1000Kitap Logosu
Parasız Yatılı

Parasız Yatılı

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

171 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 4 sa. 51 dk.
Adı
Parasız Yatılı
Basım
Türkçe · Türkiye · Yapı Kredi Yayınları · Ocak 2019 (İlk yayınlanma: 1971) · Karton kapak · 9789753634830
Diğer baskılar
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
25 yıldır okunan bir öyküler kitabı "Parasız Yatılı". Füruzan'ın çağdaş bir klasiği... "Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olmasıyla açıklayabiliriz." -Mehmet H. Doğan-
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 75.9
Erkek
% 24.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
7.9
10 üzerinden
737 Puan · 179 İnceleme
171 syf.
·
8 günde
İnsan ömrü bir rüya, göz açıp kapayıncaya bitiveriyor.
*** Adsız sansız düşünmelerdir benim düşünmelerim. Daha çok renge benzerler. İç karartıcılarla iç açıcılar yan yanadır. Haraç ***Çocuklar önlerinde uzayan gölgeleriyle iyice yalnızdılar. Akşamsefalarının kokusu öylesine yoğunlaşmıştı ki, sıcak daha artıyordu gün geceye geçerken. Füruzan (1932-…), Öykü, roman, şiir, tiyatro, gezi, inceleme, deneme ve röportaj türlerinde yapıtları olan yazar.. Parasız Yatılı 12 hikayeden oluşan kitabıdır. Hikayelerin ana teması yoksulluk, kadınlar ve kız çocukları, sevgi arayışı, evlilikte kadına verilen roller, özellikle kadınlar ve kız çocukları arasındaki kimi zaman yakın, umut vaat eden, Kimi zaman da birbirine yabancı ilişkiler yer almıştır. Kadınların sevgiye, şevkat ve sevecenliğe muhtaçlığı, mağduriyetleri abartılıya kaçmadan, gerçeğe yakın, hatta çok yakın yalın bir ifadeyle anlatılmıştır. Yine sıla özlemi, göçmenlik sorunu hikâyelerinde konu olarak işlenmiştir. Hikâyelerdeki karakterler genel olarak hayata acı dolu bakışlarla bakmaktadır. Sevgi anlamında doygun çocuk gençlik yaşanmamıştır. Ve maddi yoksunluk, hor görülme ilk göze çarpan detaylardır. Kadınlarların görevi erlerine hizmet etmek gibi, anlatılırken erkeğe bir rol biçilmiş gibi görülmektedir. Toparlayacak olursak on iki hikayeyi de hız kesmeden okudum. Bu hikayeler içinde en çok etkilendiğim Haraç Parasız Yatılı Edirne nin Köprüleri Piyano Çalabilmek ... Yazarın hikayelerini anlatım tarzını beğendim. Zaman olarak kimi hikayelerde şimdiki zaman ile geriye dönük geçmiş zaman başarılı bir şekilde iç içe geçmiş.. Anlatım tekniği ve karşılıklı diyaloglar dengeli.. Yazarın ilk eserini okudum ve oldukça beğendim. Okuma sürecinde oldukça alıntı paylaştım. Hikaye severlere Fürazan ve eserlerine şans vermesini isterim. Kitaba da adını veren Parasız Yatılı da bir alıntı bırakarak iyi okumalar dileklerimi iletirim. ***Anne, saygılı sordu: — Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş. Hademe kadın ilgisiz, — Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.
Parasız Yatılı
7.9/10 · 2.410 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
171 syf.
·
9 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Füruzan
Füruzan
'ın
Parasız Yatılı
Parasız Yatılı
kitabı 1972 Saik Faik Hikâye Armanı'nı kazanmıştır. Kitapta on iki öyküye yer verilmektedir. Bu öykülerin ana teması ise anne-kız ilişkileridir. Kitabın ilk elli sayfasında okuduklarıma hiç adapte olamadım diyebilirim.İlk elli sayfa diyorum fakat bu elli sayfada altı öykü bitmişti ve nerdeyse hiçbir şey anlamamıştım. Kitabı kapatıp devam edip etmeme konusunda kendime biraz zaman tanıdım. Ödüllü bir kitap olması devam etmem konusunda beni motive ederken, anlatımın zorluğu beni sürekli geri itiyordu. Bir gün boyunca kafamda türlü sorularla kitabı elime almama kararı aldım fakat boş da durmadım. Kitapla ilgili hemen her incelemeyi okumaya başladım. İlginç olan kitabı sevenlerin çoğunlukta olması ve kitabın zorluğundan pek az okurun bahsetmesiydi. Bu ne kötü bir histir, bilirsiniz. Övülen bir kitabı siz sevemediyseniz ya da özümseyemediyseniz kendinizde bir eksiklik hissedersiniz. Bu his, insanı okumaktan bile soğutur. Fakat benim gibi yenilgiyi sevmeyenlerdenseniz, hırsınız sizi yeniden savaşmak için motive eder kendinizi sayfaları çevirirken bulursunuz. Bende de aynen bu oldu. İncelemeleri okudukça kitaba karşı ilgim arttı. Başa dönerek ilk öyküyle yeniden başladım. Yapmam gereken tek şey, daha özenli okumaktı. Kimi zaman geri dönüşler yapıp bağlantı kuramadığım noktaları aydınlatmaya çalıştım. Kitap artık daha anlaşılır olmuştu. Yavaş yavaş öykülerin içine girmeye başlamıştım. İlk yetmiş sayfadan sonra hüzünlendiğimi, bir iç sıkıntısının gelip bütün ruhumu ele geçirdiğini hissettim. Yoksulluk, çaresizlik, parasızlık, ait olamama, kimsesizlik, sınıf ayrılığı hiç bu kadar derinden sarsmamıştı beni. Yaşananlar hiç de uzak değildi bizlere. Füruzan'ın kahramaları o kadar sahiciydi ki kitabın etkisinden uzun süre kurtulamayacağım. Bu nedenle ne söylesem az, ne yazsam eksik kalır. Kitaba adını veren Parasız Yatılı ve Haraç en sevdiğim öyküler oldu. Zamansızlıktan benim için uzun soluklu bir okuma olsa da ayırdığım zamana deydi. Bu on iki öykülük kadın hikayelerini severek okuyacağınızı düşünüyorum. Yapmanız gereken tek şey sabırlı davranıp kitaba bir şans vermeniz. Kitapla kalın.
Parasız Yatılı
7.9/10 · 2.410 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
171 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Çarpıcı Gerçeklik, Okumak Mesele
Her farklı kadın, her tarzda anlatım, her oluşumdan olmasıydı beni etkileyen. İlk sayfaları okuduğumda dedim ki: “ Bu nasıl kitaptır?” Anlam açısından derinden etkileyici her insanın kapasitesine uygun olmayan sayfalar… Bu siteye de fazla bu kitap. Kusura bakmayın öyle… Sabah Eskimişliği öyküsü bizi ilk öyküsü olarak karşılıyor. Nasıl anlatsam da uygun düşer. Biraz mayhoşluk var biraz gereklilik. İnsan olabilmenin gerekliliği. Öyleymiş gibi yapmalar. Yaaaw kesinlikle bizim millete özgü nitelikler. Daha ne söylenebilir. Münip Bey’in Günlüğü üçüncü öykümüz. Siz kıvranıp duruyorsunuz ya hani nasıl günlük yazsam da afili olsa. Nasıl bir günlük tutmalıyım ki basite kaçsa. Her içimi döküşüm olmasa ama dökmüş gibi olsa. Heh işte öyle bir öykü niteliğinde olmuş. Günlük yazamıyorum nasıl yazabilirim diyen arkadaşlara şimdiden selam olsun. Ben bile bu kadar etkilisini düşünemedim. Taşralı. Gıcık olursunuz böylelerine. Bi gıcıklık vardır böyle teyzelerde. Annenin kardeşi. Sizi sever gibi görünüpte akraba zorbalığı yaparlar. Kendilerini öve öve bitiremezler bir de taşralıdır. Aslında siz de onu sevmezsiniz. Kendini bir türlü sevdiremeyen akraba fertleri. Ama mecbursun işte sonuçta akraban. İskele Parkalarında. İç çektim, her iç çekişim beni daha çok bağladı kitaba. Yoksulluğun en derin ve hüzünlü hali. Para parayı çekermiş derler ya. Sanırım yoksulluktan da ancak senin gibiler anlıyor. Üst kesimin seni ne gördüğü ne duyduğu var. İşin içinden çıkılmazlık derecesindeki görünmezlik maskesi. Parasız Yatılı kitabın adını alığı öykümüz. Zorluklarla okutulan kız çocukları ve çalışmak zorunda kalan anneler. Çalışmak zorunda olmayıp ama bu hayata bi yerden tutunma çabasında olan kadınlar. Ve o çocukların ruh hallerindeki yıkımlar ve değişimler. Hayata hepimiz belki de çoğumuzun hissetmediği derecede fedakarlıklar. Yanımızdan geçen insanların hayatlarında kim bilir neler dönüyor da sizin ne haberiniz ne ruhunuz duyuyor. Gömülmüşüz rahatlık pozisyonuna toz pembe baktığımız pencerelerimizde birbirimizi yeme derdindeyiz. Anlamsızlık o kadar büyük ki. Görmüyoruz çoğu zaman, dinlemiyoruz kendi egomuzdan, gururumuzdan. İşte bu kitap o tabuları yıkan bir kitap. Gösteriyor size açık açık. Bu işte bu… Sizin sevmediğiniz iğrendiğiniz hayatlar görmediğiniz önemsemediğiniz neler dönüyor neler… Anlayana fazla işte bu kitap bu siteye. Yaz Geldi hikayesi mükemmel bir yoksul çocukların oyunları ve hayal dünyası. Siz o hayal dünyasındaki büyüklerin onların hayatında ki yerlerini sizi nasıl gördüklerini bangır bangır gösteriyor. Yine de kendilerine olmayacak hayallerde olsa uygunsuz koşulların uygunsuz kişilikleri ortaya çıkarması. Haraç. Vurgun… Vurgun… Zorbalık, yetimlik, görmezden gelme, köylüsün ayaklarına girme, acımasızlık, üst takımın asla ama asla seni görmemesi. İnsandan bile saymaması seni köle gibi yaptıktan sonra seni kullanma durumları. Bir de sen istedin böyle olmayı zorlamaları. İnsanın kitabın içine dalıp tekme tokat dövesi geldiği bir konak yaşamı. Neymiş onlar saray beyfendileri. İstedikleri her şeyi yapabilme egoları ve arzuları. Asla suçlu olmazlar. Çünkü sen görmezden gelinesi bir insansın. Kullanılmışlık halini çok iyi bilirim. İnsanı enayi yerine koyma durumlarını. Sen sesini çıkarmadın ama derler. Çünkü onlar için bir oyundan ibarettir. Sen onların oyuncağı ve istediklerini üzerinde deneyimle halleri. Neden biliyor musunuz? Öğretilmedi size o gösterilmedi. Siz bu yüzden cahilsiniz. Size her kötülük müstahak. İnsanı en çok vuran yeri bu sanırım güvendiğiniz kişilerin sizi kullanması. Bilmediğiniz için. Ki burda yetimlikte mevcut. Size kimse sahip çıkmadığı için bu aymazlık. Arkanız kuvvetli olursa nerede olursanız olun. Tüm insanlıktan öndesiniz demektir. Unutmayın bunu. Anlatım, akıcılık, konular tek kelime harika. Ben sizlere özet geçtim bu kitabı ama siz alıp okuyun. Keyifli okumalar olsun.
Parasız Yatılı
7.9/10 · 2.410 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
171 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Füruzan’a merhaba. Yazarın ilk kitabıymış. İlk başlarda bir kavram karmaşası, sanıyorum okuyamayacağım sonra anlıyorum tarzını, güzelliğini. O düz yazan biri değil. Kitapta 12 öykü var, gözyaşına sebep olacak acılar, trajediler var. İç sesler farklı farklı kişilerin, zaman bir sarmal olabiliyor ileri geri. Kadınlar var; ağa karısı, vali kızı, göçmen, kocası ölmüş, evlat gömmüş, hizmetçi verilmiş, yatılı okumuş, ezilmiş… nefes almış ama yaşamamış kadınların öyküleri.. En çok etkilendiklerim haraç ve Edirne’nin köprüleri oldu. İyi ki yazmışsın Füruzan.
Parasız Yatılı
7.9/10 · 2.410 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
171 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Her bir satırda yoksulluk, yokluk, çaresizlik okudum. 12 öyküden oluşan kitapta kadınlar, kız çocukları gözünden anlatılmış olaylar. Her biri birbirinden güzel. En çok etkilendiğim öykü Edirne 'nin Köprüleri oldu.Bildikleri, yaşadıkları, mutlu oldukları, doydukları toprakları terk etmek zorunda kalıp, yine aslında kendi insanlarının yaşadığı ama bilmedikleri başka bir diyarda göçmen olmanın, gâvur olarak nitelendirilmenin ne demek olduğunu anlatan muhteşem bir öykü. Sanırım babanemden izler taşıdığı için beni çok etkiledi. Yaşadığı toprakları hiç bıkmadan usanmadan büyük bir özlem ile anlatırdı. Hiç bitmedi oralara sevdası Hala Adile gibi. Bir de Haraç diye bir öykü var ki hayatında bir gün bile yaşamadan ömrünü tamamlamış bir kadının hikayesi... Gerçekte kim olduğunu bile bilmeden, hizmet etmek için doğmuş ve hizmet ederek ölmüş bir kadın... Anlatım o kadar güzel ki direkt insanın içine dokunur gibi. Tanışmak için keşke bu kadar geç kalmasaydım dediğim yazarlardan oldu Füruzan. Keyifli okumalar.
Parasız Yatılı
7.9/10 · 2.410 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.