Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı

·
Okunma
·
Beğeni
·
594
Gösterim
Adı:
Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı
Oyuncu Kadın
Edebiyatımızda toplumcu gerçekçi bakışın en önemli temsilcilerinden olan Orhan Kemal, her zaman emeğin yanında yer alan kalemini kadınların dünyasını dile getirmekte de ustalıkla kullanmıştır. Kadının da emek sahibi biri olarak yer aldığı romanlarında Orhan Kemal, çarkın çarpık dişlilerinin arasındaki kavgayı anlatmaya devam ediyor. Hep koruduğu insancıl ve aydınlık bakışı ile...
Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan
onur duyuyoruz.
Bizi bize anlatan, içimizdeki biz büyük ustanın muhteşem bir kitabı daha aslında buna kitap demeyelim. Alta açıklamasını yapacağım.( Ama hakkın da bir kaç sözde buluna bilmem için "kitap" olarak ifadelendirmek zorundayım.),
Kitaba 14 öykü konmuş. Bunlardan ilki " Oyuncu Kadın" ardından gelen "Gavurun Kızı" aslında iki bağımsız roman. Diğerleri kısa kısa hikayeler.
Hepsi de birbirinden güzeller.
Hepsi ayrı ayrı içinde yaşadığımız coğrafyanın yarattığı bizleri ve bizim yaratığımız yaşam şeklini, kültürel alt yapımızı sergiliyor, Sergilerken hem tebessüm ettiriyor, hem düşündürüyor, hem olayın vuku anının siyasal yaklaşımlarının inceden eleştirisini yaparken toplumsal iğneyi böğrüne böğrüne batırmayı da ihmal etmiyor.
İç içe yaşadığımız Ermeni Rum, Türk, Kürt yurttaşların karşılıklı yaşayışlarını, şivelerini de diyaloglarda müthiş bir şekilde ortaya koyuyor.
Her zamanki gibi müthiş bir eser...

Gelelim Diğer konuya. Aslında bunu Sabahattin Ali nin eserleri için de belirtmiştim..
Artık kitap ve eseri ayrıştırmamız gerektiğine inanıyorum.
Bugüne kadar ben hep şöyle algılıyordum. Bir yazar, ortaya bir eser çıkardı ise onu yayımlatır ve okuyucu ile yayın evi vasıtasıyla piyasada buluşturur. Şayet Eser sahibi vefat etmiş ise mirasçıları ( bu tabirim yerinde olmaya bilir) Baskılarına devam ettire bilir Ne var ki telif hakkı bir başkasına devredilmedi ise. Böyle bir durum dahi olsa sadece o eser ile ilgili olmalı baskılar.
Ama gözlemlediğim o ki Bir bakıyorsunuz yepyeni bir kitap çıkmış. Ben bunu başka bir kitabın için de okumuştum ya! diyorsunuz Sahiden de öyle.
Bu kitapta öyle yapılmış. İşte onun için "kitap" ve "eser" ayrıştırılması yapılmalı
Şimdi lütfen sitemizdeki Orhan Kemal kitaplarını ( bilhassa kitap diyorum) bir tarafa not alınız. Sonra inceleyin yazarın "eserlerini" aynı şeyi Sabahattin Al için de yapabilirsiniz başka yazarlar için de. . Bakın karşınıza ne çıkıyor.
Buna ben kültürel soygun diyorum.
Bir yayın evi üç beş eseri birleştirip, onlardan birinin adı ile bir başkası yine aynı ama bazıları aynı da olsa farklı eserleri de toplayıp başka bir isimle piyasaya çıkarıyor. Bu sanatçıya, esere okura saygısızlıktır. Ticari kazanç uğruna kültür hırsızlığı, okurun soyulmasıdır açıkçası.
Benden bu kadar.
Alırken kitaplarımızı ne yapmamız gerektiğini iyi düşünmemiz gerekir diyorum...
İyi okumalar...
#kitapyorumu
#OyuncuKadın #OrhanKemal
Epsilon Yayınevi / 202 Syf. / Öykü

Herkese Merhaba. İki farklı uzun hikayeden oluşan ( Oyuncu Kadın ve Gavurun Kızı ) Bir öykü kitabı ''Oyuncu Kadın''. Ve aslında kadınların çaresizliğini, kadın sorunlarını anlattığı bir kitap. Bu yüzden ilgimi çeken ve bitirdiğimde iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Ve son öykü başlı başına zaten beni büyüledi. Orhan Kemal ile henüz yeni tanışıyor olsam da üslubuna hayran kaldım tıpkı ''Cemile'' kitabında olduğu gibi. İlk sayfasından itibaren tüm gerçekliğini ve samimiyetini ustalıkla konuşturuyor. Sonuna kadar gerçek edebiyatın tadına varıyorsunuz.

Ben kitapta yer alan iki öyküden ''Gavurun Kızı'' adlı hikayeyi daha çok sevdim. Resmen Evdoksiya ve Kâmran'ın hayatına konuk oldum, öyle hissettim. Ama bu öyküden önce kısaca ilk hikayeden biraz bahsetmek istiyorum. ''Oyuncu Kadın'' isimli bu öykü Cumhuriyetin henüz kurulmadığı yıllarda, Konya'daki bir geleneği anlatıyor bize. Bu gelenek evlerde düzenlenen oradaki yerli halkın erkeklerinin, oyuncu kadın adı verilen kadınları oynatarak alem yapmalarından ibaret. Bu kadınlara karşı ilk sayfalarda ön yargıyla baksam da hayat hikayelerini okuduğumda ne kadar yanıldığımı anladım. O erkeklerin karılarının bile anlayışla karşılamaaı hatta onların tüm işi üstlenip her şeyi hazırlaması da bana çok tuhaf gelmişti. Bunun dışında bu öykü aslında sonu kötü biten, oyuncu kadın geleneği ile ilgili bir aşk hikayesi idi. Bu öyküde ayrıca Osm. Saltanatı da eleştirilip, Atamızın Cumhuriyet hareketi övülüyor. Saltanatın ne demek olduğu, sırf Millicilere katıldığı için, Mustafa Kemal'in dış düşmanlara karşı mücadelesinde yanında olduğu için, bir gencin annesinin vahşice Osm. Askerleri tarafından öldürülmesi her şeyi anlatıyor zaten.

İkinci öykü ''Gavurun Kızı'' ise bir Türk genci ile bir içim su bir Rum kızının aşkını anlatıyor. Kâmran kimsesi olmayan bir genç, aynı şekilde rum kızı Evdoksiya, babası küçüklüğünde terk etmiş, annesi bir başka adamla ilişki yaşadığı için dedesi tarafından öldürülmüş. Ve Evdoksiya'yı 1 yaşından beri dedesi büyütmüş. Onun da dedesinden başka kimsesi yok. Onu rum gelenekleri, hıristiyan dinine bağlı yetiştirmiş. Ve aynı şekilde dinine, milletine bağlı birisiyle evlenmesini istiyormuş. Ama onun gönlü müslüman bir Türk'e düşünce olaylar geliştikçe gelişiyor. Ama kol kola verince hiçbir engel onların önünde duramıyor. Ne din farkı, ne geçim dertleri, ne de kötü insanlar.
Yani kısaca aşk, din, yaşam zorlukları, geçim sıkıntıları, kötü insanlar ışığında gelişen çok güzel bir öyküydü. Hala etkisinden çıkmış değilim.
Orhan Kemal in ruhu şad olsun. Bambaşka yaşamlarla beni buluşturduğu için kendisine çok teşekkür ediyorum. Umarım eserlerinin yaşadığını, sevildiğini hissedip rahat uyuyordur.

Kitaptan Alıntılar:

Bir ara,
''Teyze,'' dedi, ''gücenmezseniz size bir şey söyleyeceğim...''
Kızlar, kadınlar temin ettiler. Ne vardı gücenecek?
Gülümseyerek,
''Evleriniz de insanlarınıza benziyor!'' dedi.
''Ne gibi yavrum?
''İnsan sizleri de, evlerinizi de ilk görüşte yadırgıyor. Ekşi, asık yüzlü oluyorsunuz ama, sizinle tanışıp, evlerinizin içine girince...''
''Fikrini değiştiriyor mu?''
''O saat!''
İhtiyar kadın dertli dertli içini çekti :
''Haklısın yavrum. Yüzümün ekşiliği, yıllar yılı çektiğimiz kahır, üzüntüden.Kahır çeken insan yaslı olur, canı gülmeyi istemez...''

''Sevin çocuklar!'' diye pekiştirdi. ''Sevebildiğiniz kadar sevin. Sevdiğiniz, ama gerçekten sevdiğiniz için hayatınızı tehlikelere atın, ölüme bile aldırış etmeyin. Çünkü, insan iki defa gelmiyor dünyaya!''

Ulan enayi dedim, bu dünya fani bir dünya. Bu dünyada yeyip içtiğin, bir de sevip sevildiğin kâr kalır. Kime kalmış bu dünya? Kalsa Sultan Süleyman'a kalırdı.

'' Aldırma. Din, min, şu bu... Hepimiz insanız!''

''Yooo... Gâvur mavur yok. Kaldırın bu lafları. Dininden bize ne? Bize insanlığı, güler yüzü, tatlı dili yeter!'' diyorlardı.
Şu Mustafa Kemal Paşa da nereden çıkmıştı? Yedi evliya kuvvetindeki koskocaman padişaha ne yapabileceğini sanıyordu? Padişaha asilik Allah'a karşı durmak değil miydi?
"Ulan enayi dedim, bu dünya fani bir dünya. Bu dünyada yiyip içtiğin, bir de sevip sevildiğin kâr kalır. Kime kalmış bu dünya?"
Orhan Kemal
Sayfa 87 - Everest Yayınları
"Sevmek, sevildiğini bilerek sevmek... Aaaah çocuklar, insan nasıl yükseliyor, nasıl ulvileşiyor biliyor musunuz?"
Orhan Kemal
Sayfa 22 - Everest Yayınları
İhtiyar kadın dertli dertli içini çekti:
-Haklısın yavrum. Yüzümün eksikliği, yıllar yılı çektiğimiz kahır, mihnetten. Kahır çeken insan yaslı olur, canı gülmeyi istemez...
Şimdi iç düşmanlarla uğraşmaya vaktimiz yok. Bütün mesele dış düşmanlarda. Peşin dış düşman, sonra iç düşman. Dış düşmandan yardımı kesilen iç düşmanlar, o zaman daha rahatça temizlenir ve hepsinin çatıları başlarına yıkılır.
"Hırsızlığın hangi biçimi olursa olsun, elinden gelmezdi. Hırsızlığı kendine karşı hakaret sayardı, isterse kimse görmesin, kokusu çıkmasın. Kendi biliyordu ya."
Orhan Kemal
Sayfa 131 - Everest Yayınları
Şaraphanede ona "leşçi" derlerdi Artık mezelerle karnını doyururdu. Kamran'ın yanına sokuldu. Yeşile çalan kupkuru bir yüzü vardı.
--Kadından bahsediyorsunuz galiba?
--Evet...dedi Kamran.
--Yani aşık mısınız?
--Hem de nasıl
--Bilirim zordur ama gene de Allah kurtarmasın!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı
Oyuncu Kadın
Edebiyatımızda toplumcu gerçekçi bakışın en önemli temsilcilerinden olan Orhan Kemal, her zaman emeğin yanında yer alan kalemini kadınların dünyasını dile getirmekte de ustalıkla kullanmıştır. Kadının da emek sahibi biri olarak yer aldığı romanlarında Orhan Kemal, çarkın çarpık dişlilerinin arasındaki kavgayı anlatmaya devam ediyor. Hep koruduğu insancıl ve aydınlık bakışı ile...
Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan
onur duyuyoruz.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Murat Yıldırım
  • Berdan Tabar
  • Hakan
  • Betül YILDIRIM
  • Sabriye EZER
  • Dervişmisali
  • Berrak Sudaki Kırmızı Balık
  • Esra Kılıç
  • Mümtaz TİFTİK
  • Deniz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%11.1 (1)
8
%44.4 (4)
7
%33.3 (3)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0