·
Okunma
·
Beğeni
·
154
Gösterim
Adı:
Parayı Tahrif Et
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059436328
Kitabın türü:
Çeviri:
Onur İşci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heretik Yayıncılık
Köpek Diyojen bu diyaloglarda; İskender ile konuşurken, Platon’a sataşırken ya da Pazar yerinde elinde fener dolaşırken örtük veya açık bir şekilde hep aynı mesajı verir: En fazla şeye sahip olan kişi en az ile yetinendir. Başkalarının önemli, gerekli gördükleri Diyojen için yüktür; ölçülülük etiği, sadelik ve yeterlilik olmaksızın yaşamak hem doğaya hem de varlık olarak kendine aşırı yüklenmektir ona göre. Basit bir yaşamın peşinde koşmakla kalmayan, bizatihi yaşayan bir figürdür. Bu sebeple birçok kişi ve kurumu rahatsız etmiştir. Ve belki de tam da bu nedenle herhangi bir yazılı eseri günümüze ulaşmamıştır.

Bu diyaloglar, Diyojen’in müstehzi bir tavırla sunduğu basit yaşam anlayışını son derece açık bir şekilde ortaya koymaktadır. “Kitaptaki diyaloglar her ne kadar antik Atina’da geçiyor olsa da, herhangi bir tanesini alıp günümüze uyarlamak hiç de zor değil. Diyojen’i evsiz, alışveriş merkezlerinde yemek arayan birisi olarak, Büyük İskender’i belediye başkanı olarak, Platon’u bir profesör olarak düşünebiliriz. Karakterin antik ya da postmodern olmasının ötesinde, bu metin Diyojen’in içgörüsünün derinliğini bize gösteren bir vasiyetname gibidir.”

William Desmond’un ifadesiyle: “Bu yarı-sokratik trajedi, Diyojen’in basitlik, ölçülülük ve doğallık fikrinin oligark sistem tarafından kabul edilemeyecek kadar devrimci ve sonsuza kadar susturulamayacak kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor.”
107 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Kitabın kapağında "Diyojen'in Kayıp Diyalogları" alt başlığı ile çıkmış.

Kitabın Kısa Özeti:
Kitapta MÖ 412 yılında doğan Yunan filozof Diyojen'in felfesini özetleyen 6 farklı diyaloğu "Diyojen'in Feneri", "İmparator ve Dilenci", "Platon ve Diyojen'in Cumhuriyeti", "Endişeli Oligarklar", "Kaçak", "Diyojen Hapiste" okuyoruz.

Kitaptan Edinilen Güzel Fikirler:
Kitap aslında Diyojen'in maddiyattan vazgeçmiş hayatını anlatıyor. Diyojen maddiyatı bir nevi tutsaklık olarak görüyor.

"Durum şu ki insanlar zenginliği ve gücü geleneksel olarak amaç edinirler ve bu sebeple daha yukarıya çıkmak için diğerlerini durmadan aşağıya iterler. Anlayacağın, kültürümüzdeki çoğu insan daima daha sonra iyi yaşamayı bekler —ve sonra ölür. Bu korkunç bir utanç, çünkü her an, erimekte olan bir kar tanesi gibidir -doğru şekilde bakıldığında o anın uçup giden güzelliği görülebilir."

"İnsanlar mutsuz çünkü mutluluğa karşın ortada bir karanlık var. Her bir insan kendince hayatın anlamı- nı bulmak için görevlendirilmiştir, tıpkı bir heykeltıraş gibi kendisine verilen kil yığınından değerli bir şey ortaya çıkarmalıdır. Bize istediğimiz kil yığını ile başlama şansı verilmez, ama hayal gücümüzü kullanarak istediğimiz şekli vermekte özgürüz."

Kitabın Dili ve Kurgusuna Dair Yorum:
Diyaloglar antik Atina'da geçiyor. Buna rağmen zaman, mekan bakımından günümüzle eşleştirmek zor olmuyor. Akıcı ve yer yer epey düşündüren diyaloglarla dolu kitap. Keyifli ve kolay okunabilir bir dili var.

Kitaba Dair Genel Deneyim:
Samuel Alexander'ın "Yeteri Kadarsa Çoktur" kitabından sonra bu kitabını da edindim. Ondaki kalite bunda da mevcuttu.

Bu sefer Thoreau yerine Diyojen'in fikirleri, felsefesini bize hatırlatmış Samuel Alexander. Düşündüren keyifli bir okuma yapmak isteyenlere tavsiye edilir.

Kitaplara dair videolar ve daha fazlası için; http://www.youtube.com/c/Toykalem
107 syf.
·Puan vermedi
Çok yazacak bir şey yok aslında ama, Diogenes e ilginiz varsa hoşunuza gidebilir. Yazar diyojenden geriye kalan 3 5 metni referans alarak kurgu hikayeler oluşturmuş. Kıssadan hisse ne öğrensek kardır mantığıyla da kitap bastırmış. E okumak da bizlere kalmış. Tavsiye ederim.
107 syf.
·2 günde
Parayı tahrif et kitabı Diyojen'in altı farklı kurgusal diyalogundan oluşuyor, her diyalogundan toplumsal sorunlara farklı kişilerle yaptığı sohbetlerle dem vuruyor Diyojen. Kitap boyunca dikkati çeken Diyojen'in felsefik görüşleri, doğa ile uyumu ve az şeyle hayatını sürdürme başarısı. Kitap akıcı aynı zamanda sorgulayıcı doneleri içinde barındıran bir kitap.
"İnsanlar mutsuz çünkü mutluluğa karşın ortada bir karanlık var. Her bir insan kendince hayatın anlamı- nı bulmak için görevlendirilmiştir, tıpkı bir heykeltıraş gibi kendisine verilen kil yığınından değerli bir şey ortaya çıkarmalıdır. Bize istediğimiz kil yığını ile başlama şansı verilmez, ama hayal gücümüzü kullanarak istediğimiz şekli vermekte özgürüz."
"Durum şu ki insanlar zenginliği ve gücü geleneksel olarak amaç edinirler ve bu sebeple daha yukarıya çıkmak için diğerlerini durmadan aşağıya iterler. Anlayacağın, kültürümüzdeki çoğu insan daima daha sonra iyi yaşamayı bekler —ve sonra ölür. Bu korkunç bir utanç, çünkü her an, erimekte olan bir kar tanesi gibidir -doğru şekilde bakıldığında o anın uçup giden güzelliği görülebilir."
Bir an için, sabah güneşinin altında yumuşak rüzgar yüzüme dokundu, sana yemin ederim dünyanın en zengin insanıydım, Büyük İskender'den bile zengindim...
Hayat, sonuna varmak için yaşanır. Kendimden geriye hiçbir şey kalmayıncaya kadar kendimi yiyip bitirmek en büyük dileğimdir....
Bana istediğim her şeyi vermeyi teklif ettin. Ne var ki sana hiçbir şey istemediğimi ve ihtiyacım olmadığını söyledim. Bu durumda kim daha zengin? Kim daha güçlü? Kim özgür? Birçok şeye sahip olmasına rağmen daha fazlasını isteyen sen mi, yoksa az ile mutlu olan Diyojen mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Parayı Tahrif Et
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059436328
Kitabın türü:
Çeviri:
Onur İşci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heretik Yayıncılık
Köpek Diyojen bu diyaloglarda; İskender ile konuşurken, Platon’a sataşırken ya da Pazar yerinde elinde fener dolaşırken örtük veya açık bir şekilde hep aynı mesajı verir: En fazla şeye sahip olan kişi en az ile yetinendir. Başkalarının önemli, gerekli gördükleri Diyojen için yüktür; ölçülülük etiği, sadelik ve yeterlilik olmaksızın yaşamak hem doğaya hem de varlık olarak kendine aşırı yüklenmektir ona göre. Basit bir yaşamın peşinde koşmakla kalmayan, bizatihi yaşayan bir figürdür. Bu sebeple birçok kişi ve kurumu rahatsız etmiştir. Ve belki de tam da bu nedenle herhangi bir yazılı eseri günümüze ulaşmamıştır.

Bu diyaloglar, Diyojen’in müstehzi bir tavırla sunduğu basit yaşam anlayışını son derece açık bir şekilde ortaya koymaktadır. “Kitaptaki diyaloglar her ne kadar antik Atina’da geçiyor olsa da, herhangi bir tanesini alıp günümüze uyarlamak hiç de zor değil. Diyojen’i evsiz, alışveriş merkezlerinde yemek arayan birisi olarak, Büyük İskender’i belediye başkanı olarak, Platon’u bir profesör olarak düşünebiliriz. Karakterin antik ya da postmodern olmasının ötesinde, bu metin Diyojen’in içgörüsünün derinliğini bize gösteren bir vasiyetname gibidir.”

William Desmond’un ifadesiyle: “Bu yarı-sokratik trajedi, Diyojen’in basitlik, ölçülülük ve doğallık fikrinin oligark sistem tarafından kabul edilemeyecek kadar devrimci ve sonsuza kadar susturulamayacak kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor.”

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Tuğba Sarıbaş
  • Göksel Göktürk
  • Toykalem
  • Aybüke ışık
  • Tolga Krcgl
  • Ayşe
  • İsmail Hakan Karasu
  • Sevinç
  • Had Ra
  • Uğur C.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%57.1 (4)
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0