Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu

·
Okunma
·
Beğeni
·
621
Gösterim
Adı:
Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751016980
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Pargalı İbrahim Paşa", Cahit Ülkü'nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği 'üçleme'nin ilk kitabı. İkinci kitap "Rüstem Paşa", üçüncü kitap ise "2. Selim" adlarıyla yakında okurlarımızla buluşacak..."

Bu kitap, Korfu Adası'nın tam karşısındaki Parga kasabasında orta halli bir Rum balıkçının oğluyken, "köle" olarak getirildiği Manisa'da Kanuni Sultan Süleyman'ın yakın ilgi ve sevgisini, sonra da güvenini kazanarak veziriazamlığa kadar yükselen 'Makbul' İbrahim Paşa'nın romanı.

İbrahim ki, güzel Hürrem'in, Kanuni'ye cariye olarak armağan ettiğinde kendi ölüm fermanını da hazırladığını hiç düşünmemişti. Kendisi, padişahtan sonra Osmanlı'nın en güçlü adamı, Hürrem ise Sultan olduğunda, aralarındaki acımasız iktidar oyunu bir ölüm- kalım savaşına dönüşmüş, sonunda cellatlarla yüz yüze gelip 'Maktul' İbrahim Paşa olmaktan kurtulamamıştı.

Bu romanda, Pargalı İbrahim'in görkemli ama trajik yaşamının yanı sıra, Kanuni ve Hürrem Sultan'ın kişiliklerinin gizli yanlarına da tanık olacaksınız.

"Pargalı İbrahim Paşa" romanı aynı zamanda, Anadolu'daki en küçük beyliklerden birinin nasıl dünyanın en büyük imparatorluğu haline geldiğini, Celali İsyanları'nın kökeninde yatan gerçekleri, saray ve saray dışındaki yaşamın entrikalara dönük yüzünü merak edenler için belgesel nitelikte bir kitap...

İzlenme rekorları kıran, kamuoyunda yoğun olarak tartışılan "Muhteşem Yüzyıl"'la önemli bir merak nesnesine dönüşen Saray'ı ve Kanuni dönemini en iyi anlatan kitaplardan birisi olan "Pargalı İbrahim Paşa" vezir özelinde dönemin özetini sunuyor...
(Tanıtım Bülteninden)
Sema Öztürk
Sema Öztürk Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu'yu inceledi.
368 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu aralar elimden geldiğince tarih okumaya çalışıyorum. Bu kitabı da görür görmez okumak istedim. Pargalı İbrahim benim merakımı hep üst düzeyde tutan bi Paşaydı. Yani onun hakkında çok şey bilmek, onu yeterince öğrenmek benim ilgimi çekiyor. Koskaca Kanuni Sultan Süleyman'ın bu derece dostluğunu kazanan, yükseldikçede daha hızlı düşen bi Paşanın hayat hikayesi tarihin tozlu sayfalarında kalmamalı kanımca. Tarih kitabı olması ve Pargalı'yı anlatması direk kitaba başlamamı sağladı. Bu kitabı bence okuyun derim. Gerçekten roman tarzında olduğu için sizi sıkmaz. Bu kitabın diğer serileri de Rüstem Paşa ve 2.Selim'miş. Tabiki onları da okumak çok isteriim. Siz de bence bu seriye bi şans verin..
Hakan cucunel
Hakan cucunel Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu'yu inceledi.
@Kitapgezginim·04 Haz 01:08·Kitabı okumadı
PARGALI İBRAHİM-CAHİT ÜLKÜ

Türkler çiçekleri her zaman sevmişlerdir. 16. yüzyıl Osmanlı döneminde erkekler de birbirlerine çiçek alıp götürüyorlar. Bu bir incelik kabul ediliyor. O dönemde Avrupa insanın hayatında çiçek yok. Bugün SARDUNYA olarak bildiğimiz çiçeğe o yıllarda TURNA GAGASI deniyor. Şebboy, lale ve nergis Türkler tarafından sevilen çiçekleri. Evlerin balkonlarında ve bahçelerde her türden çiçek var. Bu durum dönemin Avrupalıları tarafından yazılmış.
Ordu sefere giderken askerlerin elbiseleri rengârenk. Osmanlı ordusunda askerlerin en çok sevdikleri renkler şöyle:
Üst giyimde nar çiçeği (gömlek)
Açık yeşil alt giysi (pantolon)
Babet biçiminde ayakkabı çoğunlukla sarı renkte. Erkekler için renk kısıtlaması yok.

Kuş azatçılığı çok yaygın. Kuş azat edip sevabını bir dostuna bağışlamak bir incelik. Hayvanlara eziyet edenler hemen cezalandırılıyor. Ases başı atına ağır bir yük yükleyen kişiye ceza veriyor. O yükü hayvan sahibine yüklüyorlar. Ardından adama 20 sopa vuruluyor. Atın sahibi kendisine 10’ar sopa vuran çavuşlara ikişer akçe bahşiş verip “Ellerinize sağlık” diyerek oradan ayrılıyor.
Kirli giysilerle sokakta dolaşmak da para ve sopa cezası gerektiriyor. Türkler için haftada en az bir kere hamama gitmek değişmez bir kural. Avrupalılar Türklerin çok temiz koktuklarını sıkça yazmışlar. Bu dönemde İngiltere kraliçesi bile yanına yaklaşılamayacak kadar pis kokuyor ve yıkanmayışıyla övünüyor.
O yıllarda şeyhülislama MÜFTÜ deniyor. Macaristan’ın O dönemdeki adı ENGÜRÜS.
Padişahların el ve ayak tırnakları, sakal ve bıyık ve saç artıkları biriktirilip Sürre Alayı ile her yıl peygamberin mezarının ayakucuna gömülüyor. Bu geleneğin ilk kiminle başladığı bilinmiyor.
Pargalı İbrahim Kanuni’nin ayaklarını yıkadığı suyu çok defa içmiş. Bu dönemde kellesi vurulan kişinin kellesi önce yıkanıyor. Eğer vezir ise altın tepside; paşalardan birinin ise gümüş tepside padişaha sunuluyor.
Bayezit – Timur, Timur hep sevecen bir dil kullanıyor. Bayezit ise hakaret ediyor. Bayezit belki de Niğbolu’nun kibrinden kurtulamıyor.
Enderun kurumları Türklere kesin olarak yasak olmuş. Bu kurumlara yalnızca devşirmeler alınıyor.
Yavuz Selim babası Bayezit’i Uğraş Deresi denilen yerde zehirletiyor. Kendisi de aynı yerde ölüyor. Zehirlenmiş olması olasılığı oldukça yüksek. Devşirmeler tarafından zehirlendiği düşünülmüş. O da Fatih gibi Türk bir vezir atadıktan sonra zehirlenmiş.
Osmanlı sarayında her zaman cüceler bulunuyor. Müjdeler bu cücelere verdiriliyor.
Türklerde matem rengi Fatih dönemine kadar BEYAZ iken Fatih’ten sonra Bizans etkisiyle SİYAH oluyor.
Rodos’un alınmasından sonra orada bulunan RODOS ŞÖVALYELERİ Malta adasına yerleşiyorlar ve MALTA ŞÖVALYELERİ olarak anılıyor.
O yıllarda Hıristiyanlar yanlarında büyükçe tavuk tüyleri bulunduruyorlar. Büyük tuvaletlerini yaptıktan sonra orada bir pislik olduğu anlaşılsın diye üzerlerine tüy dikerlermiş. Tüy dikmek deyişi.
Yeniçerilerde her ortanın kendisine özel bir flaması var. Ok, yay, tüfek, çadır, ejderha gibi. 71. orta ise yalnızca padişahların av etkinlikleri için av köpeği yetiştiriyor ve av partilerinin düzeninden sorumlular.
Rüstem Paşa ahır sorumlusu iken Hürrem tarafından önce Diyarbakır beylerbeyi yapılıyor ardından da vezir oluyor.
"Bana sorarsan, iktidarı kendi benliğinde kur. Kendini yenmenin mutluluğunu başka hiçbir şeyde bulamazsın ve bu, çabalarının karşılığı olan mükemmel bir ödüldür!"
Ey, sen! Özgür düşüncenin zavallı tutsağı,
Kim başına buyruk; köle kim? Bugünde dün neyse, yarında bugün o.
Yaşamak; ardışık zaman parçacıkları arasında üstünde sanal bir nokta!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751016980
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Pargalı İbrahim Paşa", Cahit Ülkü'nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği 'üçleme'nin ilk kitabı. İkinci kitap "Rüstem Paşa", üçüncü kitap ise "2. Selim" adlarıyla yakında okurlarımızla buluşacak..."

Bu kitap, Korfu Adası'nın tam karşısındaki Parga kasabasında orta halli bir Rum balıkçının oğluyken, "köle" olarak getirildiği Manisa'da Kanuni Sultan Süleyman'ın yakın ilgi ve sevgisini, sonra da güvenini kazanarak veziriazamlığa kadar yükselen 'Makbul' İbrahim Paşa'nın romanı.

İbrahim ki, güzel Hürrem'in, Kanuni'ye cariye olarak armağan ettiğinde kendi ölüm fermanını da hazırladığını hiç düşünmemişti. Kendisi, padişahtan sonra Osmanlı'nın en güçlü adamı, Hürrem ise Sultan olduğunda, aralarındaki acımasız iktidar oyunu bir ölüm- kalım savaşına dönüşmüş, sonunda cellatlarla yüz yüze gelip 'Maktul' İbrahim Paşa olmaktan kurtulamamıştı.

Bu romanda, Pargalı İbrahim'in görkemli ama trajik yaşamının yanı sıra, Kanuni ve Hürrem Sultan'ın kişiliklerinin gizli yanlarına da tanık olacaksınız.

"Pargalı İbrahim Paşa" romanı aynı zamanda, Anadolu'daki en küçük beyliklerden birinin nasıl dünyanın en büyük imparatorluğu haline geldiğini, Celali İsyanları'nın kökeninde yatan gerçekleri, saray ve saray dışındaki yaşamın entrikalara dönük yüzünü merak edenler için belgesel nitelikte bir kitap...

İzlenme rekorları kıran, kamuoyunda yoğun olarak tartışılan "Muhteşem Yüzyıl"'la önemli bir merak nesnesine dönüşen Saray'ı ve Kanuni dönemini en iyi anlatan kitaplardan birisi olan "Pargalı İbrahim Paşa" vezir özelinde dönemin özetini sunuyor...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • PORTRE
  • 48700
  • İLKER SARITAŞ
  • alper akdağ
  • Ayşe Büyüklü
  • dfşfllşf
  • Sümeyye Altıparmak
  • Elif Aydoğan Akdağ
  • Aslı Alay
  • Bahadır Şengül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.7 (4)
9
%6.7 (1)
8
%26.7 (4)
7
%26.7 (4)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0