Özgürlük Yanılsaması Rousseau ve MarxYıldız Silier

·
Okunma
·
Beğeni
·
674
Gösterim
Adı:
Özgürlük Yanılsaması Rousseau ve Marx
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789944568852
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yordam Kitap
Kapitalizm, bireysel özgürlüğün son durağı mı' Liberal kuramcılar diyor ki: "Serbest piyasa ekonomisi, belki eşitlik, kardeşlik ve adalet sağlayamıyor ama hiç olmazsa özgürlüğü garanti altına alıyor." Özgürlüğün, tüketicilerin marka seçme özgürlüğüne ya da soyut vatandaşların eşit yasal haklarına indirgenemeyeceğini düşünüyorsak, liberalizmin ilk eleştirmenlerinden Rousseau ve Marx´ın alternatif özgürlük anlayışlarından hâlâ öğreneceğimiz çok şey var. Çoğumuz, ya özgürlüğü kuralsızlık olarak tanımlayıp, mutlak özgürlüğün hiçbir toplumda var olamayacağını düşünüyoruz, ya da özgürlüğü "özel alan" içindeki serbestliğe indirgeyip, kendimizi özgür hissetmenin özgür olmak için yeterli olduğuna inanıyoruz. Peki, ya Rousseau´nun iddia ettiği gibi ayağımızdaki zincirleri halhal zannedip çiçeklerle süslüyorsak' Özgürleşmenin ilk adımı, şu anda neden özgür olmadığımızı kavramaktan geçiyor. Modern toplumda içine düştüğümüz "özgürlük yanılsaması"nı açıklayan Rousseau ve Marx, özgürlüğün ihtiyaçlarla ilişkisine dair iki farklı tez öne sürüyor. Rousseau´ya göre, uygarlık, arzuları ve bağımlılıkları artırdıkça toplumlar yozlaşır ve insanlar farkına varmadan özgürlüklerini kaybeder. Özgürlüğün koşulu "yapay arzular"dan kurtularak yetenekler ve ihtiyaçlar arasında denge kurulmasıdır. Oysa Marx´a göre özgürleşme ancak ihtiyaçların artması ve insancıllaşmasıyla mümkündür. Bütün ihtiyaçlarımızı para ihtiyacına indirgeyen "meta fetişizmi"nden kurtulma mücadelesi, yabancılaşmanın aşılmasının da önünü açar. Bu kitap, "Biz kimiz' Nereden geldik' Nereye gidiyoruz' Nasıl özgürleşebiliriz'" sorularının peşine düşen herkesi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"insan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur" Toplum Sözleşmesi 'nin ilk bölümü bu çarpıcı cümleyle başlar
Ne de olsa araçların hızla geliştiği, ama amaçların gitgide daha az sorgulandığı bir çağda yaşıyoruz.
Hiç kimse özgür değil bu dünyada çünkü herkes aynı şeylerin peşinden koşuyor.. Başarı,ün ve para çağımızın yeni tanrıları
Çoğu ihtiyacının karşılandığını düşünen, genelde huzurlu ve mutlu hayatı olan birisi yine de kendisini özgür hissetmiyorsa, bu konuda yanılıyor olabilir mi?
Zenginler boş zamanlarında yeni alışkanlıklar edinir ve bunları ihtiyaç olarak görmeye başlar.
Felsefenin iki kurucusu (Sokrates ve Descartes) bilgeliğe ve bilgiye giden yolun ilk adımının kişinin cehaletinin ve sınırlarının farkına varması olduğu konusunda hem fikirlerdir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Özgürlük Yanılsaması Rousseau ve Marx
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789944568852
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yordam Kitap
Kapitalizm, bireysel özgürlüğün son durağı mı' Liberal kuramcılar diyor ki: "Serbest piyasa ekonomisi, belki eşitlik, kardeşlik ve adalet sağlayamıyor ama hiç olmazsa özgürlüğü garanti altına alıyor." Özgürlüğün, tüketicilerin marka seçme özgürlüğüne ya da soyut vatandaşların eşit yasal haklarına indirgenemeyeceğini düşünüyorsak, liberalizmin ilk eleştirmenlerinden Rousseau ve Marx´ın alternatif özgürlük anlayışlarından hâlâ öğreneceğimiz çok şey var. Çoğumuz, ya özgürlüğü kuralsızlık olarak tanımlayıp, mutlak özgürlüğün hiçbir toplumda var olamayacağını düşünüyoruz, ya da özgürlüğü "özel alan" içindeki serbestliğe indirgeyip, kendimizi özgür hissetmenin özgür olmak için yeterli olduğuna inanıyoruz. Peki, ya Rousseau´nun iddia ettiği gibi ayağımızdaki zincirleri halhal zannedip çiçeklerle süslüyorsak' Özgürleşmenin ilk adımı, şu anda neden özgür olmadığımızı kavramaktan geçiyor. Modern toplumda içine düştüğümüz "özgürlük yanılsaması"nı açıklayan Rousseau ve Marx, özgürlüğün ihtiyaçlarla ilişkisine dair iki farklı tez öne sürüyor. Rousseau´ya göre, uygarlık, arzuları ve bağımlılıkları artırdıkça toplumlar yozlaşır ve insanlar farkına varmadan özgürlüklerini kaybeder. Özgürlüğün koşulu "yapay arzular"dan kurtularak yetenekler ve ihtiyaçlar arasında denge kurulmasıdır. Oysa Marx´a göre özgürleşme ancak ihtiyaçların artması ve insancıllaşmasıyla mümkündür. Bütün ihtiyaçlarımızı para ihtiyacına indirgeyen "meta fetişizmi"nden kurtulma mücadelesi, yabancılaşmanın aşılmasının da önünü açar. Bu kitap, "Biz kimiz' Nereden geldik' Nereye gidiyoruz' Nasıl özgürleşebiliriz'" sorularının peşine düşen herkesi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Umut
  • Sinem
  • Duygu Yıldız
  • Beyza Arıkan
  • Barış Bal
  • IBRAHIM
  • Muhammed Ali KURT
  • Enes Özgen
  • Seren KOÇ
  • Yusuf

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%20 (1)
8
%40 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0