Pembe İncili Kaftan

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,7bin
Gösterim
Adı:
Pembe İncili Kaftan
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055537326
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karanfil Yayınları
Türk hikâyeciliğinin önemli temsilcilerinden olan Ömer Seyfettin, yeni lisan anlayışıyla ortaya koyduğu yapıtlarıyla milli edebiyatın oluşmasına katkıda bulunmuş önemli isimlerden biridir.

Hikâyelerinde, tasvir ve psikolojik tahlillerden ziyade olaya önem veren Ömer Seyfettin, edebiyatımızda küçük hikâye (kısa hikaye) türünün yaygınlaşmasında önemli rol oynamış, Türk-Osmanlı tarihinin erdem ve kahramanlıklarını, gülünç olayları, batıl inanışları, günlük olayları, sosyal ve ahlaki yapıyı hikayelerine başarılı bir şekilde taşımıştır.
Kimseye boyun eğmeyen, mert, cesur, gözükara, çok okuyan, bilgili, korkusuz bir yiğitdi Muhsin Çelebi.
Evet zengindi, ama pembe incili kaftanı alacak kadar değil, buna rağmen vazifesinden caymadı, Vatanı uğruna borç batağına girmeye de rağzıydı. Çünkü kula kul olmazdı.
Vatanı zor durumda kalmasın diye kendini zor durumda bırakmayı tercih etti. O zenginlik içinde çocuklarını paşalar gibi yetiştirebilirdi ama Vatanı onun için öncelikliydi. Çocuklarımın geleceği için o mal mülk bana lazım demedi, Vatanın geleceği aynı zamanda çocuklarının da geleceğiydi, unutmadı çünkü fedakârdı.
Herkesin gözünün önünde fiyatı devamlı artış gösteren şan şöhreti bütün dünyayı sarmış pembe incili kaftanı aldı ve ne yaptığını kimseye anlatmadı, övünmek istemedi çünkü alaçakgönüllüydü.
Vatan sevgisini en güzel yansıtan karakterlerden biriydi bence.
Her şeyden korkarak bir şey elde edilmez, ben yapamam diyerek bıçak sırtından kaçılmaz, herkes bir Muhsin Çelebi olamaz.
85 syf.
·Beğendi·10/10
Türk edebiyatı küçümsenmemeli ve sahip çıkılmalı. Millî edebiyatımızın baş tacı Ömer Seyfettin'in hikâye kitaplarını herkese tavsiye ederim. Her ne kadar kitapları, "çocuk edebiyatı" olarak basılmış olsa da büyük küçük herkes okumalı. Bazı çevrelerce içerdiği savaş, gâzâ ruhu bakımından çocuklara uygun olmadığı, çocukların psikolojisini bozduğu gibi yorumlar okumuştum. Belki haklılık payları vardır. Ben de birçok hikâyesi ile çocukken tanıştım ama abartılacak bir şey görmüyorum, aksine millî ruhu ve ahlâkı yansıtan hikâyeler. Belki birkaç hikâye çocuklara tavsiye edilmeyip, yaş sınırı konulabilir kanısındayım.

Hikâye, II. Bayezid döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail'e gönderilen elçiyi temel alıyor. Bu elçi kolay bulunmuyor nihâyetinde. Çünkü aranan elçi, zalim Şah İsmail'in hakaretleri karşısında doğruluktan şaşmayan, yiğit, canını sakınmayan bir elçi olması gerek. Muhsin Çelebi de mert, yürekli, paraya ve makama önem vermeyen, zamanın insanları gibi el etek öpmeyen, üç kuruş için kendilerini düşüren insanlardan nefret eden, kimseye minnet etmeyen, kendi ektiğini biçen namuslu bir yurttaş olduğu için elçilik görevine onu lâyık görürler. Fırsat ayağına gelmişken devletine fedakârlık için,tüm elçilik heyetinin masrafını devletten tek pul almadan kendisi düzer. Bu uğurda çiftliğini, bağ-bahçesini, evini rehin verir, daha sonra da kaybeder. Kendisi ise pahalı, kıymetli, meşhur "pembe incili kaftan"ı satın alır, giyer, yola revân olur. İran şahı elçiyi aşağılamak için yerdeki ipek döşekleri kaldırtır. Çelebi ise bu hakareti sezerek, "pembe incili kaftan"ı yere serer, bağdaş kurar, padişahın mektubunu verir ve Şah'tan izin almadan çıkar. Şah ve mâhiyeti, elçinin hereketlerine çok şaşırır, kızarır, küplere biner. Elçi kıymetli kaftanı unuttu zannedip arkasından yetişecek olurlar. Muhsin Çelebi, Şah'ın duyacağı şekilde "Hayır, unutmadım, onu size bıraktım. Baksanıza bir elçiyi oturtacak bir şilteniz bile yok. Ayrıca bilmez misiniz ki, bir Türk yere serdiği şeyi bir daha sırtına almaz." diyerek çıkar. Yolda, düzdüğü elçilik heyetini azâd eder, üzerlerindeki takımları, eşyaları onlara bağışlar. Memlekete döndüğünde bir malı mülkü kalmamıştır. Yaptığı bu hareketi de kimseye anlatmaz, sadrazam sorduğunda bile; çünkü övünecek adam değildir.

Bu hikâyenin anlattığı çok şey var.. Tekrara düşsem de yineliyorum. Fedâkarlık, devlet ve milletine vefâ, bir şeylere sahip olmak için el, etek öpmemek, dalkavukluğa bulaşmamak, doğruluktan şaşmamak, zorluk karşısında hak olandan dönmemek, maddîyata önem vermemek, kanaatkâr olmak..
Kısaca okuyun, okutturun. Sevgiyle kalın..
77 syf.
·Beğendi·10/10
Kurgusal zamanın Osmanlı İmparatorluğunda 2. Bayezid Dönemini hatta o dönem içerisinde gerçekleşen Şah İsmail'in İran'ı ve Tebriz'i işgal ettiği dönemleri yansıttığı görülmektedir. Ana mekan tasviri olarak Osmanlı Sarayı ve Şah İsmail'in de içerisinde bulunduğu saray öngörülmüştür. Metinde döneme ait bir çok zihniyete rastlanılmıştır. Her şeyi bilen bir anlatıcı tarafından yazılan bu eser ; ''Bir Türk sadece Allah'a boyun eğer ve insanlar ya da zorluklar karşısında boyun eğmez'' neticeli düşünce ile varlığını sürdürmüştür. Maupassant tarzı olan bu klasik öykü gerçek bir Türk'ün nasıl olması gerektiğini bizlere anlatmıştır. Olayın asıl kahramanı Muhsin Çelebi buna güzel bir örnek teşkil etmiştir. Kapalı bir metin tekniği ile yazılan bu eser akıcı ve öğretici bir niteliğe de sahiptir. Herkese iyi okumalar dilerim. :)
96 syf.
·Puan vermedi
Ömer Seyfettin Türk Edebiyatının çok önemli bir ismi. Bu kitabı da ilkokul yıllarımda okuduğumda çok beğenmiş etkisinde de kalmıştim .:)
Konusunu çok hatırlamıyorum ama öyküleyici ve sürükleyici bir anlatımla devlete olan baģlilıktan bahsediyor. Okuyup küçüklerinize de okutmanızı tavsiye ederim.
Iyi okumalar:)
96 syf.
·Puan vermedi
Türk klasiklerinin arasında çoğu kitaba sahip olan yazar ömer seyfettin bu kitapta da devlete olan bağlılık ve fedakarlığı gözler önüne seriyor ve okutulması gereken bir kitap
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10·
Ömer Seyfettinin ağır dili bu kitapta fazla yoktur.Muhsin Çelebi İran elçisi olmayı kabul eder, varını yoğunu satarak, ipotekleyerek pembe incili kaftanı satın alır.Yolculuğu başlar. En can alıcı cümlesi biz müslimanlar yere serdiğimiz şeyi sırtımıza almayızdır ki bence Şaha verilebilecek en güzel cevaptır.
96 syf.
·Puan vermedi
Ömer Seyfettin Türk edebiyatının çok önemli bir ismi. Bu kitabı da ilkokul yıllarımda okuduğumda çok beğenmiştim. Gerçek bir klasik, herkes okumalı.
85 syf.
·10/10
Ömer Seyfettin'den Şah İsmail dönemine atıfta bulunanan güzel bir öykü. Öyküde Şah İsmail'in kötü tabiatı üzerine durulurken, Anadolu insanını ise yüceltmektedir. Güzel bir öykü.
96 syf.
·Beğendi·10/10
Öğrencilik çağlarımda okuduğum ve şimdi ise tüm öğrencilerime okuttuğum Ömer Seyfettin klasiği.
Genç nesillere Türk kahramanlığını ve tarihte Türk'ün duruşunu anlatmak için çoğu vasıfsız öğretmenin yaptığı gibi sık sık ve saatler boyunca gereksiz nutuk atabilirsiniz yada bu kitabı okumalarını tavsiye edebilirsiniz. :)
96 syf.
·Beğendi·10/10
Türk edebiyatında Muhsin Çelebi gibi bir kahraman çok az bulunur. O gerçek bir kahramandır, çünkü onda bir ulusun yüksek değerlerini ve insanlığı bulursunuz. Ne yazık ki 90'dan sonra doğanlar onu hiç tanımıyorlar, Pembe İncili Kaftan'ına ne olduğunu hiç merak etmiyorlar...
Dünya değişti. Eski günler geçti. Merhamet , mürüvvet, insaniyet kalmadı. Herkes keyfinde, eğlencesinde Kimse kimseyi düşünmez oldu...
"Mektubunu verdiğim büyük padişahım, Oğuz Kara Han neslindendir!" diye haykırdı. "Dünya yaratıldığından beri onun ecdadından kimse kul olmamıştır. Hepsi padişah, hepsi Hakan'dır.
Ölümden kim şüphe eder? Altınlara boğulsak, demirden, çelikten kaleler içine saklansak, mutlaka ölüm oku gelip bizi bulacak . Er geç bize yetişecek. Bu kadar muhakkak bir akıbet karşısında gaflete düşen, nefsine uyan, yarını unutan insan mıdır ?
Hayır! Hayvandır. Nefsini uyanların, zevkten başka bir şey tanımayanların, hayvanlardan ne farkı var?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pembe İncili Kaftan
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055537326
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karanfil Yayınları
Türk hikâyeciliğinin önemli temsilcilerinden olan Ömer Seyfettin, yeni lisan anlayışıyla ortaya koyduğu yapıtlarıyla milli edebiyatın oluşmasına katkıda bulunmuş önemli isimlerden biridir.

Hikâyelerinde, tasvir ve psikolojik tahlillerden ziyade olaya önem veren Ömer Seyfettin, edebiyatımızda küçük hikâye (kısa hikaye) türünün yaygınlaşmasında önemli rol oynamış, Türk-Osmanlı tarihinin erdem ve kahramanlıklarını, gülünç olayları, batıl inanışları, günlük olayları, sosyal ve ahlaki yapıyı hikayelerine başarılı bir şekilde taşımıştır.

Kitabı okuyanlar 3.094 okur

  • Rüveyda Eser
  • Neslihan
  • Mustafa sincar
  • Neytiri
  • Fatmanur Çebar
  • Ebru Bayram
  • Gülhan Gündem
  • Hümeyra orakçı
  • Elif
  • Duygu Özdemir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları