Paris'te Bir Osmanlı Sefiri (Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Fransa Seyahatnamesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
681
Gösterim
Adı:
Paris'te Bir Osmanlı Sefiri
Alt başlık:
Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Fransa Seyahatnamesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
99
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754586156
Kitabın türü:
Çeviri:
Şevket Rado
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Haziran 1721/ Paris sosyetesi, kralı ve saraylıları bir kenara bırakıp yeni bir meraka düşmüştür: III. Ahmet’in
XV. Louis’ye yolladığı elçi ve eşliğindeki heyetin iftar sofrası.

Elçi Yirmisekiz Mehmet Çelebi ve heyeti, bu ilgiye yabancı değildir. Fransa’ya ayak bastıkları andan itibaren, halk onları seyretmek için geçtikleri
yerlere akın etmektedir.

Çelebi, Fransızların savaş meydanlarındaki izlenimler üzerinden yarattıkları Türk imgesini alt üst eder: Kültürü, yaşam tarzı, edebi bilgisi bu imgenin eksik kalan taraflarını bütünler.

Ülkemizde Batı kültürüyle tanışmada öncü kabul edilen Çelebi, Avrupa’da Turquerie’nin yolunu açmış; bu akımla modadan mimariye, müzikten resme pek çok alanda Türk tarzı ürünler verilmiştir.

18. yüzyılın kendine özgü ve duru dilinden Şevket Rado’nun yayına hazırladığı bu eser, Lale Devri’nin kültür ve düşünce dünyasına ilk elden tanık olmamızı sağlıyor.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi (?1660’ların sonu-1732) Edirne’de doğdu. Asker olan babasının izinden giderek yeniçeri oldu ve ona lakabını kazandıran 28. Orta’da idari görevler üstlendi. Başarıları sayesinde devletin üst düzey yönetiminde görevlere getirildi. Pasarofça Antlaşması müzakere heyetinde görevlendirildi. Burada Avrupalı diplomatlar üzerinde büyük bir etki yarattı. Bu sayede 1720-21’de Paris’te elçi olarak görev yaptı. Elçilik raporu olarak yazdığı bu metin, yazıldığından beri hem yerli hem yabancı pek çok çalışmaya konu olmuştur. Çelebi, Patrona Halil İsyanı’ndan sonra Kıbrıs valiliğine atanmış ve orada vefat etmiştir.
99 syf.
·Beğendi·8/10
Oldukça kısa ve bol resimli bu kitap insanın içini ısıtıyor. Mehmet Çelebi’nin yorumları oldukça sempatik. Kitabı okurken benzetme ve deyişler Çelebi’nin zarif biri olduğu izlenimini uyandırıyor.Kitapta dönemin Fransa’sına dair bir sürü örnek gözler önünde. En çok hoşuma giden de Fransız kadınlarının Çelebi ve heyetini sürekli izlemek istemeleri ve heyetİn buna izin vermesi oldu. Çelebi ve yanındakileri iftar yemeğinde teravih namazını kılarken mücevherlerini takmış hanımlar izlemeye geliyor. :)
Özellikle saraylardaki bahçe düzenlemesine ben de Çelebi gibi hayran kaldım. Şevket Rado‘nun yayına hazırladığı kitap okunacaklar listesinde.
99 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Gençliğinde Yeniçeri Ocağı'nın 28.ortasına (28.tabur) yazılmış olduğu için "Yirmisekiz" lakabıyla şöhret kazanan Mehmet Çelebi, 1720 yılında devrin padişahı İİİ. Ahmet tarafından Fransa'ya büyükelçi olarak gönderilmiş devlet adamlarımızdan biridir. İlk Osmanlı büyükelçi özelliğini taşıyan Çelebi Mehmet'in bu seyahatnamesinde Fransa'ya olan seyahati esnasında karşılaşmış olduğu şeylerde aldığı notlar anlatılmış. Özellikle Fransa'da gördüğü Opera gösterisi oldukça dikkatini çeken Çelebi Mehmet Osmanlı topraklarına tekrar döndüğü vakit padişaha sunduğu gözlemleri ile batı tarzı yapılar yapılmasında öncülük etmiştir.
Eserde yapılar karşısında uzun uzun anlatım beni biraz yordu. Bunun sebebi benim batının gelişimi mimarisinden ziyade daha çok bilimi olarak gördüğüm içindir. Saraylar, mimari benim için gelişmişliğin göstergesi olarak pek görülmemektedir. Birçok tarihçi için oldukça önemli bir kaynak olan bu eseri sizlere tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim :)
99 syf.
·3/10
Bu kitabı okuyunca Osmanlı'nın niçin çöktüğünü daha iyi anladım. 28 Mehmet gibi yüzeysel bakan, derinlemesine inceleme ve irdeleme yeteneği olmayan bir adamı Batıyı anlasın ve anlatsın diye göndermişler. Sonuç işte belli...
99 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Biliyoruz ki birçok Avrupalı seyyah Osmanlı topraklarına gelerek Türkler hakkında izlenimlerini bolca Batı'ya taşımıştır. Fakat iş bize gelince Evliya Çelebi'den başka pek de referans alabildiğimiz seyahatnameye rastlayamıyoruz. Bu açıdan Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin seyahatnamesi ayrı bir önem arz ediyor. Şevket Rado'nun kalemiyle sadeleştirilen kitabımız, günümüz okuyucusuna anlaşılabilir bir dil sunuyor. Osmanlı'nın Batılılaşma hareketlerinin bir parçası olarak Paris'e sefir tayin edilen paşamız,yol boyunca edindiği izlenimleri bizimle paylaşıyor. Gördüğü misafirperverlik ve hürmette okuyucuyu şaşırtacak noktaların başında geliyor. Gördüğü saraylar, parklar, bahçeler hepsini anlatmaya çalışan paşamız, ayrıca Avrupa'daki gelişmeler ve farklılıklar karşısındaki şaşkınlığına hem gülerek hem de üzülerek tanık oluyoruz. Günümüz Türkiye'si için çıkarılacak birçok ders yine kitabımızda mevcut. Keşke daha uzun olsaymış dediğimiz kitabımızın zamanın padişahı III.Ahmet'e sunulan bir rapor olduğunu da unutmamak gerekiyor.
99 syf.
·Puan vermedi
Keyifle okudum kitabı. Fransızların Türkleri tanımak için gösterdiği garaip ilgi ve Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin "fışkiye" merakı güldürdü. :) Şevket Rado'nun sefaretnameyi dilini bozmadan aktarması ve yayınevinin de aynı hassasiyeti göstermesi de takdire şayan.
Paris şehrine mahsus bir oyun var imiş. Opera derler imiş. Acaip san'atler gösterirmiş. Ol şehre mahsus imiş.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Sayfa 52 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sözün kısası, ol kadar şaşılacak şeyler gösterdiler ki, tabiri kabil değildir. Gök gürlemeleri ve şimşekler gösterdiler. Görülmedikçe inanılmayacak kadar acaiplikler ve gariplikler temaşa olundu.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Fransa Memleketlerinde kadınların itibarı erkeklerden üstün olmağla istedikleri ne ise, işlerler ve murad ettikleri yere giderler
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Sayfa 19 - İş Bankası Kültür Yayınları
Daha garip olanı bu ki, kral yatağında nasıl yatar ve nasıl kalkar ve nasıl giyinir, seyrü temâşâ ederler imiş. Bu yüzden bize dahi bu türlü tekliflerde bulunarak ağırlık verirlerdi.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Sayfa 33 - Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Biz dolaşırken kral duramamış, yine yanımıza geldi. "Galiba elçi efendiyi görmekten hazzedersiniz?" dediler. "Bilürüm ol dahi beni görmekten hazzeder" deyu cevap verdi.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Sayfa 52 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kanal ile gelirken halkın bizi seyretmeye rağbeti öyle bir mertebede idi ki, dört-beş saatlik yerlerden gelüp nehrin kenarından bizi seyrederlerdi ve birbirlerinin önüne geçmek isterken nehrin kenarından suya düşerler di
Paris şehri, aslında, İstanbul kadar yoktur. Lakin binaları üçer, dörder kat olup yedi kat yapılmış haneleri dahi çoktur. Her tabakasında bir kalabalık, çoluk çocuklarıyla otururlar. Sokaklarında halk ziyade çok görünür.
Zira avretler daima sokaklarda ev ev gezmektedir. Asla evlerinde oturmazlar. Erkek ve kadın karışık olmakla şehrin içi ziyade kalabalık görünür. Dükkanlarda oturup alış veriş edenler hep kadınlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paris'te Bir Osmanlı Sefiri
Alt başlık:
Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Fransa Seyahatnamesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
99
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754586156
Kitabın türü:
Çeviri:
Şevket Rado
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Haziran 1721/ Paris sosyetesi, kralı ve saraylıları bir kenara bırakıp yeni bir meraka düşmüştür: III. Ahmet’in
XV. Louis’ye yolladığı elçi ve eşliğindeki heyetin iftar sofrası.

Elçi Yirmisekiz Mehmet Çelebi ve heyeti, bu ilgiye yabancı değildir. Fransa’ya ayak bastıkları andan itibaren, halk onları seyretmek için geçtikleri
yerlere akın etmektedir.

Çelebi, Fransızların savaş meydanlarındaki izlenimler üzerinden yarattıkları Türk imgesini alt üst eder: Kültürü, yaşam tarzı, edebi bilgisi bu imgenin eksik kalan taraflarını bütünler.

Ülkemizde Batı kültürüyle tanışmada öncü kabul edilen Çelebi, Avrupa’da Turquerie’nin yolunu açmış; bu akımla modadan mimariye, müzikten resme pek çok alanda Türk tarzı ürünler verilmiştir.

18. yüzyılın kendine özgü ve duru dilinden Şevket Rado’nun yayına hazırladığı bu eser, Lale Devri’nin kültür ve düşünce dünyasına ilk elden tanık olmamızı sağlıyor.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi (?1660’ların sonu-1732) Edirne’de doğdu. Asker olan babasının izinden giderek yeniçeri oldu ve ona lakabını kazandıran 28. Orta’da idari görevler üstlendi. Başarıları sayesinde devletin üst düzey yönetiminde görevlere getirildi. Pasarofça Antlaşması müzakere heyetinde görevlendirildi. Burada Avrupalı diplomatlar üzerinde büyük bir etki yarattı. Bu sayede 1720-21’de Paris’te elçi olarak görev yaptı. Elçilik raporu olarak yazdığı bu metin, yazıldığından beri hem yerli hem yabancı pek çok çalışmaya konu olmuştur. Çelebi, Patrona Halil İsyanı’ndan sonra Kıbrıs valiliğine atanmış ve orada vefat etmiştir.

Kitabı okuyanlar 73 okur

  • Ercan Türkoğlu
  • Meminn
  • rumeysa çakır
  • Utku
  • Selin K.
  • Muhammed
  • Özgür Çalgın
  • Mehmet Furkan
  • Şadan Çağlar
  • Constantinus

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.1 (6)
9
%26.1 (6)
8
%21.7 (5)
7
%17.4 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%8.7 (2)
2
%0
1
%0