Peter Pan Sendromu - Hiç Büyümeyen ErkeklerDan Kiley

·
Okunma
·
Beğeni
·
199
Gösterim
Adı:
Peter Pan Sendromu - Hiç Büyümeyen Erkekler
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 1997
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756972366
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Peter Pan Syndrome: Men Who Have Never Grown Up
Çeviri:
Semra Kunt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
HYB - Hekimler Yayın Birliği
Her kadın bunlardan birini tanımıştır. Bunlardan birini sevmiştir, bunlardan biriyle evlenmiştir.. Bunlardan birini terketmiş ya da bunlardan biriyle ilişkisini sürdürmektedir. Ancak bunlardan birine direnebilen bir kadın yoktur, diyor Dr. Dan Kiley.
Peter Pan Sendromu , bireyin yaşantısını etkilemesi bakımından psikolojik ve ailede oluşması bakımından sosyolojiktir.
Yazar Dr. Dan Kiley aynı zamanda isim babası olduğu bu Sendromu ; büyümeyi reddeden , sorumluluk duygusu gelişmemiş erkekler olarak tanımlar.

Peki küçük bir erkek çocuğunun dünyasında neler oluyorda büyümeyi reddederek , sonunda sevilmeye değer bulmadığı benliğini acılar içinde yalnızlığa sürüklüyor?

Kitap bu soruya ; oluşum, gelişim evreleriyle beraber davranışsal ve vaka incelemeleriyle oldukça kapsamlı bir cevap veriyor. Kitabın son kısmında ise sendromun önlenmesi ve ilerlemesini durdurmak için doğru iletişim yolları anlatılıyor.

Kitapta sendromu yaşayanlar için “kurban” ifadesi kullanılmış. Gerçekten de oluşumuna baktığımızda ,onun bir kurban olduğunu görüyoruz.
O anne ve babasının elinde kurban olmuş bir çocuktur.

Yazıktır ki aileler problemlerini açıkça konuşmak yerine birbirlerine ilgisizlikle, öfkeli davranışlarla ve dolaylı yollarla ortada bir problemin olduğunu söylerler. (Anne - baba arasında bu ciddi iletişim probleminin altında çoğunlukla karşılıklı cinsel tatminsizlik yatar.)
Bu örtülü mesajlar çocuğun dikkatinden kaçmaz ki çoğuda çocuk üzerinden verilir. Baba ilgisiz ve devamlı yorgun - anne çoğunlukla şikayet boyutunda söylenme halinde(ya da sessizce acı çekmekte). Evde hissedilir gergin bir ortam.
Anne baba kendi sorunlarıyla öyle meşguldür ki çocuğun sevilme ve ilgi görme ihtiyacı sağlıklı bir şekilde karşılanamaz. Aile içi konuşmaların çoğu para ve mevki yönlü olduğu bu evde ilgide maddeyle eşdeğer gösterilir.
Bu koşullar altında çocuk , babayı ilgisi ve sevgisi kazanılamayan bir varlık; anneyi ise acı çeken kırılgan korunması gereken bir varlık olarak algılar. Örtülü mesajların sürekli kendi üzerinden verilmesi sonucu çocuk , anne-baba arasındaki mutsuzluğun nedeninin kendisi olduğuna karara verir ve suçluluk duygusuyla öfkeyi kendi öz benliğine çevirir. Artık duyguları ona acı vermektedir ve bu acıdan kaçmanın en güzel yolu her şeyin mükemmel olduğu hayalleriyle yalnız kalmaktır.

Bu koşullar altında ergenliğe gelen çocuğun artık baş etmesi gereken bir de hormonları vardır. Sendromun belirtilerinin görüldüğü dönemde tam olarak burasıdır. Acı çekmemek için taşlaştırdığı duyguları , yine aynı nedenle kaçtığı hayalleri artık gerçek hayatın büyüyen problemleriyle baş edemez. Büyümenin getirdiği sorumluluktan olabildiğince kaçmaya başlar ve büyümek istemez. Evde herkesin uyması gereken kuralların yokluğu da bu durumu pekiştirir. Üşengeçlik belirleyici faktör olan bu dönemde sorumluklarına karşı üç maymunu oynama sürecine girer.

Kitap, aile ve halkın bilinçlenmesini hedef aldığı için fazlasıyla basit bir anlatım yolunu benimsemiş. Yayınlandığı dönemde altı ay gibi uzun bir süre çok satanlarda kalması da konunun herkes tarafından kolay okunması ve problem dahilinde herkesi ilgilendiriyor oluşuna bağlıyorum.

Bir kitabın bir insanın hayatını değiştirebileceğini inananlardansınız , bu kitabın bunu gerçekleştirebilecek kitaplardan olduğunu bilmeniz gerekir. Ne de olsa hayat farketmeyle başlar ve fark yaratarak ilerler.
Anne babalar genellikle açık açık söylemeseler de sadece çocuklarının iyiliği için bir arada kalırlar. Ama kalmamaları gerekir. Çocuklar acı çeker.
Çocuğu sevin, çünkü o kendini sevmez; erkeğe inanın, çünkü o kendine inanmaz ve en önemlisi onu dinleyin, çünkü o kendini dinlemez.
Genel bir reddetme hissiyle beraber anneye karşı kızgınlık ve suçluluk(anneyi koruyamadığı için) ve babadan yabancılaşma kurbana sürekli birer dost olur. Akla aykırı bir güç duygusu ve sihirli düşünce şekillenir. Çocuk yüreğindeki acıyı yatıştırmak için kafasını kullanabileceğini fark edince düşünceler duygulara egemen olmaya başlar. Duygusal felç fırtınayı ertelemenin bir yolu olur. Çocuğun benlik kavramı ve benlik saygısı büyük zarar görse de o elinden geldiğince ayakta kalmaya gayret eder.
O, yaşıyla bir adam, davranışıyla bir çocuktur. Adam onu sevmenizi, çocuk ona acımanızı ister. Adam yakın olmaya özlem duyar, çocuk kendine dokunulmasından korkar. Gururunun arkasına bakarsanız, kırılganlığını görürsünüz. Gözüpekliğine karşı koyarsanız, korkusunu hissedersiniz

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peter Pan Sendromu - Hiç Büyümeyen Erkekler
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 1997
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756972366
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Peter Pan Syndrome: Men Who Have Never Grown Up
Çeviri:
Semra Kunt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
HYB - Hekimler Yayın Birliği
Her kadın bunlardan birini tanımıştır. Bunlardan birini sevmiştir, bunlardan biriyle evlenmiştir.. Bunlardan birini terketmiş ya da bunlardan biriyle ilişkisini sürdürmektedir. Ancak bunlardan birine direnebilen bir kadın yoktur, diyor Dr. Dan Kiley.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • UmAy

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0