·
Okunma
·
Beğeni
·
7545
Gösterim
Adı:
Papazın Kızı
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730403
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Clergyman's Daughter
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Papazın Kızı
Papazın Kızı
Papazın Kızı (Minikitap)
Dokhtar-e Keshish
Keşiş Qızı
1930`ların mali kriz içindeki İngiltere`si... Papaz babasının kendisine dayattığı `itaatkar ev kızı` kimliğini zorla da olsa kabullenen ve kafası hem mesleği hem de yoksullarla kurduğu ilişkilerle karmaşıklaşır bir genç kız, Dorothy...

Ve hayatını alt üst eden, adını dahi unutturan bunalımlar... Orwell`in sert ve `insan` kalemi; işsizliğin, yoksulluğun ve açlığın dünyasını yani dünyamızı tüm çıplaklığı ve vahşetiyle gözler önüne seriyor.
333 syf.
·15 günde
Okunması çok kolay bir kitap olmadıgını kabul ediyorum, özellikle orta bölümde sokakta geçen dialoglar anlaması pek kolay değil. Yine de sabırla okuyup tamamlamaya değer, Şahsen çok etkilendim. Orwell'ın bilinen 1984ünden hayli farklı fakat yine çok gerçekçi, yine çok ince, olumsuz yorumlara katılmıyorum, kendi felsefesi olan cesur bir hikaye. Okudukça insanın doğasına dair çarpıcı bir sorgulamaya girişiyorsunuz, kendi üzerinize düşünüyorsunuz, az şey değil.
333 syf.
·9/10
orwell'ın o sinsi alaycılığını gözler önüne serdiği ve adeta ben geliyorum dediği eserdir papazın kızı. her ne kadar orwell sanat hayatının ilerleyen dönemlerinde bu kitabından utanç duyduğunu belirtse de yazar dorothy nezdinde her zaman yaptığı gibi küçük İngiliz burjuvazisini yine alaya alır. küçük bir kasabada oldukça gelenekçi olan bir papazın kızı olan dorothy toplum tarafından kabul edilemeyecek bir ziyaretin ardından yaşadığı bilinç kaybı sonrasında kendisini o güne kadar yaşadığı izole hayatın tam zıttı olan bir dünyada bulur. önceki yaşantısına dair hiçbir şey hatırlamayan kahramanımız sanayi devriminin tüm yıkıcılığının yaşandığı londra kirsallarinda ve banliyölerinde hayatta kalma savaşına başlar. başından geçen tüm olayların ardından dorothy evine dönmeyi başarabilecek midir? ya da asıl soru dorothy evine eskisi gibi bir "papazın kızı" olarak mı dönecektir.
333 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Diğer romanlarına göre sürükleyici bir roman. En çok ilgimi çeken özel okulların işleyişi ...Mış gibi yapmak, ezberci dayatmacı sistem , öğrenci = müşteri
576 syf.
·3 günde·7/10
İngiltere'nin küçük bir yerleşiminde bir papazın kızı olarak bencil babasıyla yaşayan 28 yaşındaki Dorothy Hare günlük yaşamı, iyiliği ve saflığıyla, çalışkanlığı ve inançlarının gerektiği şekilde yaşamıyla kitabın ilk bölümünü oluşturmaktadır. Sürprizsiz bir hayatı vardır. Bir gün ansızın kendisini bambaşka bir şehirde soyulmuş, bitap ve hafızasını kaybetmiş halde bulur. Ne adını ne de geçmişini hatırlar. Gazetelerden on gündür kayıp bir papazın kızından bahsetmesine rağmen kendisinin olduğunu anlamaz. Aylarca kendini bilmeden karnını doyurmak için tarlalarda bambaşka bir dünyada çalışır, kendi dünyası dışına çıkıp zorlukla hayatta kalmayı başarır. Sonra bir gün Londra'ya gider ve artık hafızası yerine gelmiştir. eve dönmek ister fakat babası onun yaşlı bir adam olan Bay Warburton ile kaçtığı dedikodularına inandığından geri dönme isteklerini geri çevirir. Londra'da iş bulmaya çalışan Dorotyh en sonunda dilenirken polis tarafından nezarete alınır. Aynı anlarda kuzeninin yardımıyla normal yaşama döner. Bir okulda öğretmenlik yapmaya başlar. Velhasıl kelam bir yılın sonunda artık Dorotyh inancını kaybetmiş bir insan olarak bir yalanı yaşamayı seçerek kendi köyüne geri döner. Güzel işlenmiş bir inanç sorgulama hikayesi ayrıca George Orwell'in İngiltere'deki yaşamı, fakirliği, inanç ikiyüzlülüğünü de bizlere gösterdiği bir yapıt. Sevdim.
333 syf.
·8 günde·Puan vermedi
George Orwel'la benim gibi 1984 romanıyla tanışanlar için beklentiyi karşılamayacak bir roman. Fakat bahsettiği konular ve ana karakterin ruh hali etkileyici. Bir anda değişen hayatı ve buna sağladığı uyum karakterden çok okuyucuyu şaşırtıyor. Benim açımdan en etkileyici bölüm ise dinine bağlı ve yaşamını bu dine ve gerekliliklerine göre şekillendiren karakter, bu duyguların yokluğuna karşı riyakar tavrı. Bu bölüm insanın sorunlarının ve duygularının her devirde nasıl benzerlikler gösterdiğini bir kez daha hatırlatıyor insana.
333 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Herhangi bir Stefan Zweig hikayesi gibi başlayan, 'Paris ve Londra' da Beş Parasız' havasında devam eden, sonlara doğru 'Çalıkuşu' na bağlayan ilginç bir Orwell eseri. Okurken büyük keyif aldım, içeriğin zenginliğine hayran kaldım.
333 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Knype Hill adlı bir kasabada yaşayan Dorothy, kilise ve onun getirdiği birçok işi yapmaktadır. Babası bir papaz olan Dorothy, inançla büyümüş ve kendini bu yönde tatmin etmiş bir kadındır. Gün gelip hafızasını kaybettiğinde her şey değişir.

Bir kadının ayakları üstünde durma hikâyesini anlatan bu roman, bana İngiltere'nin ne kadar cahil ve kör görüşlü olduğunu gösterdi. Belki bu yalnızca kadına verilmeye değerden kaynaklı olabilir ancak cahilliğin getirdiği her dürtüyü okurken içinizden "Bunda bile mi?" diyorsunuz. Dorothy'nin ayakta durma mücadelesi, inanacıyla ilgili sorunları ve katlandığı onca şey, yani kitabın temeli, hoşuma gitse de her şeyin monoton ve berbat olduğu o kasabaya tekrar dönmesi beni çok şaşırttı. Bunun dışında kitap, dönemin Avrupa'sını anlatmakta oldukça başarılı bence.
333 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle eserde bir bölüm var ki, İlber Ortaylı hocanın meşhur sözün aklıma getirdi. "Her yere üniversite açmak ahlaksızlıktır."
Güzel ülkem, eğitimin yerle bir edildiği, sadece paranın gölgesinde, aslında hiçbir zaman gelişime etki etmeyen, yararı değil de aslında para kazanmaktan başka hiçbir amacı olmayan belki bir genelev ve tefeciye benzer mantıkta hareket eden, dönem sonunda da kep fırlatılıp üstüne bir de reklamını yapan ticarethanelerle dolu. Tabii ki hepsi bu şekilde değil ancak son dönemde açılanların çoğu için bu söylediklerim geçerli. Özellikle düzgün bir okulun ücretini karşılayamayacak kadar yoksul ama çocuklarını devlet okullarına göndermeyecek kadar gururlu olan aileler. Sizin eseriniz. Neyse bu konu uzun...

Eserde inanç kavramı İle ilgili bir takım sorularla karşı karşıya kalıyorsunuz. Belki de kendinizi bildiğiniz bileli sahip olduğunuz ve sizi siz yapan inançlarınızı sorguladığınız oluyor kendinizde.
Veya “siz bir şeyi güzel, iyi, doğru, yararlı bir şekilde yapmak isterken dışarıdan birileri sizi aksi yönde yönlendirse ne yapardınız” diye düşünüyorsunuz. Doğru bildiklerinizi ne pahasına olursa olsun söylemeye devam eder miydiniz?
Veya ihtiyaçlarınız olmadan ne kadar dayanabilirsiniz? Soğuğa, açlığa, pisliğe, bir yudum ekmeğe... Bunlar için nelerden vazgeçerdiniz?
Bir de elinizdeki değerlerinizden daha kötü durumda olsanız, daha kötü durumda hayatınızı idame etmeniz istense nasıl bir tepki verirsiniz?
Eser de toplumsal gerçek ve bağnaz inançların ele alındığı ve bunlarla nasıl yaşanabildiğini gösteren, çoğumuzun bir şey bulabileceği bir eser.
328 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
#kitapalıntıları :
"Bir yetişkin olarak saygınlığınızı korumadığınız müddetçe çocuklarla, sizi seven çocuklarla bile başa çıkamazsınız; bu saygınlık bir kere zedelendi mi en iyi yürekli çocuk bile sizi hor görmeye başlar."
"Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi?
Ne zaman kalkacaksın uykundan?"
"- İnsanın her şeyi sorgulamadan kabul etmesi rüyaya has bir özelliktir..."
Selam kitap yorumum; Bir kilise papazının kızı olan Dorothy, bencil babasının bütün işlerini gören, borçların altında ezilen, zor bir hayata sahipti. Ta ki bir gün hafızasını kaybedene dek. Hafızasını yitirdikten sonra tam anlamıyla "inancı dahil" her şeyini de kaybetmiş oldu. Bundan sonraki hayatı önceki hayatından çokta farksız olmayan ama daha da zor zamanlar geçirmesine sebep oldu. Kitapta açlığı, yokluğu, çaresizliği ve en çok ta soğuğu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Ben okurken hakikaten sanki oradaymışım gibi soğuğu içimde hissettim. İnanç veya inançsızlığın sorgulandığı (bu kısıma girmeyeceğim) güzel bir romandı. Orwell den okuduğum dördüncü kitaptı. Ben beğendim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
333 syf.
·6 günde·9/10
Kitabı çok severek okudum klasik okuyormuşum hissi verdi bana. Tabi George Orwell'in her zamanki siyasi mesajları (açlık, yoksulluk, eğitim sisteminin çarpıklığı, çalışma şartları) yine var eserde ama daha bir roman tadında verilmiş. Dorothy'nin hafızasını yitirdikten sonra nasıl olup da gözünü Londra sokaklarında açtığı belirtilmemiş o kısım merak konusu olarak kaldı bende onun dışında beğenerek okudum.
333 syf.
·Beğendi·8/10
George Orwell, 'Papazın Kızı' romanıyla, hayatının merkezinde dini inanç ve buna dayalı gündelik işler olan bir karakterin hafızasını kaybetmesiyle yaşadıklarını gözler önüne sermektedir. Romanın başkarakteri ve bir kilise papazının kızı olan Dorothy Hare, tüm hayatını kilise işleriyle geçiren, yüreği dini inançla dolu olan genç bir kızken hafızasını kaybeder ve evine oldukça uzak bir yerde her şeyden bihaber bir şekilde gözlerini açar. Hafızasını kaybettiğini etrafındakilere belli etmeyecek kadar kendine geldiğindeyse kendini daha yeni tanıştığı insanların ellerine bırakır. Hafızasını kaybettikten sonra romandaki deyim ile sürekli ''lastiği patlak'' bir şekilde yaşamış ve dini sadece bela okuma dilenme için kullanan insanlarla yaşamıştır. Bu süreçte Dorothy, inancını yavaş yavaş kaybeder ve bunu kendi de fark eder ancak içinde büyüdüğü dini öğretilerin ahlak çerçevesinden hafızası yerinde değilken bile çıkamaz. Son bölümde ise bu tarz itiraflara yer veren Orwell, okuyucuyu da kendini sorgulamaya iterek romanını noktalamıştır.
333 syf.
·24 günde·Puan vermedi
Bir gece bastırılmış duygularınızın ayyuka çıkmasıyla hafızanızı kaybedebilirsiniz.!
Kitap, ana karakterin farklı ortamlarda çeşitli toplumsal zorluklarla karşılaşarak verdiği mücadeleyi ve içine girdiği sorgulamayı konu almakta. Her ne kadar Orwell’in diğer kitaplarına nazaran biraz sönük kalsa da; burjuva yaşam tarzı-sefalet, inanç-inançsızlık, özelleştirilmiş eğitimin eleştirisi, toplumda kadının yeri, inancın yaşanmasının(gerçekten inanılmasa bile) toplumun karakteristik özelliği olduğu, yaşamın manası konuları samimiyetle işlenmiş.
Edebiyattaki en başarılı genelev sahneleri istisnasız mutaassıp dindarlar ya da mutaassıp dinsizler tarafından yazılmıştır.
İnançlar değiş, fikirler değişir ama ruhun derinliklerindeki bir parça hiç değişmez. Tanrı inancı yok olabilir ama inanca duyulan ihtiyaç sabit kalır.
" Evet hanımefendi. Öyle tabii. Haftaya seçim var, o yüzden. Onlara oy vereceğinden emin olana kadar onlardan iyisi yoktur; ertesi gün ise yüzünü unuturlar."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Papazın Kızı
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730403
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Clergyman's Daughter
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Papazın Kızı
Papazın Kızı
Papazın Kızı (Minikitap)
Dokhtar-e Keshish
Keşiş Qızı
1930`ların mali kriz içindeki İngiltere`si... Papaz babasının kendisine dayattığı `itaatkar ev kızı` kimliğini zorla da olsa kabullenen ve kafası hem mesleği hem de yoksullarla kurduğu ilişkilerle karmaşıklaşır bir genç kız, Dorothy...

Ve hayatını alt üst eden, adını dahi unutturan bunalımlar... Orwell`in sert ve `insan` kalemi; işsizliğin, yoksulluğun ve açlığın dünyasını yani dünyamızı tüm çıplaklığı ve vahşetiyle gözler önüne seriyor.

Kitabı okuyanlar 760 okur

  • Kolektifokur
  • Aspidistra
  • ayşe
  • Emre
  • Fatih coşkun
  • Jean Paul Sartre
  • Sıla Gülçin Şimşek
  • naile rüstem
  • Hüsna Şimşek
  • Ezgi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.6
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%30.3
35-44 Yaş
%28.8
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.9
Erkek
%43.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.3 (35)
9
%9.8 (21)
8
%25.6 (55)
7
%17.2 (37)
6
%8.4 (18)
5
%2.3 (5)
4
%2.3 (5)
3
%0.9 (2)
2
%0
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları