1000Kitap Logosu
Pereira İddia Ediyor
Pereira İddia Ediyor
Pereira İddia Ediyor

Pereira İddia Ediyor

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.3
6 Kişi
5
Okunma
4
Beğeni
34
Gösterim
160 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 32 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Karakarga · 2020 · Karton kapak · 9786057865632
1 mağazanın 1 ürününün ortalama fiyatı: ₺31,36
9.3
10 üzerinden
6 Puan · 1 İnceleme
Onur
Pereira İddia Ediyor'u inceledi.
160 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yıl 1938. Yer Portekiz ve bir yaz mevsimi. Pencereden içeriye, denizden esen hafif rüzgar giriyor. Dışarısı ise sıcaktan kavruluyor. Ve Pereira ölmüş karısının fotoğrafıyla konuşuyor... Arka sayfasında 'İyimser bir varoluşcu çizgiroman' olarak tanıtılan bu şaheseri, kelimelerimizin dar kalıplarına sığdırmak haksızlık olur. Çünkü eserin içerisinde yaşama dair her şey var. Başlangıçta ölüm ve tek ruh üzerine olan sıralı düşünceler sayfalar ilerledikçe düzeni kaybediyor ve karışıyor. Bu düşünce kaosunda, Pereira bir oradan bir buraya adeta savruluyor. Rüzgarı belirleyen etken ise sürekli değişiyor. Ölümden yaşama, geçmişten geleceğe ve aşktan politikaya kadar her bir düşünce adeta rüzgarın şiddetini belirliyor. Pereira'nın her kişisel çıkarım ve sorgulamalarında, Doktor Cardoso ile sohbet ettiğinde ve Marta ile karşılaştıgında havaya adeta poyraz hakim oluyor. Eserin başlarında, gölge gibi beliren sert ve baskıcı rejim her ilerleyen sayfada aydınlığın hakimiyetini yavaş yavaş ele geçiriyor. Pereira'nın yazdığı gazete ise Katolik inancının bayrak tutanlarından. Pereira ise bencil hayatından dolayı dışarıda olup bitenden adeta habersizmiş gibi hayatına devam ediyor ta ki Rossi adlı çömezle tanışana kadar. Ve uyanmaya başlıyor Pereira, doğru bildiği yanılsamalardan bir bir sıyrılmaya çalışıyor. Bu aydınlanmanın en büyük cereyanı ise Dr.Cardoso ile tanıştığında oluyor. Dr Cardoso, Theodule Ribot ve Pierre Janet' in geliştirdiği ilginç bir bakış açısını bizlere açıklıyor; - "Teorileri şu: Tek, Bölünmez bir benlik fikri, bir illüzyondur. Bir Hıristiyan geleneği illüzyonudur ve onlara göre basit bir şeyin üstünü örtmektedir: İçimizde birden çok ruh yaşamaktadır. Normal 'Ben', 'Varlık' veya adına ne derseniz, bu ruhların arasındaki görüşmenin sonucudur. 'Baskın' ben, yani en güçlü ben, diğerlerinden bir adım öndedir ve fikrini üstün kılmak ve kendi normlarını empoze etmek için onları susturur. Bu baskın ben, ruhlar konfederasyonunu yönetir. Ancak bazen bir olay veya ağır bir erozyon nedeniyle... Baskın ben, başka bir ben'le, isyan eden bir ben'le mücadeleye girer. Bu iki ben arasında çatışmaya, özne dahil olmayacak kadar güçsüzdür. Yeni baskın ben kendi normunu yerleştirir ve değerler sistemini tamamen baştan tanımlar. Eskiden önemli olan artık değildir, ikincil olan hayati olmuştur." Bu harika tanımlamadan sonra insanı derin düşüncelere sürüklüyor eser. Her insanın içinde, gizliden gizliye devam eder bu mücadele. Bazen öyle bir kaosa sürükler ki insanı, neyin doğru olup neyin yanlış olduğunu bile anlamayaz insan. Hatta yeri gelir gerçekliğe bile şüphe duyulur. Son olarak Pierre-Henry Gomont'un harika çizimlerine hayran kaldım. Keşke eser yaratılırken çizerin yanında olsaydım da bende tanık olsaydım o eskizlere.
Pereira İddia Ediyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
11