güzel ve orta derecede akıcı tabii çevirinin de etkisi tartışılmalıdır.

Kitapta korku ve gizem çerçevesi içinde erdem, sadakat, dürüstlük vb konular işleniyor.

En azından fikir edinmek ve yeni bir türle tanışmak için;

Okunmalı.

Not:

Kitabı tavsiye edip okumama ve bu türle tanışmama sebep olduğu için @bahar a çok teşekkür ederim.
152 syf.
·6/10
Klasikler içinde zevkle okuduğum romandan birisi. O döneme göre yaratıcılık gücü hayranlık verici. Aynı zamanda bu konu birçok hikayelerde yer alıyor. :)
192 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Gotik edebiyat olarak adlandırılan bu eseri okurken kurgunun bir döngü içinde oluşturulduğunu düşündüm. Yazıldığı dönem neticesi ile ilgimi oldukça çekti ancak Otranto şatosunun betimlemesini kendimce eksik buldum yine de günümüze kadar yazılmış birçok esere örnek olan bu kitabı okumadan geçmeyin.
152 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Otranto Şatosu; Gotik roman türünün ilk örneğidir.
Gotik romanı nedir peki? Korkulu, gizemli ortamlarda büyülü, hayaletli, şeytani olayları konu alan İngiliz ve Amerikan romancılığına özgüdür. Bir nevi gotik romanların günümüzdeki uzantıları bilimkurgu ve fantastik romanlarıdır diyebiliriz.

Kitabın önsözünde Gotik edebiyatından da bahsedilmektedir. Yazarımız kitapta gotik mimarisini de kullanır. Olaylar bir kalenin içinde geçer. Bencilliği, çıkarcılığı ve kibirliliği ön planda olan Lord’un etrafında dönen olaylar silsilesini aktaran yazar, aslında feodalite sistemini de eleştirmiştir.

Lord’un (Manfredi) gerçekleşmesinden korktuğu kehanet nedeniyle aceleyle, tek olan oğlunu (Conrad) evlendirmek ister ve evlendireceği gün oğlunun gizemli ölümü ve şatoda duyulan garip sesler, hayaletlerle ile bir takım olaylarla hikaye başlar. Ve tabi ki çarşı pazar karışır:) çıkarcılık, iki yüzlülük var, korku var, aşk var, saflık var, kıskançlık var, dostluk var, inanç var...

Kitap adına spoi vermemek için detayları aktarmaktan kaçınmakla beraber; edebiyatta geniş alanlarda bir okuyucu iseniz ya da öyle bir okuyucu olmayı düşünüyorsanız Otranto Şatosu’nu okuyun derim :) Ve mutlaka kitaptan önce birazcık Gotik edebiyatını araştırın derim. Bilgi sahibi olduktan sonra kitabı okumak çok daha zevkli olacaktır. Bana kendini hiç sıktırmadı ve iki günde bitirdim. Size de keyifli okumalar dilerim:)
-"Tanrının melekleri sana yol göstersin."
-"Siz kesinlikle o meleklerden birisiniz."
Horace Walpole
Sayfa 85 - Olympia yayınları
Tanrı'nın bir cennet yarattığını erdemli varlıklarını seçeceğini varsaymaktan daha saçma neolabilir? Bu, cariyelerinin sonsuza dek doğum günü şarkıları söylediğini duymaktan keyif alacak bir kraldan başka hiçkimsenin aklına gelmeyeceğini düşündüğüm bir fikirdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Otranto Şatosu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052952559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Castle of Otranto
Çeviri:
Zeynep Avcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
Otranto Şatosu
"Gotik" terimini edebiyat alanında ilk kullanan kişi olarak bilinen Walpole, 1764'te kendi özel basımevinde hazırladığı Otranto Şatosu'nun toplumda nasıl karşılanacağını kestiremediği için, kitabı XVI. yüzyıldan kalma İtalyanca eski bir elyazmasının çevirisi olarak sundu. İlk baskının kapağında "Otranto Aziz Nicholas Kilisesi Kilise Heyeti Üyesi Onuphrio'nun yazdığı İtalyanca aslından William Marshal tarafından çevrilmiştir" ibaresi vardı. İkinci baskıdaysa ne çevirmen adı vardı, ne de yazar.
Şöyle der Walpole bir mektubunda: "Uyandığımda o düşten anımsadığım tek şey, kendimi bir Ortaçağ şatosunda görmemdi (benim gibi kafası Gotik hikâyelerle dolu biri için bu mekân çok doğal sayılır); hayli yüksek bir merdivenin en tepesinde, tırabzanın üzerinde son derece büyük bir zırhlı el gördüm. O akşam oturdum ve ne söyleyeceğimi, ne anlatacağımı bilmeden yazmaya koyuldum. Yazdıkça hikâye gelişti, benim de hoşuma gitmeye başladı (üstelik politikadan başka bir şey düşünebildiğim için de çok seviniyordum); kısacası kendimi öylesine kaptırdım ki, kitabı iki aydan kısa sürede bitirdim."

Kitabı okuyanlar 167 okur

  • Didem Özalp
  • Yasemin Aracı
  • Tom Jones
  • Dilek Eken
  • Kadir Akan
  • Büşra
  • Gülsevim Peker
  • Gamze Tencere
  • ilayda
  • Adarr İlonn

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%8.6
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9 (6)
9
%3 (2)
8
%19.4 (13)
7
%19.4 (13)
6
%13.4 (9)
5
%10.4 (7)
4
%6 (4)
3
%0
2
%0
1
%0