·
Okunma
·
Beğeni
·
30
Gösterim
Adı:
Özne Nasıl Susturulur?
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133156
Kitabın türü:
Çeviri:
Ümit Edeş, Özge Soysal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Serge Lesourd, Jacques Lacan’ın söylem türleri kuramından ve uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerinden yola çıkarak, önceki çalışmalarında ele aldığı öznel ıstırabın yeni ifade biçimlerini tartışmayı sürdürüyor. Yazar, postmodern laf ebeliklerinin şekillendirdiği yeni toplumsal ilişkilerin, psikanalizin temel öğretilerinden biri olan “Doyum, her insani yaşamın bencil amacıdır” saptamasını çok iyi benimsediğini, ancak hemen onu izleyen bir diğer öğretisini unuttuğunu hatırlatıyor: “Her zevk, grup yaşamındaki bağları korumak için sınırlı ve tamamlanmamış kalmak durumundadır”.

Günümüzün liberal pazar ekonomisi tarafından belirlenen “her zevkin sınırsız ve herkes tarafından ulaşılabilir olması” kuralı hem öznelleşme süreçlerinde hem de insani ilişkilerde etkilerini giderek artan depresyon, stres, anoreksia, hiperaktivite, intihar, bağımlılıklar, şiddet, yıkım, kabalık, zorbalık, cemaatleşmeler, kapalı narsistik gruplar gibi bireysel ve toplumsal patolojiler altında gösterirken, öznenin bu türden bir kapalı sistemde, belirsizlik ya da aşırılık hallerinde bulabildiği tek çıkış yolu çoğunlukla kendi bedeni ya da ötekinin bedeni olmaktadır.

Psikanalitik kuramın kavramlarının ustalıkla işlendiği ve incelikli bir klinik duyuşla örülen bu kitap, özneyi ve öznelliği susturan her türlü söylem karşısında okuyucusunu da sadece sözü almaya değil, sözü etik bir yerden almaya, sabırla ve dikkatle bekleyip dinlemeye, özenle ve özgürce üretmeye de teşvik ediyor.

(Tanıtım Bülteninden)
Eser klinik psikolog ve psikanalist olan yazarın 25 yıllık klinik görüşmelerinin ve araştırmalarının bütününün bir soruşturmasına dayanıyor. Kapitalizme özgü liberal toplumun ilişkilerini psikanalist bir bakışla analiz ediyor. Özellikle Freud ve Freudyen görüşü ileri taşıyan Lacan’ın teorileri üzerine kurulu bir kitap.

Öznenin anal, oral ve genital yani psikoseksüel dönemlerindeki aile ilişkilerinin veya toplumsal yapının özneyi nasıl etkilediğini inceliyor. Özne, nesne ve öteki arasında geçen özellikle ergenlik döneminde benliğini oluşturma sürecini ve davranışlarını tahlil ediyor.

Bireyin varoluşunu benzerlerince tanınması, yaygın olarak ergenlikte teşhircilikle, aşırı tüketimle ve rekabetle koşullanırken yoksunluk durumunda ise haset, şiddet ve öznenin kendisine şiddetine kadar sebep olabiliyor.

Neden bedene dövme, piercing yaptırılır veya kesiklerle zarar verilir? Neden uyuşturucu kullanılır?
Neden narsisizm ve megalomani yaygınlaştı?
Neden insan cemaatleşme arayışındadır? Bu soruların ve başka birçok sorunun cevabı psikanalist bir bakışla cevaplanmış.

Yoğun olarak kavramsal bir dil kullanıldığı için okuyucuya ağır gelebilir.
Birçok konuda da referans alınabilinecek bir çalışma.
Postmodern toplumunuzun bu tüketim rüyası ergenlik geçişinin sonlanışını bir kez daha sekteye uğratır. Ruhsal nesnenin tüketim nesnesine indirgenişi, gündelik yaşamın çıkmazlarındaki birçok yetişkinin tanıklık ettiği gibi bireyi de arka planda bırakır, zira bireyin toplumsal yaşamdaki varlığının temsilcisi nesne haline gelmiştir.
“Haset dolu bakış, öznenin kendi kendisini yok eder” Ötekinin tahammül edilemez bakışı, öznenin ötekiye yönelttiği haset dolu bakışın dönüşü olarak anlaşılmalıdır. İster “banliyö savaşları” içindeki ergenler ister “ kabile rekabetleri” içindeki yetişkinler olsun, öznelerin narsisistik şiddetinin merkezinde bu haset yüklü bakış bulunmaktadır. Haset, insan öznenin kendi evindeki zevke bir başkasının katıldığını gördüğü zaman duyumsadığı ilk histir.
Kapitalist söyleminin söyleyeni, yani öznesi yoktur. Aynı şekilde Marksist analizler yeniden ele alınırsa kapitalist söylemin ötekisi konumunda- Marks’ın deyimiyle proleter-proleteryanın öznesi de yoktur, söz konusu olan öznel bir yer değil, bir kitle, bir birliktir. O halde kapitalistin söyleminde muhatap olmadığı gibi söyleyen de yoktur ve dolayısıyla Kapitalistin söylem yapısından beklenecek bir öznellikte yoktur.
İntihar girişimlerindeki (bireysel ya da toplu) artış, anoreksiklerde olduğu gibi yaşamın içine girmeyi reddedişin yoğun biçimde artması, jiletleme ya da body-art’ların gösterdiği gibi bedende sınır çizgisi bulma girişimi, tıpkı bombasıyla kendini havaya uçuran teröristin “devrimci ölümü” gibi, insanların kapitalist söylemin oluşturduğu zalim sanal Öteki’nin etkisinden kurtulma girişiminin moren işaretidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Özne Nasıl Susturulur?
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133156
Kitabın türü:
Çeviri:
Ümit Edeş, Özge Soysal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Serge Lesourd, Jacques Lacan’ın söylem türleri kuramından ve uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerinden yola çıkarak, önceki çalışmalarında ele aldığı öznel ıstırabın yeni ifade biçimlerini tartışmayı sürdürüyor. Yazar, postmodern laf ebeliklerinin şekillendirdiği yeni toplumsal ilişkilerin, psikanalizin temel öğretilerinden biri olan “Doyum, her insani yaşamın bencil amacıdır” saptamasını çok iyi benimsediğini, ancak hemen onu izleyen bir diğer öğretisini unuttuğunu hatırlatıyor: “Her zevk, grup yaşamındaki bağları korumak için sınırlı ve tamamlanmamış kalmak durumundadır”.

Günümüzün liberal pazar ekonomisi tarafından belirlenen “her zevkin sınırsız ve herkes tarafından ulaşılabilir olması” kuralı hem öznelleşme süreçlerinde hem de insani ilişkilerde etkilerini giderek artan depresyon, stres, anoreksia, hiperaktivite, intihar, bağımlılıklar, şiddet, yıkım, kabalık, zorbalık, cemaatleşmeler, kapalı narsistik gruplar gibi bireysel ve toplumsal patolojiler altında gösterirken, öznenin bu türden bir kapalı sistemde, belirsizlik ya da aşırılık hallerinde bulabildiği tek çıkış yolu çoğunlukla kendi bedeni ya da ötekinin bedeni olmaktadır.

Psikanalitik kuramın kavramlarının ustalıkla işlendiği ve incelikli bir klinik duyuşla örülen bu kitap, özneyi ve öznelliği susturan her türlü söylem karşısında okuyucusunu da sadece sözü almaya değil, sözü etik bir yerden almaya, sabırla ve dikkatle bekleyip dinlemeye, özenle ve özgürce üretmeye de teşvik ediyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Furkan Öz
  • Pierre Riviére

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0