Peloponnessos SavaşlarıThukydides

·
Okunma
·
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Peloponnessos Savaşları
Baskı tarihi:
Temmuz 2000
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753440530
Kitabın türü:
Çeviri:
Furkan Akdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belge Yayınları
Herodotos “Tarihin Babası” ismiyle anılıyorsa Thukydides de “Tarih Biliminin Babası” olarak kabul edilmektedir.



Atinalılar ile Spartalılar arasındaki Peloponnesos Savaşları’nı çok ayrıntılı bir biçimde aktaran Thukydides öncülerinden farklı olarak sadece belli bir konuya yogunlaşması, kronolojiye önem vermesi, olayların neden-sonuç ilişkilerini ortaya koyması ve doğaüstü güçlere eserinde yer vermemesi sayesinde yepyeni bir tarih anlayışının kurucusu olmuştur.

“Atinalı Thukydides, Atinalılar ile Peloponnesoslular arasındaki savaşı anlatacak. Her şeyi başından itibaren anlatmasının nedeni, bu savaşın diğerlerinden çok daha önemli olduğuna inanmasıdır. Üstelik hem Atinalılar hem de Peloponnesoslular bu dönemde en parlak çağlarını yaşıyorlardı. Diğer kentler ise iki taraftan birisini destekliyordu. Bu savaş öyle bir savaş oldu ki hem Hellenler hem barbarların bir bölümü bundan etkilendi. Kısacası tüm dünyayı etkisi altına alan bir savaş oldu.”

(Tanıtım Bülteninden)
Antik Çağ için neredeyse Birinci Dünya Savaşı kadar efektif diyebileceğimiz bu savaşlar dizisini, Thukydides, süslü ve mitolojik öğelerden uzak olduğu gibi anlatır. Perikles'in mö 456'da Atina hegemonyasında Delos birliğini kurup Sparta'ya karşı Aigina ve Korintos'ta zafer kazanması Peloponnez savaşlarına yol açar. Sparta bu yenilgiyi hiçbir zaman kabullenemez. Atina'nın amacı, Yunanistan'da hegemonya kurmaktı. Mö 431 ile 404 yılları arasında yaşanan Peloponnez savaşlarının ilk ve orta evresinde büyük çatışmalar yaşanmamıştır. Savaşın asıl yaşandığı dönem mö 404'e doğru gerçekleşmiştir. Günümüzde hala askeri okullarda okutulan bu eser, realizm ile bezenmiş, Atina'nın ve diğer savaşan tarafların hukuk durumunu da anlatmaktadır. Atina ile Spartalıların kendi iç savaşları Makedon kudreti ve Persler ile dolu muazzam bir eserdir.
"Kısa bir süre içinde Atinalilar ve Spartalilar geldiler denizimize. Ama biz yenilsek de adalara sığınabildik ve öyle de yaptık. Bütün donanmayı adalara gizledik, ait olduğumuz denizin en bilinmez, en fırtınalı yerlerine."
Çoğu müttefik onların sertliklerine dayanamamış ve birbirlerine isyandan söz etmeğe başlamışlardı. "İsyanlar için başka nedenler olmasına karşın, asıl neden müttefiklerin haraçlarını ödememeleri veya kendilerin düşen gemi paylarını vermek istememeleri idi. Bazı durumlarda asker sağlamayı dahi reddediyorlardı. Ama Atinalılar haraçlarını zorla alıyorlardı ve gösterdikleri tam bir zorbalıktı. Karşı gelenleri kolayca ezip geçiyorlardı."
"Ardından bir Atina heyeti Sparta'ya gitti. Ancak görüşmeler olumlu bir sonuca götürülemedi. Sparta, müttefiklerinin görüşlerini aldı ve Atina'nın, MÖ 432 yılında daha 14. yılında Otuz Yıl Barışı'nı çiğnediğine ve savaşa karar verildi. Bu kararın alınmasında Sparta önemli rol oynamış, müttefiklerini ikna etmişir. Çünkü Atina'nın gücünün daha fazla büyümesinden çekiniliyordu. Zaten Yunanistan'ın daha şimdiden büyük bir kısmını kontrol altına almıştı."
Harbin olaylarına gelince, onları ilk gelenin şehadeti üzerine ne de kendi fikrime göre nakletmeyi uygun bulmadım; ancak şahidi olduğum şeyi veya geri kalan hususlar hakkında mümkün olduğu kadar doğru haberler sayesinde öğrendiğim şeyi yazdım. Bu araştırma kolay gitmiyordu, çünkü olaylara katılanlar, onları aynı tarzda nakletmiyor ve kendi taraflarının menfaatlerine göre veya değişen hatıralarına göre konuşuyorlardı. Benim hikayelerimde olağanüstü şeylerin yokluğu, belki onları işitilmesi daha az hoşa giden bir hale getirecektir. Tarihimin, geçmişe benzeyecek olan geleceği daha iyi yorumlamak gayesiyle geçmişin doğru bilgisini arayanlar tarafından faydalı olarak değerlendirilmesi bana yeter."
Bu ittifakın oluşturulması için kutsal Delos Adası'nda bir kongre toplanmıştır. Bu kongreyle bir bakıma Atina ile İyon Birliği arasında yeni bir ittifak teşkil edilmiştir. Bu kongrenin Salamis Deniz Muharebesi'nden sonraki üçüncü yılda yani MÖ 477'de toplandığını varsayarız. Ancak Birlik'in oluşturulması yönündeki görüşmeler ve düzenlemeler şeklindeki hazırlıkların MÖ 478 yılı yaz aylarında başladığı ve MÖ 478 – 477 kış mevsiminde sürdürülmüştür. Birlik'in remi amacı Pers hükümranlığı nedeniyle uğranılan yıkımların öcünü almaktı. Oturum başkanlığını Aristides'in yaptığı kongrede Attik Delos Birliği'nin anayasasının da taslağı ortaya koyar.

Bu anayasanın ana hatları,
hangi kent devletlerinin para, hangilerinin asker ve trireme vereceğinin belirlenmesi,
ilk vergilendirmenin yapılması,
Delos'daki Apollon Tapınağı'nın Birlik'in hazinesine (Hellenotamai Hellen Hazinesi) ev sahipliği yapmasının kararlaştırılması,
Birlik hazinesinin (Hellenatomies) on Atinalı maliye memuru tarafından idare edilmesi,
Birlik politikasının Delos'ta toplanan meclis tarafıdan belirlenmesi
gerekli kara ve deniz kuvvetinin teşkil edilmesi, sevk ve idaresi ile garnizonlar oluşturulması, Atina'nın görevi olması,
üyelerin özerk olması şeklindedir.
Atina'nın mevcut kuvvetlerinin Mısır'da ve Aegina'da çakılıp kalmasını değerlendiren Korint, Megarid'i istila eder. Bu harekattan amaç, Aegina'daki Atina kuvvetlerinin, bu yeni tehdidi karşılamak için geri çekilmesini sağlamaktı aslında. Atina ise, Aegina'daki kuvvetlerinin geri çekmek yerine normal askerlerden daha yaşlı ve daha genç erkek nüfusu silahaltına alarak yeni bir kuvvet oluşturmuş, bu kuvveti Myronides komutasında Megara'ya sevk etmişt bile. Burada gerçekleşen muharebede kesin sonuç alınamadıysa da Atina kuvvetleri durumlarını gün sonunda korumayı başarmışlardır. On iki gün sonra Korint kuvvetleri saldırıya geçer. Ancak Atinalılar bir çıkış yaparak bu saldırı düzenini süpriz ile bozarlar. Geri çekilen Korint ordusunun önemlice bir bölümü, peşlerinden gelen Atina kuvvelerinin de baskısıyla yanlış yönde ilerlerler. Sonunda etrafı hendeklerle çevrili bir özel mülk alanında sıkışıp kalırlar ve çıkış bulamazlar. Hafif piyadeyle çevreyi saran ve ağır piyadeyle cephe taaruzu yapan Atina kuvvetleri tarafından büyük ölçüde imha edildiler. Ancak Korint ordusunun büyük kısmı çekilmeyi başarmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peloponnessos Savaşları
Baskı tarihi:
Temmuz 2000
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753440530
Kitabın türü:
Çeviri:
Furkan Akdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belge Yayınları
Herodotos “Tarihin Babası” ismiyle anılıyorsa Thukydides de “Tarih Biliminin Babası” olarak kabul edilmektedir.



Atinalılar ile Spartalılar arasındaki Peloponnesos Savaşları’nı çok ayrıntılı bir biçimde aktaran Thukydides öncülerinden farklı olarak sadece belli bir konuya yogunlaşması, kronolojiye önem vermesi, olayların neden-sonuç ilişkilerini ortaya koyması ve doğaüstü güçlere eserinde yer vermemesi sayesinde yepyeni bir tarih anlayışının kurucusu olmuştur.

“Atinalı Thukydides, Atinalılar ile Peloponnesoslular arasındaki savaşı anlatacak. Her şeyi başından itibaren anlatmasının nedeni, bu savaşın diğerlerinden çok daha önemli olduğuna inanmasıdır. Üstelik hem Atinalılar hem de Peloponnesoslular bu dönemde en parlak çağlarını yaşıyorlardı. Diğer kentler ise iki taraftan birisini destekliyordu. Bu savaş öyle bir savaş oldu ki hem Hellenler hem barbarların bir bölümü bundan etkilendi. Kısacası tüm dünyayı etkisi altına alan bir savaş oldu.”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Taner Durmaz
  • co_ba_in
  • Sîdar Ronahî
  • Don Quijote

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0