Otuz Dokuz Basamak

5,8/10  (6 Oy) · 
19 okunma  · 
5 beğeni  · 
601 gösterim
Uzun süre Afrika`da yaşamış olan Richard Hannay İngiltere`ye döndüğünde kendini, tüm Avrupa`yı savaşa sürükleyecek sansasyonel bir komplonun içinde bulur.

Dairesinde bir cesetle karşılaşan Hannay`in, hem komplocuların hem de ülkenin polis kuvvetlerinin dikkatini çekmesiyle öykü nefes kesici bir takibe dönüşür.

Birinci Dünya Savaşı`nın başlamasından hemen önceki yaz aylarında geçen Otuz Dokuz Basamak, şimdiye kadar yazılmış en iyi ve en başarılı gerilim hikâyelerinden biri kabul edilir.

Otuz Dokuz Basamak`ın önemi, sadece ilk gerçek casus macerası olması değil, aynı zamanda o dönedeki sosyal ve politik olayları yansıtmış olmasıdır. Buchan`ın bazı varsayımları bugün sorgulanabilir, ama bu varsayımların o dönemin ve Buchan`ın ait olduğu sınıfın özellikleri olduğu unutulmamalıdır. Otuz Dokuz Basamak birçok kez filme alınmıştır, fakat hala beyaz perdeye ilk aktarımı olan, Alfred Hitchcock`un yönettiği, başrolünü Robert Donat`ın oynadığı siyah beyaz versiyonu en iyisidir.

Heyecanlı bir tavırla "Kapı kilitli mi," diye sordu ve kapının zincirini kendi elleriyle taktı.

"Çok üzgünüm," dedi mahcup bir tavırla, "Bu büyük bir küstahlık, ama siz bunu anlayabilecek bir adama benziyorsunuz. İşler sarpa sarmaya başladığından beri, bir haftadır aklımda siz varsınız. Bana bir iyilik yapar mısınız?"

"Sizi dinleyebilirim," dedim. "Ancak bunun için söz verebilirim." Bu sinirli adamın tuhaf tavırları beni germeye başlamıştı.

Komşum, yanında duran sehpadaki içki tepsisinden kendisi için sert bir viski soda hazırladı. Bardağı üç yudumda bitirdi ve sehpaya koyarken çatlattı.

"Özür dilerim," dedi, "Bu akşam biraz huzursuzum. Çünkü şu anda ben ölü bir adamım."

Koltuğa oturup pipomu yaktım.

"Bu nasıl bir his," diye sordum. Artık delinin tekiyle uğraştığımdan oldukça emindim.

Yorgun yüzünde bir gülümseme belirdi. "Hayır, henüz delirmedim. Bakın bayım, bir süredir sizi izliyordum ve serinkanlı biri olduğunuzu düşünüyorum. Ayrıca dürüst biri olduğunuzu ve cesaret gerektiren işlerden korkmayacağınızı da düşünüyorum. Size sırrımı anlatacağım. Şu anda dünyadaki herkesten daha çok yardıma ihtiyacım var ve size güvenip güvenemeyeceğimi bilmem gerekiyor."
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2010
  • Sayfa Sayısı:
    164
  • ISBN:
    9786055831165
  • Orijinal Adı:
    The Thirty Nine Steps
  • Yayınevi:
    Altın Bilek
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
31 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Dikkat spoiler içerir.
Richard Hannay, 3 ay önce geldiği İngiltere'de çok sıkılmıştır ve ilginç bir şey olmazsa ertesi gün Afrika'ya geri dönecektir. Ancak o akşam komşusu bay Scudder yanına gelir ve çok ilginç bir hikaye anlatır. Kara Taş adında bir örgüt dünya savaşı çıkarmak için bir ay içinde İngiltere'ye gelecek olan Yunanistan Başkanı Karolides'i öldürecektir. Scudder'ı saklamaya karar veren Hannay sonra eve geldiğinde Scudder'ı ölmüş olarak bulur. Artık çete onun peşindedir ve polis de onu komşusunun katili olarak aramaktadır. Hepsinden başarıyla kaçan Hannay en sonunda kanun adamlarına gider ve her şeyi anlatır. Ama bu arada çete Almanya için İngiltere'nin savunma planlarını çoktan çalmıştır. İpucuna göre 39 basamaklı bir yerdedirler. Acaba Hannay onları bulup, kaçmalarına engel olarak savaşı engelleyebilecek midir? Kara Taş çetesine karşı galip gelebilecek midir? Keyifle okunan bir roman.