Pandispanya ile Paşa Çayı

·
Okunma
·
Beğeni
·
5
Gösterim
Adı:
Pandispanya ile Paşa Çayı
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Format:
E-kitap
ISBN:
9786058355316
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Ve ben, ailece dinlediğimiz radyo ajanslarından hemen sonra soluğu bu merdiven altında alırdım. Hatta çocuk aklımla kavanozlara leblebi ve kuru üzüm dahi stoklamıştım. Babamın bakalit kaplamalı bahriyeli matarası, Paşa dedemin babama hediye ettiği Bursa işi Arnavut çakısı, tekne seyir defteri olduğunu bildiğim sayfaları eski Türkçe yazılmış ama boş sayfaları çoğunlukta olan bir defter, bazı hallerde ucu ıslatılarak yazılan sabit kurşun kalemde burada sakladığım nadide eşyalarım arasındaydı.

Annem o sıcak temmuz sabahı ablam ve bana müjdeyi vermişti. Hafta sonu başlayacak olan babamın senelik izniyle birlikte hep beraber Suadiye’deki köşke gidecektik. Haberi aldığımız andan itibaren ablamda, bende hazırlıklarımıza başlamıştık. Ablam okuyacağı polisiye romanlarını ,giyeceği kıyafetleri şimdiden hazırlamaya başlamıştı.Ben de en çok sevdiğim çizgi romanlardan Pekos Bill’in son beş sayısı ile kurşun askerlerim ve el yapımı Bursa çakımı hazırlamıştım.

Son on dokuz yıllık müzmin hastalık maceramda değişmez rol arkadaşlarım ailem olsa da; bu zor günlerimde annemi çok özlüyorum.
“Canım annem… İster kaldır at beni, ister al sürükle sonsuza…Aslında benim problemim çözülmesi en zor problem biliyor musun ? Zira bunu hissettiren nedensiz olduğunu bildiğim ihtiyarlık düşüncesi... Nedensiz olduğu içinde çözülmesi zor.

Çaresizliğin hüküm sürdüğü Keçi kılından dokunmuş kalın battaniyemin altında kıvrılıp yattığım sıcak yatağımdan kalmak istemiyordum. Siz benim kalkmak dediğime aldırmayın uyanmaktan güne başlamaktan bahsediyorum. Çok geçmeden 1940’lı yıllara has yağlanmamış bir kapı gıcırtısıyla uyandım.

Benim bildiğim bu çekme’den üç kuşak faydalanmıştı. Babaannem,Dede’mden yüz görümlüğü olarak aldığı iki büyük Reşat Altını’yla,yeşil renkli Yemen Taşı küpelerini burada muhafaza etmişti.

Dedemde ilgi duyduğu bir düzine Bizans sikkesini ve onunda dedesi Hüsnü Paşa’nın babası olan posta kol ağası Kafkasyalı Mehmet Bey’in Venedikli bir tacirden satın aldığı saatini saklamıştı.

Öyle ki Bohemya yapımı Orient tarzı fosforlu kadranı ve Romen rakamlarıyla bezenmiş bu dikkat çekici altın kaplamalı köstekli saati çekme'nin içindeki pamuklu kutucuklarda bize ulaşana dek uykuya bırakmıştı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pandispanya ile Paşa Çayı
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Format:
E-kitap
ISBN:
9786058355316
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Ve ben, ailece dinlediğimiz radyo ajanslarından hemen sonra soluğu bu merdiven altında alırdım. Hatta çocuk aklımla kavanozlara leblebi ve kuru üzüm dahi stoklamıştım. Babamın bakalit kaplamalı bahriyeli matarası, Paşa dedemin babama hediye ettiği Bursa işi Arnavut çakısı, tekne seyir defteri olduğunu bildiğim sayfaları eski Türkçe yazılmış ama boş sayfaları çoğunlukta olan bir defter, bazı hallerde ucu ıslatılarak yazılan sabit kurşun kalemde burada sakladığım nadide eşyalarım arasındaydı.

Annem o sıcak temmuz sabahı ablam ve bana müjdeyi vermişti. Hafta sonu başlayacak olan babamın senelik izniyle birlikte hep beraber Suadiye’deki köşke gidecektik. Haberi aldığımız andan itibaren ablamda, bende hazırlıklarımıza başlamıştık. Ablam okuyacağı polisiye romanlarını ,giyeceği kıyafetleri şimdiden hazırlamaya başlamıştı.Ben de en çok sevdiğim çizgi romanlardan Pekos Bill’in son beş sayısı ile kurşun askerlerim ve el yapımı Bursa çakımı hazırlamıştım.

Son on dokuz yıllık müzmin hastalık maceramda değişmez rol arkadaşlarım ailem olsa da; bu zor günlerimde annemi çok özlüyorum.
“Canım annem… İster kaldır at beni, ister al sürükle sonsuza…Aslında benim problemim çözülmesi en zor problem biliyor musun ? Zira bunu hissettiren nedensiz olduğunu bildiğim ihtiyarlık düşüncesi... Nedensiz olduğu içinde çözülmesi zor.

Çaresizliğin hüküm sürdüğü Keçi kılından dokunmuş kalın battaniyemin altında kıvrılıp yattığım sıcak yatağımdan kalmak istemiyordum. Siz benim kalkmak dediğime aldırmayın uyanmaktan güne başlamaktan bahsediyorum. Çok geçmeden 1940’lı yıllara has yağlanmamış bir kapı gıcırtısıyla uyandım.

Benim bildiğim bu çekme’den üç kuşak faydalanmıştı. Babaannem,Dede’mden yüz görümlüğü olarak aldığı iki büyük Reşat Altını’yla,yeşil renkli Yemen Taşı küpelerini burada muhafaza etmişti.

Dedemde ilgi duyduğu bir düzine Bizans sikkesini ve onunda dedesi Hüsnü Paşa’nın babası olan posta kol ağası Kafkasyalı Mehmet Bey’in Venedikli bir tacirden satın aldığı saatini saklamıştı.

Öyle ki Bohemya yapımı Orient tarzı fosforlu kadranı ve Romen rakamlarıyla bezenmiş bu dikkat çekici altın kaplamalı köstekli saati çekme'nin içindeki pamuklu kutucuklarda bize ulaşana dek uykuya bırakmıştı.

Kitap istatistikleri