Adı:
Oyun Teorisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053114192
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Öyle bir oyun düşünün ki bütün oyuncular aynı ekipten. Yani siz, kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz. Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden biri oluyor. Siz ve rakibiniz (!) sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa onu tercih ediyorsunuz. Siz açıktan yapıyorsunuz, o ise gizliden gizliye yapıyor. Size karşı oynuyormuş gibi gözükerek size hizmet ediyor.

Burada guguk kuşu, rakibinizin bizzat kendisi olmuş oluyor. Bir kripto. Çok çeşitli sahalarda bunun uygulamalarını görmek mümkündür. Örneğin kendi elemanınızı, rakip bir kuruluşun önemli bir yöneticisi yapmayı başarmanız gibi bir şey!

Bugün bize karşı kurgulanan bütün oyunları tek tek çözümlemeye başladığımızda, aslında hepsinin anasının bir dünya hâkimiyeti oyunu veya kurgusu olduğunu görüyoruz. Eğer düşmanlarımızla ya da daha yumuşak bir ifadeyle rakiplerimizle mücadele edeceksek, bu mücadeleyi tüm katmanlarda yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde kaybetmeye mahkûm olmuş oluruz. Yani, kısacası, Türkiye küresel ölçekte bir oyun kurucu olmalıdır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur.

Büyük devletler şartları oluşturur, küçük devletler şartlara tabi olur. Türkiye’miz büyük bir devlettir ve şartları oluşturmak zorundadır.

(Tanıtım Bülteninden)
208 syf.
Ülkenin önemli kademlerinde görev yapmış olan Prof. Dr. Mete Gündoğan'ın bu kitabını Narkoz adlı kitabından etkilenerek almıştım. Ama kitapta genel olarak beklediğim etkiyi bulamadım.

Gündoğan, kitaba adını veren "Oyun Teorisi" üzerinde durarak hem ülkenin iç siyasetini hem de dış siyasetini etkileyen birkaç olayı da bu teori ile açıklamaya çalışıyor. Bununla birlikte dünyayı tehdit eden veya dünya siyasetine yön veren tohumculuk, küresel ısınma, petrol yatakları, Büyük Ortadoğu Projesi gibi önemli konulara değiniyor.

Kitapta konu bütünlüğü olmamasına rağmen konular önemli olduğu için bu anlamda okuyucu sıkmıyor. Hatta çok değerli bilgiler de aktarıyor. Ama maalesef aynı konular ve cümleler neredeyse her sayfada tekrar ediyor. Özellikle kitabın ilk 100 sayfalık kısmı neredeyse her sayfada aynı şeyi anlatıyor. Gündoğan, nedendir bilinmez her sayfada, o sayfaya kadar anlattıklarını özetleme ihtiyacı duymuş. Haliyle 20-30 sayfa olacak ilk bölüm 100 sayfa yer kaplıyor. Okurken bunalabilirsiniz.

Kitapla ilgili bölüm bittikten sonra Prof. Dr. Mete Gündoğan hakkında da birkaç kelam etmek istiyorum. Ülkemizde yetişmiş ve küresel ekonomik sistemi çok iyi bilen değerli şahsiyetlerden biri. Basit düşünmek ve alt düzey oyunlarla ilgilenmek yerine, oyun teorisinde de belirttiği gibi üst düzey düşünebiliyor. Kendisi kesinlikle üst düzey yönetim kademelerinden birinde değerlendirilmeli. Ekonomi ve hazineyle ilgili bakanlık görevine bile getirilebilir.
208 syf.
·Puan vermedi
narkoz kitabının devamı bir nevi. faizi incelikleriyle anlatan mete gündoğan, yapılan oyunları da ortaya döküyor. sade bir dil kullanması çok hoşuma gidiyor. kitabın özeti niteliğinde kendi görüşümü de paylaşmak isterim;



''ey iman edenler, allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız faizden arta kalanı bırakın. şayet böyle yapmazsanız, allah'a ve resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. eğer tövbe ederseniz artık sermayeleriniz sizindir. böylece ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz.'' (bakara 2/278-279).

- 'allah'a ve resulüne karşı savaş açtığınızı bilin.' bu cümle üzerinde düşünmeli bir müslüman. allah açık bir şekilde diyor ki: faiz yerseniz allah'a ve resulüne savaş açarsınız. sen kim oluyorsun da allaha savaş açıyorsun! nasıl yani? güvencen ne?

verilere göre %99'u müslüman olan bir ülkede faiz oranı %24 ve isviçre'de % -0.75. eksi değer ne demek oluyor? yani devlet diyor ki paranı bankaya/faize yatırırsan ben paranı alırım. paranı bankaya/faize yatırma, pazara açıl, yatırım yap ve değerlendir.

faiz ne kadar yüksekse, ülke borcu da o kadar yüksektir ve sürekli de yükselir.
208 syf.
·Puan vermedi
Mete Gündoğan'ın Narkoz kitabıyla birlikte okumuş olduğum ikinci kitabı.
Güncel bir meselenin(Reza Zarrab) oyun teorisi ekseninde ele alınıp tahlil edilmesi süreciyle başlayan kitap oyun içindeki oyunları takip edip tahlillerine devam ediyor.
Matruşka misali iç içe geçmiş oyunların kaçıncı seviyesine kadar oyuncuyuz, kaçıncı seviyesinden sonra yalnızca bir nesneyiz, bunları da ele alıyor yazar.
Bütün bunların neticesinde bu oyunların hepsinde oyuncu olabilmek için ve yine bu oyunlarda kazanan tarafta olabilmek için kendince geliştirdiği çözüm yollarını da gösteriyor bize yazar.
Bütün bunlar aslında tek bir eksende değerlendirilmesi gereken şeyler. Hak-Batıl mücadelesi.
İnsanlık tarihi boyunca süregelen hak-batıl mücadelesinde strateji geliştirmenin öncesinde tarafımızı kesin bir şekilde seçmeli ve bu tarafa ait motivasyon çerçevesinde mücadelimizi gerçekleştirmeliyiz.
Son olarak şunu diyebilirim ki, şu noktada bu tip kitaplar okumanın bana fayda sağlamayacağını düşünüyorum. Bu nedenle hem bu eksende devam edebilecek okuma alternatiflerime hem de inceleme son veriyorum.
Petrolü kontrol ederseniz devletleri kontrol edersiniz. Tohumu kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz.
Mete Gündoğan
Sayfa 93 - Destek yayınları
Siyonistler Mescid-i Aksa'nın altında tünel kazarak mescidin çökmesini amaçlarlar.
Ardından Süleyman Mabedini inşa etmeyi amaçlarlar.

dipnot:bu tünelleri kazmalarindaki bir amaçta Süleyman(as)'ın tahtının altına gömdürdüğü sihir kitaplarına ulaşmak(varsa tabi ! :)
Petrolü kontrol ederseniz devletleri kontrol edersiniz. Tohumu kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz.

Henry Kissinger
Sizin yaptığınız çalışmalara sizin kendinizin bilimsel demesi bir anlam taşımıyor. Önemli olan onların, yani o küresel aklın bilimsel demesidir.
Siyonizmin birçok tanımı olsa da nihayetinde, ebedi Tanrısal krallığa ulaşılması için kat edilmesi gereken yolu ya da yolları ifade ediyor.
Öyle bir oyun düşünün ki bütün oyuncuların hepsi ayni ekip. Yani siz, kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz. Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden biri oluyor. Siz ve rakibiniz (!), sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa onu tercih ediyorsunuz. Siz açıktan yapıyorsunuz, o ise gizliden gizliye yapıyor. Size karşı oynuyormuş gibi gözükerek size hizmet ediyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oyun Teorisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053114192
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Öyle bir oyun düşünün ki bütün oyuncular aynı ekipten. Yani siz, kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz. Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden biri oluyor. Siz ve rakibiniz (!) sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa onu tercih ediyorsunuz. Siz açıktan yapıyorsunuz, o ise gizliden gizliye yapıyor. Size karşı oynuyormuş gibi gözükerek size hizmet ediyor.

Burada guguk kuşu, rakibinizin bizzat kendisi olmuş oluyor. Bir kripto. Çok çeşitli sahalarda bunun uygulamalarını görmek mümkündür. Örneğin kendi elemanınızı, rakip bir kuruluşun önemli bir yöneticisi yapmayı başarmanız gibi bir şey!

Bugün bize karşı kurgulanan bütün oyunları tek tek çözümlemeye başladığımızda, aslında hepsinin anasının bir dünya hâkimiyeti oyunu veya kurgusu olduğunu görüyoruz. Eğer düşmanlarımızla ya da daha yumuşak bir ifadeyle rakiplerimizle mücadele edeceksek, bu mücadeleyi tüm katmanlarda yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde kaybetmeye mahkûm olmuş oluruz. Yani, kısacası, Türkiye küresel ölçekte bir oyun kurucu olmalıdır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur.

Büyük devletler şartları oluşturur, küçük devletler şartlara tabi olur. Türkiye’miz büyük bir devlettir ve şartları oluşturmak zorundadır.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Murat Sülev
  • Serkan 53
  • Volkan Eken
  • KOZMOZ
  • Mehmet Fatih Alptekin
  • Mehmet Ali Yücel
  • Nurullah yıldız
  • İbrahim Aksel
  • Oneironot
  • AynBinAyn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%33.3 (3)
8
%22.2 (2)
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0