Pazarola Hasan Bey 1885-1926 (Eski İstanbul'un Delileri)Yavuz Selim Karakışla

·
Okunma
·
Beğeni
·
165
Gösterim
Adı:
Pazarola Hasan Bey 1885-1926
Alt başlık:
Eski İstanbul'un Delileri
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055283667
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akıl Fikir Yayınları
“Pazarola Hasan Bey’in her bir gülücüğü, evde kalmış kızlar nezdinde, müstakbel bir koca için bir alâmet, bir işarettir. Her ‘Pazarola ...cibaşı’ selamı, İstanbul’un tüm bereket dilencileri için, geleceği garantiye almaktır. Ancak, Pazarola Hasan Bey’in kendisine yapılan bütün çağrılara cevap verip vermeyeceği pek belli olmazdı.
Kendisinden ‘Pazarola ...cibaşı’ iltifatı almak isteyen ve böylece gündelik kârından emin olmak isteyen esnaf etrafına üşüşür, ‘Hasan Bey, gel bir kahvemizi iç’ diyerek onu dükkanlarına çağırır, ancak Hasan Bey’in bu çağrılardan hangisine cevap vereceği ve hangi davete icabet edeceği de pek belli olmazdı.
İçinden geldiği gibi sokaklarda dolanır, birden sevindirmek istediği birisine yaklaşır, önce meşhur ‘Pazarola ....cibaşı’ iltifatını yapar, sonra da o kişiye işiyle ilgili çeşitli şakacı sorular sorardı. Belki de itibarının zedeleneceği ve belki de karşısındakini rahatsız edeceği düşüncesiyle çok konuşmaz, çok oturmaz, her gittiği yerde birkaç dakikadan fazla kalmazdı. Tahsili hakkında kimsenin bir şey bilmediği Pazarola Hasan Bey, bazen değme okumuşlar gibi sözler söyler, hikmetler savururdu. Bazen de hiçbir münasebeti olmayan sözler sarf ederdi.
Kendisine ısmarlanan kahveleri geri çevirdiği görülmezdi, sarılıp eline tutuşturulan sigaraları keyifle tüttürür, sonra da geldiği gibi, ansızın ortadan kayboluverirdi...”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pazarola Hasan Bey 1885-1926
Alt başlık:
Eski İstanbul'un Delileri
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055283667
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akıl Fikir Yayınları
“Pazarola Hasan Bey’in her bir gülücüğü, evde kalmış kızlar nezdinde, müstakbel bir koca için bir alâmet, bir işarettir. Her ‘Pazarola ...cibaşı’ selamı, İstanbul’un tüm bereket dilencileri için, geleceği garantiye almaktır. Ancak, Pazarola Hasan Bey’in kendisine yapılan bütün çağrılara cevap verip vermeyeceği pek belli olmazdı.
Kendisinden ‘Pazarola ...cibaşı’ iltifatı almak isteyen ve böylece gündelik kârından emin olmak isteyen esnaf etrafına üşüşür, ‘Hasan Bey, gel bir kahvemizi iç’ diyerek onu dükkanlarına çağırır, ancak Hasan Bey’in bu çağrılardan hangisine cevap vereceği ve hangi davete icabet edeceği de pek belli olmazdı.
İçinden geldiği gibi sokaklarda dolanır, birden sevindirmek istediği birisine yaklaşır, önce meşhur ‘Pazarola ....cibaşı’ iltifatını yapar, sonra da o kişiye işiyle ilgili çeşitli şakacı sorular sorardı. Belki de itibarının zedeleneceği ve belki de karşısındakini rahatsız edeceği düşüncesiyle çok konuşmaz, çok oturmaz, her gittiği yerde birkaç dakikadan fazla kalmazdı. Tahsili hakkında kimsenin bir şey bilmediği Pazarola Hasan Bey, bazen değme okumuşlar gibi sözler söyler, hikmetler savururdu. Bazen de hiçbir münasebeti olmayan sözler sarf ederdi.
Kendisine ısmarlanan kahveleri geri çevirdiği görülmezdi, sarılıp eline tutuşturulan sigaraları keyifle tüttürür, sonra da geldiği gibi, ansızın ortadan kayboluverirdi...”

Kitap istatistikleri