Özgür Bir Toplumda Bilim

·
Okunma
·
Beğeni
·
393
Gösterim
Adı:
Özgür Bir Toplumda Bilim
Baskı tarihi:
Ekim 1991
Sayfa sayısı:
299
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755390055
Orijinal adı:
Science in a Free Society
Çeviri:
Ahmet Kardam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bilim düşmanı! Akıl düşmanı! Anarşist!...Feyerabend, 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu. Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim'de ise bir yandan Yönteme Karşı'nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte, öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır.

Feyerabend'e göre bilim, son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır. Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına, bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere, kurallara ve usullere uymamasına, "bilimde akılsallık" ya da "bilimsel yöntem" denen canavarlardan uzak durmasına, kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur.

Toplumdaki diğer geleneklerden (ideolojilerden) hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken "Batı bilimi", dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur. Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil; devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri, değerleri, yöntemleri, usulleri, "akıldışı", "bilimdışı" ilan ederek yok etmiş olmasıdır. Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır. Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu (tıpkı bir zamanların din adamları gibi) "geçim kapısı" haline getirmiş "aydınlar" da toplumun yapısını belirleyen, neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren, herkese ne yapması gerektiğini söyleyen, hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir. Bu tekel, Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir. Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı, devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır.

Feyerabend'in bu yapıtını okurken yalnızca "bilimin kusursuzluğu" konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız; Tanzimat'tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye'de, bu soruna, yok edcilikten ve kopyacılıktan uzak; çoğulcu, özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız.
(Arka Kapak)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Siyaset ve bilim felsefesi, kişinin kendi cehaletini başlattığı lağım çukurları haline gelmiştir.
Bir argüman, ancak münasip destekçiler bulması durumunda etkili olabilir, destekçilerin desteğini çekmesi durumunda etkinliğini kendiliğinden kaybeder.
Bir teori gerçeklerle çelişiyor olabilir. Buna rağmen muhafazasında herhangi bir sakınca yoktur. Zaman içerisinde teori rafine edilip, realite ile çelişen kısımlarından arındırılabilir.
Bilim, iki sebepten dolayı emsallerinden daha üstündür: sonuç elde edebilmek için bilim doğru yöntem kullanır ve kullanılan yöntemin mükemmel olduğuna delalet eden çok sayıda sonuç vardır.
Güç sahibi toplumlar güçsüz toplumlara kendi geleneklerini kabul ettirmekte ve bu işi de eğitim adı verilen araçla gerçekleştirmektedirler. Güçsüzlerin zaman içerisinde güç kazanması, kendi geleneklerinin yeniden hayat bulması sonucu doğmaktadır. Böylece güçlünün güçsüz karşısındaki sanki mutlakmış gibi gözüken üstünlüğü bir rüya gibi silinip gitmektedir.
...özgür bir toplumda entelektüeller sadece geleneklerden bir tanesidir. Ayrıcalıklı haklara sahip bulunmadıkları gibi, sahip bulundukları görüşlerin kendilerinden gayrısı için özel bir önemi de yoktur.
Kusurlu harita ile yolculuk etmek her ne kadar kişinin başına iş açarsa da, hiç haritasız yolculuk etmekten çok daha iyidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Özgür Bir Toplumda Bilim
Baskı tarihi:
Ekim 1991
Sayfa sayısı:
299
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755390055
Orijinal adı:
Science in a Free Society
Çeviri:
Ahmet Kardam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bilim düşmanı! Akıl düşmanı! Anarşist!...Feyerabend, 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu. Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim'de ise bir yandan Yönteme Karşı'nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte, öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır.

Feyerabend'e göre bilim, son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır. Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına, bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere, kurallara ve usullere uymamasına, "bilimde akılsallık" ya da "bilimsel yöntem" denen canavarlardan uzak durmasına, kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur.

Toplumdaki diğer geleneklerden (ideolojilerden) hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken "Batı bilimi", dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur. Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil; devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri, değerleri, yöntemleri, usulleri, "akıldışı", "bilimdışı" ilan ederek yok etmiş olmasıdır. Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır. Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu (tıpkı bir zamanların din adamları gibi) "geçim kapısı" haline getirmiş "aydınlar" da toplumun yapısını belirleyen, neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren, herkese ne yapması gerektiğini söyleyen, hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir. Bu tekel, Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir. Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı, devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır.

Feyerabend'in bu yapıtını okurken yalnızca "bilimin kusursuzluğu" konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız; Tanzimat'tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye'de, bu soruna, yok edcilikten ve kopyacılıktan uzak; çoğulcu, özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Gürkan
  • Meryem D.
  • Kitap Mağarası
  • .:A:.
  • Mola Kartı
  • Haydudu
  • Ayşe Özçelik
  • Siddhartha
  • A. Selim
  • CSU

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0