·
Okunma
·
Beğeni
·
10,6bin
Gösterim
Adı:
Papazın Kızı
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257737715
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.

Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni.

“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.”

The Observer

“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.”

Irish Times
328 syf.
·3 günde·5/10 puan
Bugüne kadar okuduğum George Orwell romanlarının aksine, (1984, Hayvan Çiftliği) pek beğenmediğim bir eser oldu kendisi.
İyi araştırılmalı, çünkü bu eseri dublörü filan yazmış olabilir. Çok yavan bir tadı var. Bu gözler, Virginia Woolf okurken bile böyle zorluk çekmedi.. Kitabın bitimine 50 sayfa kalmasına rağmen, 2-3 kere elime alıp, geri bıraktığımı söyleyebilirim.
Yazar, inancın şartlara göre nasıl değişkenlikler gösterebileceğini anlatmaya çalışmış. Fakat, konu o kadar sıkışıp kalmış ki, okuyucuyu etkisi altına almaktan yoksun, heyecanı olmayan bir kitap çıkmış ortaya.
Takdir edersiniz ki böyle eserlerde, okurun karakterleri benimsemesi zorlaşır, okuduğu esere yönelik merak duygusu azalır.
333 syf.
·15 günde
Okunması çok kolay bir kitap olmadıgını kabul ediyorum, özellikle orta bölümde sokakta geçen dialoglar anlaması pek kolay değil. Yine de sabırla okuyup tamamlamaya değer, Şahsen çok etkilendim. Orwell'ın bilinen 1984ünden hayli farklı fakat yine çok gerçekçi, yine çok ince, olumsuz yorumlara katılmıyorum, kendi felsefesi olan cesur bir hikaye. Okudukça insanın doğasına dair çarpıcı bir sorgulamaya girişiyorsunuz, kendi üzerinize düşünüyorsunuz, az şey değil.
333 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabın en kısa özeti, dini inancını kaybeden Hristiyan bir kızın hayatından yaklaşık bir yıllık bir bölümü anlatıyor. Orwell kitabın son bölümünde ana fikre ait değerlendirmesini bay Warburton üzerinden yapmış.
Kitabın mesajı dışında anlatımı kesinlikle çok güzel. Okuduğum her parçayı bir film tadında canlandırdım. Çaresizlik, sefalet, dost ihtiyacı, güven duygusu dibine kadar hissediliyor.Papazın Kızı'nı da çok beğendim. Tavsiye ederim.

Tavsiye eden okura teşekkür ederim.
333 syf.
·9/10 puan
orwell'ın o sinsi alaycılığını gözler önüne serdiği ve adeta ben geliyorum dediği eserdir papazın kızı. her ne kadar orwell sanat hayatının ilerleyen dönemlerinde bu kitabından utanç duyduğunu belirtse de yazar dorothy nezdinde her zaman yaptığı gibi küçük İngiliz burjuvazisini yine alaya alır. küçük bir kasabada oldukça gelenekçi olan bir papazın kızı olan dorothy toplum tarafından kabul edilemeyecek bir ziyaretin ardından yaşadığı bilinç kaybı sonrasında kendisini o güne kadar yaşadığı izole hayatın tam zıttı olan bir dünyada bulur. önceki yaşantısına dair hiçbir şey hatırlamayan kahramanımız sanayi devriminin tüm yıkıcılığının yaşandığı londra kirsallarinda ve banliyölerinde hayatta kalma savaşına başlar. başından geçen tüm olayların ardından dorothy evine dönmeyi başarabilecek midir? ya da asıl soru dorothy evine eskisi gibi bir "papazın kızı" olarak mı dönecektir.
333 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Diğer romanlarına göre sürükleyici bir roman. En çok ilgimi çeken özel okulların işleyişi ...Mış gibi yapmak, ezberci dayatmacı sistem , öğrenci = müşteri
328 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir anda gözlerinizi açtığınızda hiç bilemdiğiniz insanların arasında hiç bilmediğiniz bir cografya da kendinizi bulsanız ve maziniz hakkında tek bir şey bile hatırlamıyor olsanız ne yapardınız?
İşte bu kitap tam olarak bunu anlatıyor.
Maziniz kötü bile olsa eninde sonunda unutuluyor ve insanlar için birkaç günlüğüne konuşulacak bir şey olup ardından sanki hiç yaşanmamış gibi hayat devam ediyor.
Bu kitap tam olarak bize günümüzde "elalem ne der" sözünün ne kadar saçma ve boş bir söz olduğunu kanıtlıyor.
328 syf.
·16 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dorothy Hare taşrada bir kilise papazının kızıdır.Bencil ve aksi babasının kilise cemaati ile ilişkilerini düzenleyen, ev ve kilise ile ilgili her işin peşinde koşturan odur.Tanrı’ya inancı sağlam Dorothy, nedendir bilinmez bir hafıza kaybıyla bir gün kendini sokaklarda beş parasız bulur.Bu bölüm Paris ve Londra’da Beş Parasız kitabını hatırlattı bana.Trafalgar Meydanı’nda geçen üçüncü bölüm çok etkileyiciydi.
Dorothy’nin öğretmenlik yaptığı Ringwood Evi Kız Akademisi’nde başlangıçta var olan (ya da olmayan demeli) eğitim sistemini değiştirme çabalarının aldığı eleştiriler nedeniyle sonuçsuz kalıp, sistemi olduğu gibi kabul etmesi, eğitim sistemine hatta burjuva değerlerine sağlam eleştiriler içeriyordu.Tamamen farklı, zor bir hayatı yaşamak zorunda kalan Dorothy öncelikle Tanrı inancını kaybeder.Bay Warburton haklıydı belki de...Başından beri aslında gerçekten inanmıyor da olabilirdi.

“İçinde bulunduğu güçlüğün çözümünün, bir çözüm olmadığı gerçeğini kabullenmekte yattığını bilinçli olarak ayırt etmedi; elindeki işe devam ettiğin sürece işin nihai amacının önemsizleştiği gerçeğini; insan alışılmış, yararlı ve kabul edilebilir olanı yaptığı müddetçe inanç ile inançsızlığın bir olduğu gerçeğini.Bu düşünceleri henüz tam kendi kendine ifade edemiyor, sadece onların doğrultusunda hareket edebiliyordu.Belki çok daha sonra ifade edebilecek ve onlarda bir teselli bulacaktı.” syf 325

Papazın Kızı’nı çok beğendim.
576 syf.
·3 günde·7/10 puan
İngiltere'nin küçük bir yerleşiminde bir papazın kızı olarak bencil babasıyla yaşayan 28 yaşındaki Dorothy Hare günlük yaşamı, iyiliği ve saflığıyla, çalışkanlığı ve inançlarının gerektiği şekilde yaşamıyla kitabın ilk bölümünü oluşturmaktadır. Sürprizsiz bir hayatı vardır. Bir gün ansızın kendisini bambaşka bir şehirde soyulmuş, bitap ve hafızasını kaybetmiş halde bulur. Ne adını ne de geçmişini hatırlar. Gazetelerden on gündür kayıp bir papazın kızından bahsetmesine rağmen kendisinin olduğunu anlamaz. Aylarca kendini bilmeden karnını doyurmak için tarlalarda bambaşka bir dünyada çalışır, kendi dünyası dışına çıkıp zorlukla hayatta kalmayı başarır. Sonra bir gün Londra'ya gider ve artık hafızası yerine gelmiştir. eve dönmek ister fakat babası onun yaşlı bir adam olan Bay Warburton ile kaçtığı dedikodularına inandığından geri dönme isteklerini geri çevirir. Londra'da iş bulmaya çalışan Dorotyh en sonunda dilenirken polis tarafından nezarete alınır. Aynı anlarda kuzeninin yardımıyla normal yaşama döner. Bir okulda öğretmenlik yapmaya başlar. Velhasıl kelam bir yılın sonunda artık Dorotyh inancını kaybetmiş bir insan olarak bir yalanı yaşamayı seçerek kendi köyüne geri döner. Güzel işlenmiş bir inanç sorgulama hikayesi ayrıca George Orwell'in İngiltere'deki yaşamı, fakirliği, inanç ikiyüzlülüğünü de bizlere gösterdiği bir yapıt. Sevdim.
333 syf.
George Orwel'la benim gibi 1984 romanıyla tanışanlar için beklentiyi karşılamayacak bir roman. Fakat bahsettiği konular ve ana karakterin ruh hali etkileyici. Bir anda değişen hayatı ve buna sağladığı uyum karakterden çok okuyucuyu şaşırtıyor. Benim açımdan en etkileyici bölüm ise dinine bağlı ve yaşamını bu dine ve gerekliliklerine göre şekillendiren karakter, bu duyguların yokluğuna karşı riyakar tavrı. Bu bölüm insanın sorunlarının ve duygularının her devirde nasıl benzerlikler gösterdiğini bir kez daha hatırlatıyor insana.
328 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Papazın Kızı beni hayal kırıklığına uğrattın. Yazarın George Orwell olunca garanti bir kitap olarak görmüştüm seni ama sen çok değişken çıktın. Üstelik en önemli bir soruyu havada bıraktın. Allah aşkına adını aldığın kıza durduk yere nasıl hafızasını yitirttin ve yollara düşürdün? Hadi hafızasını kaybettirdin diyelim, gecenin bir vakti nasıl o evden çıkıp çok çok uzaklara nasıl gönderdin?
Anlayacağınız her yönüyle yetersiz bir kitaptı benim için. 5 bölümden oluşan kitabın her bölümde farklı öykü okuyor havası vardı. Tamam kişiler ve olaylar birbirine bağlıydı ama olay örgüsü bir anda kopup bambaşka yöne kayıyordu. Bolca papaz, dindar ve eğitimci kötüleme; iyi yürekli ama hırsız, şehvet düşkünü ama kurtarıcı rollerini de ön plana çıkarma vardı.
Kısacası bu kitabı pek beğenmedim. Okuma arkadaşım beklentimin 1984 kalitesinde olduğu için hüsrana uğradığımı söylüyor ki, bu da bir bakıma beni rahatlattı. @bronze42 hem fikir alışverişinde bulunduğumuz, hem de eşlik ettiğin için teşekkürler.
Yazacaklarım bu kadar sevgiyle ve kitapla kalın...
328 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Haziran ayında okuyabildiğim tek kitap “Papazın Kızı”. Soğuk, duyarsız, ilgisiz, katı bir babanın kızı Doroty Hare. Günah olduğunu düşündüğü her şeyi -zihninden geçen en ufak düşünce için bile- kendisini cezalandırmakta yeterince iyi ibadet edip etmediğini sorgulamaktadır. Bir yandan kilisenin işleriyle ilgilenirken bir yandan evin işlerini yapmaktadır. Yaşadığı baskılar, arkadaş olarak gördüğü adamın evinden çıkarken dedikoducu komşunun görmesi ve kendisinin dedikodusunu yapacağını fark etmesiyle patlak verir. Uyandığında kim olduğunu, nerede olduğunu bilemez bir hale uyanır, kendine dair hiçbir tanımı yoktur. Geçmişteki yaşantısından çok farklı bir yaşam sürer. Bu süreçte kendi benliğinin en büyük parçalarından birini, inancını kaybetmiştir ve bir daha kazanamayacaktır. Belki de babasına bilinçsizce duyduğu öfke, kilise, ev işlerinin yoğunluğunun faturasını kendisine çıkarmaktan bunalan bünye tüm bunların sorumlusu olarak inancını görmüş olabilir. Baskı, stres gibi etmenler ufak çaplı unutkanlıklara sebep olabilirken yoğun ve sürekli stres, baskı derealizasyon yaşanmasına sebep olabilir. Aslında tam olarak nedeni bilinmemekte, nedeni kişiye göre değişiklik göstermektedir. Doroty’nin bu durumu yaşamasından çok babası kızının evde olmadığını gördüğünde sadece yemek saatleri aksıyor diye sinirlenip üzülmesi beni gerçekten üzdü. Doroty’nin sevgisiz büyümüşlüğünün göstergesi olarak düşündüm bir yandan da. Kitap çok hızlı ilerlemiyor. Ancak bu tarz konulara ilgiliniz varsa okumanızı tavsiye ederim.
333 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Herhangi bir Stefan Zweig hikayesi gibi başlayan, 'Paris ve Londra' da Beş Parasız' havasında devam eden, sonlara doğru 'Çalıkuşu' na bağlayan ilginç bir Orwell eseri. Okurken büyük keyif aldım, içeriğin zenginliğine hayran kaldım.
Belki de Karanlık Çağlar'da inzivaya çekilenlere musallat olan kadın biçimi almış şetanın çağımızdaki karşılığıdır "iyi yatırım."
George Orwell
Sayfa 39 - Can Yayınları
Fil, akıllı bir hayvandır. Palmiye ağaçlarının gölgesinde durmayı çok sever ve altı attan daha güçlü olmasına rağmen küçük bir çocuğun kendisine yön vermesine müsade eder.
George Orwell
Sayfa 239 - Can yayınları
Her şeyi kabullenmişti - kiri, açlığı, yorgunluğu, dur durak demeden ordan oraya sürüklenmeyi, sıcak ve tozlu günler ile soğuk geceleri kabullenmişti.
George Orwell
Sayfa 113 - Can yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Papazın Kızı
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257737715
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.

Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni.

“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.”

The Observer

“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.”

Irish Times

Kitabı okuyanlar 1.188 okur

  • Barış Demir
  • Oozkbs
  • Büşra Öztürk
  • Abdullah KÜÇÜK
  • Tinùviel
  • Ömer Faruk
  • Asi
  • Dicle

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (2)
9
%0
8
%0
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0.3 (1)
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları