Paslı Anahtar

·
Okunma
·
Beğeni
·
79
Gösterim
Adı:
Paslı Anahtar
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059177252
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyükada Yayıncılık
Yaşanmış olaylar ve tarihsel gerçeklerden ilham alınarak yazılmış hikâyelerin harmanlandığı bu kitap, her türlü ayrımcılığın giderek şiddetlendiği bir dünyada, bir arada ve barış içinde yaşamanın önemine az da olsa bir katkı sunmak amacıyla okuyucularla buluşuyor.



Kitap, 1821 Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında yaşamı sarsılan, Yahudilikten Müslümanlığa geçmiş Sefarad bir aileyi, 1934 Trakya Olayları'nda acı bir şekilde İstanbul'a göçe zorlanan Yahudi bir aileyi, Struma Olayı'nı ve Varlık Vergisi nedeniyle çalışma kampına gönderilen insanları, tüm karakterler arasında kronolojik ve tarihi bir bağ kurarak bir roman kurgusu ve bütünlüğü içerisinde anlatıyor.



Bu romanda, zorunlu nedenlerle ortaya çıkan göçlerin bir yandan tarihin akışını nasıl değiştirdiğine, diğer yandan yaşattığı toplumsal ve bireysel acılara şahit olacaksınız.



Toplumlar en büyük ilerlemelerini, kimseyi ötekileştirmeden, kendisi gibi olmayanlarla birlikte huzur ve barış içinde yaşadıklarında gerçekleştirmişlerdir. Birlik ve toplumsal aidiyet duygularının zayıflamasından sonra toplumların gerileme ve bazen de çöküş dönemine girmeleri tesadüf değildir.



Romanın kahramanlarından Badem'in söylediği gibi: “Atalarınızın yaşadıklarını bilin ve unutmayın. Bildiklerinizi sizden sonraki nesillere de aktarın. Birbirinizi sevin ve kucaklayın ve günün birinde ne kendinizin ne de yaşadığınız toplumun buna benzer acıları yaşamasına izin vermeyin.”
232 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Bir kitap daha hüzünlendirerek bitti, Uluç Özüyener'in yazdığı "Paslı Anahtar"ı okudum. Bana bu kitabı arkadaşım gönderdi; iyi mi yaptı, kötü mü yaptı? bilmiyorum ( şaka şaka ). Gerçekten hüzünlenerek, çocukluk anılarım, komşularımız , anlattıkları aklıma gelerek okudum. Benim bunlarla ilgili dinlediklerim , tanıdıklarım var diye bu kadar etkiledi sizi etkilemeye bilir ama gerçekten çok güzel yazılmış.
Kitaba gelirsek; kapak fotoğrafı ile ilgili bilgi verilmiş ( bence çok güzel bir düşünce beni araştırma zahmetinden kurtardı ). Yazarımızın kısa bir biyografisi verilmiş teşekkürleri ile birlikte. Açıklayıcı, duygusal bir önsöz var. Ve en güzeli "Roman Karakterleri"nin soy ağacı var. ( )
Yaşanmış olaylar, tarihsel gerçekler ve çok güzel kurgulanmış hikayeler. Öyle güzel, akıcı yazılmış ki hangisi kurgu, hangisi gerçek ayırt edemeyen bir nefeste okuyorsunuz, elinizden bırakamıyorsunuz. ( çok da fark etmiyor kurgu ya da gerçek olması çünkü o acı günleri görmüş, yaşamış her bireyin hikayesi farklı gibi gözükse de aslında aynı acıları içeriyor )
Kitapta geçen, bu acılara sebep olan bazı tarihi olaylara kısaca bir göz atalım, hatırlayalım ( ) :
1821 Mora İsyanı ; Yunanistan'ın bağımsızlık kazanmasında önemlidir. Mora'da binlerce Müslüman Türk hatta Ortodoks olmayan Hristiyan ve Museviler katledilmişlerdir.
Ermeni tehcirine maruz kalan Ermeniler ile 1923 Lozan Anlaşması uyarınca mübadele edilen Rumların bıraktığı ticari boşluk umulduğu gibi yerli Türkler yerine Trakya'daki Yahudiler tarafından doldurulmuştu.
1934 Trakya Olayları, Struma Faciası, Varlık Vergisi, 6 -7 Eylül Olayları...Peki biz bu hale nasıl geldik ?(️) 3 Ağustos 1492'de Yahudiler ve Müslümanlar İspanya'dan atıldı. İspanya'da yok edilmek istenen binlerce Yahudi Osmanlı Padişahının gönderdiği gemilerle Osmanlı topraklarına sığınır. Osmanlı hüküm sürdüğü 622 yıl boyunca fethettiği 3 kıta da din ve ticareti serbest bırakmış, ayrımcılık gözetmemiştir. Cumhuriyet sonrasında da aynı hoş görü devam etmiştir. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'da ki büyükelçilerimiz ellerinden geldiğince Yahudi kaçaklara yardımcı olmuş, Türk Pasaportu vererek yurda gelmeleri sağlanmıştır. Bu konuda da yazılmış kitaplar, belgeler vardır. Bizler yüzyıllardır bu topraklarda beraber yaşarken, sosyal hayatta , komşulukta ayırım gözetmez iken; bir kıvılcımla, bir makale ile nasıl bu hale geldik? Bu maddi-manevi kıyımlar nasıl yapıldı ? ( ki her daim söylenen : Müslümanlık hoşgörü dinidir, af eder, zorlama yoktur )
Bu kadar kaynak - kitap okurken bir detay dikkatimi çekti; olayları çıkaranlar, talanı, tecavüzü ( maddi- manevi anlamda) yapanlar, şiddet eyleminde bulunanlar yöre halkı değil, tanınmayan yabancılar. Sadece bir kaç tanıdık sima var aralarında...( Bu da kafamda çok soru işareti oluşturdu )
Kitapta değinilen konunun temeli olan ise soy ağacı araştırması. Bence bu konu çok önemli , çünkü " geçmişi olmayanın geleceği olmaz" demiş atalarımız. Bende bu yüzden 15 sene kadar önce kapsamlı bir soy ağacı yaptım , tüm kuzenlerimle görüşerek, her akraba toplantısına notlarımı, şablonumu götürerek tamamladım. Bugün bile hatırlamayan, kan bağını unutan kuzenlerden biri bir şey olduğu zaman, birini araştırıp, merak ettiklerinde beni arayıp soruyor ( ).
Kısaca kitap keyifle olduğu kadar hüzünle okunuyor ama size katkısı çok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paslı Anahtar
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059177252
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyükada Yayıncılık
Yaşanmış olaylar ve tarihsel gerçeklerden ilham alınarak yazılmış hikâyelerin harmanlandığı bu kitap, her türlü ayrımcılığın giderek şiddetlendiği bir dünyada, bir arada ve barış içinde yaşamanın önemine az da olsa bir katkı sunmak amacıyla okuyucularla buluşuyor.



Kitap, 1821 Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında yaşamı sarsılan, Yahudilikten Müslümanlığa geçmiş Sefarad bir aileyi, 1934 Trakya Olayları'nda acı bir şekilde İstanbul'a göçe zorlanan Yahudi bir aileyi, Struma Olayı'nı ve Varlık Vergisi nedeniyle çalışma kampına gönderilen insanları, tüm karakterler arasında kronolojik ve tarihi bir bağ kurarak bir roman kurgusu ve bütünlüğü içerisinde anlatıyor.



Bu romanda, zorunlu nedenlerle ortaya çıkan göçlerin bir yandan tarihin akışını nasıl değiştirdiğine, diğer yandan yaşattığı toplumsal ve bireysel acılara şahit olacaksınız.



Toplumlar en büyük ilerlemelerini, kimseyi ötekileştirmeden, kendisi gibi olmayanlarla birlikte huzur ve barış içinde yaşadıklarında gerçekleştirmişlerdir. Birlik ve toplumsal aidiyet duygularının zayıflamasından sonra toplumların gerileme ve bazen de çöküş dönemine girmeleri tesadüf değildir.



Romanın kahramanlarından Badem'in söylediği gibi: “Atalarınızın yaşadıklarını bilin ve unutmayın. Bildiklerinizi sizden sonraki nesillere de aktarın. Birbirinizi sevin ve kucaklayın ve günün birinde ne kendinizin ne de yaşadığınız toplumun buna benzer acıları yaşamasına izin vermeyin.”

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • H.K
  • İsmail Yörük
  • Dilan Ejder
  • Ferda Taylan
  • Melike Toptancı
  • Özgün Onat
  • Stefania Giorgio

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0