Geri Bildirim

Parça Tesirli LacivertKazım Baran Yılmaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
579
Gösterim
Adı:
Parça Tesirli Lacivert
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
119
ISBN:
6054543540
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kavim Yayıncılık
İnsanın yaşam serüveni içinde hayatının bazı evreleri vardır; intikal, infilak ve infial. Güneşin, nöbetini laciverte devrettiği, bütün azametiyle uykunun hüküm süreceği vakitlerde insan kendiyle hesaplaşır. Bir hayat muhasebesi içine girilir; gelenler, gidenler, kazananlar ve kaybedenler... Ve kendine karşı dürüst olur insan. İşte bu kitap hayatın eksik yanlarına karşı biraz intifada, biraz başkaldırış, biraz da sükuta teslimiyettir... Arz ile arş arasında bir yerde... Tutkulu bir infilak...
Oğuz Bal

Küçük rutubetli bir oda yalnızlığından, şehrin kirli kaldırımlarına savrulmuş birkaç illegal kelime. Kendini kaybetmiş herkesin bir bulma arayışında olmama hali... Birkaç kendini bilmez kelime yani... Kendimizi kaybedebilmemiz için...
Özcan Bülbül
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Virüs

Kırışık gölgeler üstünde
simetriden uzak bir geometriyken zaman
bir tenden diğer tüm tenlere
virüs yoluyla bulaşan
tedavisi imkansız bir hastalık gibiydi aşk

öpüşmek kilometrelerce öteden mümkün kılındı önce
plastik kılıflarla kaplandı tüm sevişmeler
temas yoktu
doku algı dışıydı
ve kelimeler yalnızca
vücuttan dışarıya atılan ifrazattı

herkesin kendi içine döndüğü
gezegenler inşa etti tanrı
yaşam alanları kabinledi

her iki kalp arasına
eşit mesafeli aralıklar belirlendi
aşmak sınır ihlaliydi
aşan imha edildi

ki yaşamak
aynı atmosferde
yalnızca hacmen bulunmaktan ibaretti.
Öte

Yoksun;tüm fesleğenler orospu çağında
yoksun;bütün komşularım birbirini doğradı
yoksun;var dil kurumunca dilden çıkartıldı
yoksun;yaz mevsimi normalleri sıfırın altında
yoksun;yalnızlıklar artık çift vesait
yoksun;tüm dostlarımın adını evimin duvarlarına verdim
yoksun;iki gece başına bir gündüz düşüyor
yoksun;bu çok kutsal bir mahrumiyet
yoksun;ölüyorum ve yatağıma defnediyorum kendimi
yoksun;kelimelerimi bilemedim
yoksun;kesici ve delici tüm şiirleri gövdeme doğrulttum
yoksun;ellerimi bileklerimden kopartıp ceplerimin içine attım
yoksun;tüm filmler beni seyrediyor
yoksun;nesneler ürperiyor
yoksun;organlarım rendeleniyor
yoksun;var olan her şeyi utandıracak kadar
yoksun;tabiatın aksine
yoksun;
inançsal bir yanlışlık bu
yoksun;gayet ideolojik
yoksun;fazla komik.
İzah

Notasına güz saklıyorsun günün
çaldıkça cinayet
çaldıkça soğuk
çaldıkça saçma sapan bir sürü kuru yaprak
zaten bunun
hiçbir izahı yok dilimde

ay intikal ediyor dünyanın tavanına
sen hiç bilinmedik bir şarkıdan söz ediyorsun
kırmızı kanaviçe dudaklarını
gerdiriyorsun yüzüne

ne zaman arasam ölmüş oluyorsun
katolik bir törenle kaldırıyor cesedin
tüm kiliselerden
tuhaf bir meşgul tonu yükseliyor
sen defalarca kez defnediliyorsun

artık telefonumda
birkaç rakamla bile
tanımlanamıyorsun..
Us

Nereden sana gelince sevgilim
tenim üç kuşak Cumhuriyet sancak
ancak gözlerini bulabiliyorum
ki ancak ve ancak
yerinde elimle koymuş gibi

yağmur ekelim belki yaprak biçeriz
fazlaca sonbahardan verelim biraz da olsa yaz alsak olur
ıslanalım elbette aklımız akasya koksun
biz ne diyorsak diyelim
gerisini mesele bulsun

bir arada düşünürsek her tarafı uzayla çevrili
hem de senin yüzün iki göz koca bir ev ortasında
şöyle denize bakalım çay buğusunda
uzaya da tabi kamelya asmasında

bir şeyler daha var söyleyeceğim unutuyorum aslında
gözlerini bulursam eğer hatırlarım
nereden sana geliniyorsa
ve gözlerin bulunuyorsa.
Minel

Bir acemi pencere kapanmasıydı sesin
dinledim
bütün apoletlerini söktüm gençliğimin

kambur veren ağrılar birikti
nereden çıkıp
kise saplanacağını bilmeyen
yüzyüze gelmez sırtlarımızda

sen de görüyorsun ya
az daha yitiriyorduk kendimizi
gölgemiz gibi
bu ılgın teyakkuzda

bir mağlup kapı gıcırtısıydı gövden
gördüm
bütün makamını feshettim ömrümün

en çok da
buna ağrıyoruz ya..
İlave Zaafı

Beni tamamlayacak bir şeylere ihtiyaç duyduğum doğru.Çünkü her bütün para bile çoğu zaman alınmak istenen şey için biraz bozuklukla takviye edilme ihtiyacı hissedebilir.Üste giyilen kıyafet ne kadar kalın olursa olsun altına atlet giyilmemişse üşütebilir,bazı sınavlardan alınan geçer notlar dönemi kurtarmak için yeterli gelmeyebilir.Buna benzer bir sey iste sana duyduğum ihtiyaç.Düşün.Sana vazgeçilmezlerin gezeginden gelmişsin gibi davranıyorsam,bu sadece verdigim degerle alakalı.Ben çok kücük yaşlarda devletin aldığı oylara karşılık olarak verdiği ardı arkası kesilmeyen sıkıntıdan ve annemin bize gönderilen ikram tabaklarını tıka basa doldurup geri yollamasından ögrendim verilene karsılık vermekte bonkör olmayı.Birincisini hicbir zaman tercih etmedim.Çünkü devletin değil annemin çocuğuydum.Benim siyasetim buydu.

Sevebileceğim kadar çok sevmeye programlıyım ben.Kalbin sınırları olmadığı hakikati yine çok önceleri öğrendiğim şeyler arasında.Fizik kurallarına aykırı ama öyle.Küçücük bir organ içine etrafında gördüğün her şeyi bütün detaylarına kadar sığdırabiliyor.Hatta etrafında olmayanları bile.Tek sorun kurulumda.Yanlış yerleştirdiysen eğer eşyaları o küçük odanın içinde,sonradan gelen bazı şeylerin bir tarafı açıkta kalabiliyor.Benim ki oldukça düzgün,sana beyninin içinde tasavvur edebildiğinden daha büyük bir dünya sağlayabilecek kadar hem de.Evet beni tamamlıyorsun inkar etmiyorum.Yalnızca soluyarak bitiremeyeceğim kadar çok oksijen sahibi bir evde yalnız yaşamak israf.Bir demlin çayın bir kişinin içebileceginden fazlası olan ve dökülen kısmı ziyan.Ekmeğin ikinci yarısı,öznesinden başlayıp yüklemine gidemeden yorulduğum cümlelerin sustuğum andan sonrası..hepsi ziyan.

Ben yalnızca seninle paylaşabilecek kadar çok şeye sahibim diye sana muhtacım.Tek başıma tüketemeyeceğim her şey için.Mesela ömrüm gibi.Yoksa bütünüm.Yetebilecek kadar bütün.Her şeye olmasa da çok şeye..Çünkü herkes kendisini tamamlayandan önce de tamdır.Yalnızca her şeye yetecek hale gelir.Değilse eğer tamamlayana aittir.
Gölgeler Coğrafyası

Ben seni eğri büğrü bulutlardan yarattım
şeklini belirledim suyla
biraz ateş ektim gövdene
biraz çocuk sıraladım göğüs altına kaburga

sonra öptüm en stratejik noktalarından
et biriktirdim en soldaki çocuğun sırtına
kalp olsun atsın diye

ben seni rengarenk rüyalarla boyadım
otomobil tekerleklerinden balonlar saldım göğüne
çimen bahçelerinden ve akasya çevrelerinden
mavi eğilimli yellerden
uhrevi seyahatlerden
şapkalar biçtim alnının üstüne

ben seni ışık hızında geçen ağustoslarla hatırladım
günlerce güldüm
gün gibi gecelerce
suratımı eskittim sanatımla
tütünler sardım
içkiler tükettim
iç titrettim
sana göre biçimlendim
bir ömürde çok
bir senede bir kez
geçip giden sürelerce

ben seni paslı bir neşterle kazıdım avucuma
derimi kaldırıp içine işledim
sana belki hiç dokunmadım ama
sensizde değmedim hiçbir şeye
yumruk sıktım ağrıdın
kabuk tuttun salınca parmaklarımı

ben seni şehirlerce sevdim
halkımın topukları döverken
granit taş kaldırımları
ben seni özgürlüklerce sevdim
mayından sekerken
siyah çocuk balonları
ben seni hatırlarca sevdim
aklım hükmederken
sade yüz coğrafyama
ben seni kendimi bıçaklarca sevdim
lokal bir ağrı
yerleşirken ayama

ben seni takvim tam da kırılırken sevdim
yılın seksendördünde
vaktin ağustosunda

doğarken
doğrulurken hem de.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Parça Tesirli Lacivert
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
119
ISBN:
6054543540
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kavim Yayıncılık
İnsanın yaşam serüveni içinde hayatının bazı evreleri vardır; intikal, infilak ve infial. Güneşin, nöbetini laciverte devrettiği, bütün azametiyle uykunun hüküm süreceği vakitlerde insan kendiyle hesaplaşır. Bir hayat muhasebesi içine girilir; gelenler, gidenler, kazananlar ve kaybedenler... Ve kendine karşı dürüst olur insan. İşte bu kitap hayatın eksik yanlarına karşı biraz intifada, biraz başkaldırış, biraz da sükuta teslimiyettir... Arz ile arş arasında bir yerde... Tutkulu bir infilak...
Oğuz Bal

Küçük rutubetli bir oda yalnızlığından, şehrin kirli kaldırımlarına savrulmuş birkaç illegal kelime. Kendini kaybetmiş herkesin bir bulma arayışında olmama hali... Birkaç kendini bilmez kelime yani... Kendimizi kaybedebilmemiz için...
Özcan Bülbül

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Nurdan Topçu
  • derya kalyoncu
  • Mustafa Eroğlu
  • Adem Eysenboğa
  • Gurur Dağtekin

Kitap istatistikleri