Pazartesi Cumartesiden BaşlarArkadi ve Boris Ştrugatski

·
Okunma
·
Beğeni
·
698
Gösterim
Adı:
Pazartesi Cumartesiden Başlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9786053754787
Kitabın türü:
Çeviri:
Hazal Yalın
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Strugatski Kardeşler, varsayılan önermelerden mantıklı çıkarımlar yaparak fantastik geleneğin realistleri olduklarını gösteriyorlar.”

– Stanisław Lem

“Strugatski Kardeşler beni en az Orwell, Huxley ve Dick kadar etkiledi.”

– Jonathan Lethem

“İnsan, istediğini elde edebiliyor ve elde edebildiğini istiyorsa, o zaman mutludur.”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla "Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları" sıfatını hak eden yegâne ikili. Pazartesi Cumartesiden Başlar ise büyünün ve bilimin muazzam karışımıyla, Strugatski Kardeşler’in külliyatı içerisinde bile benzeri bulunmayan bir eser.

Her şey bilgisayar mühendisi Saşa Privalov’un iki otostopçuyu arabasına almasıyla başlar. Bu iki otostopçu imkânsızın sıradanlaştığı, sonsuzluğun sadece bir pazartesi gününden ibaret olduğu, mitolojik karakterlerin koridorlarında cirit attığı YOKHİÇ Enstitüsü’nde çalışmaktadır. Privalov da büyü araştırmalarının ciddi bir iş olduğu bu tuhaf dünyanın ister istemez içine çekilir.

Strugatskiler’in bilim üzerine kurguladıkları büyü akademisi, J. K. Rowling’in Hogwarts’ına, Patrick Rothfuss’un Üniversitesi’ne yıllara öncesinden gelen bir esin. Strugatskiler’in isterlerse Kafka olabileceklerini ama büyük bir mutlulukla kendi yollarını çizdiğini gösteren bu kitap, yazılmış en benzersiz satirlerden de biri.

Bilim, büyü ve sosyalizmin bir araya geldiği bir dünyada, kaos ne kadar uzakta olabilir ki?

Pazartesi Cumartesiden Başlar, büyünün çarpım tablosu.
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 14. kitap oldu. Kitabın yazarı olan Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlere bir türlü ısınamadım nedense. Yazdıkları beni kitabın içerisine almıyor sanırım. Bu kitabı da övmek yerine çoğunlukla eleştireceğim.

Öncelikle bu kitap bir bilimkurgu kitabı değil bana göre. En büyük problem bilimkurgu olarak nitelendirilmesinde saklı. Zira, nasıl Harry Potter ile ilgili fantastik kurgu roman olduğunu ifade ediyorsak, hemen hemen aynı konuya sahip olan bu kitap için de fantastik kurgu nitelemesi geçerli olmalı. Yazarlar tarafından bir takım olayları kısmen bilimsel yönden açıklamaya çalışmak kitabın bilimkurgu kitabı olması için yeterli değil. O sebeple kitaba ilişkin beklentinizi bilimsel yönden çok da yüksek tutmamanızı öneriyorum.

Kitabın konusu ise hayli ilginç ve olay örgüsü yok denecek kadar zayıf. Bir bilgisayar programcısı olan Saşa Privalov'un iki otostopçuyu arabasına alması ve iki otostopçu ile birlikte bilimsel-büyü araştırmalarının yapıldığı YOKHİÇ enstitüsüne gitmesi ile devamında başından geçen olağanüstü olayların anlatılmasını konu alıyor. Fakat Saşa Privalov'un neden arabasına aldığı iki otostopçuya güvenip YOKHİÇ enstitüsünde çalışmaya başladığını sorarsanız kitaba, bu sorunun bir cevabı yok. Ya da enstitüde bulunan kişilerin tam olarak ne iş yaptığını sorgularsanız, bunun da cevabı yok kitapta. Bense böyle belirsizliklerin olduğu kitapları maalesef hiç sevmiyorum. Bu kitap da onlardan biri oldu...

Kitabın yazıldığı dönem, yıllar öncesinden birçok kitaba ve filme esin kaynağı olan konuları içinde barındırması (zaman makinesi, uçan halı vs.) gerçekten kitabı değerli bir hale getiriyor. Ancak bu kadar çok curcunaya gerek var mıydı? Bence yoktu.

Son olarak, kitabın adı neden "Pazartesi Cumartesiden Başlar"? Ben çok merak etmiştim bunun ne demek olduğunu. Sizi de merakta bırakmadan açıklayayım ve incelememi bitireyim. Kitaptaki adamlar(büyücüler) mesleklerini çok sevdikleri için pazarı es geçip doğrudan pazartesiye geçiyorlarmış. Tüm sebep buymuş.
İnsan, istediğini elde edebiliyor ve elde edebildiğini istiyorsa, o zaman mutludur!

Bilim, büyü ve sosyalizmin bir araya geldiği bir dünyada, kaos ne kadar uzakta olabilir ki?
kitap pek çok yönden bir hayal kırıklığı oldu. Nerden başlasam bilemiyorum. Sanırım en büyük sorun kitabın İthaki Bilim Kurgu Klasikleri Dizisi içinde yer alması. Kitap kesinlikle ama kesinlikle fantastik kurgu, hatta belki de Neil Gaiman'ın kullandığı "masalsı gerçeklik" türünde bir kitap. Ama asla bilim kurgu değil. Konunun (aslında ortada tam anlamıyla bir konu da yok) bilimsel -sözüm ona- araştırmalar yapan bir enstitüde geçiyor olmasının onu bilimkurgu yaptığını düşünmüyorum.

Kim ne iş yapıyor, ne yapıyor, neden yapıyor, sonu ne olacak belli değil. Anlatım son derece dağınık ve anlaşılmaz. Saşa neden enstitüde çalışmayı seçti, nasıl ikna edildi, sonra ne olacak hiç belli değil. Kısaca kitabın bir konusu, olay örgüsü, herhangi bir macera kurgusu yok. Yaklaşık 300 sayfa boyunca, Saşa'nın gözünden çevresinde olan absürt olayları ve enstitüde gerçekleşen arbakatroleks, otoklatavik, persottronik ve teknorokoleceneasaww kuramları, yine pek çoğu uydurma olan terimler büyük çoğunluğu uydurma olan bilimsel terimlerle anlatışını okuyoruz. http://www.umutcalisan.com/...aslar-arkadi-ve.html
Her şeyden önce masalsı bir Rusya'dayız. Hogwarts'a esin olduğu söylense de ben pek alaka bulamadım, olsa olsa Büyü Bakanlığı'na esin olabilirdi. Çünkü bu kitaptaki karakterler yaşını başını almış yetişkinler ve büyüyü bilimsel amaçla iş yerinde kullanıyor, hatta geleceğe gidip geliyorlar. Hafta sonları da çalışan ve hiç dinlenemeyen insanlar bilir ki, Pazartesi gerçekten de Cumartesiden başlar. Keyifli bir okuma oldu benim için, tavsiye ederim. =)
Arka kapakta Jk. Rowling ve Rothfuss referansları görünce merak edip okudum. Ama daha ziyade Terry Pratchett kitapları tadı aldım. Bir çok rus yazar gibi bol bol politik gönderme de sokuşturulmuş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pazartesi Cumartesiden Başlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9786053754787
Kitabın türü:
Çeviri:
Hazal Yalın
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Strugatski Kardeşler, varsayılan önermelerden mantıklı çıkarımlar yaparak fantastik geleneğin realistleri olduklarını gösteriyorlar.”

– Stanisław Lem

“Strugatski Kardeşler beni en az Orwell, Huxley ve Dick kadar etkiledi.”

– Jonathan Lethem

“İnsan, istediğini elde edebiliyor ve elde edebildiğini istiyorsa, o zaman mutludur.”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla "Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları" sıfatını hak eden yegâne ikili. Pazartesi Cumartesiden Başlar ise büyünün ve bilimin muazzam karışımıyla, Strugatski Kardeşler’in külliyatı içerisinde bile benzeri bulunmayan bir eser.

Her şey bilgisayar mühendisi Saşa Privalov’un iki otostopçuyu arabasına almasıyla başlar. Bu iki otostopçu imkânsızın sıradanlaştığı, sonsuzluğun sadece bir pazartesi gününden ibaret olduğu, mitolojik karakterlerin koridorlarında cirit attığı YOKHİÇ Enstitüsü’nde çalışmaktadır. Privalov da büyü araştırmalarının ciddi bir iş olduğu bu tuhaf dünyanın ister istemez içine çekilir.

Strugatskiler’in bilim üzerine kurguladıkları büyü akademisi, J. K. Rowling’in Hogwarts’ına, Patrick Rothfuss’un Üniversitesi’ne yıllara öncesinden gelen bir esin. Strugatskiler’in isterlerse Kafka olabileceklerini ama büyük bir mutlulukla kendi yollarını çizdiğini gösteren bu kitap, yazılmış en benzersiz satirlerden de biri.

Bilim, büyü ve sosyalizmin bir araya geldiği bir dünyada, kaos ne kadar uzakta olabilir ki?

Pazartesi Cumartesiden Başlar, büyünün çarpım tablosu.

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Ceren
  • şafak kökkılıç
  • ESLEM AYDEMİR
  • Tuğçe Üstünel
  • Glr erln
  • Altan Kaplan
  • Emre Harman
  • Serhat Öztürk
  • UlusalPeri
  • Burak Aygün

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (3)
9
%11.1 (2)
8
%16.7 (3)
7
%11.1 (2)
6
%0
5
%22.2 (4)
4
%16.7 (3)
3
%5.6 (1)
2
%0
1
%0