Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce

·
Okunma
·
Beğeni
·
5
Gösterim
Adı:
Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce
Baskı tarihi:
28 Kasım 2015
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759059061
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
Giysilerimizde, soluduğumuz havada, damarlarımızda gezinen teknolojik cüceler...İnsanın hilafetine göz diken mikro-robotlar… Ölüme kafa tutan zerreler... Atomlarıyla oynandığı için "seçkinleşen" materyaller...İşte binyılın en büyük olayı nanoteknoloji.

Hayykitap’tan çıkan "Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce", Türkiye’de nanoteknoloji hakkında yayınlanan ilk ve tek kitap. Kısa, kolay okunur, herkesin anlayabileceği sade bir dile sahip. Nanoteknolojinin dünya ve Türkiye’deki serüvenini özetliyor. Hayata geçmiş ilginç uygulamalardan örnekler veriyor ve okuyucuyu potansiyel risklere karşı uyarıyor.

Kitap, nanoteknolojinin ne olduğu, getireceği müstakbel yenilik ve köklü değişimler, riskleri, zararları ve tehditleri üzerine. Konu başlı başına renkli olduğundan, açılım ve analizleri bolca heyecan sosu barındırdığından ama bir o kadar “bilimsel not” da içerdiğinden iddialı bir söylemle ülkemizde bu konuda çekilen "temel" bilgi açlığını bastırma iddiasında.

"Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce" okuyucuyu teknolojik cücelerden oluşan "zerreler" dünyasında kısa bir gezintiye çıkarıyor: Onların ne giremeyecekleri ne de çıkamayacakları bir yer var... Kendilerinden ürüyor, kendi yaralarını sarıyorlar... Kömürden elmas, kırıntıdan hamburger, lağım suyundan içecek yapıyorlar... Kanseri içinden çökertip, damar denizaltılarıyla by-pass yapıyorlar. Dünyanın tüm bilgilerini bir küp şekere sığdırıp, bilgisayarların hızını binlerle çarpıyorlar. Kendiliğinden çoğalan silahlar yaratıyor, bedeninize "bulunmaz ve görülmez" casus olarak sızıyorlar.

İnsanoğlunun en büyük devrimi kapımızı çalıyor... Maddi dünyanın bütün sütunları sarsılıyor. Manevi dünyanın kıyamet senaryoları çağrılıyor. Nanoteknoloji, sınırsız ve sonsuz dünyanın kapılarını açıyor... Ama... Aması var. Çünkü nanoteknoloji kimisine göre tarihteki en büyük devrim, kimisine göreyse üçüncü dünya savaşının nedeni ve kıyametin habercisi..

"Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce" nanoteknolojinin "nimetleri" yanında ölümcül risklerini de anlatıyor. Aslında nanoteknolojinin Yaratıcı’ya bir meydan okuma olduğunu da tespit ediyor
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bilim adamları insan yaratmayı başarırlar.. ve derler ki ,"artık tanrıya ihtiyacımız kalmadı.. gidip ona söyleyelim." O'nun huzuruna çıkarlar ve artık insan yarattıklarını, bir tanrıya da ihtiyaçları bulunmadığını söylerler. O, "ilginç" der. "peki nasıl yaptınız?"

Bilim adamları "gururla" anlatmaya başlarlar... "Önce" derler, "yerden bir parça toprak alacaksınız..."
Tanrı araya girer..." O toprak benimki mi sizinki mi?"
.
Bu kısa öykü gerçekte, bilimin şaşaalı buluşlarının insanoğlunun öz malı olmadığını gösterir... yerçekiminin ispatlanmadığı, adının konmadığı dönemlerde, "yine de yerçekimi vardı" demektir bu.
Bilimin insan aklının en güçlü silahı olduğu söylemi yaygındır. Ama silah demekle bile ona negatif anlam yüklüyoruz. bilimin "gücün karanlık tarafına" eğilimi çoğu zaman bizlerin kibriyle bileniyor. Sonuçta bilimi iyi ya da kötü kullanmak bize bağlı olsa da "beşeri hırslar" keşfin "insanlığa hizmetini çoğu zaman sakatlıyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce
Baskı tarihi:
28 Kasım 2015
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759059061
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
Giysilerimizde, soluduğumuz havada, damarlarımızda gezinen teknolojik cüceler...İnsanın hilafetine göz diken mikro-robotlar… Ölüme kafa tutan zerreler... Atomlarıyla oynandığı için "seçkinleşen" materyaller...İşte binyılın en büyük olayı nanoteknoloji.

Hayykitap’tan çıkan "Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce", Türkiye’de nanoteknoloji hakkında yayınlanan ilk ve tek kitap. Kısa, kolay okunur, herkesin anlayabileceği sade bir dile sahip. Nanoteknolojinin dünya ve Türkiye’deki serüvenini özetliyor. Hayata geçmiş ilginç uygulamalardan örnekler veriyor ve okuyucuyu potansiyel risklere karşı uyarıyor.

Kitap, nanoteknolojinin ne olduğu, getireceği müstakbel yenilik ve köklü değişimler, riskleri, zararları ve tehditleri üzerine. Konu başlı başına renkli olduğundan, açılım ve analizleri bolca heyecan sosu barındırdığından ama bir o kadar “bilimsel not” da içerdiğinden iddialı bir söylemle ülkemizde bu konuda çekilen "temel" bilgi açlığını bastırma iddiasında.

"Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce" okuyucuyu teknolojik cücelerden oluşan "zerreler" dünyasında kısa bir gezintiye çıkarıyor: Onların ne giremeyecekleri ne de çıkamayacakları bir yer var... Kendilerinden ürüyor, kendi yaralarını sarıyorlar... Kömürden elmas, kırıntıdan hamburger, lağım suyundan içecek yapıyorlar... Kanseri içinden çökertip, damar denizaltılarıyla by-pass yapıyorlar. Dünyanın tüm bilgilerini bir küp şekere sığdırıp, bilgisayarların hızını binlerle çarpıyorlar. Kendiliğinden çoğalan silahlar yaratıyor, bedeninize "bulunmaz ve görülmez" casus olarak sızıyorlar.

İnsanoğlunun en büyük devrimi kapımızı çalıyor... Maddi dünyanın bütün sütunları sarsılıyor. Manevi dünyanın kıyamet senaryoları çağrılıyor. Nanoteknoloji, sınırsız ve sonsuz dünyanın kapılarını açıyor... Ama... Aması var. Çünkü nanoteknoloji kimisine göre tarihteki en büyük devrim, kimisine göreyse üçüncü dünya savaşının nedeni ve kıyametin habercisi..

"Pamuk Prenses ve Katrilyonlarca Cüce" nanoteknolojinin "nimetleri" yanında ölümcül risklerini de anlatıyor. Aslında nanoteknolojinin Yaratıcı’ya bir meydan okuma olduğunu da tespit ediyor

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • ilelebet meftun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0