Peygamberden SonraLesley Hazleton

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.484
Gösterim
Adı:
Peygamberden Sonra
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
223
ISBN:
9786058720367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
After the Prophet
Çeviri:
Enver Günsel
Yayınevi:
Kitabix Yayınları
"İslamın olağanüstü ve saygı duyulacak bir hikayesi- (okumuş olsaydı) Machievelli' yi bile titretecek bir güç, entrika, rekabet, cinayet, hileli yönlendirme, hırs ve inanç hikayesi, ama her şeyden önce büyük bir insanlık hikayesi. Şii Sünni bölünmesini anlatan diğer, çoğu zaman korku dolu anlatımları utandıracak, muhteşem bir roman tarzında yazılmış bir hikaye"
-The Ayatollah Begs to Differ yazarı Hooman Majd-

"Ben sadece , Hazleton'un bu müthiş ve gerekli kitabı, akılsızca, hiç bilmedikleri bir konuya, bir din kültürüne giren Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz ve diğerlerini aydınlatmak için daha önce yazmamış olduğuna üzülüyorum. Umarım şimdi bunu okur ve pişmanlık duyarlar. Bu arada bizlerde Hazleton'un güçlü karakterini, akıcı anlatımını ve Şii - Sünni bölünmesinin köklerini ve sonuçlarını heyecanla okuruz.
- Jonathan Raban, My Holy War and Sueveillance'ın yazarı-

"George Bush Irak 'ı istila etmeden önce Şiiler ve Sünniler diye bir şeyler olduğunu biliyor muydu, emin değilim, ama Lesley Hazleton'un merak çekici kitabını okuduktan sonra hiç kimse bu mezheplerin bölünmesini ve ne anlama geldiğini bilmediğini söyleyemez."
-Alan Wolfe, Boisi Center for religious and America Puclic Life ve The Future of Liberalism yazarı-

"Hazleton hikayeyi büyük empatiyle anlatarak, Sünni Şii bölünmesinin gerçek epik karakterini başarıyla ortaya koyuyor. Batılı okurlar genelde bu kitabı okuduktan sonra İslam'da ilk Şiizmin derinliğini ve gücünü ve Kerbela'da neler olduğunu yeni bir saygıyla anlayacak."
- Wilferd Madelung, Oxford üniversites, Arapça Laudian Hocası ve The Succession of Muhammed yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap, isminden de anlaşıldığı gibi, Hz. Muhammed'in vefatından bir kaç gün öncesinden başlayıp, vefatı sırasında ve sonrasındaki 50 yıllık bir zaman diliminde olan olayları anlatıyor.

Bu dönemde, gerek peygamberin ailesi içindeki yaşanan olaylar ve gerekse sahabe'nin birbirleriyle yaşadığı olumlu ya da olumsuz tüm olaylar, en ince ayrıntısına kadar , mümkün olduğu kadar objektif bir yaklaşımla bize aktarılıyor.

Özellikle Hz. Muhammed'in vefatı sırasında ve hemen sonrasındaki yaşananlar, sanki daha dün olmuş gibi tüm acılığıyla okuyucuya yansıtılıyor.

Daha sonra gelen Dört Halife dönemi, halifelerin seçilmesi, icraatları, iktidar için verilen mücadeleler ve sonunda Emeviler'in (Ümeyye kabilesi) iktidarı ele geçirmesi, bu sırada yaşanan dramlar, akan kanlar, katledilen insanlar, mezheplerin oluşması ve tüm bunların bugüne kadar gelen yansımaları çok derinlemesine ve tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Bütün bunlardan ayrı olarak , bugün İslam dünyasındaki bir çok siyasetçinin sıkıştıklarında yaptıkları gibi, Kuran'ın, siyasete alet edilmesi ilk defa o dönemde yapıldığından bu konuda da geniş bilgi veriliyor.

Yazarın, herhangi bir İslami mezhep mensubu olmaması , olaylara mümkün olduğu kadar objektif yaklaşmasını sağlamış. Kitabını yazarken, bütün taraflardan bir çok İslam aliminin yazdığı kitapları, kaynak aldığını bildirmekte ve bunları isim isim yazmaktadır. Kitap, bir hikaye kitabı gibi çok akıcı ve sürükleyici olarak yazılmış olup, okurken tüm acılar, sanki insanın içine derin olarak işlesin diye çok ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır.

Açık söylemek gerekirse ben, bu zamana kadar, çocukluğumda uzun yıllar boyunca aldığım dini eğitim, okullarda Din Bilgisi derslerinden öğrendiklerim ve camiler de dinlediğim vaaz ve hutbelerden öğrendiğim bilgileri topladığımda, bu anlatılan dönemle ilgili bilgilerim, bu kitapta anlatılanların ancak onda biri kadarını oluşturur. Bu cümlem, bu kitabın ne kadar büyük bir bilgi hazinesi olduğunu anlatıyor sanırım.

Son söz olarak, ''mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap '' diyorum.
Hikaye anlatımı tarzı sürükleyici. Roman okur gibi bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap. Lakin, bir çok ihtilaflı konuda insanın aklına ciddi şüpheler eken bir kitap. Doğruluğunun kesin olmadığı bazı olaylara tek taraflı baktığını düşünüyorum, zira kendisi de kitabın önsözünde ağırlıklı olarak Şii kaynaklarını kullandığını söylemiş. Kitabın bir bölümünde, Hz. Aişe'nin çölde kayboluşu anlatılırken oldukça irite oldum. Yazara göre kendisi "ben peygamber karısıyım gelip bulsunlar" diyerek oturup beklemiştir, ancak orada kaybolduğu ve artık ağlamaktan bitap düştüğü sırada bir asker tarafından bulunduğu kayıtlarda kesin olarak bulunmakta. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Benzer kitaplar

Günümüzde Sünni-Şii ayrımı ne yazık ki hala devam ediyor ülkemizde de olduğu gibi.Yazar bu konuyu öyle güzel anlatmış ki hiç sıkılmadan okuya bileceğiniz roman tadında bir kitap. Hz. Muhammed'in ölümünden günümüz ortadoğusuna geçen zamanda bölünmeler nasıl olmuş kimler bunu kullanmış bir fikir sahibi oluyorsunuz.
Bu kitabı okumak öyle zor oldu ki. Okumanın zorluğundan değil, yaşandığı söylenen olayların çok acı olmasından. Entrika dolu bir Brezilya dizisini aratmayacak olaylar, ihanetler, yeminler, kibir, kan, savaş ve o günlerden bugüne gelen bir ayrışma. Bu olayların sadece 30 yıllık bir dönemde olması ise inanılmaz başka bir durum. Kitabın dili bir roman gibi. Bu hem iyi hem de kötü. İyi çünkü okumayı kolaylaştırıyor. Kötü çünkü olaylardaki karakterlerin duygu ve düşüncelerine varıncaya kadar ayrıntı içeriyor. Bu da kitabın inandırıcılığına gölge düşürüyor. Mesela şu cümle böyle bir kitapta sırıtmış: "Hz. Ali onların şampiyonuydu." Kitapta yazılanların büyük kısmının güvenilir olduğuna inanıyorum. Bununla birlikte, başka kaynaklardan teyit edilmeye muhtaç pek çok bilgi var. Dört halife dönemini bilmiyorsanız çok şaşıracağınız, üzüleceğiniz, anlamakta zorlanacağınız satırlar okuyacaksınız. Kitabı okurken bana bir şarkı eşlik ediyordu. Her ne kadar kitapta aktarılan bazı bölümlerle uyumsuz görünse de bu şarkıyı da paylaşmak isterim: Nusrat Fateh Ali Khan, Mustt Mustt (Lost in his work).
Bende çok büyük etkiler uyandırdı kitap. Özellikle de islam rituellerini yapmak ile müslüman olmanın farkını kavramamı sağladı. Hz. All'yi öldüren de bes vakit namazını kılıyordu, oruç tutuyor hacca gidiyordu. On binlerce Müslüman birbirini öldürdü peygamberin ölümünden sonra elli yıl gibi kısa sürede. Gerçekten Müslümanlık bu muydu?
Peygamberden sonraki tarihe, sadece Sünni kaynaklardan değil, Şii kaynaklarından da yararlanarak baktığı ve aktardığı için farklı, anlatım olarak akıcı, hikaye olarak iç yakan bir kitap.
Kendini agnostik bir Yahudi olarak tanımlayan Lesley Hazleton eski bir Ortadoğu gazetecisidir. Yakın zamanda tanıyıp takip etmeye başladığım biridir. TEDx konuşmasını izlemiştim ilk olarak ve sonra kitaplarını inceledim. Özellikle islam tarihi konusuna meraklı ve oldukça da birikimlidir. Bu kitapta İslam'ın peygamberi Hz. Muhammed'in vefatına yakın zamanda ve vefatından sonra yaşananları anlatır. Peygamberin eşlerinden, kuzenlerine, yakın ve uzak akrabalarına, Mekke aristokratlarından Suriye ve Irak halklarına kadar, yaşanmış siyasi ve dini olayları, müslüman biri olmayarak, incelemiş ve ilginç sonuçlara varmıştır. Daha doğrusu bu sonuçların ilginç gelmesinin asıl sebebi; bizim Türk milleti olarak, eğitim sistemimizde ve ahlaki kültürümüzde peygamberin çevresini de sıradan insanlar olmaktan çıkarıp, evliya konumunda düşünmemizdir. Tamamını suçsuz, onurlu ve sadece Allah yolunda giden insanlar sanıyoruz. Yaşananları doğru yorumlamak ve bugünkü ayrımları iyi algılamak için bu olayları bilmek gerekir. Kitapta sünni-şii ayrımının temel sebepleri de detaylı fakat akıcı bir dille aktarılmıştır. İlgilenen yada ilgilenmeyen herkese tavsiyemdir.
İlk emri oku olan bir dinin mensubu olarak yazarın özgeçmişi beni utandırdı. Kitap roman tadında yazılmış ve hiç sıkmıyor. Yazar biraz şii yanlısı olsada bu çok rahatsız etmiyor. Bence okunmalı. Kitap ile ilgili Blog adresimden daha detaylı yorum okuyabilirsiniz

http://gurbereli.blogspot.com.tr/...erden-sonra.html?m=1
"Yedinci yüzyılda Yezid ve yirmibirinci yüzyılda George Bush olayında olduğu gibi, tarih çoğu zaman düşüncesiz, pervasız insanlar tarafından yazılır."
"Prensiplerinden ödün vermeyen dürüst bir adamdı Hz.Ali.
Düşmanlarının kötülüğü kadar, kendisini destekleyenlerin vefasızlığı, dönekliği yüzünden de ihanete uğramış bir hükümdar oldu Hz.Ali."
"Muaviye bir gün, 'Birisi bana bir saç kılıyla bile bağlansa o bağı koparmam,' dedi. 'Eğer o çekerse bırakırım, o bırakırsa çekerim.' Karşı koyma konusunda bir belirti olarak da, 'Kırbacımın yeterli olduğu yerde kılıcımı, dilimin yeterli olduğu yerde de kırbacımı kullanmam,' diye konuştu."
"Olanlar teolojik farklılıktan daha çok, zamanın siyasi farklılığından doğdu.
Dinsel inanışların her zaman kullanılması ve yüzyıllar öncesi Ortadoğu'da ve modern Amerika'da da olduğu gibi, Sünni-Şii bölünmesi her zaman siyasi avantajlar sağlamak için kullanıldı."
'' Fakat bazen dostlar da eski düşmanlar kadar tehlikeli olabiliyorlar. ''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peygamberden Sonra
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
223
ISBN:
9786058720367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
After the Prophet
Çeviri:
Enver Günsel
Yayınevi:
Kitabix Yayınları
"İslamın olağanüstü ve saygı duyulacak bir hikayesi- (okumuş olsaydı) Machievelli' yi bile titretecek bir güç, entrika, rekabet, cinayet, hileli yönlendirme, hırs ve inanç hikayesi, ama her şeyden önce büyük bir insanlık hikayesi. Şii Sünni bölünmesini anlatan diğer, çoğu zaman korku dolu anlatımları utandıracak, muhteşem bir roman tarzında yazılmış bir hikaye"
-The Ayatollah Begs to Differ yazarı Hooman Majd-

"Ben sadece , Hazleton'un bu müthiş ve gerekli kitabı, akılsızca, hiç bilmedikleri bir konuya, bir din kültürüne giren Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz ve diğerlerini aydınlatmak için daha önce yazmamış olduğuna üzülüyorum. Umarım şimdi bunu okur ve pişmanlık duyarlar. Bu arada bizlerde Hazleton'un güçlü karakterini, akıcı anlatımını ve Şii - Sünni bölünmesinin köklerini ve sonuçlarını heyecanla okuruz.
- Jonathan Raban, My Holy War and Sueveillance'ın yazarı-

"George Bush Irak 'ı istila etmeden önce Şiiler ve Sünniler diye bir şeyler olduğunu biliyor muydu, emin değilim, ama Lesley Hazleton'un merak çekici kitabını okuduktan sonra hiç kimse bu mezheplerin bölünmesini ve ne anlama geldiğini bilmediğini söyleyemez."
-Alan Wolfe, Boisi Center for religious and America Puclic Life ve The Future of Liberalism yazarı-

"Hazleton hikayeyi büyük empatiyle anlatarak, Sünni Şii bölünmesinin gerçek epik karakterini başarıyla ortaya koyuyor. Batılı okurlar genelde bu kitabı okuduktan sonra İslam'da ilk Şiizmin derinliğini ve gücünü ve Kerbela'da neler olduğunu yeni bir saygıyla anlayacak."
- Wilferd Madelung, Oxford üniversites, Arapça Laudian Hocası ve The Succession of Muhammed yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Selim Güneş
  • Tahsin Altuncu
  • Ertan Hot
  • Hasan Çimen
  • kul
  • Burak ELT
  • Dralice
  • Berk Kolda
  • Ceren
  • Yeklan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%8.7
25-34 Yaş
%26.1
35-44 Yaş
%39.1
45-54 Yaş
%17.4
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%32.1
Erkek
%67.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.7 (6)
9
%31 (9)
8
%24.1 (7)
7
%17.2 (5)
6
%3.4 (1)
5
%0
4
%3.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0